<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Raşit Tunca Board - Şifalı Bitkiler]]></title>
		<link>https://xn--rait-65a.tunca.at/</link>
		<description><![CDATA[Raşit Tunca Board - https://xn--rait-65a.tunca.at]]></description>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 14:57:50 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Sarmaşık nedir? Faydaları nelerdir?]]></title>
			<link>https://xn--rait-65a.tunca.at/showthread.php?tid=39725</link>
			<pubDate>Sat, 09 Aug 2025 03:37:03 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://xn--rait-65a.tunca.at/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://xn--rait-65a.tunca.at/showthread.php?tid=39725</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="PNG Image" border="0" alt=".png" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=239136" target="_blank" title="">freepik__wall-forest-ivy__18462.png</a> (Dosya Boyutu: 1.98 MB / İndirme Sayısı: 70)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Diğer İsimleri :</span></span>Duvar sarmaşığı, Karayaprak, Orman sarmaşığı, Hedera helix<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Botanik Bilgi :</span></span> Sarmaşıkgiler familyasından; tırmanıcı, yeşil odunsu bir bitkidir. Meyvesi etli, yuvarlak ve üzümsüdür. Yurdumuzda; Adi sarmaşık (Duvar sarmaşığı, Hedera helix) ve Kafkas sarmaşığı (Hedera colchica) olmak üzere 2 çeşidi vardır. Yaprak ve meyvelerinde “Hederin” denilen zehirli bir madde vardır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bilinen Bileşimi :</span></span> Saponinler, hederin glikozidi, kolesterin, pektin, inozit, elma ve karınca asidi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Faydaları :</span></span><br />
<br />
Dalak iltihabı, ülser, kulak ve diş ağrısı, nezle, grip, şişmanlık, uykusuzlukta fayda sağlar.<br />
<br />
Haricen yaraların tedavisinde kullanılır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kullanım Şekli :</span></span> 1 çorba kaşığı bitki 0,5 litre suda 10 dakika kaynatılıp süzülür. Günde 3 defa yemeklerden evvel birer çay bardağı içilir.<br />
<br />
Sarmaşık, ağaçların gövdelerine sarılarak büyüyen tırmanıcı bitkidir. Ebedi aşkın sembollerinden biridir. “Bağlanırım yahut ölürüm” anlamına gelir. Sahip olduğu bu güçlü sembolik anlamından dolayı, sarmaşık yaprağı aşk büyülerinde kullanılmıştır.<br />
<br />
Sarmaşığın bir özelliği de her daim yeşil olan, dayanıklı yapraklara sahip olmasıdır. Bu da onu ölümsüzlüğün sembolü hâline getirmiştir. Antik Yunanistan’da atletler ve şairler tıpkı zafer kazanmış askerler gibi ebedî zaferin sembolü olan sarmaşıklardan yapılmış taçlar takarlardı.<br />
<br />
Ortaçağ Hıristiyanları için sarmaşık, vücutta yaşayan ölümsüz ruh ile bağdaştırılmış ve bu ilişki ölü bir ağaç gövdesi üzerine tırmanan bir bitki ile tasvir edilmiştir. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">İyi bir öksürük ilacı</span></span><br />
<br />
Soğuk algınlığı ve gripte de kullanılabilir <br />
<br />
Bahçelerimizde hâttâ evlerimizde duvarların süsü sarmaşık, son yıllarda yapılan çalışmalarla iyi bir öksürük ilacı oldu. Sarmaşık (Hedera helix) yaprakları Avrupa’da halk ilacı olarak soğuk algınlığı ve öksürüğe karşı kullanılan sarmaşığın, daha sonra değişik preparatları üretilmiş ve aynı amaçlar için  kullanılmaktadır. Son 20 yılda yapılan bilimsel araştırmalar sonucu bitkisel ilaç olarak piyasadaki yerini aldı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kimyasal yapı</span></span><br />
<br />
% 2.5-6 oranında triterpenik saponinler: En çok hederageninin bisdesmozidik saponoziti olan hederasaponin C (hederakozit C), az miktarda α - hederin (monodesmozidik saponin) ve az miktarlarda  hederasaponin B,D,F,G,E,…  Fitosteroller, falkarinol ve didehidrofalkarinol, flavonoitler, kafeoilkinik asit gibi polifenoller, uçucu yağ …<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Farmakope</span></span><br />
<br />
Avrupa Farmakopesi (AF) ve Türk Farmakopesi Avrupa Farmakopesi Uygulaması (TFAFU) H.helix’in baharda toplanıp kurutulmuş yapraklarının en az % 3.0 hederakozit C  taşımasını ister.  <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Avrupa İlaç Kurumu (AİK) Monografı</span></span><br />
<br />
AİK monografında hem “Bitkisel İlaç “(Bİ) hem de “Geleneksel Bitkisel Tıbbi Ürün “(GBTÜ) olarak kabul edilmektedir. Bİ olması, ilaçtan istenen klinik ve diğer bilgilerin de tamamlanmış olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.<br />
<br />
¡  Bİ olarak  %24-30, 40, 60 ve 70 lik etanollerle hazırlanmış kuru ekstrelerin, <br />
<br />
¡  GBTÜ olarak ise % 50 etanol ve propilen glikolle (98:2) hazırlanmış yumuşak ekstrelerin<br />
<br />
kullanımı kabul edilmiştir.<br />
<br />
Bİ olarak öksürükte ekspektoran ve GBTÜ olarak ise soğuk algınlığı ile seyreden öksürükte ekspektoran olarak kullanılabileceği kabul edilmekte. Kısacası AİK H.helix ‘in iyi bir ekspektoran olduğunu kabul etmekte.<br />
<br />
Piyasada Bİ ve GBTÜ niteliğindeki preparatlar hazırlanırken, üretimde değişik yüzdelerdeki etanolle hazırlanmış ekstreler kullanıldığı için, kullanılan ekstre tiplerine göre değişik dozlar verilmiş.<br />
<br />
Bİ olarak kullanılan ekstreler için çocuklarda 2 yaşından, GBTÜ için ise    4 yaşından sonra kullanım dozu verilmiş. 2-4 yaş arası ve 2 yaşın altında kullanılması, solunum sistemi reaksiyonlarını fazla artırma riski olduğu için, tavsiye edilmemiş. 2-4 yaş arası çocuklar için “hekime danışmadan vermeyiniz” uyarısı da var.  <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Takviye edici gıda(TEG) kullanımı var mı?</span></span><br />
<br />
Evet. AB ülkelerinde TEG olarak da bulunduğu için,Tarım Bakanlığı’nın bitki listesinde (P) olarak yer almakta. Yani Tarım Bakanlığı’ndan izin alarak çayı, tableti ve şurubu piyasaya çıkarılabilir. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Biyolojik aktive çalışmaları</span></span><br />
<br />
Çok sayıda çalışma var. Bu çalışmalar sonucu, spazmolitik, antimikrobiyal, antifungal, antienflamatuvar, hepatoprotektif.vd etkilerinin olduğu gösterilmiş.<br />
<br />
Yapısında bulunan hederakozit C nin spazmolitik, antiviral (influenza virus A2/Japan-305);<br />
<br />
α- hederinin spazmolitik, antifungal, antioksidan vd etkileri olduğu tespit edilmiş.<br />
<br />
Kısacası sarmaşık değişik etkilere sahip bir drog.  <br />
<br />
Hastalarınıza gönül rahatlığı ile tavsiye etmenizi sağlayacak birkaç klinik çalışmayı da sizlere nakledeyim.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Klinik çalışmalar</span></span><br />
<br />
¡  Randomize, çift körlü, karşılaştırmalı bir çalışmada, hafif – orta enfeksiyonlu  99 hastada  4 hafta kuru etanol ekstresinden hazırlanmış çözelti kullanılmış ve ambroksol ile karşılaştırılmış. Belirtilerin azalmasında 2 grup arasında fark bulunmamış.  H.helix ekstresi kullananlarda öksürük vb belirtilerde daha çok azalma eğilimi var.<br />
<br />
¡  Solunum yolu enfeksiyonu bulunan, 372 çocukta (2 aylıktan 10 yaş üstüne – ortalama yaş 5.7)  yapılan açık çalışmada: 7 gün, alkol taşımayan bir H.helix sıvı preparatı  , yaşa göre 2.8-6.7 ml günlük dozlarda verilmiş. Hekim gözlemleri, akciğer fonksiyonu ve öksürük belirtilerinin, hastaların % 94.4 ü için, iyiden çok iyiye kadar olduğu şeklinde sonuçlanmış.<br />
<br />
¡  2012 yılında H.helix  şurup ve damlası kullanılarak, 0-12 yaş arası 200 ve 68  çocukta yapılan çalışma -14 gün süre ile  ilaç verilmiş. Süre sonunda rinit, öksürük ve koyu balgam vd öksürük veya bronşit belirtilerinin tamamen yok olduğu veya çok azaldığı tespit edilmiş. % 1.9 gibi düşük bir oranda çok hafif yan etkiler görülmüş. Dolayısıyla çocuklarda öksürükte etkili ve emin bir ilaç olduğu belirtilmekte.<br />
<br />
¡  Akut veya kronik bronşitli hastalara (5181 i çocuk) H.helix kuru ekstresi taşıyan bir şurup  verilmiş. Hastaların % 95 inde bronşit belirtilerinde iyileşme görülmüş. Yan etki % 2.1 gibi düşük bir oranda.<br />
<br />
¡  2011 yılında H.helix  kuru ekstresinden hazırlanmış tablet kullanılarak yapılan bir çalışma - soğuk algınlığı geçiren veya akut bronşitli 330 hastaya, uygun dozda 7 gün süre ile ilaç verilmiş . Tablet formunun da bitki ekstresinden istenen etkileri sağladığı tespit edilmiş (düzelme % 98 civarında).<br />
<br />
Örnekler daha çok artırılabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Hemoliz yapar mı?</span></span><br />
<br />
Triterpenik saponinler hemolizan maddeler olarak bilinir. H.helix saponinleri de hemolizandır. Acaba bağırsaklardan kana geçip hemoliz yapar mı? Hayır, geçmez.  <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kullanımda dikkat edilecek hususlar</span></span><br />
<br />
¡  Saponin taşıyan drogların kullanımında bazen ve yüksek dozda bulantı, kusma, ishal gibi yan etkiler görülebilir.<br />
<br />
¡  Ülser ve gastritli hastalara tavsiye ederken dikkatli olunmalıdır.<br />
<br />
¡  Yeterli veri olmadığı için hamile ve emziklilere verilmemeli.<br />
<br />
¡  Bir yaşından küçük çocuklara verilmemeli. Yeterli veri yok.  <br />
<br />
¡  Bazı yayınlarda alerjik olduğu belirtilmekte. Bu alerji kontakt dermatittir. Yani bitkinin yapraklarına temas ile meydana gelmektedir. Peros kullanımla ilgisi yoktur. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Piyasadaki ürünler</span></span><br />
<br />
İlaç Kurumundan GBTÜ olarak izin almış preparatlardan biri patentli ekstreye sahip olan firmanındır. Araştırmaların çoğu bu patentli ekstre ile yapılmıştır. Maalesef TEG olarak izin almış bazı sarmaşık şurupları piyasada ve bilhassa internetten, yasak olmasına rağmen endikasyon belirterek, satılmaktadır. Bu ürünlerden birini eczanelerde de gördüm. Tavsiyem TEG olanı değil GBTÜ olanı eczanelerinizde halkın sağlığına sunmanız.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Sonuç</span></span><br />
<br />
H. helix ekstrelerinden hazırlanan Bİ veya GBTÜ ‘ler, akut solunum yolu ve enflamasyonlu kronik bronşiyal hastalıklarda semptomatik tedavide iyi bir ekspektoran olarak kullanılabilir. Çocuklarda kullanımı ile ilgili pek çok pozitif sonuç veren yayın bulunmakta. Dolayısıyla çocuklar için en iyi  ekspektoran olarak düşünmek gerekir. Kısacası, soğuk algınlığı, grip gibi hastalıklar için iyi bir ilaç.<br />
<br />
Pratikten çıkan bir sonucu da sizlere aktarmak isterim: Büyüklerde 1 şişe yani 100 ml kullanma yeterli olmamakta ancak 2. şişenin kullanılması sonucu öksürükte gerileme olmaktadır.<br />
<br />
Sentetik  ekspektoranların yerine H. helix ekstrelerinden hazırlanan ürünleri hastalarınıza tavsiye etmenizde yarar görürüm.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Sağlıklı, mutlu günler dileklerimle...</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak</span></span><br />
<br />
saglikaktuel.com<br />
eczacininsesi.com</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="PNG Image" border="0" alt=".png" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=239136" target="_blank" title="">freepik__wall-forest-ivy__18462.png</a> (Dosya Boyutu: 1.98 MB / İndirme Sayısı: 70)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Diğer İsimleri :</span></span>Duvar sarmaşığı, Karayaprak, Orman sarmaşığı, Hedera helix<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Botanik Bilgi :</span></span> Sarmaşıkgiler familyasından; tırmanıcı, yeşil odunsu bir bitkidir. Meyvesi etli, yuvarlak ve üzümsüdür. Yurdumuzda; Adi sarmaşık (Duvar sarmaşığı, Hedera helix) ve Kafkas sarmaşığı (Hedera colchica) olmak üzere 2 çeşidi vardır. Yaprak ve meyvelerinde “Hederin” denilen zehirli bir madde vardır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bilinen Bileşimi :</span></span> Saponinler, hederin glikozidi, kolesterin, pektin, inozit, elma ve karınca asidi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Faydaları :</span></span><br />
<br />
Dalak iltihabı, ülser, kulak ve diş ağrısı, nezle, grip, şişmanlık, uykusuzlukta fayda sağlar.<br />
<br />
Haricen yaraların tedavisinde kullanılır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kullanım Şekli :</span></span> 1 çorba kaşığı bitki 0,5 litre suda 10 dakika kaynatılıp süzülür. Günde 3 defa yemeklerden evvel birer çay bardağı içilir.<br />
<br />
Sarmaşık, ağaçların gövdelerine sarılarak büyüyen tırmanıcı bitkidir. Ebedi aşkın sembollerinden biridir. “Bağlanırım yahut ölürüm” anlamına gelir. Sahip olduğu bu güçlü sembolik anlamından dolayı, sarmaşık yaprağı aşk büyülerinde kullanılmıştır.<br />
<br />
Sarmaşığın bir özelliği de her daim yeşil olan, dayanıklı yapraklara sahip olmasıdır. Bu da onu ölümsüzlüğün sembolü hâline getirmiştir. Antik Yunanistan’da atletler ve şairler tıpkı zafer kazanmış askerler gibi ebedî zaferin sembolü olan sarmaşıklardan yapılmış taçlar takarlardı.<br />
<br />
Ortaçağ Hıristiyanları için sarmaşık, vücutta yaşayan ölümsüz ruh ile bağdaştırılmış ve bu ilişki ölü bir ağaç gövdesi üzerine tırmanan bir bitki ile tasvir edilmiştir. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">İyi bir öksürük ilacı</span></span><br />
<br />
Soğuk algınlığı ve gripte de kullanılabilir <br />
<br />
Bahçelerimizde hâttâ evlerimizde duvarların süsü sarmaşık, son yıllarda yapılan çalışmalarla iyi bir öksürük ilacı oldu. Sarmaşık (Hedera helix) yaprakları Avrupa’da halk ilacı olarak soğuk algınlığı ve öksürüğe karşı kullanılan sarmaşığın, daha sonra değişik preparatları üretilmiş ve aynı amaçlar için  kullanılmaktadır. Son 20 yılda yapılan bilimsel araştırmalar sonucu bitkisel ilaç olarak piyasadaki yerini aldı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kimyasal yapı</span></span><br />
<br />
% 2.5-6 oranında triterpenik saponinler: En çok hederageninin bisdesmozidik saponoziti olan hederasaponin C (hederakozit C), az miktarda α - hederin (monodesmozidik saponin) ve az miktarlarda  hederasaponin B,D,F,G,E,…  Fitosteroller, falkarinol ve didehidrofalkarinol, flavonoitler, kafeoilkinik asit gibi polifenoller, uçucu yağ …<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Farmakope</span></span><br />
<br />
Avrupa Farmakopesi (AF) ve Türk Farmakopesi Avrupa Farmakopesi Uygulaması (TFAFU) H.helix’in baharda toplanıp kurutulmuş yapraklarının en az % 3.0 hederakozit C  taşımasını ister.  <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Avrupa İlaç Kurumu (AİK) Monografı</span></span><br />
<br />
AİK monografında hem “Bitkisel İlaç “(Bİ) hem de “Geleneksel Bitkisel Tıbbi Ürün “(GBTÜ) olarak kabul edilmektedir. Bİ olması, ilaçtan istenen klinik ve diğer bilgilerin de tamamlanmış olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.<br />
<br />
¡  Bİ olarak  %24-30, 40, 60 ve 70 lik etanollerle hazırlanmış kuru ekstrelerin, <br />
<br />
¡  GBTÜ olarak ise % 50 etanol ve propilen glikolle (98:2) hazırlanmış yumuşak ekstrelerin<br />
<br />
kullanımı kabul edilmiştir.<br />
<br />
Bİ olarak öksürükte ekspektoran ve GBTÜ olarak ise soğuk algınlığı ile seyreden öksürükte ekspektoran olarak kullanılabileceği kabul edilmekte. Kısacası AİK H.helix ‘in iyi bir ekspektoran olduğunu kabul etmekte.<br />
<br />
Piyasada Bİ ve GBTÜ niteliğindeki preparatlar hazırlanırken, üretimde değişik yüzdelerdeki etanolle hazırlanmış ekstreler kullanıldığı için, kullanılan ekstre tiplerine göre değişik dozlar verilmiş.<br />
<br />
Bİ olarak kullanılan ekstreler için çocuklarda 2 yaşından, GBTÜ için ise    4 yaşından sonra kullanım dozu verilmiş. 2-4 yaş arası ve 2 yaşın altında kullanılması, solunum sistemi reaksiyonlarını fazla artırma riski olduğu için, tavsiye edilmemiş. 2-4 yaş arası çocuklar için “hekime danışmadan vermeyiniz” uyarısı da var.  <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Takviye edici gıda(TEG) kullanımı var mı?</span></span><br />
<br />
Evet. AB ülkelerinde TEG olarak da bulunduğu için,Tarım Bakanlığı’nın bitki listesinde (P) olarak yer almakta. Yani Tarım Bakanlığı’ndan izin alarak çayı, tableti ve şurubu piyasaya çıkarılabilir. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Biyolojik aktive çalışmaları</span></span><br />
<br />
Çok sayıda çalışma var. Bu çalışmalar sonucu, spazmolitik, antimikrobiyal, antifungal, antienflamatuvar, hepatoprotektif.vd etkilerinin olduğu gösterilmiş.<br />
<br />
Yapısında bulunan hederakozit C nin spazmolitik, antiviral (influenza virus A2/Japan-305);<br />
<br />
α- hederinin spazmolitik, antifungal, antioksidan vd etkileri olduğu tespit edilmiş.<br />
<br />
Kısacası sarmaşık değişik etkilere sahip bir drog.  <br />
<br />
Hastalarınıza gönül rahatlığı ile tavsiye etmenizi sağlayacak birkaç klinik çalışmayı da sizlere nakledeyim.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Klinik çalışmalar</span></span><br />
<br />
¡  Randomize, çift körlü, karşılaştırmalı bir çalışmada, hafif – orta enfeksiyonlu  99 hastada  4 hafta kuru etanol ekstresinden hazırlanmış çözelti kullanılmış ve ambroksol ile karşılaştırılmış. Belirtilerin azalmasında 2 grup arasında fark bulunmamış.  H.helix ekstresi kullananlarda öksürük vb belirtilerde daha çok azalma eğilimi var.<br />
<br />
¡  Solunum yolu enfeksiyonu bulunan, 372 çocukta (2 aylıktan 10 yaş üstüne – ortalama yaş 5.7)  yapılan açık çalışmada: 7 gün, alkol taşımayan bir H.helix sıvı preparatı  , yaşa göre 2.8-6.7 ml günlük dozlarda verilmiş. Hekim gözlemleri, akciğer fonksiyonu ve öksürük belirtilerinin, hastaların % 94.4 ü için, iyiden çok iyiye kadar olduğu şeklinde sonuçlanmış.<br />
<br />
¡  2012 yılında H.helix  şurup ve damlası kullanılarak, 0-12 yaş arası 200 ve 68  çocukta yapılan çalışma -14 gün süre ile  ilaç verilmiş. Süre sonunda rinit, öksürük ve koyu balgam vd öksürük veya bronşit belirtilerinin tamamen yok olduğu veya çok azaldığı tespit edilmiş. % 1.9 gibi düşük bir oranda çok hafif yan etkiler görülmüş. Dolayısıyla çocuklarda öksürükte etkili ve emin bir ilaç olduğu belirtilmekte.<br />
<br />
¡  Akut veya kronik bronşitli hastalara (5181 i çocuk) H.helix kuru ekstresi taşıyan bir şurup  verilmiş. Hastaların % 95 inde bronşit belirtilerinde iyileşme görülmüş. Yan etki % 2.1 gibi düşük bir oranda.<br />
<br />
¡  2011 yılında H.helix  kuru ekstresinden hazırlanmış tablet kullanılarak yapılan bir çalışma - soğuk algınlığı geçiren veya akut bronşitli 330 hastaya, uygun dozda 7 gün süre ile ilaç verilmiş . Tablet formunun da bitki ekstresinden istenen etkileri sağladığı tespit edilmiş (düzelme % 98 civarında).<br />
<br />
Örnekler daha çok artırılabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Hemoliz yapar mı?</span></span><br />
<br />
Triterpenik saponinler hemolizan maddeler olarak bilinir. H.helix saponinleri de hemolizandır. Acaba bağırsaklardan kana geçip hemoliz yapar mı? Hayır, geçmez.  <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kullanımda dikkat edilecek hususlar</span></span><br />
<br />
¡  Saponin taşıyan drogların kullanımında bazen ve yüksek dozda bulantı, kusma, ishal gibi yan etkiler görülebilir.<br />
<br />
¡  Ülser ve gastritli hastalara tavsiye ederken dikkatli olunmalıdır.<br />
<br />
¡  Yeterli veri olmadığı için hamile ve emziklilere verilmemeli.<br />
<br />
¡  Bir yaşından küçük çocuklara verilmemeli. Yeterli veri yok.  <br />
<br />
¡  Bazı yayınlarda alerjik olduğu belirtilmekte. Bu alerji kontakt dermatittir. Yani bitkinin yapraklarına temas ile meydana gelmektedir. Peros kullanımla ilgisi yoktur. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Piyasadaki ürünler</span></span><br />
<br />
İlaç Kurumundan GBTÜ olarak izin almış preparatlardan biri patentli ekstreye sahip olan firmanındır. Araştırmaların çoğu bu patentli ekstre ile yapılmıştır. Maalesef TEG olarak izin almış bazı sarmaşık şurupları piyasada ve bilhassa internetten, yasak olmasına rağmen endikasyon belirterek, satılmaktadır. Bu ürünlerden birini eczanelerde de gördüm. Tavsiyem TEG olanı değil GBTÜ olanı eczanelerinizde halkın sağlığına sunmanız.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Sonuç</span></span><br />
<br />
H. helix ekstrelerinden hazırlanan Bİ veya GBTÜ ‘ler, akut solunum yolu ve enflamasyonlu kronik bronşiyal hastalıklarda semptomatik tedavide iyi bir ekspektoran olarak kullanılabilir. Çocuklarda kullanımı ile ilgili pek çok pozitif sonuç veren yayın bulunmakta. Dolayısıyla çocuklar için en iyi  ekspektoran olarak düşünmek gerekir. Kısacası, soğuk algınlığı, grip gibi hastalıklar için iyi bir ilaç.<br />
<br />
Pratikten çıkan bir sonucu da sizlere aktarmak isterim: Büyüklerde 1 şişe yani 100 ml kullanma yeterli olmamakta ancak 2. şişenin kullanılması sonucu öksürükte gerileme olmaktadır.<br />
<br />
Sentetik  ekspektoranların yerine H. helix ekstrelerinden hazırlanan ürünleri hastalarınıza tavsiye etmenizde yarar görürüm.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Sağlıklı, mutlu günler dileklerimle...</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak</span></span><br />
<br />
saglikaktuel.com<br />
eczacininsesi.com</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Üzüm Çekirdeğinin Faydaları Nelerdir?]]></title>
			<link>https://xn--rait-65a.tunca.at/showthread.php?tid=38230</link>
			<pubDate>Mon, 26 May 2025 19:26:13 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://xn--rait-65a.tunca.at/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://xn--rait-65a.tunca.at/showthread.php?tid=38230</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üzüm Çekirdeğinin Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Hem kalbinize hem cildinize iyi geliyor… Antioksidan deposu üzüm çekirdeğinin pek bilinmeyen faydaları ve kullanım şekilleri sizi şaşırtabilir.<br />
<br />
Üzüm, dünyada en çok tüketilen meyvelerden biridir. Üzümün ihtiva ettiği maddelere bakıldığında onun “nebâtî süt” olarak adlandırıldığını daha önceki yazılarımızda belirtmiştik. Artan araştırmalar, üzümün sadece kendisinin değil, çekirdeğinin, sapının ve posasının da çok büyük biyolojik faydaları olduğunu ortaya koymuştur. Bu durum, bizlere Allah’ın kâinatta hiçbir şeyi boşuna yaratmadığı gerçeğini hatırlatır. Ayrıca ülkemizde 1200 ırk üzümün yetişmesi, şükretmemiz ve değerlendirmemiz gereken büyük bir sermayenin olduğunu göstermektedir.<br />
<br />
Genelde üzümü yerken çekirdeklerinden muzdarip olur ve çekirdeksiz olanını tercih ederiz. Hâlbuki o istemediğimiz üzüm çekirdeği, 60 yıldır özellikle üzüm bağlarının çokluğu ile bilinen Fransa’da etkili bir biçimde kullanılmaktadır. Üzüm çekirdeğinin mucizevî faydaları, 1947 yılında Bordeaux Üniversitesi’nden emekli tıp profesörü ve Fransız kimyacı Jack Masquelier tarafından keşfedilmiştir. Çekirdek, ilk olarak hamileliğinden dolayı aşırı ödemi olan fakültenin dekanının eşine, dekan tarafından verilmiştir. Aşırı ödemden dolayı şişen bacakların iki günde şişleri inmiş, ağrılar dinmiştir. Bundan sonra, 1950 yılında üzüm çekirdeği “resivit” olarak adlandırılan ve Fransa’da satılan ilk damar koruyucu ilaç olarak kullanılmaya başlanmıştır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ÜZÜM ÇEKİRDEĞİNİN BİLİNEN FAYDALARI<br />
<br />
Üzüm çekirdeği damarlar için son derece faydalıdır:<br />
</span></span><br />
Vücudumuz, en ince kılcal damarlardan en geniş atardamarlara kadar büyük bir dolaşım ağına sahiptir. Bu damarların her dokuya düzenli olarak kan akışını sağlaması ve oksijeni taşıması gerekir. Zamanla kan damarlarının zayıflaması, incelmesi ve yaşlanması kalp kaslarını olumsuz etkileyerek hastalıklara sebep olur.<br />
<br />
1995 yılında İtalya’da yapılan bir araştırmada, 150 miligramlık üzüm çekirdeğinin; ağrıyı, yanma ve karıncalanma hissini ve atardamarların şişme derecesini azaltmada, yaygın olarak kullanılan bir eczacılık ilacından daha hızlı tesir ettiği ve daha uzun süre etkili olduğu tespit edilmiştir. Yine 1985 yılında Fransa’da 92 hasta üzerinde yapılan kur kontrollü deneyde, 28 gün boyunca günde 300 miligram üzüm çekirdeği almanın; ağrıyı, karıncalanmayı, geceleyin giren bacak kramplarını ve şişkinliği yüzde elliden fazla azalttığı görülmüştür.<br />
<br />
Kısaca; damar sertliğini önlemede, kalp krizi riskini azaltmada, yüksek tansiyonlularda ve kılcal damarlardaki dolaşımı kolaylaştırmada üzüm çekirdeği özellikle kullanılmalıdır.<br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üzüm çekirdeği, kuvvetli antioksidan ve kanser önleyicidir:</span></span><br />
<br />
Vücudumuzda, hem kendi içinde oluşan kimyasal reaksiyonlar hem de dışarıdan alınan kirli hava, sigara ve alkol gibi zararlı maddeler sonucu serbest radikaller (oksidanlar) meydana gelir. Bunların kanser yapmaya kadar birçok zararı vardır. İşte üzüm çekirdeğindeki antioksidanlar sayesinde bu radikaller tesirsiz hâle getirilir. Öyle ki, üzüm çekirdeğindeki antioksidan etkisi, E vitamininden 50 kat, C vitamininden ise 20 kat daha güçlüdür.<br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üzüm çekirdeğinin gözlere faydası:</span></span><br />
<br />
Üzüm çekirdeği, göz korneasındaki kan lekelerinin giderilmesinde ve geceleri parlak ışıkların sebep olduğu göz kamaşmasını geçirmede yardımcı olmaktadır. Özellikle bilgisayar karşısında çalışanların maruz kaldığı göz gerilimine iyi geldiği ve miyoplardaki retinanın işleyişini düzelttiği görülmüştür.<br />
<br />
   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"> Üzüm çekirdeğinin yaşlanmayı geciktirici etkisi:</span></span><br />
<br />
Üzüm çekirdeği, damarları yenilediğinden anti-aging (yaşlanmayı geciktirici) etkiye sahiptir. Bağ dokusunu kuvvetlendirdiği için cildin daha sıkı ve elastik bir yapıda olmasını sağlar. Ciltteki sarkmaları önleyerek genç bir görünüm kazandırır. Yaşlılık lekelerinin tedavisinde de etkilidir. Ayrıca sedef ve egzama hastalarına da tavsiye edilmektedir.<br />
<br />
Üzüm çekirdeğinin, basur ve varis hastalarına iyi geldiği de tespit edilmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ NASIL KULLANILIR?</span></span><br />
<br />
Üzüm çekirdeği, taze olarak tüketilmesinin dışında birkaç farklı şekilde de kullanılabilir:<br />
<br />
    Üzüm çekirdeği tableti: Günlük olarak 100-200 mg üzüm çekirdeği kapsülü tavsiye edilmektedir.<br />
    Üzüm çekirdeği tozu: 1 tatlı kaşığı üzüm çekirdeği tozu, bal ya da yoğurtla karıştırılarak alınabilir. Açıkta satılan öğütülmüş üzüm çekirdeği kullanılmamalıdır. Havayla temas etmesi, üzüm çekirdeği tozunun steril özelliğini kaybetmesine sebep olabilir.<br />
    Kuru üzüm çekirdeği: Günde bir avuç kuru üzüm yenilerek de üzüm çekirdeği alınabilir.<br />
<br />
Bunların dışında üzüm çekirdeği, kozmetik alanında da kullanılmaktadır. Üzüm çekirdeği kremi, şampuanı ve sabunu gibi ürünler bu amaçla üretilmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak:</span></span> Nejla Baş, Şebnem Dergisi, Sayı: 74<br />
<br />
İslam ve İhsan</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üzüm Çekirdeğinin Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Hem kalbinize hem cildinize iyi geliyor… Antioksidan deposu üzüm çekirdeğinin pek bilinmeyen faydaları ve kullanım şekilleri sizi şaşırtabilir.<br />
<br />
Üzüm, dünyada en çok tüketilen meyvelerden biridir. Üzümün ihtiva ettiği maddelere bakıldığında onun “nebâtî süt” olarak adlandırıldığını daha önceki yazılarımızda belirtmiştik. Artan araştırmalar, üzümün sadece kendisinin değil, çekirdeğinin, sapının ve posasının da çok büyük biyolojik faydaları olduğunu ortaya koymuştur. Bu durum, bizlere Allah’ın kâinatta hiçbir şeyi boşuna yaratmadığı gerçeğini hatırlatır. Ayrıca ülkemizde 1200 ırk üzümün yetişmesi, şükretmemiz ve değerlendirmemiz gereken büyük bir sermayenin olduğunu göstermektedir.<br />
<br />
Genelde üzümü yerken çekirdeklerinden muzdarip olur ve çekirdeksiz olanını tercih ederiz. Hâlbuki o istemediğimiz üzüm çekirdeği, 60 yıldır özellikle üzüm bağlarının çokluğu ile bilinen Fransa’da etkili bir biçimde kullanılmaktadır. Üzüm çekirdeğinin mucizevî faydaları, 1947 yılında Bordeaux Üniversitesi’nden emekli tıp profesörü ve Fransız kimyacı Jack Masquelier tarafından keşfedilmiştir. Çekirdek, ilk olarak hamileliğinden dolayı aşırı ödemi olan fakültenin dekanının eşine, dekan tarafından verilmiştir. Aşırı ödemden dolayı şişen bacakların iki günde şişleri inmiş, ağrılar dinmiştir. Bundan sonra, 1950 yılında üzüm çekirdeği “resivit” olarak adlandırılan ve Fransa’da satılan ilk damar koruyucu ilaç olarak kullanılmaya başlanmıştır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ÜZÜM ÇEKİRDEĞİNİN BİLİNEN FAYDALARI<br />
<br />
Üzüm çekirdeği damarlar için son derece faydalıdır:<br />
</span></span><br />
Vücudumuz, en ince kılcal damarlardan en geniş atardamarlara kadar büyük bir dolaşım ağına sahiptir. Bu damarların her dokuya düzenli olarak kan akışını sağlaması ve oksijeni taşıması gerekir. Zamanla kan damarlarının zayıflaması, incelmesi ve yaşlanması kalp kaslarını olumsuz etkileyerek hastalıklara sebep olur.<br />
<br />
1995 yılında İtalya’da yapılan bir araştırmada, 150 miligramlık üzüm çekirdeğinin; ağrıyı, yanma ve karıncalanma hissini ve atardamarların şişme derecesini azaltmada, yaygın olarak kullanılan bir eczacılık ilacından daha hızlı tesir ettiği ve daha uzun süre etkili olduğu tespit edilmiştir. Yine 1985 yılında Fransa’da 92 hasta üzerinde yapılan kur kontrollü deneyde, 28 gün boyunca günde 300 miligram üzüm çekirdeği almanın; ağrıyı, karıncalanmayı, geceleyin giren bacak kramplarını ve şişkinliği yüzde elliden fazla azalttığı görülmüştür.<br />
<br />
Kısaca; damar sertliğini önlemede, kalp krizi riskini azaltmada, yüksek tansiyonlularda ve kılcal damarlardaki dolaşımı kolaylaştırmada üzüm çekirdeği özellikle kullanılmalıdır.<br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üzüm çekirdeği, kuvvetli antioksidan ve kanser önleyicidir:</span></span><br />
<br />
Vücudumuzda, hem kendi içinde oluşan kimyasal reaksiyonlar hem de dışarıdan alınan kirli hava, sigara ve alkol gibi zararlı maddeler sonucu serbest radikaller (oksidanlar) meydana gelir. Bunların kanser yapmaya kadar birçok zararı vardır. İşte üzüm çekirdeğindeki antioksidanlar sayesinde bu radikaller tesirsiz hâle getirilir. Öyle ki, üzüm çekirdeğindeki antioksidan etkisi, E vitamininden 50 kat, C vitamininden ise 20 kat daha güçlüdür.<br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üzüm çekirdeğinin gözlere faydası:</span></span><br />
<br />
Üzüm çekirdeği, göz korneasındaki kan lekelerinin giderilmesinde ve geceleri parlak ışıkların sebep olduğu göz kamaşmasını geçirmede yardımcı olmaktadır. Özellikle bilgisayar karşısında çalışanların maruz kaldığı göz gerilimine iyi geldiği ve miyoplardaki retinanın işleyişini düzelttiği görülmüştür.<br />
<br />
   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"> Üzüm çekirdeğinin yaşlanmayı geciktirici etkisi:</span></span><br />
<br />
Üzüm çekirdeği, damarları yenilediğinden anti-aging (yaşlanmayı geciktirici) etkiye sahiptir. Bağ dokusunu kuvvetlendirdiği için cildin daha sıkı ve elastik bir yapıda olmasını sağlar. Ciltteki sarkmaları önleyerek genç bir görünüm kazandırır. Yaşlılık lekelerinin tedavisinde de etkilidir. Ayrıca sedef ve egzama hastalarına da tavsiye edilmektedir.<br />
<br />
Üzüm çekirdeğinin, basur ve varis hastalarına iyi geldiği de tespit edilmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ NASIL KULLANILIR?</span></span><br />
<br />
Üzüm çekirdeği, taze olarak tüketilmesinin dışında birkaç farklı şekilde de kullanılabilir:<br />
<br />
    Üzüm çekirdeği tableti: Günlük olarak 100-200 mg üzüm çekirdeği kapsülü tavsiye edilmektedir.<br />
    Üzüm çekirdeği tozu: 1 tatlı kaşığı üzüm çekirdeği tozu, bal ya da yoğurtla karıştırılarak alınabilir. Açıkta satılan öğütülmüş üzüm çekirdeği kullanılmamalıdır. Havayla temas etmesi, üzüm çekirdeği tozunun steril özelliğini kaybetmesine sebep olabilir.<br />
    Kuru üzüm çekirdeği: Günde bir avuç kuru üzüm yenilerek de üzüm çekirdeği alınabilir.<br />
<br />
Bunların dışında üzüm çekirdeği, kozmetik alanında da kullanılmaktadır. Üzüm çekirdeği kremi, şampuanı ve sabunu gibi ürünler bu amaçla üretilmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak:</span></span> Nejla Baş, Şebnem Dergisi, Sayı: 74<br />
<br />
İslam ve İhsan</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Oud Ağacı ve Oud Kokusunun Faydaları]]></title>
			<link>https://xn--rait-65a.tunca.at/showthread.php?tid=37262</link>
			<pubDate>Wed, 23 Apr 2025 20:19:59 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://xn--rait-65a.tunca.at/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://xn--rait-65a.tunca.at/showthread.php?tid=37262</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=216785" target="_blank" title="">Oud Tree and Oud Fragrance oud incense.jpg</a> (Dosya Boyutu: 303.26 KB / İndirme Sayısı: 113)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Oud Ağacı ve Oud Kokusunun Faydaları</span></span><br />
<br />
Oud, ud ya da öd olarak bilinen Oud ağacı; yağından ve buhurundan faydalanılan bir ağaçtır. Özellikle geleneksel tıp alanında oud ağacından yoğun biçimde yararlanılır. Bunun sebebi ise şöyledir; insan hastalandığında yani bir enfeksiyona uğradığında, bağışıklık sistemi tarafından beyaz kan hücreleri üretimi hızlanır. Oud ağacı da bir enfeksiyonla karşılaştığında, onunla mücadele etmek için bir madde salgılar. Enfeksiyon ne kadar yayılırsa yayılsın, bu salgılanan madde de artar. Oud, bu maddenin adıdır.<br />
<br />
Oud ağacından yüzyıllardır özellikle buhur ve tütsü yapımında, son yıllarda da kolonyalarda faydalanılıyor. Bunun pek çok sebebi bulunuyor. Oud kokusunun, geleneksel tıpta ve kadim öğretilerde bu kadar yoğun biçimde kullanılmasının sebebi, koklandığı andan itibaren özellikle sinir sistemine çok iyi geldiğiyle ilgili. Oud kokusu, sinir hücrelerinin hızla yenilenmesine destekçi oluyor ve böylece rahatlanma ve dinginlik sağlıyor.<br />
<br />
Özellikle Anadolu’da oud ağacından elde edilen tozlar balla ve çeşitli baharatlarla karıştırılıp macun elde ediliyor. Udi hindi olarak bilinen bu karışımın pek çok hastalığa ve soruna iyi geldiği düşünülüyor. Oud ağacından elde edilen yağlar ve macunlar, boğazdaki iltihapları, bakterileri ve virüsleri temizliyor. Tükürük bezlerini güçlendiriyor, besinlerde kalan atıklardan dolayı oluşan kokuları gideriyor. Bazı geleneksel ekollere göre baş ağrısına, sinüzite, migrene iyi geldiği de belirtiliyor.<br />
<br />
Fiziki olan bu faydalarının yanı sıra bunalım, depresyon, gam, keder, sıkıntı gibi manevi durumlarda da oud ağacının kokusundan sıklıkla faydalanılıyor. Evlerde yakılan buhurlar ve tütsüler yoluyla oud kokusu, insan vücudundaki enerjiyi dengeliyor. Son yıllarda teknolojinin ve besinlerde, bakım ürünlerinde ağır kimyasalların kullanılmasından olumsuz biçimde etkilenen vücut enerjisi, oud kokusuyla merkezi sistemini güçlendiriyor ve doğal ayarlarına dönüyor. Esans olarak kullanılan oud kokusu, bazı tenlerde 3-4 saat, bazılarında 12 saat ya da bir gün kalıcı olabiliyor. Boyuna, burun altına, şakaklara, kulak arkasına ve alına sürülen oud esansı, tıpkı buhur veya tütsü yakarken olduğu gibi koklandıkça insanı rahatlatıyor. Avuç içine sürülen oud esansı, daha sonra pamuklu bir giysiye sürtüldüğünde, koku daha uzun süre kalabiliyor.<br />
<br />
Oud ağacından elde edilen kokunun yararlarından diğerleri ise hafızayı güçlendirmesi, hormonları dengelemesi, kaygıyı ve endişeyi azaltması, verdiği pozitif enerjiyle huzuru sağlaması. Doğuda da batıda da yüzyıllardır meditasyon ustaları ve sufiler, oud ağacından yararlanıyor. Bunun sebebi elbette huzur vermesi, rahatlatması ve dinginleştirmesi. Bu sebeple oud ağacından yalnızca tütsü, buhur ya da esans olarak değil; kolonya ve taş olarak da faydalanılıyor. Bazı tespih ustaları, dizdikleri taşlarda oud ağacına da yer veriyor. Bu şekilde parmaklardan bütün vücuda oud ağacının faydalarının yayıldığına inanılıyor.<br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=216785" target="_blank" title="">Oud Tree and Oud Fragrance oud incense.jpg</a> (Dosya Boyutu: 303.26 KB / İndirme Sayısı: 113)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Oud Ağacı ve Oud Kokusunun Faydaları</span></span><br />
<br />
Oud, ud ya da öd olarak bilinen Oud ağacı; yağından ve buhurundan faydalanılan bir ağaçtır. Özellikle geleneksel tıp alanında oud ağacından yoğun biçimde yararlanılır. Bunun sebebi ise şöyledir; insan hastalandığında yani bir enfeksiyona uğradığında, bağışıklık sistemi tarafından beyaz kan hücreleri üretimi hızlanır. Oud ağacı da bir enfeksiyonla karşılaştığında, onunla mücadele etmek için bir madde salgılar. Enfeksiyon ne kadar yayılırsa yayılsın, bu salgılanan madde de artar. Oud, bu maddenin adıdır.<br />
<br />
Oud ağacından yüzyıllardır özellikle buhur ve tütsü yapımında, son yıllarda da kolonyalarda faydalanılıyor. Bunun pek çok sebebi bulunuyor. Oud kokusunun, geleneksel tıpta ve kadim öğretilerde bu kadar yoğun biçimde kullanılmasının sebebi, koklandığı andan itibaren özellikle sinir sistemine çok iyi geldiğiyle ilgili. Oud kokusu, sinir hücrelerinin hızla yenilenmesine destekçi oluyor ve böylece rahatlanma ve dinginlik sağlıyor.<br />
<br />
Özellikle Anadolu’da oud ağacından elde edilen tozlar balla ve çeşitli baharatlarla karıştırılıp macun elde ediliyor. Udi hindi olarak bilinen bu karışımın pek çok hastalığa ve soruna iyi geldiği düşünülüyor. Oud ağacından elde edilen yağlar ve macunlar, boğazdaki iltihapları, bakterileri ve virüsleri temizliyor. Tükürük bezlerini güçlendiriyor, besinlerde kalan atıklardan dolayı oluşan kokuları gideriyor. Bazı geleneksel ekollere göre baş ağrısına, sinüzite, migrene iyi geldiği de belirtiliyor.<br />
<br />
Fiziki olan bu faydalarının yanı sıra bunalım, depresyon, gam, keder, sıkıntı gibi manevi durumlarda da oud ağacının kokusundan sıklıkla faydalanılıyor. Evlerde yakılan buhurlar ve tütsüler yoluyla oud kokusu, insan vücudundaki enerjiyi dengeliyor. Son yıllarda teknolojinin ve besinlerde, bakım ürünlerinde ağır kimyasalların kullanılmasından olumsuz biçimde etkilenen vücut enerjisi, oud kokusuyla merkezi sistemini güçlendiriyor ve doğal ayarlarına dönüyor. Esans olarak kullanılan oud kokusu, bazı tenlerde 3-4 saat, bazılarında 12 saat ya da bir gün kalıcı olabiliyor. Boyuna, burun altına, şakaklara, kulak arkasına ve alına sürülen oud esansı, tıpkı buhur veya tütsü yakarken olduğu gibi koklandıkça insanı rahatlatıyor. Avuç içine sürülen oud esansı, daha sonra pamuklu bir giysiye sürtüldüğünde, koku daha uzun süre kalabiliyor.<br />
<br />
Oud ağacından elde edilen kokunun yararlarından diğerleri ise hafızayı güçlendirmesi, hormonları dengelemesi, kaygıyı ve endişeyi azaltması, verdiği pozitif enerjiyle huzuru sağlaması. Doğuda da batıda da yüzyıllardır meditasyon ustaları ve sufiler, oud ağacından yararlanıyor. Bunun sebebi elbette huzur vermesi, rahatlatması ve dinginleştirmesi. Bu sebeple oud ağacından yalnızca tütsü, buhur ya da esans olarak değil; kolonya ve taş olarak da faydalanılıyor. Bazı tespih ustaları, dizdikleri taşlarda oud ağacına da yer veriyor. Bu şekilde parmaklardan bütün vücuda oud ağacının faydalarının yayıldığına inanılıyor.<br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Pırasa Nedir? Pırasanın faydaları nelerdir?]]></title>
			<link>https://xn--rait-65a.tunca.at/showthread.php?tid=35404</link>
			<pubDate>Sat, 15 Feb 2025 01:52:50 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://xn--rait-65a.tunca.at/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://xn--rait-65a.tunca.at/showthread.php?tid=35404</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=198299" target="_blank" title="">Pırasanın faydaları nelerdir.jpg</a> (Dosya Boyutu: 149.11 KB / İndirme Sayısı: 119)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Pırasa Nedir? Pırasanın faydaları nelerdir?</span></span><br />
<br />
Pırasa, yılın her mevsiminde yetişen veya iki senede bir yetişen ve genellikle yaprakları için yetiştirilen bir bitkidir. Bazı ülkelerde, tipik olarak salata, hamburger, "taco" ve daha birçok yiyecekte soğuk ve çiğ olarak yenir. Çin dahil olmak üzere bazı yerlerde, pırasa pişirilerek yenir ve pırasanın sapı en az yaprakları kadar önemlidir.<br />
<br />
Pırasanın başlangıçta kısa bir sapı vardır, ancak çiçek açtığında genişler ve dallanır ve karahindibalara benzeyen birçok çiçek başı çıkar, ancak daha kısadırlar. Bu hızla büyüme ve tohum verme safhasıdır. Yemek için yetiştirildiği zaman, bu safha gerçekleşmeden hasat toplanır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Tarih</span></span><br />
<br />
Akdeniz kıyısındaki çorak veya ağaçsızlandırılmış alanlarda ortaya çıkmış olması daha olasıdır. Günümüz pırasasıyla alâkadar olan bu yabanî pırasa "opium" a benzeyen uyuşturucu bir madde olan "lactucarium" içermekteydi. Romalılar, uykuyu kolaylaştırması için pırasayı yemeklerin sonunda yiyerek, bitkinin bu özelliğinden faydalandılar.<br />
<br />
Mısırlılar da erken çağlarda pırasayı kullandılar. Hipnotize edici veya uykuyu kolaylaştırıcı özelliğinin yanı sıra erkeklik gücü ile de bağdaştırılıyordu. Oldukça fazla tür sayısı mevcut olmasına karşın, pırasanın gerçek kökenini belirtmek neredeyse imkânsızdır. Kesinlikle, hem Roma, hem de Mısır medeniyetleri çökene değin pırasa yenmeye devam etmiştir. Birçok kimse ise "moder sativa" yı elde edebilmek için yabanî tip olan "serriola" ile hibritlemiştir.<br />
<br />
Şu kesin ki, iki medeniyet de pırasayı bir iştah açıcı ve uykuyu kolaylaştırıcı yiyecek olarak gördüler. Eski Yunanda pırasanın yemeklerden önce mi yoksa sonra mı yeneceği kafaları karıştıran bir konu olmuştu. Pergamonlu fizikçi Galen, bir sonraki güne dingin bir kafa ile başlayabilmek adına rahat bir uyku uyuyabilmek için yemeklerden sonra yerdi. Buna karşılık, ondan bir asır önce yaşamış olan Efesli Rufus ise pırasayı zihni bulandıran ve açık fikirli olmayı engelleyen bir şey olarak tanımladı.<br />
<br />
Lucas Von Valckenborch'un "Yaz Kinayesi" isimli resmi günümüz tereyağbaşlı pırasalarının günümüz Avrupa pırasalarının ilk kayıtları olabileceğini betimliyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Türler</span></span><br />
<br />
Baş ve yaprak yapılarına göre altı pırasa türü bilinmektedir, ancak yaprak çeşidi ve rengine göre ve ekildikleri alan ve ömürleri de dikkate alındığında yüzlerce pırasa türünden söz edilebilir.<br />
<br />
Boston ve Bibb de denilen Tereyağbaşlı pırasanın başı yayvandır, tereyağ yumuşaklığındadır ve Avrupa'da yaygındır. Beyaz gövdesi uzun olan, beyaz etli, lezzetli, adaptasyon kabiliyeti yüksek, verimli bir çeşittir. Yenilen kısmı yaklaşık 50 cm. uzunluğunda ve 3 – 4 cm. çaptadır. Orta erkenci ve aranılan bir çeşittir. Türkiye'de İnegöl pırasası olarak da bilinir.<br />
<br />
Çin pırasası ise uzun saplı, kılıca benzer, başsız, Batı türlerinin tam tersine acımtırak ve sert, pişirilmek ve türlülerde kullanmak için uygun olan bir türdür. Bu tür, sapı ve yapraklarına göre iki gruba ayrılır.<br />
<br />
Iceberg de denilen Gevrekbaş, lahanayı andıran sıkı ve yoğun başlardan oluşur. Tadından ziyade gevrek yapısından dolayı, pırasa türlerinin en narini olarak görülürler. Bu tür ABD'de en yaygın türdür. Iceberg ismi, 1920'lerin başında tren vagonlarında kırılmış buzlarla kaplı bir şekilde ülkeye getirilirken Iceberg'leri anımsattığından gelmiştir.<br />
<br />
Yayvanyapraklar'ın hafif, narin, ince yaprakları vardır. Bu grup, meşe yaprağı ve lollo rosso pırasalarından oluşmaktadır.<br />
<br />
CO da denilen Romen türün ise kendine özgü başı vardır ve daha uzun yaprakları vardır.<br />
<br />
Batavian da denilen Yaz Gevreği ise gevrek yapısı ile kısmen yoğun başlardan oluşur, Iceberg ve Yayvanyaprak arası bir türdür. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Pırasanın Faydaları</span></span><br />
<br />
Lezzetiyle soğana benzetilen pırasa, Türk mutfağında daha çok zeytinyağlı yemeğiyle bilinir. Pırasaya yapılan soğan yakıştırması aslında yanlış değil. Pırasa, soğan ve sarımsak ile Alliaceae familyasından gelir. Kokuları ile dikkat çeken bu sebzeler çiğ ve pişirilerek tüketilme özelliğine sahiptir. Pırasaya keskin tadını ve aromasını veren yüksek sülfür bileşiğidir. Pırasa, vücudu kanserden korumadan inflamasyondan uzak tutmaya kadar pek çok faydası olan bir besindir. Vitamin ve mineral zengini bu sebze, allium sebze cinsidir. Hem yaprakları yani yeşil kısımları hem de baş yani beyaz kısmı yenir.<br />
<br />
“Pırasanın faydaları nelerdir?” diye düşünüldüğünde ilk olarak akla kilo vermeye yardımcı olduğu gelir. Bu, son derece olağan. Çünkü pırasa kalori bakımında düşüktür. 100 gramı 61 kalori olan pırasa, bu nedenle diyet listelerine güvenle eklenir. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">100 gram pırasanın besin değerleri şöyledir:</span></span><br />
<br />
    14.2 gram karbonhidrat<br />
    1.5 gram protein<br />
    0.3 gram yağ<br />
    1.8 gram lif<br />
    1666<br />
    12 miligram C vitamini<br />
    0.5 miligram manganez<br />
    0.2 miligram B6 vitamini<br />
    2.1 miligram demir<br />
    28 miligram magnezyum<br />
    59 miligram kalsiyum<br />
<br />
Besleyici olan pırasanın faydaları şöyle açıklanabilir:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kanseri Önlemeye Destek Olabilir</span></span><br />
<br />
Pırasanın kanseri önlemede büyük bir destekçi olduğu bu sebzenin hala en çok araştırılan faydalarından biridir. Pırasadaki bileşenlerden biri olan inülinin bitkilerde enerji depolanmasını sağladığı ve nişasta gibi karbonhidratların yerine geçtiği bilinir. İnülinin DNA’yı mutasyonlara karşı koruyarak bu sayede kansere engel olduğu belirtilir. Ayrıca allium cinsi sebzelerin tüketilmesinin prostat kanserinden korunmada etkili olduğu söylenir. Yine sülfenik asit üreten allisin içeriği, vücudun kansere neden olan serbest radikallerin yayılmasını nötralize eder. Kaempferol içeriği ise vücuttaki oksidatif stresi azaltan bir antioksidandır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kalp Sağlığına Katkıda Bulunur</span></span><br />
<br />
Pırasadaki flavonoidler, kalp hastalıkları riskini düşürmeye yardımcı olur. Flavonoidler, tansiyon ve kolesterol seviyeleri üzerinde olumlu etkiler yaratır. Burada yine kaempferolün etkisi vardır. Folat içeriği pırasayı, kalp sağlığı için faydalı bir besin yapmaya yetebilir. Folat, kandaki homosistein seviyesini düşürerek kalp krizi ve felç gibi risklerinin önlenmesinde etkilidir. Polifenol de içeren pırasa bu içeriğiyle kan damarlarını ve hücreleri oksidatif hasardan korur. Böylelikle kalp sağlığını korumaya destek olur. Kükürtlü içerikli bir sebze olan pırasa, kolesterol seviyelerinde de iyileşme sağlayabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Sağlıklı Hamileliğe Katkıda Bulunur</span></span><br />
<br />
Folat, sağlıklı bir hamileliğin de olmazsa olmazı. DNA emilimine ve hücre bölünmesine yardımcı olan folat, düşük riskini düşürerek doğum kusurlarının önüne geçilmesini sağlamada destekçidir. Allium sebzeleri ve meyveleri erken doğum riskini düşürebilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kan Şekerini Düşürebilir</span></span><br />
<br />
Araştırmalar, pırasanın içerdiği kükürt ve flavonoidlerle yüksek kan şekerini düşürmede iyi bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor. Yapısında bulunan yüksek lif içeriği sayesinde de kan şekerinin yükselmesine öğünlerde engel olur. Ayrıca antioksidanlar da beta hücreleri ve pankreası serbest radikallere karşı korur. Böylece oksidatif stres azalırken diyabetik sorunların ortaya çıkmasının engellenmesine yardımcı olabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kilo Vermeye Yardımcı Olur</span></span><br />
<br />
Pırasanın düşük kalorili ile diyet dostu bir sebze olduğu kolaylıkla söylenebilir. Pırasa, uzun süre tokluk sağlar. Çiğ pırasanın faydaları dendiğinde bu özelliği daha çok öne çıkar. Çünkü pırasanın çiğ olarak tüketildiğinde daha uzun süre tok tuttuğu düşünülür. Yüksek lifli gıdaların tüketilmesi sindirimi daha uzun sürse de çabuk acıkmanın önüne geçer. Lif içeriği ayrıca metabolizmayı güçlendirir, kalori yakılmasını artırır ve enerji seviyelerini korur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bağırsak Sağlığına İyi Gelir</span></span><br />
<br />
Lifli besinler, bağırsaktaki faydalı bakterileri besleyen prebiyotikler açısından zengindir. Prebiyotikler bilindiği üzere probiyotik denen sağlıklı bakterilerin yaşamı için elzemdir.  Prebiyotikler ayrıca besin emilimini artırırarak da sağlığa önemli bir katkıda bulunur. Yine pırasa, geçirgen bağırsak ya da sızıntılı bağırsak olarak bilinen bağırsak sendromunda iltihabı azaltmada yardımcı olur. Ayrıca kabızlık gibi sorunları da yüksek lifli gıdalarla da tedavi etmek mümkündür.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Enfeksiyona Karşı Savaşır</span></span><br />
<br />
Pırasanın antiseptik etki yaratarak vücuttaki inflamasyonu tedavi edici etkisi olduğu bilinir. Pırasadaki A vitamininin de yine oksijen taşıyan ve enfeksiyonla savaşan kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin gelişimini desteklediği unutulmamalıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Cildi Yenilemeye Yardımcı Olur</span></span><br />
<br />
Vücutta A vitaminine dönüşen, bir başka deyişle A vitamininin öncül formu beta-karoten pırasada yer alan pigmenttir. A vitamini, hücresel yenilenmeyi sağlar ve cildi temizler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kemeik Erimesine İyi Gelebilir</span></span><br />
<br />
K vitamini zengini pırasa, osteoporoz (kemik erimesi) karşısında da güçlü bir savaşçıdır. Araştırmalar, K vitamininin kemikleri güçlendirdiği ve kalça kırığı gibi kemik erimesiyle oluşabilen riskleri düşürdüğü söylüyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Göz Sağlığını Korur</span></span><br />
<br />
Pırasa, lutein ve zeaksantin olmak üzere iki karotenoid içerir. Karotenoidler, vücutta retinole yani A vitaminine dönüşürler ve retinada pigment oluştururlar. Bunlar gözleri korur ve düşük ışıkta bile görmeyi sağlar. Yaşa bağlı makula dejenerasyonu yani sarı nokta hastalığı ve katarakttan korunmada etkilidirler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Böbrek Sorunu Olanlar Dikkat!</span></span><br />
<br />
Pırasa, oksalat içeren bir sebze olarak safra kesesi veya böbrek sorunları kişiler için aşırı tüketilmesi problem olabilir. Çünkü bu kişilerin vücut sıvılarında oksalat birikmesi mevcut durumunda sorunlara yol açabilir. Böbrek ve safra kesesi sorunları yaşayanlar pırasa tüketmeden önce mutlaka doktora danışmalıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Sık Sorulan Sorular</span></span><br />
<br />
Pırasa hakkında sık sık merak edilenleri aşağıda bulabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Çiğ Pırasanın Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Diğer birçok sebze gibi pırasa da çiğ olarak tüketilebilir. Çiğ şekilde salatalara eklenebilir, diğer sebzelerle karıştırılabilir. Pırasayı, tüketmeye yakın doğramaya özen göstermeniz oksidasyona uğrayıp kararmasını engelleyebilir. Çiğ pırasa gevrek ve hafif tatlı bir tada sahiptir. Vitamin ve mineral bakımından zengindir. Pırasayı çiğ tüketmek, içerdiği C vitamini gibi besin maddelerinin daha iyi korunmasına yardımcı olabilir, çünkü bazı vitaminler pişirme işlemi sırasında kaybolabilir. Taze pırasa, salataların yanı sıra sandviçlerde, dürümlerde, sebze dip sosları ve mezelerinde de kullanılabilir. Kreatif yemek tarifleri ile çiğ pırasayı kullanmak, sağlıklı ve lezzetli bir diyetin keyfini çıkarmaya yardımcı olabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Pırasa nasıl temizlenir ve doğranır?</span></span><br />
<br />
Pırasanın dış katmanları çıkarılır, topraklı kısımları iyice yıkanır. Uzunlamasına kesilir ve ardından dilimlenir. İstenilen boyutta doğranabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Pırasa Yemeğinin Faydaları nelerdir?</span></span><br />
<br />
Pişmiş pırasa, besin değeri açısından çiğ pırasaya oranla daha zengindir. Yumuşak ve kendine özgü bir aromaya sahiptir. Pişirme işlemi hücre duvarlarını parçaladığı için lif emilimini kolaylaştırır. Aynı zamanda pırasanın doğal lezzetini ortaya çıkarır ve yemeklere hoş bir tat katabilir. Pişmiş, pırasa içeren yemekler daha çekici hale gelir. Bu da çeşitli sağlıklı yemekleri tüketme motivasyonunu artırabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Pırasa Tohumu Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Pırasanın filizlenmiş tohumları, yemeklerinize lezzet katacaktır. Filizlenmiş pırasa tohumu tüketimi; güçlü idrar söktürücü, detoks yapıcı ve antioksidan özellikleri vardır. Pırasanın tohumlarının filizlenmiş yeşillikleri, B6 vitamini de dahil olmak üzere faydalı besinlerle doludur. C vitamini varlığı nedeniyle pırasa tohumu filizleri yerseniz bağışıklık sisteminiz fayda görür. Pırasa, içeriğinde bulundurduğu flotlarla iyi bir yiyecek seçeneği haline gelir. B6 düzeyinizi dengede tutmak istiyorsanız, çiğ filiz olarak yemek iyi ve sağlıklı bir yöntemdir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Pırasanın Kökünün Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Pırasa kökünün yapısı çok yoğundur ve saçaklıdır. Toprağa dik olarak gelişen kökler yanlara doğru uzama eğilimi göstermezler.Pırasanın köklerinin yenilmesi yaygın olmasa da çok lezzetli ve besleyicidir. Üstelik pırasa kökleri, kabızlığı önlemek ve tedavi etmek için bağırsak hareketliliğini destekleyebilir. Pişmiş pırasanın köklerinin iştah açıcı olduğunu, irin kanamasını durdurduğunu ve karın ağrısını tedavi ettiğİ belirtilmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak</span></span><br />
<br />
Wikipedia<br />
acibadem</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=198299" target="_blank" title="">Pırasanın faydaları nelerdir.jpg</a> (Dosya Boyutu: 149.11 KB / İndirme Sayısı: 119)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Pırasa Nedir? Pırasanın faydaları nelerdir?</span></span><br />
<br />
Pırasa, yılın her mevsiminde yetişen veya iki senede bir yetişen ve genellikle yaprakları için yetiştirilen bir bitkidir. Bazı ülkelerde, tipik olarak salata, hamburger, "taco" ve daha birçok yiyecekte soğuk ve çiğ olarak yenir. Çin dahil olmak üzere bazı yerlerde, pırasa pişirilerek yenir ve pırasanın sapı en az yaprakları kadar önemlidir.<br />
<br />
Pırasanın başlangıçta kısa bir sapı vardır, ancak çiçek açtığında genişler ve dallanır ve karahindibalara benzeyen birçok çiçek başı çıkar, ancak daha kısadırlar. Bu hızla büyüme ve tohum verme safhasıdır. Yemek için yetiştirildiği zaman, bu safha gerçekleşmeden hasat toplanır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Tarih</span></span><br />
<br />
Akdeniz kıyısındaki çorak veya ağaçsızlandırılmış alanlarda ortaya çıkmış olması daha olasıdır. Günümüz pırasasıyla alâkadar olan bu yabanî pırasa "opium" a benzeyen uyuşturucu bir madde olan "lactucarium" içermekteydi. Romalılar, uykuyu kolaylaştırması için pırasayı yemeklerin sonunda yiyerek, bitkinin bu özelliğinden faydalandılar.<br />
<br />
Mısırlılar da erken çağlarda pırasayı kullandılar. Hipnotize edici veya uykuyu kolaylaştırıcı özelliğinin yanı sıra erkeklik gücü ile de bağdaştırılıyordu. Oldukça fazla tür sayısı mevcut olmasına karşın, pırasanın gerçek kökenini belirtmek neredeyse imkânsızdır. Kesinlikle, hem Roma, hem de Mısır medeniyetleri çökene değin pırasa yenmeye devam etmiştir. Birçok kimse ise "moder sativa" yı elde edebilmek için yabanî tip olan "serriola" ile hibritlemiştir.<br />
<br />
Şu kesin ki, iki medeniyet de pırasayı bir iştah açıcı ve uykuyu kolaylaştırıcı yiyecek olarak gördüler. Eski Yunanda pırasanın yemeklerden önce mi yoksa sonra mı yeneceği kafaları karıştıran bir konu olmuştu. Pergamonlu fizikçi Galen, bir sonraki güne dingin bir kafa ile başlayabilmek adına rahat bir uyku uyuyabilmek için yemeklerden sonra yerdi. Buna karşılık, ondan bir asır önce yaşamış olan Efesli Rufus ise pırasayı zihni bulandıran ve açık fikirli olmayı engelleyen bir şey olarak tanımladı.<br />
<br />
Lucas Von Valckenborch'un "Yaz Kinayesi" isimli resmi günümüz tereyağbaşlı pırasalarının günümüz Avrupa pırasalarının ilk kayıtları olabileceğini betimliyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Türler</span></span><br />
<br />
Baş ve yaprak yapılarına göre altı pırasa türü bilinmektedir, ancak yaprak çeşidi ve rengine göre ve ekildikleri alan ve ömürleri de dikkate alındığında yüzlerce pırasa türünden söz edilebilir.<br />
<br />
Boston ve Bibb de denilen Tereyağbaşlı pırasanın başı yayvandır, tereyağ yumuşaklığındadır ve Avrupa'da yaygındır. Beyaz gövdesi uzun olan, beyaz etli, lezzetli, adaptasyon kabiliyeti yüksek, verimli bir çeşittir. Yenilen kısmı yaklaşık 50 cm. uzunluğunda ve 3 – 4 cm. çaptadır. Orta erkenci ve aranılan bir çeşittir. Türkiye'de İnegöl pırasası olarak da bilinir.<br />
<br />
Çin pırasası ise uzun saplı, kılıca benzer, başsız, Batı türlerinin tam tersine acımtırak ve sert, pişirilmek ve türlülerde kullanmak için uygun olan bir türdür. Bu tür, sapı ve yapraklarına göre iki gruba ayrılır.<br />
<br />
Iceberg de denilen Gevrekbaş, lahanayı andıran sıkı ve yoğun başlardan oluşur. Tadından ziyade gevrek yapısından dolayı, pırasa türlerinin en narini olarak görülürler. Bu tür ABD'de en yaygın türdür. Iceberg ismi, 1920'lerin başında tren vagonlarında kırılmış buzlarla kaplı bir şekilde ülkeye getirilirken Iceberg'leri anımsattığından gelmiştir.<br />
<br />
Yayvanyapraklar'ın hafif, narin, ince yaprakları vardır. Bu grup, meşe yaprağı ve lollo rosso pırasalarından oluşmaktadır.<br />
<br />
CO da denilen Romen türün ise kendine özgü başı vardır ve daha uzun yaprakları vardır.<br />
<br />
Batavian da denilen Yaz Gevreği ise gevrek yapısı ile kısmen yoğun başlardan oluşur, Iceberg ve Yayvanyaprak arası bir türdür. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Pırasanın Faydaları</span></span><br />
<br />
Lezzetiyle soğana benzetilen pırasa, Türk mutfağında daha çok zeytinyağlı yemeğiyle bilinir. Pırasaya yapılan soğan yakıştırması aslında yanlış değil. Pırasa, soğan ve sarımsak ile Alliaceae familyasından gelir. Kokuları ile dikkat çeken bu sebzeler çiğ ve pişirilerek tüketilme özelliğine sahiptir. Pırasaya keskin tadını ve aromasını veren yüksek sülfür bileşiğidir. Pırasa, vücudu kanserden korumadan inflamasyondan uzak tutmaya kadar pek çok faydası olan bir besindir. Vitamin ve mineral zengini bu sebze, allium sebze cinsidir. Hem yaprakları yani yeşil kısımları hem de baş yani beyaz kısmı yenir.<br />
<br />
“Pırasanın faydaları nelerdir?” diye düşünüldüğünde ilk olarak akla kilo vermeye yardımcı olduğu gelir. Bu, son derece olağan. Çünkü pırasa kalori bakımında düşüktür. 100 gramı 61 kalori olan pırasa, bu nedenle diyet listelerine güvenle eklenir. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">100 gram pırasanın besin değerleri şöyledir:</span></span><br />
<br />
    14.2 gram karbonhidrat<br />
    1.5 gram protein<br />
    0.3 gram yağ<br />
    1.8 gram lif<br />
    1666<br />
    12 miligram C vitamini<br />
    0.5 miligram manganez<br />
    0.2 miligram B6 vitamini<br />
    2.1 miligram demir<br />
    28 miligram magnezyum<br />
    59 miligram kalsiyum<br />
<br />
Besleyici olan pırasanın faydaları şöyle açıklanabilir:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kanseri Önlemeye Destek Olabilir</span></span><br />
<br />
Pırasanın kanseri önlemede büyük bir destekçi olduğu bu sebzenin hala en çok araştırılan faydalarından biridir. Pırasadaki bileşenlerden biri olan inülinin bitkilerde enerji depolanmasını sağladığı ve nişasta gibi karbonhidratların yerine geçtiği bilinir. İnülinin DNA’yı mutasyonlara karşı koruyarak bu sayede kansere engel olduğu belirtilir. Ayrıca allium cinsi sebzelerin tüketilmesinin prostat kanserinden korunmada etkili olduğu söylenir. Yine sülfenik asit üreten allisin içeriği, vücudun kansere neden olan serbest radikallerin yayılmasını nötralize eder. Kaempferol içeriği ise vücuttaki oksidatif stresi azaltan bir antioksidandır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kalp Sağlığına Katkıda Bulunur</span></span><br />
<br />
Pırasadaki flavonoidler, kalp hastalıkları riskini düşürmeye yardımcı olur. Flavonoidler, tansiyon ve kolesterol seviyeleri üzerinde olumlu etkiler yaratır. Burada yine kaempferolün etkisi vardır. Folat içeriği pırasayı, kalp sağlığı için faydalı bir besin yapmaya yetebilir. Folat, kandaki homosistein seviyesini düşürerek kalp krizi ve felç gibi risklerinin önlenmesinde etkilidir. Polifenol de içeren pırasa bu içeriğiyle kan damarlarını ve hücreleri oksidatif hasardan korur. Böylelikle kalp sağlığını korumaya destek olur. Kükürtlü içerikli bir sebze olan pırasa, kolesterol seviyelerinde de iyileşme sağlayabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Sağlıklı Hamileliğe Katkıda Bulunur</span></span><br />
<br />
Folat, sağlıklı bir hamileliğin de olmazsa olmazı. DNA emilimine ve hücre bölünmesine yardımcı olan folat, düşük riskini düşürerek doğum kusurlarının önüne geçilmesini sağlamada destekçidir. Allium sebzeleri ve meyveleri erken doğum riskini düşürebilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kan Şekerini Düşürebilir</span></span><br />
<br />
Araştırmalar, pırasanın içerdiği kükürt ve flavonoidlerle yüksek kan şekerini düşürmede iyi bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor. Yapısında bulunan yüksek lif içeriği sayesinde de kan şekerinin yükselmesine öğünlerde engel olur. Ayrıca antioksidanlar da beta hücreleri ve pankreası serbest radikallere karşı korur. Böylece oksidatif stres azalırken diyabetik sorunların ortaya çıkmasının engellenmesine yardımcı olabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kilo Vermeye Yardımcı Olur</span></span><br />
<br />
Pırasanın düşük kalorili ile diyet dostu bir sebze olduğu kolaylıkla söylenebilir. Pırasa, uzun süre tokluk sağlar. Çiğ pırasanın faydaları dendiğinde bu özelliği daha çok öne çıkar. Çünkü pırasanın çiğ olarak tüketildiğinde daha uzun süre tok tuttuğu düşünülür. Yüksek lifli gıdaların tüketilmesi sindirimi daha uzun sürse de çabuk acıkmanın önüne geçer. Lif içeriği ayrıca metabolizmayı güçlendirir, kalori yakılmasını artırır ve enerji seviyelerini korur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bağırsak Sağlığına İyi Gelir</span></span><br />
<br />
Lifli besinler, bağırsaktaki faydalı bakterileri besleyen prebiyotikler açısından zengindir. Prebiyotikler bilindiği üzere probiyotik denen sağlıklı bakterilerin yaşamı için elzemdir.  Prebiyotikler ayrıca besin emilimini artırırarak da sağlığa önemli bir katkıda bulunur. Yine pırasa, geçirgen bağırsak ya da sızıntılı bağırsak olarak bilinen bağırsak sendromunda iltihabı azaltmada yardımcı olur. Ayrıca kabızlık gibi sorunları da yüksek lifli gıdalarla da tedavi etmek mümkündür.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Enfeksiyona Karşı Savaşır</span></span><br />
<br />
Pırasanın antiseptik etki yaratarak vücuttaki inflamasyonu tedavi edici etkisi olduğu bilinir. Pırasadaki A vitamininin de yine oksijen taşıyan ve enfeksiyonla savaşan kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin gelişimini desteklediği unutulmamalıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Cildi Yenilemeye Yardımcı Olur</span></span><br />
<br />
Vücutta A vitaminine dönüşen, bir başka deyişle A vitamininin öncül formu beta-karoten pırasada yer alan pigmenttir. A vitamini, hücresel yenilenmeyi sağlar ve cildi temizler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kemeik Erimesine İyi Gelebilir</span></span><br />
<br />
K vitamini zengini pırasa, osteoporoz (kemik erimesi) karşısında da güçlü bir savaşçıdır. Araştırmalar, K vitamininin kemikleri güçlendirdiği ve kalça kırığı gibi kemik erimesiyle oluşabilen riskleri düşürdüğü söylüyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Göz Sağlığını Korur</span></span><br />
<br />
Pırasa, lutein ve zeaksantin olmak üzere iki karotenoid içerir. Karotenoidler, vücutta retinole yani A vitaminine dönüşürler ve retinada pigment oluştururlar. Bunlar gözleri korur ve düşük ışıkta bile görmeyi sağlar. Yaşa bağlı makula dejenerasyonu yani sarı nokta hastalığı ve katarakttan korunmada etkilidirler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Böbrek Sorunu Olanlar Dikkat!</span></span><br />
<br />
Pırasa, oksalat içeren bir sebze olarak safra kesesi veya böbrek sorunları kişiler için aşırı tüketilmesi problem olabilir. Çünkü bu kişilerin vücut sıvılarında oksalat birikmesi mevcut durumunda sorunlara yol açabilir. Böbrek ve safra kesesi sorunları yaşayanlar pırasa tüketmeden önce mutlaka doktora danışmalıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Sık Sorulan Sorular</span></span><br />
<br />
Pırasa hakkında sık sık merak edilenleri aşağıda bulabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Çiğ Pırasanın Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Diğer birçok sebze gibi pırasa da çiğ olarak tüketilebilir. Çiğ şekilde salatalara eklenebilir, diğer sebzelerle karıştırılabilir. Pırasayı, tüketmeye yakın doğramaya özen göstermeniz oksidasyona uğrayıp kararmasını engelleyebilir. Çiğ pırasa gevrek ve hafif tatlı bir tada sahiptir. Vitamin ve mineral bakımından zengindir. Pırasayı çiğ tüketmek, içerdiği C vitamini gibi besin maddelerinin daha iyi korunmasına yardımcı olabilir, çünkü bazı vitaminler pişirme işlemi sırasında kaybolabilir. Taze pırasa, salataların yanı sıra sandviçlerde, dürümlerde, sebze dip sosları ve mezelerinde de kullanılabilir. Kreatif yemek tarifleri ile çiğ pırasayı kullanmak, sağlıklı ve lezzetli bir diyetin keyfini çıkarmaya yardımcı olabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Pırasa nasıl temizlenir ve doğranır?</span></span><br />
<br />
Pırasanın dış katmanları çıkarılır, topraklı kısımları iyice yıkanır. Uzunlamasına kesilir ve ardından dilimlenir. İstenilen boyutta doğranabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Pırasa Yemeğinin Faydaları nelerdir?</span></span><br />
<br />
Pişmiş pırasa, besin değeri açısından çiğ pırasaya oranla daha zengindir. Yumuşak ve kendine özgü bir aromaya sahiptir. Pişirme işlemi hücre duvarlarını parçaladığı için lif emilimini kolaylaştırır. Aynı zamanda pırasanın doğal lezzetini ortaya çıkarır ve yemeklere hoş bir tat katabilir. Pişmiş, pırasa içeren yemekler daha çekici hale gelir. Bu da çeşitli sağlıklı yemekleri tüketme motivasyonunu artırabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Pırasa Tohumu Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Pırasanın filizlenmiş tohumları, yemeklerinize lezzet katacaktır. Filizlenmiş pırasa tohumu tüketimi; güçlü idrar söktürücü, detoks yapıcı ve antioksidan özellikleri vardır. Pırasanın tohumlarının filizlenmiş yeşillikleri, B6 vitamini de dahil olmak üzere faydalı besinlerle doludur. C vitamini varlığı nedeniyle pırasa tohumu filizleri yerseniz bağışıklık sisteminiz fayda görür. Pırasa, içeriğinde bulundurduğu flotlarla iyi bir yiyecek seçeneği haline gelir. B6 düzeyinizi dengede tutmak istiyorsanız, çiğ filiz olarak yemek iyi ve sağlıklı bir yöntemdir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Pırasanın Kökünün Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Pırasa kökünün yapısı çok yoğundur ve saçaklıdır. Toprağa dik olarak gelişen kökler yanlara doğru uzama eğilimi göstermezler.Pırasanın köklerinin yenilmesi yaygın olmasa da çok lezzetli ve besleyicidir. Üstelik pırasa kökleri, kabızlığı önlemek ve tedavi etmek için bağırsak hareketliliğini destekleyebilir. Pişmiş pırasanın köklerinin iştah açıcı olduğunu, irin kanamasını durdurduğunu ve karın ağrısını tedavi ettiğİ belirtilmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak</span></span><br />
<br />
Wikipedia<br />
acibadem</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Havucun Faydaları Nelerdir?]]></title>
			<link>https://xn--rait-65a.tunca.at/showthread.php?tid=28969</link>
			<pubDate>Wed, 17 Jul 2024 02:30:28 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://xn--rait-65a.tunca.at/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://xn--rait-65a.tunca.at/showthread.php?tid=28969</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=146076" target="_blank" title="">Havuç Resimleri V17072024022017-N11.jpg</a> (Dosya Boyutu: 155.09 KB / İndirme Sayısı: 146)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Havucun Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Havuç Nedir</span></span><br />
<br />
Havuç (Daucus carota), maydanozgiller (Apiaceae) familyasından, koni biçimindeki etli kökü için sebze olarak yetiştirilen iki yıllık otsu bir kültür bitkisi.<br />
<br />
Türkçede yörelere göre gelinparmağı, pürçüklü, balkamış, deper otu, yerebatan, yer otu, yerekaçan, kızıl ot gibi değişik isimlerle kullanılır.<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yayılımı</span></span><br />
<br />
Hem yazılı tarih hem de moleküler genetik araştırmalar havucun Orta Asya kökenli olduğunu göstermektedir.[1] Akdeniz ülkelerinde, Afrika'da, Avustralya'da, Yeni Zelanda'da ve Amerika'da çok yaygın olan bir sebzedir. 60 kadar türü bilinmektedir [kaynak belirtilmeli].<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Türleri</span></span><br />
<br />
En yaygın olan türleri Daucus sativus, Daucus carota'dır<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Havucun besin değeri</span></span><br />
<br />
Havucun içeriğinde bulunan su %86-95 arasında değişiklik göstermektedir. Bir kısmı ise %10 karbonhidrattan oluşmaktadır. 100 gram havuç için besin değerleri şu şekilde sıralanabilir:<br />
<br />
    Kalori: 41<br />
    Su: %88<br />
    Protein: 0.9 gram<br />
    Karbonhidrat: 9.6 gram<br />
    Şeker: 4.7 gram<br />
    Lif: 2.8 gram<br />
    Yağ: 0.2 gram<br />
<br />
Vitamin ve mineral kaynağı olan havuç, potasyum, A vitamini, biotin ve B6 içermektedir. Beta karoteni A vitaminine dönüştüren havuç, bağışıklık için önemli bir besin kaynağıdır. Büyüme ve gelişme çağında tüketilmesi önerilmektedir. Aynı zamanda göz sağlığını da destekler. K1 vitamini barındıran havuç, kan pıhtılaşmasını sağlayarak kemik sağlığını geliştirmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Havuçta Hangi Vitaminler Bulunur?</span></span><br />
<br />
Havuç özellikle karoten bileşiği ile A vitamini takviyesi için önemli kabul edilir. Karoten, A vitaminin öncüsüdür. Havuçtaki karotenlerin çoğunluğu beta-karotendir. C vitamini, K vitamini ve E vitamini de barındırır. Havucun faydaları lutein, zeaksantin gibi bileşiklerden de gelir. 80 gram çiğ havuç şunları içerir:<br />
<br />
    27 kalori<br />
    0.4 gr protein<br />
    0.3 gr yağ<br />
    6.2 gr karbonhidrat<br />
    3.1 gr lif<br />
    142 mg potasyum<br />
    2 mg C vitamini<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Havuç Nelere İyi Gelir?</span></span><br />
<br />
Havuç, yemeklerde en sık kullandığımız kök sebzelerden biridir. Rengiyle salataları renklendiren, tadıyla yemekleri lezzetlendirir. Havuç ayrıca çocukluğumuzdan beri hep “Gözlerin için havuç yemelisin” sözüyle büyüdüğümüz bir sebze. Peki göz sağlığı için havucun faydalı olduğu gerçeği ne kadar doğru? Havucun vitamin, mineral ve antioksidanlarla sayısız faydası olduğu kanıtlandı. Apiaceae ailesinden gelen bu kök sebze, hem çiğ hem de pişmiş şekilde sıklıkla tüketilir. Bazı bölgelerde bitki kısmı bile salatalarda yenir. Bu çok yönlü sebzenin faydalarına geçmeden önce besin değerlerinden bahsedelim.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Havucun Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Havucun faydaları ile ilgili mutlaka pek çok bilgiyi duymuşsunuzdur. Havucun cilde faydaları ya da havucun beyne faydaları konusuna geçmeden havucun göze faydaları konusundan başlayalım. Havucun sağlığa faydaları şöyle özetlenebilir:<br />
<br />
Göz Sağlığı: Havucun en çok bilinen faydası göz sağlığına katkısıdır. Turuncu rengini beta-karoten içeriğinden alan bu sebze, kornea sağlığınızı geliştirerek yaşa bağlı gelişen sarı nokta hastalığının önlenmesinde önemli bir rol oynar. Lutein ve zeaksantin antioksidanları retina ve merceği koruyarak göz sağlığınızı iyileştirir. Turuncu havucun faydaları sadece bununla sınırlı değildir. A vitamini eksikliği sonucu gelişen kseroftalmiye karşı da bir tedbir olabilen havuç bu sayede gece körlüğü, görme kaybı gibi risklerine karşı destektir. Özellikle A vitamini eksikliği çocuklarda körlüğün temel nedenlerinden biridir.<br />
<br />
Bağışıklık Sistemi: Genellikle kış gelip virüsler yayıldığında bağışıklık sistemimizi hatırlarız. A vitamini bağışıklık sisteminin güçlenmesinde önemlidir. Çünkü A vitamini, bağışıklığa yardımcı beyaz kan hücreleri olan T hücrelerini destekler. A vitamini, mikroplara karşı bir bariyer görevi gören mukoza zarlarının oluşmasında etkilidir. Bağışıklık deyince akla hemen C vitamini gelir. C vitamini hem bağışıklık sistemini kuvvetlendirir hem de iyileşmeyi hızlandırır.<br />
<br />
Cilt Sağlığı: Havucun cilde faydaları yine beta-karoten özelliğinden gelir. Beta-karoten cildi UV radyasyonunun verdiği zarardan korumaya çalışır. Akne, dermatit ve döküntülü cilt hastalıklarında tedaviye yardımcı bir roldedir. Karoten içeriği sayesinde ciltteki yara ve lekelerin iyileşmesine yardımcı olur. Retinol, biotin ve likopen karotenleri havucu cilt bakımından sağlıklı bir sebze yapar.<br />
<br />
Beyin Sağlığı: Havuçta bulunan luteolin beyin sağlığını korumak için önemlidir. Havuç hafızanızı güçlü tutarken bilişsel gerilmeyi önlemeye yardımcı olur.<br />
<br />
Kalp Sağlığı: Kalp sağlığını korumada sebze ağırlıklı beslenmenin ne kadar önemli olduğunu bilmeyen yoktur. Sarı-kırmızı-turuncu sebzelerin kalp hastalıklarıyla savaşmadaki gücü kanıtlanmıştır. Kardiyovasküler hastalıklar ve hipertansiyona karşı koruyucu bir rol üstlenen havuç, kolesterolü düşürmede de etkili olabilir. Havuçta bulunan potasyum, vücuttaki fazla sodyumun atılmasını sağlar.<br />
<br />
Sindirim Sistemi: Havucun prebiyotik bir rolü olduğu ve bu sayede de bağırsaklardaki yararlı bakterileri beslediği bilinmektedir. Diyet lifi ve karotenleri bol bir sebze olarak havuç, kısa ve uzun vadeli sindirim sağlığı açısından önemlidir. Kolorektal kanserlere karşı koruyan lifler, bağırsakların düzenli çalışmasını sağlayarak bağırsak sağlığınızı geliştirir. Çiğ havucun faydaları bu noktada fazla görülür. Çünkü pişmiş havuç, az miktarda da olsa çiğ havuca göre lif kaybeder.<br />
<br />
Kan Şekeri: Havuç diğer sebzelere göre yüksek şeker içeriği ile bilinir. Ancak havuç aynı zamanda anti-diyabetiktir. Patates, ekmeğe göre daha düşük glisemik indeksli olan havuç, sağlıklı bir atıştırmalık olarak tercih edilebilir. Hatta çiğ havuç veya az pişmiş havuç, pişmiş havuca göre daha düşük indekslidir. Diyet lifi havucu düşük glisemik indeksli bir sebze yapar. Kan şekerinin düzenlenmesi için önemlidir. Ayrıca tip 2 diyabete karşı yüksek lifli beslenmek iyi bir önlemdir.<br />
<br />
Kilo Kontrolü: Havuç gibi kalorisi düşük, lifi ve su oranı yüksek sebzeler, doygunluk hissi vermekte son derece başarılıdır. Havucun yapısı, lifi ve suyu sayesinde çabuk doyduğunuzu düşünürsünüz.<br />
<br />
İnflamasyon: Turuncu havuç en yaygın olarak tüketilen havuç türüdür. Ancak kırmızı, sarı, beyaz, siyah veya kara, mor havuç da mevcuttur. Renklerine göre havucun faydaları da değişkenlik gösterir. Mor havucun faydaları içeriğindeki antosiyanin bileşiği sayesinde öne çıkar. Antosiyanin, antioksidan gibi çalışan bir karotenoiddir. Bu bileşik, serbest radikallerle savaşırken iltihaplanmayı da engeller. Özellikle Alzheimer, artrit ve kalp sağlığı ile ilgili kronik hastalıklarda inflamasyonla mücadele önemlidir. Siyah havucun faydaları fenolik bileşikler sayesinde dikkat çekerken, turuncu havucun faydaları alfa ve beta-karoten bileşiklerinden gelir. Kırmızı havucun faydaları ise likopen zenginliğindendir.<br />
<br />
Kanser Karşıtı: Antioksidan zengini havuç, serbest radikallerle savaşmada etkili kabul edilir. Serbest radikallerin vücutta uzun vadede kanser ve kardiyovasküler hastalıklar gibi sağlık sorunlarına götüren oksidatif strese yol açtığı bilinir. Havuç gibi antioksidan sebze ve meyvelere beslenmenizde yer verirseniz sağlığınıza büyük bir yatırım yapmış olursunuz.<br />
<br />
Hamilelik: Gebelikte havucun faydaları dikkat çeker. Çünkü havuç, güçlü beta-karoten ve vitaminler içerir. Kalsiyum açısından da hamilelerin havuç tüketmesi önemlidir. Hem anne adayının hem de bebeğin bağışıklığı için havuç tercih edilebilecek bir besindir. Hamilelikte havucun faydaları daha çok havuç suyu ile birlikte anlatılır. Ancak her zaman havucun sadece suyu değil, kendisi tüketilmelidir. Hamilelikte çokça ihtiyaç duyulan A vitamininin bir kısmını havuçtan alabilirsiniz. Hem enfeksiyonlarla savaşmada hem de sütünüzün kalitesinin artmasında iyi olacaktır. Ayrıca gebelik diyabetine karşı da kan şekerinizin regüle edilmesinde ve diyabetin önlenmesinde havuçtan yararlanabilirsiniz. Havuçtaki fosfor da gebelikte yaşanan krampları önlemede kasların düzgün çalışmasına yardımcı olur. Yine hamilelikte sıklıkla yaşanan kabızlık şikayetlerinin de hafifletilmesi için lif zengini havucu tüketebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Havuç Nasıl Tüketilebilir?</span></span><br />
<br />
Havuç pişirildiğinde besin değerleri değişen bir sebzedir. Çiğ havuçta C vitamini fazlayken, pişmiş havuçta beta-karoten daha fazladır. Öte yandan havuçta bulunan A vitamini, yağda çözünen bir vitamin olduğu için hafif pişirilmeyle daha çok öne çıkar.<br />
<br />
Kilo vermeye çalışıyorsanız çiğ havucu tercih edin. Çünkü havuç piştiğinde su ve lif kaybına uğrayacaktır. Havucu ne ile birlikte pişireceğinize de dikkat edin. Patates gibi bir karbonhidrat ile pişirmeniz kilo vermeye çalışıyorsanız doğru bir tercih olmaz. Limonlu bir havuç salatası hem kilo verme hem de C vitamini açısından daha iyi bir tercih olacaktır.<br />
<br />
Havucu pişirmek istiyorsanız da kızartmak veya kaynatmak yerine buharda pişirmeyi tercih edin. Bu sayede vitamin ve minerallerini daha çok korumuş olursunuz. Havucu tüketmenin en sağlıklı yolu çiğ ve buharda pişirmedir.<br />
<br />
Havuç ile çeşitli salatalar yapabilirsiniz. Lahana ile birlikte hazırlayacağınız bol limonlu salata sizi mutlu edebilir.<br />
<br />
Yulaf ile birlikte de havuç tüketebilirsiniz.<br />
<br />
Hazırladığınız smoothie’lerinize havuç ekleyebilirsiniz.<br />
<br />
Yaptığınız humusunuza havuç batırıp yiyebilirsiniz.<br />
<br />
Havucunuzu fırında biraz zeytinyağı, karabiber, tuz ve dilediğiniz baharat ilavesiyle pişirebilirsiniz.<br />
<br />
Havucu çok yememeye özen gösterin. Bol diyet lifi almak için aşırı tükettiğinizde şişkinlik, kabızlık ve mide-bağırsak sorunları yaşayabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Havuç tüketmenin riskleri nelerdir?</span></span><br />
<br />
Her besinde olduğu gibi havuç tüketimi de toksik bir etkiye sebep olabilir. Havuç, sedef hastalığı ya da akne tedavisi için kullanılan ilaçlarla etkileşime girebilmektedir. Bu kişilerin uzman doktordan görüş alarak havuç tüketmesi önemli olmaktadır. Bazı kişilerin havuca karşı alerjisi olabilir. Bu da boğazda şişme ya da solunum sorunlarına yol açabilir. Ciddi bir alerjik reaksiyon yaşamamak için mutlaka havuca alerjiniz olup olmadığını öğrendikten sonra tüketime karar vermeniz gerekmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Havuç nasıl saklanır?</span></span><br />
<br />
Havuç, diyetlerde en çok tüketilen besin olarak bilinmektedir. Suda iyice yıkadığınız havuçları, soyarak tüketmek mümkündür. Taze havuçlar bütün şekilde buzdolabında birkaç hafta saklanabilmektedir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak</span></span><br />
<br />
Wikipedia<br />
memorial.com.tr<br />
acibadem.com.tr<br />
<br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=146076" target="_blank" title="">Havuç Resimleri V17072024022017-N11.jpg</a> (Dosya Boyutu: 155.09 KB / İndirme Sayısı: 146)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=146077" target="_blank" title="">Havuç Resimleri V17072024021729-N10.jpg</a> (Dosya Boyutu: 184.08 KB / İndirme Sayısı: 151)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=146078" target="_blank" title="">Havuç Resimleri V17072024021733-N9.jpg</a> (Dosya Boyutu: 164.62 KB / İndirme Sayısı: 152)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=146079" target="_blank" title="">Havuç Resimleri V17072024021924-N5.jpg</a> (Dosya Boyutu: 181.99 KB / İndirme Sayısı: 144)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=146076" target="_blank" title="">Havuç Resimleri V17072024022017-N11.jpg</a> (Dosya Boyutu: 155.09 KB / İndirme Sayısı: 146)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Havucun Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Havuç Nedir</span></span><br />
<br />
Havuç (Daucus carota), maydanozgiller (Apiaceae) familyasından, koni biçimindeki etli kökü için sebze olarak yetiştirilen iki yıllık otsu bir kültür bitkisi.<br />
<br />
Türkçede yörelere göre gelinparmağı, pürçüklü, balkamış, deper otu, yerebatan, yer otu, yerekaçan, kızıl ot gibi değişik isimlerle kullanılır.<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yayılımı</span></span><br />
<br />
Hem yazılı tarih hem de moleküler genetik araştırmalar havucun Orta Asya kökenli olduğunu göstermektedir.[1] Akdeniz ülkelerinde, Afrika'da, Avustralya'da, Yeni Zelanda'da ve Amerika'da çok yaygın olan bir sebzedir. 60 kadar türü bilinmektedir [kaynak belirtilmeli].<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Türleri</span></span><br />
<br />
En yaygın olan türleri Daucus sativus, Daucus carota'dır<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Havucun besin değeri</span></span><br />
<br />
Havucun içeriğinde bulunan su %86-95 arasında değişiklik göstermektedir. Bir kısmı ise %10 karbonhidrattan oluşmaktadır. 100 gram havuç için besin değerleri şu şekilde sıralanabilir:<br />
<br />
    Kalori: 41<br />
    Su: %88<br />
    Protein: 0.9 gram<br />
    Karbonhidrat: 9.6 gram<br />
    Şeker: 4.7 gram<br />
    Lif: 2.8 gram<br />
    Yağ: 0.2 gram<br />
<br />
Vitamin ve mineral kaynağı olan havuç, potasyum, A vitamini, biotin ve B6 içermektedir. Beta karoteni A vitaminine dönüştüren havuç, bağışıklık için önemli bir besin kaynağıdır. Büyüme ve gelişme çağında tüketilmesi önerilmektedir. Aynı zamanda göz sağlığını da destekler. K1 vitamini barındıran havuç, kan pıhtılaşmasını sağlayarak kemik sağlığını geliştirmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Havuçta Hangi Vitaminler Bulunur?</span></span><br />
<br />
Havuç özellikle karoten bileşiği ile A vitamini takviyesi için önemli kabul edilir. Karoten, A vitaminin öncüsüdür. Havuçtaki karotenlerin çoğunluğu beta-karotendir. C vitamini, K vitamini ve E vitamini de barındırır. Havucun faydaları lutein, zeaksantin gibi bileşiklerden de gelir. 80 gram çiğ havuç şunları içerir:<br />
<br />
    27 kalori<br />
    0.4 gr protein<br />
    0.3 gr yağ<br />
    6.2 gr karbonhidrat<br />
    3.1 gr lif<br />
    142 mg potasyum<br />
    2 mg C vitamini<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Havuç Nelere İyi Gelir?</span></span><br />
<br />
Havuç, yemeklerde en sık kullandığımız kök sebzelerden biridir. Rengiyle salataları renklendiren, tadıyla yemekleri lezzetlendirir. Havuç ayrıca çocukluğumuzdan beri hep “Gözlerin için havuç yemelisin” sözüyle büyüdüğümüz bir sebze. Peki göz sağlığı için havucun faydalı olduğu gerçeği ne kadar doğru? Havucun vitamin, mineral ve antioksidanlarla sayısız faydası olduğu kanıtlandı. Apiaceae ailesinden gelen bu kök sebze, hem çiğ hem de pişmiş şekilde sıklıkla tüketilir. Bazı bölgelerde bitki kısmı bile salatalarda yenir. Bu çok yönlü sebzenin faydalarına geçmeden önce besin değerlerinden bahsedelim.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Havucun Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Havucun faydaları ile ilgili mutlaka pek çok bilgiyi duymuşsunuzdur. Havucun cilde faydaları ya da havucun beyne faydaları konusuna geçmeden havucun göze faydaları konusundan başlayalım. Havucun sağlığa faydaları şöyle özetlenebilir:<br />
<br />
Göz Sağlığı: Havucun en çok bilinen faydası göz sağlığına katkısıdır. Turuncu rengini beta-karoten içeriğinden alan bu sebze, kornea sağlığınızı geliştirerek yaşa bağlı gelişen sarı nokta hastalığının önlenmesinde önemli bir rol oynar. Lutein ve zeaksantin antioksidanları retina ve merceği koruyarak göz sağlığınızı iyileştirir. Turuncu havucun faydaları sadece bununla sınırlı değildir. A vitamini eksikliği sonucu gelişen kseroftalmiye karşı da bir tedbir olabilen havuç bu sayede gece körlüğü, görme kaybı gibi risklerine karşı destektir. Özellikle A vitamini eksikliği çocuklarda körlüğün temel nedenlerinden biridir.<br />
<br />
Bağışıklık Sistemi: Genellikle kış gelip virüsler yayıldığında bağışıklık sistemimizi hatırlarız. A vitamini bağışıklık sisteminin güçlenmesinde önemlidir. Çünkü A vitamini, bağışıklığa yardımcı beyaz kan hücreleri olan T hücrelerini destekler. A vitamini, mikroplara karşı bir bariyer görevi gören mukoza zarlarının oluşmasında etkilidir. Bağışıklık deyince akla hemen C vitamini gelir. C vitamini hem bağışıklık sistemini kuvvetlendirir hem de iyileşmeyi hızlandırır.<br />
<br />
Cilt Sağlığı: Havucun cilde faydaları yine beta-karoten özelliğinden gelir. Beta-karoten cildi UV radyasyonunun verdiği zarardan korumaya çalışır. Akne, dermatit ve döküntülü cilt hastalıklarında tedaviye yardımcı bir roldedir. Karoten içeriği sayesinde ciltteki yara ve lekelerin iyileşmesine yardımcı olur. Retinol, biotin ve likopen karotenleri havucu cilt bakımından sağlıklı bir sebze yapar.<br />
<br />
Beyin Sağlığı: Havuçta bulunan luteolin beyin sağlığını korumak için önemlidir. Havuç hafızanızı güçlü tutarken bilişsel gerilmeyi önlemeye yardımcı olur.<br />
<br />
Kalp Sağlığı: Kalp sağlığını korumada sebze ağırlıklı beslenmenin ne kadar önemli olduğunu bilmeyen yoktur. Sarı-kırmızı-turuncu sebzelerin kalp hastalıklarıyla savaşmadaki gücü kanıtlanmıştır. Kardiyovasküler hastalıklar ve hipertansiyona karşı koruyucu bir rol üstlenen havuç, kolesterolü düşürmede de etkili olabilir. Havuçta bulunan potasyum, vücuttaki fazla sodyumun atılmasını sağlar.<br />
<br />
Sindirim Sistemi: Havucun prebiyotik bir rolü olduğu ve bu sayede de bağırsaklardaki yararlı bakterileri beslediği bilinmektedir. Diyet lifi ve karotenleri bol bir sebze olarak havuç, kısa ve uzun vadeli sindirim sağlığı açısından önemlidir. Kolorektal kanserlere karşı koruyan lifler, bağırsakların düzenli çalışmasını sağlayarak bağırsak sağlığınızı geliştirir. Çiğ havucun faydaları bu noktada fazla görülür. Çünkü pişmiş havuç, az miktarda da olsa çiğ havuca göre lif kaybeder.<br />
<br />
Kan Şekeri: Havuç diğer sebzelere göre yüksek şeker içeriği ile bilinir. Ancak havuç aynı zamanda anti-diyabetiktir. Patates, ekmeğe göre daha düşük glisemik indeksli olan havuç, sağlıklı bir atıştırmalık olarak tercih edilebilir. Hatta çiğ havuç veya az pişmiş havuç, pişmiş havuca göre daha düşük indekslidir. Diyet lifi havucu düşük glisemik indeksli bir sebze yapar. Kan şekerinin düzenlenmesi için önemlidir. Ayrıca tip 2 diyabete karşı yüksek lifli beslenmek iyi bir önlemdir.<br />
<br />
Kilo Kontrolü: Havuç gibi kalorisi düşük, lifi ve su oranı yüksek sebzeler, doygunluk hissi vermekte son derece başarılıdır. Havucun yapısı, lifi ve suyu sayesinde çabuk doyduğunuzu düşünürsünüz.<br />
<br />
İnflamasyon: Turuncu havuç en yaygın olarak tüketilen havuç türüdür. Ancak kırmızı, sarı, beyaz, siyah veya kara, mor havuç da mevcuttur. Renklerine göre havucun faydaları da değişkenlik gösterir. Mor havucun faydaları içeriğindeki antosiyanin bileşiği sayesinde öne çıkar. Antosiyanin, antioksidan gibi çalışan bir karotenoiddir. Bu bileşik, serbest radikallerle savaşırken iltihaplanmayı da engeller. Özellikle Alzheimer, artrit ve kalp sağlığı ile ilgili kronik hastalıklarda inflamasyonla mücadele önemlidir. Siyah havucun faydaları fenolik bileşikler sayesinde dikkat çekerken, turuncu havucun faydaları alfa ve beta-karoten bileşiklerinden gelir. Kırmızı havucun faydaları ise likopen zenginliğindendir.<br />
<br />
Kanser Karşıtı: Antioksidan zengini havuç, serbest radikallerle savaşmada etkili kabul edilir. Serbest radikallerin vücutta uzun vadede kanser ve kardiyovasküler hastalıklar gibi sağlık sorunlarına götüren oksidatif strese yol açtığı bilinir. Havuç gibi antioksidan sebze ve meyvelere beslenmenizde yer verirseniz sağlığınıza büyük bir yatırım yapmış olursunuz.<br />
<br />
Hamilelik: Gebelikte havucun faydaları dikkat çeker. Çünkü havuç, güçlü beta-karoten ve vitaminler içerir. Kalsiyum açısından da hamilelerin havuç tüketmesi önemlidir. Hem anne adayının hem de bebeğin bağışıklığı için havuç tercih edilebilecek bir besindir. Hamilelikte havucun faydaları daha çok havuç suyu ile birlikte anlatılır. Ancak her zaman havucun sadece suyu değil, kendisi tüketilmelidir. Hamilelikte çokça ihtiyaç duyulan A vitamininin bir kısmını havuçtan alabilirsiniz. Hem enfeksiyonlarla savaşmada hem de sütünüzün kalitesinin artmasında iyi olacaktır. Ayrıca gebelik diyabetine karşı da kan şekerinizin regüle edilmesinde ve diyabetin önlenmesinde havuçtan yararlanabilirsiniz. Havuçtaki fosfor da gebelikte yaşanan krampları önlemede kasların düzgün çalışmasına yardımcı olur. Yine hamilelikte sıklıkla yaşanan kabızlık şikayetlerinin de hafifletilmesi için lif zengini havucu tüketebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Havuç Nasıl Tüketilebilir?</span></span><br />
<br />
Havuç pişirildiğinde besin değerleri değişen bir sebzedir. Çiğ havuçta C vitamini fazlayken, pişmiş havuçta beta-karoten daha fazladır. Öte yandan havuçta bulunan A vitamini, yağda çözünen bir vitamin olduğu için hafif pişirilmeyle daha çok öne çıkar.<br />
<br />
Kilo vermeye çalışıyorsanız çiğ havucu tercih edin. Çünkü havuç piştiğinde su ve lif kaybına uğrayacaktır. Havucu ne ile birlikte pişireceğinize de dikkat edin. Patates gibi bir karbonhidrat ile pişirmeniz kilo vermeye çalışıyorsanız doğru bir tercih olmaz. Limonlu bir havuç salatası hem kilo verme hem de C vitamini açısından daha iyi bir tercih olacaktır.<br />
<br />
Havucu pişirmek istiyorsanız da kızartmak veya kaynatmak yerine buharda pişirmeyi tercih edin. Bu sayede vitamin ve minerallerini daha çok korumuş olursunuz. Havucu tüketmenin en sağlıklı yolu çiğ ve buharda pişirmedir.<br />
<br />
Havuç ile çeşitli salatalar yapabilirsiniz. Lahana ile birlikte hazırlayacağınız bol limonlu salata sizi mutlu edebilir.<br />
<br />
Yulaf ile birlikte de havuç tüketebilirsiniz.<br />
<br />
Hazırladığınız smoothie’lerinize havuç ekleyebilirsiniz.<br />
<br />
Yaptığınız humusunuza havuç batırıp yiyebilirsiniz.<br />
<br />
Havucunuzu fırında biraz zeytinyağı, karabiber, tuz ve dilediğiniz baharat ilavesiyle pişirebilirsiniz.<br />
<br />
Havucu çok yememeye özen gösterin. Bol diyet lifi almak için aşırı tükettiğinizde şişkinlik, kabızlık ve mide-bağırsak sorunları yaşayabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Havuç tüketmenin riskleri nelerdir?</span></span><br />
<br />
Her besinde olduğu gibi havuç tüketimi de toksik bir etkiye sebep olabilir. Havuç, sedef hastalığı ya da akne tedavisi için kullanılan ilaçlarla etkileşime girebilmektedir. Bu kişilerin uzman doktordan görüş alarak havuç tüketmesi önemli olmaktadır. Bazı kişilerin havuca karşı alerjisi olabilir. Bu da boğazda şişme ya da solunum sorunlarına yol açabilir. Ciddi bir alerjik reaksiyon yaşamamak için mutlaka havuca alerjiniz olup olmadığını öğrendikten sonra tüketime karar vermeniz gerekmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Havuç nasıl saklanır?</span></span><br />
<br />
Havuç, diyetlerde en çok tüketilen besin olarak bilinmektedir. Suda iyice yıkadığınız havuçları, soyarak tüketmek mümkündür. Taze havuçlar bütün şekilde buzdolabında birkaç hafta saklanabilmektedir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak</span></span><br />
<br />
Wikipedia<br />
memorial.com.tr<br />
acibadem.com.tr<br />
<br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=146076" target="_blank" title="">Havuç Resimleri V17072024022017-N11.jpg</a> (Dosya Boyutu: 155.09 KB / İndirme Sayısı: 146)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=146077" target="_blank" title="">Havuç Resimleri V17072024021729-N10.jpg</a> (Dosya Boyutu: 184.08 KB / İndirme Sayısı: 151)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=146078" target="_blank" title="">Havuç Resimleri V17072024021733-N9.jpg</a> (Dosya Boyutu: 164.62 KB / İndirme Sayısı: 152)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=146079" target="_blank" title="">Havuç Resimleri V17072024021924-N5.jpg</a> (Dosya Boyutu: 181.99 KB / İndirme Sayısı: 144)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Patates ve Patatesin Faydaları Nelerdir?]]></title>
			<link>https://xn--rait-65a.tunca.at/showthread.php?tid=28967</link>
			<pubDate>Wed, 17 Jul 2024 02:11:39 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://xn--rait-65a.tunca.at/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://xn--rait-65a.tunca.at/showthread.php?tid=28967</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=146064" target="_blank" title="">Patates Resimleri V17072024015746-N2.jpg</a> (Dosya Boyutu: 170.26 KB / İndirme Sayısı: 152)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Patates ve Patatesin Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Patates Nedir?</span></span><br />
<br />
Patates büyük küçük pek çok kişinin en sevdiği sebzelerden biridir. Bazıları için patates püresi en sevilen yemeklerden iken bazıları için patates salatası en lezizidir. Tabii patates kızartması çocukluktan beri patatesin en çok iştah ile yenilen şeklidir. Patatesin doğru tüketildiğinde faydalı olan bir sebze olduğunu anlatmaya başlamadan önce bu besin ve türlerinden bahsedelim.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Patates Türleri Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Bilimsel adı Solanum tuberosum olan patates Güney Amerika kıtasına özgü bir sebzedir. Peru ve Bolivya’daki And Dağları’ndan geldiği tahmin edilen patatesin İnka yerlileri tarafından yetiştirildiği bilinir. 1500’lü yıllarda Avrupa kıtasına taşınmıştır. Çok yönlü bir sebze olan patatesin son yıllarda mor patates gibi farklı çeşitleri tüketilmeye başlandı. Patates aslında 3 türe ayrılabilir:<br />
<br />
    Nişastalı Patates: Bu patates türünün nişasta içeriği yüksektir. Kolay ezilen bu patates türü püre olarak kullanıma uygundur. Russet, Jewel Yam, Japon tatlı patatesi ve Hannah tatlı patatesi bu kategoridedir.<br />
    Mumlu Patates: Nişasta oranı düşük olan bu tür, güveç ve salata gibi yemeklerde kullanılabilir. Rose Finn Apple, Melody Patates, Russian Banana, Red Thumb, Ratte Patates bu kategoridedir.<br />
    Çeşitli Patates: Bu kategorideki patatesler ne nişastalılar kadar çok nişasta içerir ne de mumlular kadar az nişasta içerir. Çok yönlü olup farklı yemeklerde farklı şekillerde kullanılırlar. Beyaz ve Sarı Patates, Red Gold, Türkiye’de mor patates olarak bilinen Purple Majesty, Norland Red, Yukon Gold bu kategoridedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Patatesin Besin Değeri</span></span><br />
<br />
Patatesin içerisindeki besin öğeleri, günlük alınması gereken birçok vitamin-minerali karşılayabilir. Ancak bu durum, patatesin nasıl pişirildiği ile doğru orantılıdır. Genel olarak patatesin içeriğinde bulunan besin öğelerinden bazıları ise şöyledir:<br />
<br />
    Protein<br />
    Lif<br />
    Kalsiyum<br />
    Demir<br />
    Magnezyum<br />
    Çinko<br />
    Potasyum<br />
    C vitamini<br />
    Quercetin<br />
    B6 vitamini<br />
    Niasin<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Patatesin Kabukları Yenir Mi?</span></span><br />
<br />
Patates kabukları, çoğu zaman kullanılmadan atılsa da yüksek miktarda antioksidan oranına sahiptir. Patatesin kabukları, patatesin kendisinden yaklaşık olarak 12 kat daha fazla antioksidan maddeler içerir. Patates kabuğu ayrıca, potasyum ve magnezyum kaynağıdır. Bu sebeple patates tüketileceği zaman kabuklarını kullanmak faydalı olabilir. Patatesin besin değerlerinden en iyi şekilde yararlanmak için sebzeyi kabuklu şekilde pişirmek daha doğru olacaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Tatlı Patatesin Besin Değerleri</span></span><br />
<br />
Tatlı patates, farklı şekillerde hazırlanan sağlıklı bir besin kaynağıdır. En iyi tüketme önerisi ise haşlama ve buharda pişirme olabilir. Genellikle; salatalarda, çorbalarda, pürelerde veya diğer sebzelerle birlikte çeşitli yemeklerde kullanılır. Tatlı patatesin içeriğinde bulunan besin değerlerinden bazıları ise şunlardır:<br />
<br />
    Vitamin A<br />
    Vitamin C<br />
    Demir<br />
    Magnezyum<br />
    Bakır<br />
    Potasyum<br />
    Fosfor<br />
    B5 ve B6 vitaminleri<br />
    Biotin<br />
    Lif<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Patatesin Faydaları</span></span><br />
<br />
Patates, dünyanın birçok farklı ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de bolca yetiştirilen besinlerden biridir. İyi bir lif kaynağı olduğu için yüksek doyuruculuk oranına sahiptir. Patates ayrıca, yüksek kaliteli bir protein kaynağıdır. Patatesin faydaları incelendiğinde öne çıkan maddelerden bazıları ise şunlardır:<br />
<br />
    Sindirim Sağlığı: Patatesin içeriğindeki lifler, diğer sebzelerdeki liflere oranla vücutta daha yüksek çözünebilme özelliğine sahiptir. Patates lifleri ayrıca, bağırsak sağlığı için yararlı olan probiyotik görevi görür. Lifler, kabızlık ve hassas bağırsak sendromunu önlemede fayda sağlayabilir.<br />
    Hastalıkları Önleme: Patates, antioksidan bakımından zengin bir sebzedir. Antioksidanlar, vücuda giren serbest radikallerin hücrelere zarar vermesini engelleyebilir. Patatesi düzenli tüketmek, antioksidan etki sayesinde kalp hastalığı ve bakteriyel hastalıkların riskini azaltmaya yardımcı olabilir.<br />
    Kan Basıncını Dengeleme: Patates, iyi bir potasyum kaynağıdır. Potasyum açısından zengin beslenmek ise kan basıncını düşürmeye, kalp sağlığını korumaya ve felç riskini azaltmaya yardımcı olabilir.<br />
    Kemik Sağlığı: Patatesteki demir, fosfor, kalsiyum, magnezyum, çinko gibi elementler; kemik yapısının oluşturulması ve kemik sağlığının korunması için fayda sağlayabilir.<br />
    Kalp Sağlığı: Patatesin içinde kalp sağlığı için gerekli olan; lif, potasyum, C vitamini ve B6 vitamini gibi değerli maddeler bulunur. Bu maddeler, kalp sağlığının korunmasını destekleyerek çeşitli kalp hastalıklarının görülme riskini azaltabilir.<br />
    İnflamatuar (İyileştirici) Etki: Patateste bulunan kolin, vücutta inflamatuar etki yaparak bir enfeksiyon veya tahriş durumunda hızlı iyileşmeye yardımcı olabilir. Kolin ayrıca, vücutta hücre yapısını korumak ve sinir uyarılarının iletilmesini sağlamak gibi faydalar sağlayabilir.<br />
    Kanser Riskinden Koruma: Patateste yüksek düzeyde bulunan folat, DNA sentezinde ve onarımında önemli rollere sahiptir. Patates, bu özelliğiyle düzenli tüketildiğinde birçok kanser türünün oluşma riskininin önüne geçilmesinde fayda sağlayabilir.<br />
    Besleyici Özellik: Patateste önemli oranda lif bulunur. Lifler, sindirim sisteminde hacim artırıcı görev üstlenir. Bu sebeple, tokluk hissi artar ve daha uzun süre boyunca fazla kalori tüketme durumu azalabilir.<br />
    Metabolizma Sağlığı: Patates, içeriğindeki B6 vitamini sayesinde enerji metabolizmasına katkı sağlayabilir.<br />
    Cilt Sağlığı: Patatesteki C vitamini ve kolajen, genel cilt dokusunu iyileştirmeye yardımcı olabilir.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Haşlanmış Patatesin Faydaları</span></span><br />
<br />
Haşlanmış patates faydaları incelendiğinde öne çıkan özelliğin, patatesin besin değerlerinde azalma olmamasıdır. Patatesin haşlanarak tüketilmesi, glisemik indeks (besinlerin kan şekerine etkisi) bakımından da iyi bir etkiye sahiptir. Haşlama işlemi, patatesin kimyasal yapısını değiştirir ve içerisindeki nişasta oranını düşürür. Patatesi bu şekilde tüketmek, daha iyi bir sindirim için fayda sağlayabilir. Haşlanmış patates ayrıca, kan şekerinin ani yükselmesinin önüne geçmeye de yardımcı olabilir. Haşlanmış patates suyunun faydaları ise kabızlık ve bazı sindirim sorunlarının düzeltilmesinde katkı sağlamak olarak sayılabilir.<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Patates Suyunun Faydaları</span></span><br />
<br />
Patates suyunun faydalarından yararlanmak için patatesi pişirmeden suyunu sıkmak gerekir. Patatesi çiğ olarak kullanmak, özellikle gastrit ve mide rahatsızlıkları için fayda sağlayabilir. Çiğ patates geleneksel olarak; artrit (eklem iltihabı), çıban, yanık, enfeksiyon durumlarında ve bazı göz rahatsızlıklarında kullanılabilir. Çiğ patates kabuğu ise çay olarak tüketildiğinde, vücuttaki ödemi yatıştırmaya yardımcı olabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Patates Tüketirken Dikkat Edilmesi Gerekenler</span></span><br />
<br />
Patates; hem lezzeti hemde herkesin alabileceği ekonomik bir sebze olması nedeniyle çoğu insan tarafından severek tüketilir. Ancak, pişirme yöntemleri ve kullanılan soslar patatesin besin değerlerini olumsuz yönde etkileyebilir. Sağlıksız olabilecek bazı tüketim yöntemleri, ayrıca sağlık sorunlarına da yol açabilir. Örneğin, fast food yemek firmalarında kızartılmış olarak satılan patates, normalden çok daha fazla yağ ve kalori oranına sahiptir. Bu sebeple, patatesi haşlama veya fırında pişirerek tüketmek daha sağlıklı bir tercih olabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Patates Şeker Hastalığını Tetikler Mi?</span></span><br />
<br />
Patates, başlı başına şeker hastalığına sebep olmaz. Yalnızca altta yatan genetik yatkınlıklar ve obezite durumunda çok fazla patates tüketmek, şeker hastalığı riskini yükseltebilir. Ancak, bu riskin görülebilmesi için yukarıda belirtilen risk grubundaki kişilerin normalden çok daha fazla patates tüketmesi gerekir. Patatesle ilişkilendirilen şeker hastalığı riskine ayrıca patatesin nasıl hazırlandığı ve günün hangi saatinde yenildiği gibi faktörler de etki edebilir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Patates Nasıl Tüketilmelidir?</span></span><br />
<br />
Patatesin sağlığa fayda sağlaması için doğru tüketilmesi gerekir. Bu doğru tüketimde pişirme önemli rol oynar. Buharda pişirilmiş patates, patates fırın, patates yemeği gibi patatesi sağlıklı bir şekilde tüketebileceğiniz yemeklerdir.<br />
<br />
Yağsız olmasına rağmen nişasta içeriği patatesi, doğru tüketilmediğinde ‘sağlıklı besin’ kategorisinden çıkarıp ‘sağlıksız’ kılabilir. Çünkü patates kan şekerini hızlı yükseltebilir. Doğru bir pişirme yöntemiyle birlikte ölçülü tüketmek önemlidir.<br />
<br />
Patates haşlama, kaynatma esnasında bazı minerallerin kaybolacağı endişesiyle uzun süreli olmamalıdır. Patatesi haşlayacaksınız soymadan pişirip, ocaktan aldıktan sonra soyun. Kızartıldığında da C vitamini özelliğinin yüzde 75’ini kaybeder.<br />
<br />
Patatesin yüzeyinde çıkan filizleri gördüğünüzde patatesi tüketmeyin. Çünkü bu nişastanın şekere dönüştüğünü gösterir. Ayrıca kanserojen olabilir. Böyle olmaması için patatesleri karanlık ve serin bir yerde saklayın.<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Patatesin Zararı Var Mıdır?</span></span><br />
<br />
Patatesin bilinen ve kanıtlanmış herhangi zararı yoktur. Gıda olarak kullanıldığında GRES (genel olarak güvenli) kategorisinde bulunur. Ancak, şiddetli böbrek fonksiyonu bozukluğu olan kişilerde, aşırı tüketildiğinde hiperkalemiye (potasyum yüksekliği) neden olabileceği düşünülmektedir. Patates bu durumlara ek olarak; çürümüş, filizlenmiş veya yanmış olarak tüketilirse toksik etki yaratabilir ve karın ağrısı, ishal, kusma gibi bazı komplikasyonlara yol açabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Patates Nasıl Saklanır?</span></span><br />
<br />
Patates, kuru ve serin bir ortamda saklanıldığında uzun süre dayanıklı olabilen bir sebzedir. Patatesin en iyi saklama koşulu, 7-10 derece olan bir ortamdır. Patatesler direk güneş ışığına bırakıldığında filizlenir ve çürür. Buzdolabında saklandığında ise içerisindeki nişasta, şekere dönüşür. Patatesler ayrıca, soğanla aynı yerde bulunduğunda da daha hızlı çürüyebilir. Bu sebeplerle, belirtilen sıcaklık ve koşullarda saklanması uzun süre çürümeden korunabilmesini olanaklı hale getirir.<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Patates tüketmenin riskleri nelerdir?</span></span><br />
<br />
    Yeşil görünümlü patatesler zehirli olabilmektedir. Patates, solanin, chaconine ve arsenik gibi alkaloidler içerebildiğinden vücudu zehirleme ihtimali olmaktadır.<br />
    Patatesi haşlamak yerine kızartmayı tercih etme sağlık açısından zararlara neden olabilir. Bu durum ilerde obezite ya da diyabet gibi hastalıkların ortaya çıkmasında etkilidir.<br />
    Kronik böbrek hastalığı ya da diyalize girenlerin patates tüketmemeleri tavsiye edilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Patateste bulunan besin kaybını azaltmamak için ipuçları</span></span><br />
<br />
    Patatesin dış kabuğu besin kaybını önlemede etkilidir. Kabuğun altındaki protein ve mineral içeriği yüksek olmaktadır. Bu yüzden patatesi soyarak pişirirseniz bu besin değerlerini de kaybetmiş olursunuz.<br />
    Patates kızartıldığında içerisindeki C vitaminin %75’i kaybolmaktadır. Bu yüzden farklı bir pişirme tekniği deneyerek patatesin içerisindeki besin değerini koruyabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak</span></span><br />
<br />
medicalpark.com.tr<br />
acibadem.com.tr<br />
memorial.com.tr<br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=146064" target="_blank" title="">Patates Resimleri V17072024015746-N2.jpg</a> (Dosya Boyutu: 170.26 KB / İndirme Sayısı: 152)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=146065" target="_blank" title="">Patates Resimleri V17072024015753-N8.jpg</a> (Dosya Boyutu: 182.72 KB / İndirme Sayısı: 151)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=146066" target="_blank" title="">Patates Resimleri V17072024015913-N6.jpg</a> (Dosya Boyutu: 188.87 KB / İndirme Sayısı: 147)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=146067" target="_blank" title="">Patates Resimleri V17072024015917-N1.jpg</a> (Dosya Boyutu: 201.77 KB / İndirme Sayısı: 142)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=146064" target="_blank" title="">Patates Resimleri V17072024015746-N2.jpg</a> (Dosya Boyutu: 170.26 KB / İndirme Sayısı: 152)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Patates ve Patatesin Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Patates Nedir?</span></span><br />
<br />
Patates büyük küçük pek çok kişinin en sevdiği sebzelerden biridir. Bazıları için patates püresi en sevilen yemeklerden iken bazıları için patates salatası en lezizidir. Tabii patates kızartması çocukluktan beri patatesin en çok iştah ile yenilen şeklidir. Patatesin doğru tüketildiğinde faydalı olan bir sebze olduğunu anlatmaya başlamadan önce bu besin ve türlerinden bahsedelim.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Patates Türleri Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Bilimsel adı Solanum tuberosum olan patates Güney Amerika kıtasına özgü bir sebzedir. Peru ve Bolivya’daki And Dağları’ndan geldiği tahmin edilen patatesin İnka yerlileri tarafından yetiştirildiği bilinir. 1500’lü yıllarda Avrupa kıtasına taşınmıştır. Çok yönlü bir sebze olan patatesin son yıllarda mor patates gibi farklı çeşitleri tüketilmeye başlandı. Patates aslında 3 türe ayrılabilir:<br />
<br />
    Nişastalı Patates: Bu patates türünün nişasta içeriği yüksektir. Kolay ezilen bu patates türü püre olarak kullanıma uygundur. Russet, Jewel Yam, Japon tatlı patatesi ve Hannah tatlı patatesi bu kategoridedir.<br />
    Mumlu Patates: Nişasta oranı düşük olan bu tür, güveç ve salata gibi yemeklerde kullanılabilir. Rose Finn Apple, Melody Patates, Russian Banana, Red Thumb, Ratte Patates bu kategoridedir.<br />
    Çeşitli Patates: Bu kategorideki patatesler ne nişastalılar kadar çok nişasta içerir ne de mumlular kadar az nişasta içerir. Çok yönlü olup farklı yemeklerde farklı şekillerde kullanılırlar. Beyaz ve Sarı Patates, Red Gold, Türkiye’de mor patates olarak bilinen Purple Majesty, Norland Red, Yukon Gold bu kategoridedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Patatesin Besin Değeri</span></span><br />
<br />
Patatesin içerisindeki besin öğeleri, günlük alınması gereken birçok vitamin-minerali karşılayabilir. Ancak bu durum, patatesin nasıl pişirildiği ile doğru orantılıdır. Genel olarak patatesin içeriğinde bulunan besin öğelerinden bazıları ise şöyledir:<br />
<br />
    Protein<br />
    Lif<br />
    Kalsiyum<br />
    Demir<br />
    Magnezyum<br />
    Çinko<br />
    Potasyum<br />
    C vitamini<br />
    Quercetin<br />
    B6 vitamini<br />
    Niasin<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Patatesin Kabukları Yenir Mi?</span></span><br />
<br />
Patates kabukları, çoğu zaman kullanılmadan atılsa da yüksek miktarda antioksidan oranına sahiptir. Patatesin kabukları, patatesin kendisinden yaklaşık olarak 12 kat daha fazla antioksidan maddeler içerir. Patates kabuğu ayrıca, potasyum ve magnezyum kaynağıdır. Bu sebeple patates tüketileceği zaman kabuklarını kullanmak faydalı olabilir. Patatesin besin değerlerinden en iyi şekilde yararlanmak için sebzeyi kabuklu şekilde pişirmek daha doğru olacaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Tatlı Patatesin Besin Değerleri</span></span><br />
<br />
Tatlı patates, farklı şekillerde hazırlanan sağlıklı bir besin kaynağıdır. En iyi tüketme önerisi ise haşlama ve buharda pişirme olabilir. Genellikle; salatalarda, çorbalarda, pürelerde veya diğer sebzelerle birlikte çeşitli yemeklerde kullanılır. Tatlı patatesin içeriğinde bulunan besin değerlerinden bazıları ise şunlardır:<br />
<br />
    Vitamin A<br />
    Vitamin C<br />
    Demir<br />
    Magnezyum<br />
    Bakır<br />
    Potasyum<br />
    Fosfor<br />
    B5 ve B6 vitaminleri<br />
    Biotin<br />
    Lif<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Patatesin Faydaları</span></span><br />
<br />
Patates, dünyanın birçok farklı ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de bolca yetiştirilen besinlerden biridir. İyi bir lif kaynağı olduğu için yüksek doyuruculuk oranına sahiptir. Patates ayrıca, yüksek kaliteli bir protein kaynağıdır. Patatesin faydaları incelendiğinde öne çıkan maddelerden bazıları ise şunlardır:<br />
<br />
    Sindirim Sağlığı: Patatesin içeriğindeki lifler, diğer sebzelerdeki liflere oranla vücutta daha yüksek çözünebilme özelliğine sahiptir. Patates lifleri ayrıca, bağırsak sağlığı için yararlı olan probiyotik görevi görür. Lifler, kabızlık ve hassas bağırsak sendromunu önlemede fayda sağlayabilir.<br />
    Hastalıkları Önleme: Patates, antioksidan bakımından zengin bir sebzedir. Antioksidanlar, vücuda giren serbest radikallerin hücrelere zarar vermesini engelleyebilir. Patatesi düzenli tüketmek, antioksidan etki sayesinde kalp hastalığı ve bakteriyel hastalıkların riskini azaltmaya yardımcı olabilir.<br />
    Kan Basıncını Dengeleme: Patates, iyi bir potasyum kaynağıdır. Potasyum açısından zengin beslenmek ise kan basıncını düşürmeye, kalp sağlığını korumaya ve felç riskini azaltmaya yardımcı olabilir.<br />
    Kemik Sağlığı: Patatesteki demir, fosfor, kalsiyum, magnezyum, çinko gibi elementler; kemik yapısının oluşturulması ve kemik sağlığının korunması için fayda sağlayabilir.<br />
    Kalp Sağlığı: Patatesin içinde kalp sağlığı için gerekli olan; lif, potasyum, C vitamini ve B6 vitamini gibi değerli maddeler bulunur. Bu maddeler, kalp sağlığının korunmasını destekleyerek çeşitli kalp hastalıklarının görülme riskini azaltabilir.<br />
    İnflamatuar (İyileştirici) Etki: Patateste bulunan kolin, vücutta inflamatuar etki yaparak bir enfeksiyon veya tahriş durumunda hızlı iyileşmeye yardımcı olabilir. Kolin ayrıca, vücutta hücre yapısını korumak ve sinir uyarılarının iletilmesini sağlamak gibi faydalar sağlayabilir.<br />
    Kanser Riskinden Koruma: Patateste yüksek düzeyde bulunan folat, DNA sentezinde ve onarımında önemli rollere sahiptir. Patates, bu özelliğiyle düzenli tüketildiğinde birçok kanser türünün oluşma riskininin önüne geçilmesinde fayda sağlayabilir.<br />
    Besleyici Özellik: Patateste önemli oranda lif bulunur. Lifler, sindirim sisteminde hacim artırıcı görev üstlenir. Bu sebeple, tokluk hissi artar ve daha uzun süre boyunca fazla kalori tüketme durumu azalabilir.<br />
    Metabolizma Sağlığı: Patates, içeriğindeki B6 vitamini sayesinde enerji metabolizmasına katkı sağlayabilir.<br />
    Cilt Sağlığı: Patatesteki C vitamini ve kolajen, genel cilt dokusunu iyileştirmeye yardımcı olabilir.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Haşlanmış Patatesin Faydaları</span></span><br />
<br />
Haşlanmış patates faydaları incelendiğinde öne çıkan özelliğin, patatesin besin değerlerinde azalma olmamasıdır. Patatesin haşlanarak tüketilmesi, glisemik indeks (besinlerin kan şekerine etkisi) bakımından da iyi bir etkiye sahiptir. Haşlama işlemi, patatesin kimyasal yapısını değiştirir ve içerisindeki nişasta oranını düşürür. Patatesi bu şekilde tüketmek, daha iyi bir sindirim için fayda sağlayabilir. Haşlanmış patates ayrıca, kan şekerinin ani yükselmesinin önüne geçmeye de yardımcı olabilir. Haşlanmış patates suyunun faydaları ise kabızlık ve bazı sindirim sorunlarının düzeltilmesinde katkı sağlamak olarak sayılabilir.<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Patates Suyunun Faydaları</span></span><br />
<br />
Patates suyunun faydalarından yararlanmak için patatesi pişirmeden suyunu sıkmak gerekir. Patatesi çiğ olarak kullanmak, özellikle gastrit ve mide rahatsızlıkları için fayda sağlayabilir. Çiğ patates geleneksel olarak; artrit (eklem iltihabı), çıban, yanık, enfeksiyon durumlarında ve bazı göz rahatsızlıklarında kullanılabilir. Çiğ patates kabuğu ise çay olarak tüketildiğinde, vücuttaki ödemi yatıştırmaya yardımcı olabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Patates Tüketirken Dikkat Edilmesi Gerekenler</span></span><br />
<br />
Patates; hem lezzeti hemde herkesin alabileceği ekonomik bir sebze olması nedeniyle çoğu insan tarafından severek tüketilir. Ancak, pişirme yöntemleri ve kullanılan soslar patatesin besin değerlerini olumsuz yönde etkileyebilir. Sağlıksız olabilecek bazı tüketim yöntemleri, ayrıca sağlık sorunlarına da yol açabilir. Örneğin, fast food yemek firmalarında kızartılmış olarak satılan patates, normalden çok daha fazla yağ ve kalori oranına sahiptir. Bu sebeple, patatesi haşlama veya fırında pişirerek tüketmek daha sağlıklı bir tercih olabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Patates Şeker Hastalığını Tetikler Mi?</span></span><br />
<br />
Patates, başlı başına şeker hastalığına sebep olmaz. Yalnızca altta yatan genetik yatkınlıklar ve obezite durumunda çok fazla patates tüketmek, şeker hastalığı riskini yükseltebilir. Ancak, bu riskin görülebilmesi için yukarıda belirtilen risk grubundaki kişilerin normalden çok daha fazla patates tüketmesi gerekir. Patatesle ilişkilendirilen şeker hastalığı riskine ayrıca patatesin nasıl hazırlandığı ve günün hangi saatinde yenildiği gibi faktörler de etki edebilir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Patates Nasıl Tüketilmelidir?</span></span><br />
<br />
Patatesin sağlığa fayda sağlaması için doğru tüketilmesi gerekir. Bu doğru tüketimde pişirme önemli rol oynar. Buharda pişirilmiş patates, patates fırın, patates yemeği gibi patatesi sağlıklı bir şekilde tüketebileceğiniz yemeklerdir.<br />
<br />
Yağsız olmasına rağmen nişasta içeriği patatesi, doğru tüketilmediğinde ‘sağlıklı besin’ kategorisinden çıkarıp ‘sağlıksız’ kılabilir. Çünkü patates kan şekerini hızlı yükseltebilir. Doğru bir pişirme yöntemiyle birlikte ölçülü tüketmek önemlidir.<br />
<br />
Patates haşlama, kaynatma esnasında bazı minerallerin kaybolacağı endişesiyle uzun süreli olmamalıdır. Patatesi haşlayacaksınız soymadan pişirip, ocaktan aldıktan sonra soyun. Kızartıldığında da C vitamini özelliğinin yüzde 75’ini kaybeder.<br />
<br />
Patatesin yüzeyinde çıkan filizleri gördüğünüzde patatesi tüketmeyin. Çünkü bu nişastanın şekere dönüştüğünü gösterir. Ayrıca kanserojen olabilir. Böyle olmaması için patatesleri karanlık ve serin bir yerde saklayın.<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Patatesin Zararı Var Mıdır?</span></span><br />
<br />
Patatesin bilinen ve kanıtlanmış herhangi zararı yoktur. Gıda olarak kullanıldığında GRES (genel olarak güvenli) kategorisinde bulunur. Ancak, şiddetli böbrek fonksiyonu bozukluğu olan kişilerde, aşırı tüketildiğinde hiperkalemiye (potasyum yüksekliği) neden olabileceği düşünülmektedir. Patates bu durumlara ek olarak; çürümüş, filizlenmiş veya yanmış olarak tüketilirse toksik etki yaratabilir ve karın ağrısı, ishal, kusma gibi bazı komplikasyonlara yol açabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Patates Nasıl Saklanır?</span></span><br />
<br />
Patates, kuru ve serin bir ortamda saklanıldığında uzun süre dayanıklı olabilen bir sebzedir. Patatesin en iyi saklama koşulu, 7-10 derece olan bir ortamdır. Patatesler direk güneş ışığına bırakıldığında filizlenir ve çürür. Buzdolabında saklandığında ise içerisindeki nişasta, şekere dönüşür. Patatesler ayrıca, soğanla aynı yerde bulunduğunda da daha hızlı çürüyebilir. Bu sebeplerle, belirtilen sıcaklık ve koşullarda saklanması uzun süre çürümeden korunabilmesini olanaklı hale getirir.<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Patates tüketmenin riskleri nelerdir?</span></span><br />
<br />
    Yeşil görünümlü patatesler zehirli olabilmektedir. Patates, solanin, chaconine ve arsenik gibi alkaloidler içerebildiğinden vücudu zehirleme ihtimali olmaktadır.<br />
    Patatesi haşlamak yerine kızartmayı tercih etme sağlık açısından zararlara neden olabilir. Bu durum ilerde obezite ya da diyabet gibi hastalıkların ortaya çıkmasında etkilidir.<br />
    Kronik böbrek hastalığı ya da diyalize girenlerin patates tüketmemeleri tavsiye edilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Patateste bulunan besin kaybını azaltmamak için ipuçları</span></span><br />
<br />
    Patatesin dış kabuğu besin kaybını önlemede etkilidir. Kabuğun altındaki protein ve mineral içeriği yüksek olmaktadır. Bu yüzden patatesi soyarak pişirirseniz bu besin değerlerini de kaybetmiş olursunuz.<br />
    Patates kızartıldığında içerisindeki C vitaminin %75’i kaybolmaktadır. Bu yüzden farklı bir pişirme tekniği deneyerek patatesin içerisindeki besin değerini koruyabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak</span></span><br />
<br />
medicalpark.com.tr<br />
acibadem.com.tr<br />
memorial.com.tr<br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=146064" target="_blank" title="">Patates Resimleri V17072024015746-N2.jpg</a> (Dosya Boyutu: 170.26 KB / İndirme Sayısı: 152)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=146065" target="_blank" title="">Patates Resimleri V17072024015753-N8.jpg</a> (Dosya Boyutu: 182.72 KB / İndirme Sayısı: 151)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=146066" target="_blank" title="">Patates Resimleri V17072024015913-N6.jpg</a> (Dosya Boyutu: 188.87 KB / İndirme Sayısı: 147)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=146067" target="_blank" title="">Patates Resimleri V17072024015917-N1.jpg</a> (Dosya Boyutu: 201.77 KB / İndirme Sayısı: 142)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Turpun Faydaları Nelerdir?]]></title>
			<link>https://xn--rait-65a.tunca.at/showthread.php?tid=28965</link>
			<pubDate>Wed, 17 Jul 2024 01:41:30 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://xn--rait-65a.tunca.at/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://xn--rait-65a.tunca.at/showthread.php?tid=28965</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=146040" target="_blank" title="">Turp Resimleri V17072024011741-N4.jpg</a> (Dosya Boyutu: 206.48 KB / İndirme Sayısı: 152)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Turpun Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Turp, turpgiller familyasının üyesi olan bir sebze türü olarak kabul görür.<br />
<br />
Etli meyvesi olan ve genellikle beyaz bir renge sahip olan turpun faydaları insan sağlığı açısından büyük önem taşır.<br />
<br />
Beyaz renge sahip olduğu bilinen turpun farklı renkleri ve çeşitleri de bulunur. Turp özellikle Helenistik dönemde ve Roma döneminde sıklıkla tüketilen besinlerden birisi olarak bilinir.<br />
<br />
Turpun faydalarından yararlanmak için geçmiş dönemlerde de belirli bir miktar turp tüketimi gerçekleştirilirdi.<br />
<br />
Turp ile ilgili Helenistik dönemden öncesinde ise bir bilgi yoktur. Uzun kök yapısına sahip olan turplar pişirme içinde uygun olan sebzelerden birisi olarak bilinir.<br />
<br />
Genellikle silindir şeklinde olan turpun faydalarından yararlanmak için farklı tüketim yöntemlerini denemek mümkündür.<br />
<br />
Diploid bir tür olduğu bilinen turp, 18 kromozoma sahip bir sebzedir. Avrupa ülkelerinde ve Japonya'da yıl boyunca turp yetiştiği bilinir.<br />
<br />
Bunun nedeni ise bu bölgelerin varyete açısından zengin olmasıdır. Bu ülkelerde turpun yetişebilmesi için gerekli olan bütün özellikler bulunur.<br />
<br />
Turpun iyi yetişmesi için tam güneş altında olması ve iyi ışık alması gerekir. Aynı zamanda kumlu topraklar da turpun iyi yetişmesine imkân sunan diğer bir unsurdur. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Turp Çeşitleri Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Turpun bilinen ve net olarak bilinmeyen birçok farklı türü vardır. Bu turpların her birinin farklı sağlık problemlerine iyi geldiği hakkında bazı bilgiler bulunur.<br />
<br />
Günlük olarak yemeklerde tükettiğimiz turp türü kırmızı turp olarak bilinir. Kırmızı turpun faydaları da bulunur.<br />
<br />
Bu nedenle turp tüketimi oldukça önemlidir. Bunun haricinde ise beyaz turp ve kara turp gibi farklı türler de vardır.<br />
<br />
Turp kelimesi "raphanus sativus" kelimesinden türemiştir. Bu kelimenin Türkçe karşılığı ise kokan soğan olarak bilinir.<br />
<br />
Özellikle kırmızı turp çeşidinin ağız kokuttuğu bilinir. Bu nedenle de kokulu soğan olarak da adlandırılır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Turpun içerisinde hangi vitamin ve mineraller bulunur?</span></span><br />
<br />
Turp;<br />
<br />
    C vitamini<br />
    Folik asit<br />
    Potasyum açısından zengindir.<br />
<br />
Aynı zamanda yüksek oranda antioksidan aktiviteye sahip olan turp;<br />
<br />
    B6<br />
    B2 (Riboflavin)<br />
    Magnezyum<br />
    Kalsiyum kaynağıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Turp nasıl tüketilmelidir?</span></span><br />
<br />
Turpun taze olarak tüketilmesi daha fazla vitamin ve mineral alımı sağlamaktadır. Vitamin ve mineral kaybının önlenmesi için kesildikten hemen sonra tüketilmesi önerilmektedir.<br />
Turpun yan etkileri var mıdır?<br />
<br />
Fazla miktarda tüketilmesi bağırsak hareketlerini artırarak ishale sebep olabilir. Turpun gaz yapıcı özelliği vardır. Bu nedenle dikkatli tüketilmelidir.<br />
<br />
İçerdiği yüksek oksalat sebebiyle turpun fazla miktarda tüketilmesi vücutta mineral kaybına yol açar. Çünkü oksalatlar, demir ve kalsiyum gibi değerli minerallerin atılmasına neden olur.<br />
<br />
Gastrit ve ülser gibi mide rahatsızlıkları olan kişiler turp tüketmemelidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Turp salatası nasıl yapılır?</span></span><br />
<br />
Turp ile hazırlayabileceğiniz muhteşem bir salata tarifi;<br />
<br />
Malzemeler<br />
<br />
    2 adet turp<br />
    1 demet roka<br />
    1 adet yeşil elma<br />
    1/2 çay bardağı kuru üzüm ve yaban mersini karışımı<br />
    1 yemek kaşığı kabak çekirdeği<br />
<br />
Sosu için,<br />
<br />
    Zeytinyağı<br />
    Limon<br />
    Tuz<br />
    Nar ekşisi (isteğe bağlı)<br />
<br />
Hazırlanışı:<br />
<br />
Turpları ve elmaları küp küp doğrayın. Daha sonrasında diğer malzemeleri de ekleyin ve hazırladığınız sosu dökerek karıştırın.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Turpun Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Turpun faydaları arasında birçok sağlık problemine iyi gelen özellikler bulunur.<br />
<br />
Bu özelliklerin en önemlisi ise turpun içerisinde yer alan C vitaminidir. C vitamini sayesinde hastalıklara karşı korunma sağlanır.<br />
<br />
Turpun faydaları nedir sorusunun yanıtlarını aşağıdaki gibi sıralamak mümkün; <br />
<br />
    Turp bağışıklık sistemini güçlendirir.<br />
    Soğuk algınlığına iyi gelir.<br />
    İçerisinde yüksek oranda lif bulunur. Böylece tokluk hissi verir.<br />
    Öksürük kesici özelliğe sahiptir.<br />
    Kansere karşı koruyucu etkisi bulunur.<br />
    Kabızlık problemine iyi gelir.<br />
    Bronşit için faydalıdır.<br />
<br />
Turp tüketiminde aşırıya kaçmamaya da dikkat etmek gerekir. Fazla tüketilen turp, ishal problemine neden olur.<br />
<br />
Fazla miktarda turp tüketimi aynı zamanda gaz sancısı yaşanmasına da yol açabilir. Gastrit ve ülser gibi mide problemi olan kişilerin turp tüketmemesi önerilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kırmızı Turpun Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Turp ve turpun bütün çeşitleri insan sağlığı için faydalıdır. Bilinen turp çeşitlerinin her birinin iyi geldiği farklı problemler bulunur.<br />
<br />
Genel olarak turpların ortak bir noktası ise hepsinin içerisinde C vitamininin yer almasıdır. Kırmızı olarak yetişen turpun faydalarını inceleyecek olursak;<br />
<br />
    Kırmızı turpun antioksidan özelliği vardır.<br />
    Hücre hasarını önler.<br />
    Yaşlanmayı geciktirici etkisi bulunur.<br />
    Kolajen oluşumunu destekler.<br />
    Diyabet riskinin azaltılmasına imkan sunar.<br />
    Kan damarları için faydalıdır.<br />
    Cildin daha sağlıklı olmasını sağlar.<br />
    Vücuttaki fazla ısıyı alır. (Bu nedenle özellikle yaz aylarında tüketilir. Çocukların ateşi çıktığı zaman da kırmızı turp yedirilebilir)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Beyaz Turpun Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Beyaz turp diğer turp çeşitlerine kıyasla daha uzun bir yapıya sahiptir. Aynı zamanda diğer turp çeşitleri ile karşılaştırıldığı zaman beyaz turpun tadının daha farklı olduğu sonucuna varmak da mümkündür. Beyaz turpun faydaları şu şekilde bilinir;<br />
<br />
    Vücuttaki zararlı mikroplara karşı koruma sağlar.<br />
    Vücudun savunma sistemini kuvvetlendirir.<br />
    Kanser hücrelerine karşı direnç gösterir.<br />
    Diyabet rahatsızlığına yakalanma riskini azaltır.<br />
    Cildin daha canlı bir görünüme kavuşmasına imkan sunar.<br />
    Saçları daha bakımlı gösterir.<br />
    Saçların daha güçlü olmasına imkan sunar.<br />
    Romatizma ağrılarına iyi gelir.<br />
    Migren ağrılarının hafifletilmesine yardımcı olur.<br />
    Stresi azaltır.<br />
    Yorgunluğu alır.<br />
    Strese iyi gelir. <br />
    Kan basıncını dengeler.<br />
    Sinirleri yatıştırır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Turp Hakkında Sıkça Sorulan Sorular Nelerdir?</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kara Turpun Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Siyah turp ismi ile de bilinen kara turp özellikle karaciğerde oluşabilecek hasarlara karşı etkin koruma sağlar. Yüksek kolesterolü olan kişilerinde kara turp tüketmesi önerilir. Kara turp yükselen kolesterolün dengelenmesini sağlar. Aynı zamanda kara turp sindirim problemlerine de iyi gelir. Sindirim sistemi problemi yaşıyorsanız bu sorunun önüne geçmek için günde belirli bir miktar kara turp tüketmeniz gerekir. Dışı siyah renge sahip olan bu turpun içerisi beyaz ve etli bir yapıya sahiptir. C vitamini bakımından zengin olan bu turp türü soğuk algınlığına karşı koruma sağlar. <br />
<br />
Karaciğerinde iltihaplanma problemi olan kişilerin tedavi sürecinde kara turp tüketmesi de oldukça faydalıdır. Kara turp karaciğer başta olmak üzere vücutta oluşan iltihaplanmaların giderilmesini destekleyici özellikleri ile bilinir. Kara turp aynı zamanda bronşit problemine de iyi gelir. Kronik öksürüğü olan kişiler akşam yatmadan önce kara turpun içerisini oyup, oyulan kısma bal dökmelidir. Sabah uyanıldığında ise turpun suyu ve bal karışımı içilir. Böylelikle kara turpun öksürük kesici özellikleri ortaya çıkar. Kara turp, beyin fonksiyonlarının düzgün çalışmasını da destekler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Turp Yaprağının Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Turp oldukça faydalı bir sebze türü olarak bilinir. Turp tüketimi sağlıklı olduğu kadar turp yapraklarının tüketimi de bir o kadar sağlıklıdır. Bu nedenle turpun her bölgesinden faydalanmak da mümkün hale gelir. Turp yaprağı özellikle kışın hazırlanan salataların içerisine eklenir. Böylelikle hem salatalar tatlanmış olur hem de yaprakların faydalarından yararlanılır. Birçok kişi turp yaprağının faydalarını bilmediği için yaprak kısımlarını çöpe atar. Ancak böyle bir durumda hem turp israf edilmiş olur hem de doğal içeriklerinden tam olarak faydalanılamamış olur. <br />
<br />
Bazı araştırmalar turpun yapraklarının turptan bile daha faydalı olduğu bilgisini verir. Özellikle demir eksikliği olan kişiler için turp yaprağı oldukça faydalıdır. Turp yaprağı demir eksikliğinin giderilmesine yardımcı olan bir besin kaynağıdır. Aynı zamanda turp yaprağı kilo verme sürecini hızlandırmaya da fayda sağlar. Turp yaprakları yorgunluğu giderici özelliğe sahiptir ve kansızlığa iyi gelir. Turp yaprağı özellikle anemi ve hemoglobin için çok fayda sağlar.<br />
<br />
Turp yaprağında, turpta bulunandan 6 kat daha fazla C vitamini yer alır. Turp yaprağı tüketerek bağışıklık sisteminizi güçlendirmeniz mümkündür. Düzenli bir şekilde turp yaprağı tüketmeniz halinde metabolizmanızın hızlandığını fark edebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Hamilelikte (Gebelikte) Turp Yaprağı Tüketmek Zararlı mıdır?</span></span><br />
<br />
Hamilelik sürecinde olan kadınların demir seviyelerinin düşmesi oldukça normal bir durumdur. Bu nedenle vücutlarına doğal yollardan demir almaları gerekir. Turp yaprağı demir eksikliği için idealdir. Hamilelik sürecinde olan kişilerin her besini tüketmesi pek doğru bir davranış değildir. Bu nedenle bazı gıdaların tüketilebilmesi için doktor onayı gerekir. Gittiğiniz kontrollerde tüketmek istediğiniz besinleri doktorunuza danışmanız daha uygun olur. <br />
<br />
İnsan vücudu hamilelik sürecinde farklılıklar gösterir. Bu farklılıklar sadece fiziksel ya da duygusal değişimler değildir. Vücut daha önce vermediği tepkileri vermeye başlayabilir. Bu nedenle de özellikle gıda alerjisi gibi bazı sorunlar ortaya çıkar. Bu durumlara gebelik sürecinde ekstra dikkat edilmesi gerekir. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Diyabet Riskini Azaltabilir</span></span><br />
<br />
Turp, glisemik indeksi düşük bir bitkidir. Bu nedenle kan şekerini yükseltmez. İnsülin direncine karşı kalkan görevi görür. Turpun içerisinde kan şekerini düzenlemeye katkıda bulunan glukozinolat ve izotiyosiyanat bileşikleri bulunur.  Aynı zamanda turp yemek adiponektin hormonunuzu artırır. Bu hormonun artması insülin direncine karşı sizi koruyabilir. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kanser Riskini Azaltabilir</span></span><br />
<br />
Turp ailesinden gelen bitkiler su ile pişirildiğinde kansere neden olan maddelerin atılmasını ve tümör oluşmasını önleyebilir. Bir araştırmaya göre turp kökünün bazı kanser hücrelerinin ölümüne katkıda bulunabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Sindirim Sistemine Katkıda Bulunabilir</span></span><br />
<br />
Lifli yapısı sayesinde turp sindirim sisteminizi rahatlatır, kabızlığı önlemeye yardımcı olur. 2008 yılında hayvanlar üzerinde yapılan bir araştırmaya göre özellikle turp yapraklarının sindirimi rahatlattığını ortaya koydu. <br />
<br />
Yapısında kükürtlü bileşenler bulunan turp yaprakları mide enfeksiyonunu engellerken ishale karşı faydalı etki gösteriyor. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Karaciğer Sağlığınızı Destekleyebilir</span></span><br />
<br />
Turp, hayati organlarımızdan biri olan karaciğer sağlığı açısından da önemli katkıları olan bir besindir. Turp tüketmek karaciğer detoksuna katkıda bulunur, hasarın giderilmesine yardımcı olur. Böbreklerdeki toksinlerin atılması için de etkili bir besindir. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kalp ve Damar Sağlığınız İçin… </span></span><br />
<br />
Turpun yapısında bol miktarda antioksidan, potasyum ve kalsiyum bulunur. Bu besinler sayesinde kalp hastalığına yakalanma ve yüksek tansiyon riskiniz, düşürebilirsiniz. Yüksek tansiyon riskinin azalması doğal olarak felç geçirme ihtimalini de azaltır. Turpta bulunan nitrat ise kan akışının düzenlenmesine yardımcı olur. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kilo Kaybına Destek Olabilir</span></span><br />
<br />
Turpun lifli yapısı, sindirilemeyen karbonhidratlar içermesi, yapısındaki su yoğunluğu, glisemik endeksinin düşük olması, kalori bakımından zayıflığı onu diyetlerde tercih edilebilecek bir besin haline getirir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Turp Tüketmenin Riskleri</span></span><br />
<br />
Genel olarak tüketilmesi güvenilir bir besin olan kırmızı turp çok fazla tüketilirse sindirim sisteminde sorunlara neden olabilir. Bu sorunlar arasında gaz, şişkinlik ve kamplar yer alır. Sık görülmese de turp bazı kişilerde alerjiye neden olarak kurdeşen gibi alerjik reaksiyonlara ya da daha ciddi sorunlara neden olabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Turp Nasıl Saklanır?</span></span><br />
<br />
Turp satın aldıktan sonra buzdolabında birkaç gün tutabilirsiniz. Eğer yapraklı olarak aldıysanız yapraklarını ayırarak saklamanız gerekir. Ayırdığınız yaprakları ise kısa sürede tüketmelisiniz. Turpları birkaç günden fazla bekletmek istiyorsanız dondurabilirsiniz. Ancak kullanım için çözdüğünüzde lezzetinde kayıp olacaktır. Turp saklamanın bir diğer yolu ise turşusunu kurmaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Siyah turp ve bronşite etkisi</span></span><br />
<br />
Bronşit ve öksürük gibi rahatsızlıklara siyah turpun etkisi çok büyüktür. Akşamdan turpun içini oyarak ve oyulan kısma bir miktar bal dökülerek bekletildiğinde ve sabah saatlerinde turp suyu ve bal karışımı içildiğinde doğal bir öksürük şurubu yapılmış olur. </span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ağrı gideren alabaş</span></span><br />
<br />
Alabaş olarak bilinen beyaz turpun ağrı giderici etkisi vardır; beyaz turp özellikle romatizma kaynaklı ağrıların azalmasına yardımcı olur. Beyaz turp, sinir, stres azaltıcıdır; yorgunluk, sinir, stres gibi problemleri kan basıncını düzenleme etkisi sayesinde azaltmaktadır</span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yaşlanmayı önlüyor</span></span><br />
<br />
Kış mevsiminde sofralarda ya da atıştırmalıklar arasında mutlaka olması gereken turp, tok tutucu özelliğiyle diyetlerde olmazsa olmazlardandır. Bunların yanında folik asit açısından zengin olduğu için hücrelerin DNA ve RNA onarımını sağlar; dolayısıyla da yaşlanmayı önler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Turpun faydaları şöyle sıralanmaktadır:</span></span><br />
<br />
    Kana oksijen sağlar: Kırmızı turp, kırmızı kan hücrelerinin gördüğü zararı kontrol etme özelliğiyle bilinir ve kana verilen oksijeni artırır.<br />
    C vitamini deposudur: C vitamini denildiğinde akıllara narenciye gelir ama kırmızı turpun C vitamini özelliği atlanmamalıdır. C vitamini hem soğuk algınlığından korur hem de kıkırdağı oluşturan kolajenin yapılmasını sağlar.<br />
    Kalbi korur: Kırmızı turp, kalbin düzgün çalışmasını sağlayan ve kalp-damar hastalıkları riskini azaltan antosiyonin için iyi bir kaynaktır. Ayrıca kırmızı turpta folik asit ve flavonoid içeriği yüksektir.<br />
    Kan basıncını kontrol eder: Kırmızı turpta, tansiyonu düşürmeye yarayan potasyum mevcuttur.<br />
    Bağışıklığı güçlendirir: C vitamini içeriği yüksek olan turp soğuk algınlığı ve öksürükten koruyucudur. Temel bağışıklık sistemini güçlendirmek için düzenli bir şekilde tüketilmesi gerekir.<br />
    Metabolizma dostu: Canı bir şeyler atıştırmak isteyenler için çiğneme duygusunu tatmin eden kırmızı turp, diyetlerde bir numaralı yardımcıdır. Kan şekerinde oynama yapmayan kırmızı turp, uzun süre tok tutan bir özelliğe sahiptir. Ayrıca mide bulantısını da geçirir.<br />
    Besin değeri yüksek: Kırmızı turp E, A, C, B6, K vitaminlerini içerir. Ayrıca antioksidan, lif, çinko, potasyum, magnezyum, bakır, kalsiyum, demir ve manganez bakımından da zengindir. Bu nedenle turp besin değeri yüksek bir sebzedir.<br />
    Cildin dostudur: Her gün turp tüketilirse, cildi kuruluktan, sivilceden ve sivilcenin oluşturduğu kızarıklıktan korur. Bunun yanında turp suyunun saçlardaki kepeklenmeyi ve dökülmeyi önlemede yardım ettiği bilinir.<br />
    Guatr düşmanı: Guatrın en büyük nedenlerinden biri iyot eksikliğidir. Turp, iyot açısından zengin olduğu için tiroit hastalıklarından korur.<br />
    Kansere kalkan olur: Kırmızı turp sülfürlü bileşikler açısından zengin olması sebebiyle, karaciğer ve safra dostudur. Kansere karşı koruyucu olduğu da bilinmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kırmızı Turp Nasıl Tüketilir?</span></span><br />
<br />
Kırmızı turpun faydaları nelerdir sorusu pek çok kişi tarafından sıkça sorulsa da tüketim şekli de kafa karıştıran konulardan bir diğeridir. Turpun faydaları için tercih edilmesi durumunda basitçe hazırlanabilecek pek çok tarif bulunur. Turplar özellikle yeşil yapraklı sebzelerle zenginleştirilmiş bir salataya kolaylıkla eklenebilir. Taze haldeyken humus, zeytin ezmesi gibi soslara batırılarak atıştırmalık olarak tüketilebilir. Sandviçlerin içerisine salatalık, domates gibi sebzelerle birlikte eklenebilir. Genellikle çiğ olarak tüketilse de pişmiş şekilde de hazırlanabilir. Dilimlenen turplar, bir peçete yardımıyla suyu bir miktar alındıktan sonra direkt veya una bulanarak kızartılabilir. Yahni gibi et yemeklerine ve çeşitli sebze yemeklerine garnitür olarak eklenebilir. İçerisine sarımsak, soğan eklenip zeytinyağında sotelendikten sonra üzerine yoğurtlu sos katılarak tüketilebilir.<br />
<br />
Mevsiminde bol miktarda bulunabilen kırmızı turp, yılın diğer dönemlerinde de tüketilebilmesi için turşu olarak hazırlanabilir. Hazırlanan bu turşular direkt tüketilebileceği gibi salata ve sandviçlere lezzet katabilir. Kırmızı turp suyunun faydaları da sebzenin kendisiyle benzerdir. Kırmızı turp suyunun faydaları için turpların havuç, elma gibi ürünlerle birlikte katı meyve sıkacağından geçirilmesi tercih edilebilir. Bunların yanında soğuk algınlığı ve grip gibi mevsimsel hastalıklardan dolayı görülen öksürüğün hafifletilmesinde kullanılan bal ve turp ile hazırlanan bazı tarifler de mevcuttur. Bu kullanımlardan kişinin damak tadı ve beslenme alışkanlıklarına uygun olanları tercih edilebilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak</span></span><br />
<br />
medicalpark.com.tr<br />
acibadem.com.tr<br />
guven.com.tr<br />
memorial.com.tr<br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=146040" target="_blank" title="">Turp Resimleri V17072024011741-N4.jpg</a> (Dosya Boyutu: 206.48 KB / İndirme Sayısı: 152)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=146041" target="_blank" title="">Beyaz Turp Resimleri V17072024012036-N4.jpg</a> (Dosya Boyutu: 158.72 KB / İndirme Sayısı: 159)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=146042" target="_blank" title="">Kırmızı Turp Resimleri V17072024011823-N3.jpg</a> (Dosya Boyutu: 172.96 KB / İndirme Sayısı: 152)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=146043" target="_blank" title="">Siyah Turp Resimleri V17072024011729-N2.jpg</a> (Dosya Boyutu: 184.53 KB / İndirme Sayısı: 148)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=146044" target="_blank" title="">Turp Resimleri V17072024011741-N1.jpg</a> (Dosya Boyutu: 200.94 KB / İndirme Sayısı: 153)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=146040" target="_blank" title="">Turp Resimleri V17072024011741-N4.jpg</a> (Dosya Boyutu: 206.48 KB / İndirme Sayısı: 152)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Turpun Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Turp, turpgiller familyasının üyesi olan bir sebze türü olarak kabul görür.<br />
<br />
Etli meyvesi olan ve genellikle beyaz bir renge sahip olan turpun faydaları insan sağlığı açısından büyük önem taşır.<br />
<br />
Beyaz renge sahip olduğu bilinen turpun farklı renkleri ve çeşitleri de bulunur. Turp özellikle Helenistik dönemde ve Roma döneminde sıklıkla tüketilen besinlerden birisi olarak bilinir.<br />
<br />
Turpun faydalarından yararlanmak için geçmiş dönemlerde de belirli bir miktar turp tüketimi gerçekleştirilirdi.<br />
<br />
Turp ile ilgili Helenistik dönemden öncesinde ise bir bilgi yoktur. Uzun kök yapısına sahip olan turplar pişirme içinde uygun olan sebzelerden birisi olarak bilinir.<br />
<br />
Genellikle silindir şeklinde olan turpun faydalarından yararlanmak için farklı tüketim yöntemlerini denemek mümkündür.<br />
<br />
Diploid bir tür olduğu bilinen turp, 18 kromozoma sahip bir sebzedir. Avrupa ülkelerinde ve Japonya'da yıl boyunca turp yetiştiği bilinir.<br />
<br />
Bunun nedeni ise bu bölgelerin varyete açısından zengin olmasıdır. Bu ülkelerde turpun yetişebilmesi için gerekli olan bütün özellikler bulunur.<br />
<br />
Turpun iyi yetişmesi için tam güneş altında olması ve iyi ışık alması gerekir. Aynı zamanda kumlu topraklar da turpun iyi yetişmesine imkân sunan diğer bir unsurdur. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Turp Çeşitleri Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Turpun bilinen ve net olarak bilinmeyen birçok farklı türü vardır. Bu turpların her birinin farklı sağlık problemlerine iyi geldiği hakkında bazı bilgiler bulunur.<br />
<br />
Günlük olarak yemeklerde tükettiğimiz turp türü kırmızı turp olarak bilinir. Kırmızı turpun faydaları da bulunur.<br />
<br />
Bu nedenle turp tüketimi oldukça önemlidir. Bunun haricinde ise beyaz turp ve kara turp gibi farklı türler de vardır.<br />
<br />
Turp kelimesi "raphanus sativus" kelimesinden türemiştir. Bu kelimenin Türkçe karşılığı ise kokan soğan olarak bilinir.<br />
<br />
Özellikle kırmızı turp çeşidinin ağız kokuttuğu bilinir. Bu nedenle de kokulu soğan olarak da adlandırılır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Turpun içerisinde hangi vitamin ve mineraller bulunur?</span></span><br />
<br />
Turp;<br />
<br />
    C vitamini<br />
    Folik asit<br />
    Potasyum açısından zengindir.<br />
<br />
Aynı zamanda yüksek oranda antioksidan aktiviteye sahip olan turp;<br />
<br />
    B6<br />
    B2 (Riboflavin)<br />
    Magnezyum<br />
    Kalsiyum kaynağıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Turp nasıl tüketilmelidir?</span></span><br />
<br />
Turpun taze olarak tüketilmesi daha fazla vitamin ve mineral alımı sağlamaktadır. Vitamin ve mineral kaybının önlenmesi için kesildikten hemen sonra tüketilmesi önerilmektedir.<br />
Turpun yan etkileri var mıdır?<br />
<br />
Fazla miktarda tüketilmesi bağırsak hareketlerini artırarak ishale sebep olabilir. Turpun gaz yapıcı özelliği vardır. Bu nedenle dikkatli tüketilmelidir.<br />
<br />
İçerdiği yüksek oksalat sebebiyle turpun fazla miktarda tüketilmesi vücutta mineral kaybına yol açar. Çünkü oksalatlar, demir ve kalsiyum gibi değerli minerallerin atılmasına neden olur.<br />
<br />
Gastrit ve ülser gibi mide rahatsızlıkları olan kişiler turp tüketmemelidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Turp salatası nasıl yapılır?</span></span><br />
<br />
Turp ile hazırlayabileceğiniz muhteşem bir salata tarifi;<br />
<br />
Malzemeler<br />
<br />
    2 adet turp<br />
    1 demet roka<br />
    1 adet yeşil elma<br />
    1/2 çay bardağı kuru üzüm ve yaban mersini karışımı<br />
    1 yemek kaşığı kabak çekirdeği<br />
<br />
Sosu için,<br />
<br />
    Zeytinyağı<br />
    Limon<br />
    Tuz<br />
    Nar ekşisi (isteğe bağlı)<br />
<br />
Hazırlanışı:<br />
<br />
Turpları ve elmaları küp küp doğrayın. Daha sonrasında diğer malzemeleri de ekleyin ve hazırladığınız sosu dökerek karıştırın.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Turpun Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Turpun faydaları arasında birçok sağlık problemine iyi gelen özellikler bulunur.<br />
<br />
Bu özelliklerin en önemlisi ise turpun içerisinde yer alan C vitaminidir. C vitamini sayesinde hastalıklara karşı korunma sağlanır.<br />
<br />
Turpun faydaları nedir sorusunun yanıtlarını aşağıdaki gibi sıralamak mümkün; <br />
<br />
    Turp bağışıklık sistemini güçlendirir.<br />
    Soğuk algınlığına iyi gelir.<br />
    İçerisinde yüksek oranda lif bulunur. Böylece tokluk hissi verir.<br />
    Öksürük kesici özelliğe sahiptir.<br />
    Kansere karşı koruyucu etkisi bulunur.<br />
    Kabızlık problemine iyi gelir.<br />
    Bronşit için faydalıdır.<br />
<br />
Turp tüketiminde aşırıya kaçmamaya da dikkat etmek gerekir. Fazla tüketilen turp, ishal problemine neden olur.<br />
<br />
Fazla miktarda turp tüketimi aynı zamanda gaz sancısı yaşanmasına da yol açabilir. Gastrit ve ülser gibi mide problemi olan kişilerin turp tüketmemesi önerilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kırmızı Turpun Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Turp ve turpun bütün çeşitleri insan sağlığı için faydalıdır. Bilinen turp çeşitlerinin her birinin iyi geldiği farklı problemler bulunur.<br />
<br />
Genel olarak turpların ortak bir noktası ise hepsinin içerisinde C vitamininin yer almasıdır. Kırmızı olarak yetişen turpun faydalarını inceleyecek olursak;<br />
<br />
    Kırmızı turpun antioksidan özelliği vardır.<br />
    Hücre hasarını önler.<br />
    Yaşlanmayı geciktirici etkisi bulunur.<br />
    Kolajen oluşumunu destekler.<br />
    Diyabet riskinin azaltılmasına imkan sunar.<br />
    Kan damarları için faydalıdır.<br />
    Cildin daha sağlıklı olmasını sağlar.<br />
    Vücuttaki fazla ısıyı alır. (Bu nedenle özellikle yaz aylarında tüketilir. Çocukların ateşi çıktığı zaman da kırmızı turp yedirilebilir)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Beyaz Turpun Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Beyaz turp diğer turp çeşitlerine kıyasla daha uzun bir yapıya sahiptir. Aynı zamanda diğer turp çeşitleri ile karşılaştırıldığı zaman beyaz turpun tadının daha farklı olduğu sonucuna varmak da mümkündür. Beyaz turpun faydaları şu şekilde bilinir;<br />
<br />
    Vücuttaki zararlı mikroplara karşı koruma sağlar.<br />
    Vücudun savunma sistemini kuvvetlendirir.<br />
    Kanser hücrelerine karşı direnç gösterir.<br />
    Diyabet rahatsızlığına yakalanma riskini azaltır.<br />
    Cildin daha canlı bir görünüme kavuşmasına imkan sunar.<br />
    Saçları daha bakımlı gösterir.<br />
    Saçların daha güçlü olmasına imkan sunar.<br />
    Romatizma ağrılarına iyi gelir.<br />
    Migren ağrılarının hafifletilmesine yardımcı olur.<br />
    Stresi azaltır.<br />
    Yorgunluğu alır.<br />
    Strese iyi gelir. <br />
    Kan basıncını dengeler.<br />
    Sinirleri yatıştırır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Turp Hakkında Sıkça Sorulan Sorular Nelerdir?</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kara Turpun Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Siyah turp ismi ile de bilinen kara turp özellikle karaciğerde oluşabilecek hasarlara karşı etkin koruma sağlar. Yüksek kolesterolü olan kişilerinde kara turp tüketmesi önerilir. Kara turp yükselen kolesterolün dengelenmesini sağlar. Aynı zamanda kara turp sindirim problemlerine de iyi gelir. Sindirim sistemi problemi yaşıyorsanız bu sorunun önüne geçmek için günde belirli bir miktar kara turp tüketmeniz gerekir. Dışı siyah renge sahip olan bu turpun içerisi beyaz ve etli bir yapıya sahiptir. C vitamini bakımından zengin olan bu turp türü soğuk algınlığına karşı koruma sağlar. <br />
<br />
Karaciğerinde iltihaplanma problemi olan kişilerin tedavi sürecinde kara turp tüketmesi de oldukça faydalıdır. Kara turp karaciğer başta olmak üzere vücutta oluşan iltihaplanmaların giderilmesini destekleyici özellikleri ile bilinir. Kara turp aynı zamanda bronşit problemine de iyi gelir. Kronik öksürüğü olan kişiler akşam yatmadan önce kara turpun içerisini oyup, oyulan kısma bal dökmelidir. Sabah uyanıldığında ise turpun suyu ve bal karışımı içilir. Böylelikle kara turpun öksürük kesici özellikleri ortaya çıkar. Kara turp, beyin fonksiyonlarının düzgün çalışmasını da destekler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Turp Yaprağının Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Turp oldukça faydalı bir sebze türü olarak bilinir. Turp tüketimi sağlıklı olduğu kadar turp yapraklarının tüketimi de bir o kadar sağlıklıdır. Bu nedenle turpun her bölgesinden faydalanmak da mümkün hale gelir. Turp yaprağı özellikle kışın hazırlanan salataların içerisine eklenir. Böylelikle hem salatalar tatlanmış olur hem de yaprakların faydalarından yararlanılır. Birçok kişi turp yaprağının faydalarını bilmediği için yaprak kısımlarını çöpe atar. Ancak böyle bir durumda hem turp israf edilmiş olur hem de doğal içeriklerinden tam olarak faydalanılamamış olur. <br />
<br />
Bazı araştırmalar turpun yapraklarının turptan bile daha faydalı olduğu bilgisini verir. Özellikle demir eksikliği olan kişiler için turp yaprağı oldukça faydalıdır. Turp yaprağı demir eksikliğinin giderilmesine yardımcı olan bir besin kaynağıdır. Aynı zamanda turp yaprağı kilo verme sürecini hızlandırmaya da fayda sağlar. Turp yaprakları yorgunluğu giderici özelliğe sahiptir ve kansızlığa iyi gelir. Turp yaprağı özellikle anemi ve hemoglobin için çok fayda sağlar.<br />
<br />
Turp yaprağında, turpta bulunandan 6 kat daha fazla C vitamini yer alır. Turp yaprağı tüketerek bağışıklık sisteminizi güçlendirmeniz mümkündür. Düzenli bir şekilde turp yaprağı tüketmeniz halinde metabolizmanızın hızlandığını fark edebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Hamilelikte (Gebelikte) Turp Yaprağı Tüketmek Zararlı mıdır?</span></span><br />
<br />
Hamilelik sürecinde olan kadınların demir seviyelerinin düşmesi oldukça normal bir durumdur. Bu nedenle vücutlarına doğal yollardan demir almaları gerekir. Turp yaprağı demir eksikliği için idealdir. Hamilelik sürecinde olan kişilerin her besini tüketmesi pek doğru bir davranış değildir. Bu nedenle bazı gıdaların tüketilebilmesi için doktor onayı gerekir. Gittiğiniz kontrollerde tüketmek istediğiniz besinleri doktorunuza danışmanız daha uygun olur. <br />
<br />
İnsan vücudu hamilelik sürecinde farklılıklar gösterir. Bu farklılıklar sadece fiziksel ya da duygusal değişimler değildir. Vücut daha önce vermediği tepkileri vermeye başlayabilir. Bu nedenle de özellikle gıda alerjisi gibi bazı sorunlar ortaya çıkar. Bu durumlara gebelik sürecinde ekstra dikkat edilmesi gerekir. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Diyabet Riskini Azaltabilir</span></span><br />
<br />
Turp, glisemik indeksi düşük bir bitkidir. Bu nedenle kan şekerini yükseltmez. İnsülin direncine karşı kalkan görevi görür. Turpun içerisinde kan şekerini düzenlemeye katkıda bulunan glukozinolat ve izotiyosiyanat bileşikleri bulunur.  Aynı zamanda turp yemek adiponektin hormonunuzu artırır. Bu hormonun artması insülin direncine karşı sizi koruyabilir. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kanser Riskini Azaltabilir</span></span><br />
<br />
Turp ailesinden gelen bitkiler su ile pişirildiğinde kansere neden olan maddelerin atılmasını ve tümör oluşmasını önleyebilir. Bir araştırmaya göre turp kökünün bazı kanser hücrelerinin ölümüne katkıda bulunabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Sindirim Sistemine Katkıda Bulunabilir</span></span><br />
<br />
Lifli yapısı sayesinde turp sindirim sisteminizi rahatlatır, kabızlığı önlemeye yardımcı olur. 2008 yılında hayvanlar üzerinde yapılan bir araştırmaya göre özellikle turp yapraklarının sindirimi rahatlattığını ortaya koydu. <br />
<br />
Yapısında kükürtlü bileşenler bulunan turp yaprakları mide enfeksiyonunu engellerken ishale karşı faydalı etki gösteriyor. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Karaciğer Sağlığınızı Destekleyebilir</span></span><br />
<br />
Turp, hayati organlarımızdan biri olan karaciğer sağlığı açısından da önemli katkıları olan bir besindir. Turp tüketmek karaciğer detoksuna katkıda bulunur, hasarın giderilmesine yardımcı olur. Böbreklerdeki toksinlerin atılması için de etkili bir besindir. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kalp ve Damar Sağlığınız İçin… </span></span><br />
<br />
Turpun yapısında bol miktarda antioksidan, potasyum ve kalsiyum bulunur. Bu besinler sayesinde kalp hastalığına yakalanma ve yüksek tansiyon riskiniz, düşürebilirsiniz. Yüksek tansiyon riskinin azalması doğal olarak felç geçirme ihtimalini de azaltır. Turpta bulunan nitrat ise kan akışının düzenlenmesine yardımcı olur. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kilo Kaybına Destek Olabilir</span></span><br />
<br />
Turpun lifli yapısı, sindirilemeyen karbonhidratlar içermesi, yapısındaki su yoğunluğu, glisemik endeksinin düşük olması, kalori bakımından zayıflığı onu diyetlerde tercih edilebilecek bir besin haline getirir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Turp Tüketmenin Riskleri</span></span><br />
<br />
Genel olarak tüketilmesi güvenilir bir besin olan kırmızı turp çok fazla tüketilirse sindirim sisteminde sorunlara neden olabilir. Bu sorunlar arasında gaz, şişkinlik ve kamplar yer alır. Sık görülmese de turp bazı kişilerde alerjiye neden olarak kurdeşen gibi alerjik reaksiyonlara ya da daha ciddi sorunlara neden olabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Turp Nasıl Saklanır?</span></span><br />
<br />
Turp satın aldıktan sonra buzdolabında birkaç gün tutabilirsiniz. Eğer yapraklı olarak aldıysanız yapraklarını ayırarak saklamanız gerekir. Ayırdığınız yaprakları ise kısa sürede tüketmelisiniz. Turpları birkaç günden fazla bekletmek istiyorsanız dondurabilirsiniz. Ancak kullanım için çözdüğünüzde lezzetinde kayıp olacaktır. Turp saklamanın bir diğer yolu ise turşusunu kurmaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Siyah turp ve bronşite etkisi</span></span><br />
<br />
Bronşit ve öksürük gibi rahatsızlıklara siyah turpun etkisi çok büyüktür. Akşamdan turpun içini oyarak ve oyulan kısma bir miktar bal dökülerek bekletildiğinde ve sabah saatlerinde turp suyu ve bal karışımı içildiğinde doğal bir öksürük şurubu yapılmış olur. </span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ağrı gideren alabaş</span></span><br />
<br />
Alabaş olarak bilinen beyaz turpun ağrı giderici etkisi vardır; beyaz turp özellikle romatizma kaynaklı ağrıların azalmasına yardımcı olur. Beyaz turp, sinir, stres azaltıcıdır; yorgunluk, sinir, stres gibi problemleri kan basıncını düzenleme etkisi sayesinde azaltmaktadır</span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yaşlanmayı önlüyor</span></span><br />
<br />
Kış mevsiminde sofralarda ya da atıştırmalıklar arasında mutlaka olması gereken turp, tok tutucu özelliğiyle diyetlerde olmazsa olmazlardandır. Bunların yanında folik asit açısından zengin olduğu için hücrelerin DNA ve RNA onarımını sağlar; dolayısıyla da yaşlanmayı önler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Turpun faydaları şöyle sıralanmaktadır:</span></span><br />
<br />
    Kana oksijen sağlar: Kırmızı turp, kırmızı kan hücrelerinin gördüğü zararı kontrol etme özelliğiyle bilinir ve kana verilen oksijeni artırır.<br />
    C vitamini deposudur: C vitamini denildiğinde akıllara narenciye gelir ama kırmızı turpun C vitamini özelliği atlanmamalıdır. C vitamini hem soğuk algınlığından korur hem de kıkırdağı oluşturan kolajenin yapılmasını sağlar.<br />
    Kalbi korur: Kırmızı turp, kalbin düzgün çalışmasını sağlayan ve kalp-damar hastalıkları riskini azaltan antosiyonin için iyi bir kaynaktır. Ayrıca kırmızı turpta folik asit ve flavonoid içeriği yüksektir.<br />
    Kan basıncını kontrol eder: Kırmızı turpta, tansiyonu düşürmeye yarayan potasyum mevcuttur.<br />
    Bağışıklığı güçlendirir: C vitamini içeriği yüksek olan turp soğuk algınlığı ve öksürükten koruyucudur. Temel bağışıklık sistemini güçlendirmek için düzenli bir şekilde tüketilmesi gerekir.<br />
    Metabolizma dostu: Canı bir şeyler atıştırmak isteyenler için çiğneme duygusunu tatmin eden kırmızı turp, diyetlerde bir numaralı yardımcıdır. Kan şekerinde oynama yapmayan kırmızı turp, uzun süre tok tutan bir özelliğe sahiptir. Ayrıca mide bulantısını da geçirir.<br />
    Besin değeri yüksek: Kırmızı turp E, A, C, B6, K vitaminlerini içerir. Ayrıca antioksidan, lif, çinko, potasyum, magnezyum, bakır, kalsiyum, demir ve manganez bakımından da zengindir. Bu nedenle turp besin değeri yüksek bir sebzedir.<br />
    Cildin dostudur: Her gün turp tüketilirse, cildi kuruluktan, sivilceden ve sivilcenin oluşturduğu kızarıklıktan korur. Bunun yanında turp suyunun saçlardaki kepeklenmeyi ve dökülmeyi önlemede yardım ettiği bilinir.<br />
    Guatr düşmanı: Guatrın en büyük nedenlerinden biri iyot eksikliğidir. Turp, iyot açısından zengin olduğu için tiroit hastalıklarından korur.<br />
    Kansere kalkan olur: Kırmızı turp sülfürlü bileşikler açısından zengin olması sebebiyle, karaciğer ve safra dostudur. Kansere karşı koruyucu olduğu da bilinmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kırmızı Turp Nasıl Tüketilir?</span></span><br />
<br />
Kırmızı turpun faydaları nelerdir sorusu pek çok kişi tarafından sıkça sorulsa da tüketim şekli de kafa karıştıran konulardan bir diğeridir. Turpun faydaları için tercih edilmesi durumunda basitçe hazırlanabilecek pek çok tarif bulunur. Turplar özellikle yeşil yapraklı sebzelerle zenginleştirilmiş bir salataya kolaylıkla eklenebilir. Taze haldeyken humus, zeytin ezmesi gibi soslara batırılarak atıştırmalık olarak tüketilebilir. Sandviçlerin içerisine salatalık, domates gibi sebzelerle birlikte eklenebilir. Genellikle çiğ olarak tüketilse de pişmiş şekilde de hazırlanabilir. Dilimlenen turplar, bir peçete yardımıyla suyu bir miktar alındıktan sonra direkt veya una bulanarak kızartılabilir. Yahni gibi et yemeklerine ve çeşitli sebze yemeklerine garnitür olarak eklenebilir. İçerisine sarımsak, soğan eklenip zeytinyağında sotelendikten sonra üzerine yoğurtlu sos katılarak tüketilebilir.<br />
<br />
Mevsiminde bol miktarda bulunabilen kırmızı turp, yılın diğer dönemlerinde de tüketilebilmesi için turşu olarak hazırlanabilir. Hazırlanan bu turşular direkt tüketilebileceği gibi salata ve sandviçlere lezzet katabilir. Kırmızı turp suyunun faydaları da sebzenin kendisiyle benzerdir. Kırmızı turp suyunun faydaları için turpların havuç, elma gibi ürünlerle birlikte katı meyve sıkacağından geçirilmesi tercih edilebilir. Bunların yanında soğuk algınlığı ve grip gibi mevsimsel hastalıklardan dolayı görülen öksürüğün hafifletilmesinde kullanılan bal ve turp ile hazırlanan bazı tarifler de mevcuttur. Bu kullanımlardan kişinin damak tadı ve beslenme alışkanlıklarına uygun olanları tercih edilebilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak</span></span><br />
<br />
medicalpark.com.tr<br />
acibadem.com.tr<br />
guven.com.tr<br />
memorial.com.tr<br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=146040" target="_blank" title="">Turp Resimleri V17072024011741-N4.jpg</a> (Dosya Boyutu: 206.48 KB / İndirme Sayısı: 152)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=146041" target="_blank" title="">Beyaz Turp Resimleri V17072024012036-N4.jpg</a> (Dosya Boyutu: 158.72 KB / İndirme Sayısı: 159)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=146042" target="_blank" title="">Kırmızı Turp Resimleri V17072024011823-N3.jpg</a> (Dosya Boyutu: 172.96 KB / İndirme Sayısı: 152)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=146043" target="_blank" title="">Siyah Turp Resimleri V17072024011729-N2.jpg</a> (Dosya Boyutu: 184.53 KB / İndirme Sayısı: 148)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=146044" target="_blank" title="">Turp Resimleri V17072024011741-N1.jpg</a> (Dosya Boyutu: 200.94 KB / İndirme Sayısı: 153)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kavunun Faydaları Nelerdir?]]></title>
			<link>https://xn--rait-65a.tunca.at/showthread.php?tid=28880</link>
			<pubDate>Sun, 14 Jul 2024 20:38:35 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://xn--rait-65a.tunca.at/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://xn--rait-65a.tunca.at/showthread.php?tid=28880</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145380" target="_blank" title="">Kavun Resimleri V14072024195826-N7.jpg</a> (Dosya Boyutu: 181.74 KB / İndirme Sayısı: 162)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavunun Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kavun Çeşitleri Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Anadolu’da ve Trakya’da yetiştirildiği bölgenin ismiyle anılan kavun çeşitleri; yeşil, sarı veya beyaz renkte, oval veya yuvarlak şeklindedir. Özellikle Anadolu’daki çeşitleri pürüzsüz ve kaba bir kabuğa sahiptir. Küçük boyutta olanından kilolarca ağırlığa sahip kavununun Anadolu ve Trakya’da bilinen çeşitleri Hasanbey,  Kırkağaç (altınbaş), yuva, Van (kantalup) (cantaloupe) (cep kavunu), <br />
Meriç ve Topatandır.<br />
<br />
Avrupa’da ise İspanya, Yunanistan veya İtalya'da yaz aylarında yetiştirilmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Mini kavun</span></span><br />
<br />
Mini kavunun Avrupa’da özel bir yetiştirme alanı yoktur. Bahçede veya balkondaki küçük bir toprak parçasında kolaylıkla oluverir. Yaz sonunda ve sonbaharda çapı 10 ila 15 santimetre olan kavunlar olgunlaşır ve hasat edilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ballı kavun</span></span><br />
<br />
Oval ballı kavun Avrupa kıtasında çok popülerdir. Güneş sarısı rengiyle, pürüzsüz ve dikey çizgileriyle dikkat çeker. Soluk sarı içi, içindeki tohumları çevreler. Bu kavun türü 3 kilograma kadar ulaşabilmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Galia kavunu</span></span><br />
<br />
Galia kavunu, bir ağ ile kaplanmış gibi görünen özel kabuğundan dolayı ağ kavunu olarak da isimlendirilir. Sarı ve kahverengimsi renktedir. Yuvarlak kabuğunun altındaki etli doku açık yeşil ve beyazdır. Olgunluk derecesine ulaştığında yoğun bir koku yayar. Olgun kavunların ağırlıkları 1,5 kilogram kadardır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Charentais kavun</span></span><br />
<br />
Yuvarlaktır ve kabuğunda genellikle koyu yeşil çizgiler vardır. Açık yeşil ve sarımsı bir kabuğa sahiptir. Posası sulu ve tatlıdır ve çıkarılması kolay olan çekirdekleri ortasındadır. Boyutları oldukça küçük olan kavun, ideal olgunluk derecesine ulaştığında çok hoş kokar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavunun Besin Değeri Nedir?</span></span><br />
<br />
İçeriğinde türüne göre değişebilen çok sayıda önemli mineral ve vitamin vardır. A, C, B1, B2, B5 vitamini ile potasyum, sodyum, kalsiyum, magnezyum, fosfat açısından zengindir. Fitokimyasallar da içermektedir. Likopen ve beta-karoten gibi bitkisel besinler bulunmaktadır.<br />
<br />
Bir porsiyon kavunda 11,84 karbonhidrat (g), 2,00 protein (g), 0,18 yağ(g), 1,62 lif (g), 16,20 sodyum (mg), 327,60 potasyum (mg) ve 19,80 kalsiyum (mg), 0,61 vardır.<br />
<br />
Kavun, vücut hücrelerini UV ışınlarından koruyan özellikle yüksek bir E vitamini içeriğine sahiptir. Bu fitokimyasallar serbest radikalleri yakalar ve hücre hasarını önler. A vitamini karpuzlarda ve tatlı kavunlarda bol miktarda bulunur. Cildi ve saçı esnek tutar ve göz sağlığı için önemlidir.<br />
<br />
Ayrıca kavun çekirdekleri; A, B ve C vitaminler ile magnezyum içermektedir. İçeriğinde demir, kalsiyum ve değerli yağlar bulunmaktadır. Kavun çekirdekleri bütün olarak yutulmamalı, çiğnenmeli, öğütülmeli veya doğranarak tüketilmelidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavunun Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Kavun beta-karoten ve likopen gibi antioksidanlar yanı sıra potasyum ve C vitamini elektrolit kaynakları açısından da zengindir. Kavun, sindirime yardımcı olur ve bağırsak sağlığını destekler, kan basıncını dengeler, kas fonksiyonlarının iyi şekilde çalışmasına yardım eder. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavunun faydaları genel olarak şunlardır:</span></span><br />
<br />
    Bağışıklık sistemini güçlendirir<br />
    Damar tıkanıklığını önlemeye yardım eder<br />
    Göz sağlığını destekler<br />
    Böbrek taşları ve kumlarını düşmesine yardımcı olur<br />
    Uyku sorunu olanlara iyi gelir<br />
    İdrar söktürücüdür<br />
    Kabızlık için faydalıdır<br />
    Cildi nemlendirir<br />
    Romatizma ağrılarını hafifletir<br />
    Hızlı bir şekilde kilo vermeyi sağlar<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bağışıklığı destekler ve güçlendirir</span></span><br />
<br />
Bağışıklık sistemini güçlendirir. Düzenli olarak tüketildiğinde içeriğindeki potasyum ve c vitamini bağışıklık sistemini destekler. Bağışıklık sistemi güçlendirdiği için hastalıklara karşı vücut direnci sağlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kalp sağlığını korur</span></span><br />
<br />
Kavun, kalbe ve kansızlığa iyi gelir, tansiyonu düzenler. Kavunu aşırıya kaçmamak şartıyla kalp hastalarının tüketmesi gerekir. Zengin besin değerleri nedeniyle kansızlık sorunu olanlarda etkilidir. Ayrıca kalp krizi riskini düşürür.  Kalp damar sorunu olanların özellikle yaz aylarında kavunu düzenli olarak tüketmeleri önerilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kilo vermeyi kolaylaştırır</span></span><br />
<br />
Sindirilmesi kolay olan meyveler arasında yer alan kavun, kilo vermek isteyen ancak metabolizma hızı yavaş olanlara önerilir. Diyet programlarında yer alan kavun hızlı bir şekilde kilo vermeyi sağlamakta ve metabolizmayı da hızlandırmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavun Kaç Kaloridir?</span><br />
</span><br />
Kavun düşük kalorili ve oldukça lifli bir meyvedir. 150 gramında yani bir porsiyon kavunda 1,5 gram lif bulunur. Kavunun 150 gramı tat ve su durumuna göre 25-50 kilokalori (kcal) içerir. Çok miktarda sarı ve turuncu meyve beta karoteni açısından zengindir. Lif içeriği yüksek olan kavun bağırsakların çalışmasına da yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavunun Zararı Var mı?</span></span><br />
<br />
Şeker içeriği yüksek olan kavunun aşırı tüketimi bazı sorunlara neden olabilir. Şeker hastaları fazla tüketmemeli, en azından ne kadar tüketeceği uzman doktor ve diyetisyenler tarafından belirlenmelidir.  Kavun alerjisi olanlar bu meyveden uzak durmalıdır. Kavuna karşı aşırı seviyede alerjisi olanlarda ‘anafilaksi’ olarak bilinen şiddetli bir reaksiyon ortaya çıkabilmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavun ile İlgili Sık Sorulan Sorular</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavun tüketmek sağlıklı mıdır?</span></span><br />
<br />
Olgun tatlı bir kavunda % 10 oranında şeker vardır. Bu nedenle 100 gram posa başına yaklaşık 55 kilokaloriyle önemli bir enerji kaynağıdır. Yüksek oranda potasyum ve provitaminin yanı sıra A vitamini ile değerli kalsiyum, C, B1 ve B2 vitamini, fosfor ve demir değerleriyle dikkat çeker. Kavunun ana kısmı yaklaşık % 85’i sudan oluşur.<br />
<br />
Özellikle spor aktivitelerinden sonra veya aralarda harika bir susuzluk gidericidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavun alırken nelere dikkat edilmeli?</span></span><br />
<br />
Olgunlaşması uzun süren kavunu alırken bazı kriterler göz önünde bulundurulmalıdır. Öncelikle olgun olanları tercih edilmelidir. Ancak kabuğu nedeniyle olgunluk derecesi belirlenememektedir. Ancak koku ve kabuğu olgunluğu konusunda ipuçları vermektedir. Bu nedenle kavun alırken kabuğu çok sert olmayan, kabuğunda çatlak veya ezik bulunmayan, hoş ve tatlı kokulu olanları tercih edilmelidir. Kabuğa bastırıldığında hissedilen yumuşaklık olgunluk derecesini belirtmektedir. Olgun kavunlar aromatiktir. Bu nedenle satın alırken yoğun bir koku yayanlar belirlenip alınmalıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavun nasıl tüketilmeli?</span></span><br />
<br />
Kabuğu sağlam olarak dilimlenmemiş kavun, serin bir yerde bir hafta saklanabilir. Dilimlenmiş kavunlar yakından incelenmeli ve küf kontrolü yapılmalıdır. Küçük ebatta dilimlenen kavunlar çok çabuk bozulur. İkiye kesilmiş kavun buzdolabında sorunsuz bir şekilde saklanabilir, ancak streç film ile kaplanmalıdır. Çabuk bozulmaması için dilimleme sırasında kavunun çekirdekleri tamamen çıkarılmalıdır. Kavunlar, üretim sırasında ya da sonrasında kötü hijyen koşullarında patojenlerle temas edebilir. Ayrıca, enfekte kişiler, uygun şekilde hijyenik değillerse patojenleri doğrudan kavuna bulaştırabilir.<br />
<br />
Patojenler eller yoluyla veya kontamine mutfak eşyaları (bıçaklar, tahtalar) yoluyla insanlara bulaşabilir. Gıda enfeksiyonu riskini en aza indirmek için, kavun dilimlerken genel mutfak hijyeni kurallarına uyulması önemlidir: Ellerin yıkanması, temiz bıçak ve kesme tahtaları kullanılması çapraz bulaşmayı önleyecektir. Bu kurallar toplu yemek yapan işletmelerde de kesinlikle uygulanmalıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavun hangi öğünlerde yenmeli?</span></span><br />
<br />
Aşırıya kaçmamak şartıyla kavun her öğün tüketilebilir. Kavun kahvaltıda tüketilebileceği gibi yemeklerden sonra ve tokluk hissi vermesi nedeniyle ara öğün olarak tercih edilebilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavun nasıl saklanmalı?</span></span><br />
<br />
Kavun buzdolabında belli bir ısı derecesinde tutulursa uzun süre taze kalır. Kesilen yüzeyleri her zaman bir miktar streç film ile kapatılmalı veya kesilmiş yüzeyi aşağı bakacak şekilde bir tabağa koyulmalıdır. Böylece kavun kurumayacak ve taze kalacaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavun ne kadar süre saklanmalı?</span></span><br />
<br />
Kavunlar bütün halde buzdolabında uzun süre saklanabilir. Kesilmişlerse 2-3 gün içinde tüketilmelidir. Buzdolabı dışında saklanacaksa bütün halde oda sıcaklığında 1-2 haftaya kadar bozulmayacaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavunu çocuklar tüketmeli mi?</span></span><br />
<br />
A ve C vitamini açısından zengin olan kavun, potasyum ve kalsiyum içeriği nedeniyle çocukların kesinlikle tüketmesi gereken bir besindir. Kolay yenebilir olması, tadı ve kokusu nedeniyle çocuklar tarafından da tercih edilmektedir. 8-9 aylık bebeklerde diğer meyveler gibi ezildikten sonra az miktarda verilmelidir. Çocukların kavuna karşı herhangi bir alerjisi yoksa tüketmeleri kesinlikle önerilmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavun Neye İyi Gelir?</span></span><br />
<br />
Yaz aylarında genellikle karpuzdan sonra en çok tercih edilen meyvelerden biri olan kavun, yüksek potasyum içeriğiyle dikkat çeker. Kavundaki vitaminler de bu bol sulu meyvenin tercih edilme nedenlerinden biri olabilir. A ve C vitaminleri yönünden zengin olan kavun, özellikle yaz aylarında ferahlatırken sağlığa pek çok fayda sağlar. Karpuzla aynı aileden gelen kavunun dünyada kantalup (Van veya cep kavunu), ballı, galya, hami, Charentais gibi pek çok türü bulunur. Türkiye’de ise daha çok Hasanbey, Kırkağaç (Altınbaş), yuva, Van, topatan, Mollaköy, ballı, Casaba ve galya türleri yaygındır.<br />
<br />
Kabakgiller ailesine üye bu meyve, türüne göre minik değişikler gösterebilir. Örneğin; bir kase kantalup kavunu, 53 kalori olup iyi bir folat ve potasyum kaynağı olmasının yanı sıra gündelik A vitamini ihtiyacının yüzde 106’sını, gündelik C vitamini ihtiyacının yüzde 95’ini içerir. Aynı miktar ballı kavun ise 60 kalori olup günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 51’ini, günlük potasyum ihtiyacının yüzde 11’ini karşılar. Ayrıca lif, B6 vitamini ve folat içerir. Ballı kavun isminin aksine yüksek miktarda şeker içermez. Bir kasesi yaklaşık 15 gram karbonhidrat içerir. Kavunun faydaları şöyle açıklanabilir:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Su Kaybını Önlemeye Yardımcıdır</span></span><br />
<br />
Bir fincan kavun yaklaşık olarak 155 gram su barındırır. Bu su, kavunun ağırlığının yaklaşık yüzde 90’ı kadardır. Tükettiğiniz suyun yanı sıra yediğiniz meyveler ve sebzelerdeki su da vücutta su ve elektrolit dengesinin sağlanması için yardımcı olur. Özellikle yazın terleme ile kaybedilen suyun yerine konması için kavun iyi bir ara öğün olabilir. Egzersiz sonrası için de sağlıklı bir atıştırmalıktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kalp Sağlığını Destekler</span></span><br />
<br />
Düşük sodyum ve yüksek potasyum içeriği tansiyonun dengelenmesinde faydalı olabilir. Potasyum, kan damarlarını gevşeterek kan akışını düzenlemeye yardım eder. B vitaminleri ve folat kaynağı olan kavunun, vücuttaki inflamasyona işaret eden homosistein düzeylerini düşürmede rol oynayabilir. Yeterli folat tüketimi, felç riskini düşürmeye de yardımcıdır. Ancak yüksek potasyum içeriği nedeniyle böbrek hastalarının doktor kontrolünde kavun tüketmesi önerilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Cildinizi Onarabilir</span></span><br />
<br />
Kavun yemenin faydalarını cildinizde de hissedebilirsiniz. C vitamini içeriği, kavunu cilt dokusunun onarımı için gerekli olan kolajen oluşumunu destekler. Kolajen ayrıca güneşin zararlı ışınları UV’ye karşı cildinizi korumaya yardımcı olur. Vücudunuz tarafından üretilmeyen, sadece meyve ve sebzelerle alınabilecek olan C vitamini, gündelik C vitamini ihtiyacını ciddi oranda karşılar. C vitamini ayrıca sağlık için son derece önemli olan antioksidanlar açısından da güçlüdür.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Canlı Saçlar İçin…</span></span><br />
<br />
A vitamini, saç sağlığı için önemli bir rol oynar. A vitamini, saçların sağlıklı olmasına yardımcı olan yağ bezlerini sebum üretmesi için uyarır. Daha canlı ve parlak saçlar için kavunu beslenmenize ilave edebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Gözleri Savunur</span></span><br />
<br />
Yaşlanma ve güneş ışığına maruziyet, gözlerde katarakt ve yaşa bağlı sarı nokta hastalığına yol açabilir. Zamanla ciddi görme sorunları yaratan bu hastalıklara karşı kavun, beta-karoten lutein ve zeaksantin gibi antioksidanlar içerir. Bu antioksidanlar görmeyi korur ve çevresel hasarlara karşı etkileri azaltır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bağırsaklara İyi Gelir</span></span><br />
<br />
“Kavun neye iyi gelir?” sorusunun cevaplarından biri de bağırsaklardır. Lif içeriği sayesinde kavun, bağırsak hareketlerini düzenlemede önemlidir. Yüksek su içeriği de yine lif içeriği gibi bağırsaklara iyi gelir. Kabızlık gibi sorunları olan kişileri oldukça mutlu eder. C vitamini içeriği tabii ki kavunun faydalarını bağışıklık sistemini yönünden de artırır. Güçlü antioksidan olan C vitamininin yanı sıra bağırsak sağlığı için faydalı olan fitokimyasallar (A vitamini ve beta-karoten) içerir. Güçlü bir bağırsak sağlığı, güçlü bir bağışıklık ile doğrudan ilişkilidir. Bağırsaklarla dost bakteriler, vücudun da sağlıklı olmasına yardımcı olur.  C vitamini vücudun virüs, bakteri gibi çeşitli tehlikelerden korunması için önemli olan beyaz kan hücrelerinin üretilmesi için uyarıcıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kemikleri Güçlendirebilir</span></span><br />
<br />
Dişler de dahil kemikleriniz için kalsiyum önemli bir mineraldir. Kavun kalsiyum zengini bir meyvedir. Anti-inflamatuvar olan bu meyve, artrit gibi iltihaplı hastalıklar ve osteoporoz gibi hastalıklar için başa çıkmada kemikleri güçlendirir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ciğerlerinizi Tazeler</span></span><br />
<br />
Düzenli A vitamini tüketmek, vücudunuzu yeniler. Vücudunuzda zamanla sigara, zararlı maddeler gibi nedenlerle A vitamini azalır. Bu da ciğerlerinizi zayıflatmada bir etkendir. Ciğerlerinizi daima genç tutmak nefes almanızı da iyileştirir. Kavundaki A vitamini, özellikle nefes darlığı çekenler için yardımcı bir besin olabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavun Sakinleştirir</span></span><br />
<br />
Kavunun yine potasyum içeriği, vücutta sakinleştirici bir etki yaratır. Stres giderici bir besin olarak nitelendirilen kavun, odaklamayı kolaylaştırır. Potasyum, kalp atışını normalleştirerek beyne oksijen gidişini kolaylaştırır. Bu da sakinleşmenizi ve odaklanmanızı sağlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Diyabeti Olanlar İçin Porsiyon Kontrolü Şart</span></span><br />
<br />
Diyabet hastalarının kavun tüketirken dikkatli olmasında fayda var. Glisemik indeksi yüksek olan kavunun şeker oranı da yüksektir. Bu yüzden porsiyona dikkat etmek gerekir.<br />
<br />
Kavun genel olarak tek başına alerjik bir meyve değildir. Çapraz bulaşma nedeniyle polen, vb sebeplerle daha basit alerjilere sebep olabilir. Ancak diyabet hastaları mutlaka kavun tüketimi için doktora danışmalıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavun Seçerken Bunlara Dikkat!</span></span><br />
<br />
Mükemmel kavun seçmek istiyorsanız birkaç noktaya dikkat etmelisiniz. Öncelikle herhangi bir yerinde bere olmayan, sert bir kavun seçin. Bütün kavunlar aslında boyutlarına göre ağırdır ve böyle olmalıdır. Bu hoş kokulu, sulu bir kavun alacağınız anlamına gelir. Ballı kavunun bir çeşidi olan Santa Claus, olgunlaştıkça sarıya döner. Yani ne kadar sarı olursa lezzeti o kadar iyi olur. Kavunu aldıktan sonra tüketileceği zaman suyla yıkayın ve ardından kesin. Ağzı sıkı kapalı bir kabın içinde buzdolabında 4 gün kadar saklayabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak</span></span><br />
<br />
memorial.com.tr<br />
acibadem.com.tr<br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145380" target="_blank" title="">Kavun Resimleri V14072024195826-N7.jpg</a> (Dosya Boyutu: 181.74 KB / İndirme Sayısı: 162)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145381" target="_blank" title="">Kavun Resimleri V14072024200246-N4.jpg</a> (Dosya Boyutu: 184.28 KB / İndirme Sayısı: 155)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145382" target="_blank" title="">Kavun Resimleri V14072024200327-N10.jpg</a> (Dosya Boyutu: 178.08 KB / İndirme Sayısı: 157)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145383" target="_blank" title="">Kavun Resimleri V14072024195835-N9.jpg</a> (Dosya Boyutu: 203.11 KB / İndirme Sayısı: 158)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145380" target="_blank" title="">Kavun Resimleri V14072024195826-N7.jpg</a> (Dosya Boyutu: 181.74 KB / İndirme Sayısı: 162)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavunun Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kavun Çeşitleri Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Anadolu’da ve Trakya’da yetiştirildiği bölgenin ismiyle anılan kavun çeşitleri; yeşil, sarı veya beyaz renkte, oval veya yuvarlak şeklindedir. Özellikle Anadolu’daki çeşitleri pürüzsüz ve kaba bir kabuğa sahiptir. Küçük boyutta olanından kilolarca ağırlığa sahip kavununun Anadolu ve Trakya’da bilinen çeşitleri Hasanbey,  Kırkağaç (altınbaş), yuva, Van (kantalup) (cantaloupe) (cep kavunu), <br />
Meriç ve Topatandır.<br />
<br />
Avrupa’da ise İspanya, Yunanistan veya İtalya'da yaz aylarında yetiştirilmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Mini kavun</span></span><br />
<br />
Mini kavunun Avrupa’da özel bir yetiştirme alanı yoktur. Bahçede veya balkondaki küçük bir toprak parçasında kolaylıkla oluverir. Yaz sonunda ve sonbaharda çapı 10 ila 15 santimetre olan kavunlar olgunlaşır ve hasat edilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ballı kavun</span></span><br />
<br />
Oval ballı kavun Avrupa kıtasında çok popülerdir. Güneş sarısı rengiyle, pürüzsüz ve dikey çizgileriyle dikkat çeker. Soluk sarı içi, içindeki tohumları çevreler. Bu kavun türü 3 kilograma kadar ulaşabilmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Galia kavunu</span></span><br />
<br />
Galia kavunu, bir ağ ile kaplanmış gibi görünen özel kabuğundan dolayı ağ kavunu olarak da isimlendirilir. Sarı ve kahverengimsi renktedir. Yuvarlak kabuğunun altındaki etli doku açık yeşil ve beyazdır. Olgunluk derecesine ulaştığında yoğun bir koku yayar. Olgun kavunların ağırlıkları 1,5 kilogram kadardır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Charentais kavun</span></span><br />
<br />
Yuvarlaktır ve kabuğunda genellikle koyu yeşil çizgiler vardır. Açık yeşil ve sarımsı bir kabuğa sahiptir. Posası sulu ve tatlıdır ve çıkarılması kolay olan çekirdekleri ortasındadır. Boyutları oldukça küçük olan kavun, ideal olgunluk derecesine ulaştığında çok hoş kokar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavunun Besin Değeri Nedir?</span></span><br />
<br />
İçeriğinde türüne göre değişebilen çok sayıda önemli mineral ve vitamin vardır. A, C, B1, B2, B5 vitamini ile potasyum, sodyum, kalsiyum, magnezyum, fosfat açısından zengindir. Fitokimyasallar da içermektedir. Likopen ve beta-karoten gibi bitkisel besinler bulunmaktadır.<br />
<br />
Bir porsiyon kavunda 11,84 karbonhidrat (g), 2,00 protein (g), 0,18 yağ(g), 1,62 lif (g), 16,20 sodyum (mg), 327,60 potasyum (mg) ve 19,80 kalsiyum (mg), 0,61 vardır.<br />
<br />
Kavun, vücut hücrelerini UV ışınlarından koruyan özellikle yüksek bir E vitamini içeriğine sahiptir. Bu fitokimyasallar serbest radikalleri yakalar ve hücre hasarını önler. A vitamini karpuzlarda ve tatlı kavunlarda bol miktarda bulunur. Cildi ve saçı esnek tutar ve göz sağlığı için önemlidir.<br />
<br />
Ayrıca kavun çekirdekleri; A, B ve C vitaminler ile magnezyum içermektedir. İçeriğinde demir, kalsiyum ve değerli yağlar bulunmaktadır. Kavun çekirdekleri bütün olarak yutulmamalı, çiğnenmeli, öğütülmeli veya doğranarak tüketilmelidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavunun Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Kavun beta-karoten ve likopen gibi antioksidanlar yanı sıra potasyum ve C vitamini elektrolit kaynakları açısından da zengindir. Kavun, sindirime yardımcı olur ve bağırsak sağlığını destekler, kan basıncını dengeler, kas fonksiyonlarının iyi şekilde çalışmasına yardım eder. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavunun faydaları genel olarak şunlardır:</span></span><br />
<br />
    Bağışıklık sistemini güçlendirir<br />
    Damar tıkanıklığını önlemeye yardım eder<br />
    Göz sağlığını destekler<br />
    Böbrek taşları ve kumlarını düşmesine yardımcı olur<br />
    Uyku sorunu olanlara iyi gelir<br />
    İdrar söktürücüdür<br />
    Kabızlık için faydalıdır<br />
    Cildi nemlendirir<br />
    Romatizma ağrılarını hafifletir<br />
    Hızlı bir şekilde kilo vermeyi sağlar<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bağışıklığı destekler ve güçlendirir</span></span><br />
<br />
Bağışıklık sistemini güçlendirir. Düzenli olarak tüketildiğinde içeriğindeki potasyum ve c vitamini bağışıklık sistemini destekler. Bağışıklık sistemi güçlendirdiği için hastalıklara karşı vücut direnci sağlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kalp sağlığını korur</span></span><br />
<br />
Kavun, kalbe ve kansızlığa iyi gelir, tansiyonu düzenler. Kavunu aşırıya kaçmamak şartıyla kalp hastalarının tüketmesi gerekir. Zengin besin değerleri nedeniyle kansızlık sorunu olanlarda etkilidir. Ayrıca kalp krizi riskini düşürür.  Kalp damar sorunu olanların özellikle yaz aylarında kavunu düzenli olarak tüketmeleri önerilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kilo vermeyi kolaylaştırır</span></span><br />
<br />
Sindirilmesi kolay olan meyveler arasında yer alan kavun, kilo vermek isteyen ancak metabolizma hızı yavaş olanlara önerilir. Diyet programlarında yer alan kavun hızlı bir şekilde kilo vermeyi sağlamakta ve metabolizmayı da hızlandırmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavun Kaç Kaloridir?</span><br />
</span><br />
Kavun düşük kalorili ve oldukça lifli bir meyvedir. 150 gramında yani bir porsiyon kavunda 1,5 gram lif bulunur. Kavunun 150 gramı tat ve su durumuna göre 25-50 kilokalori (kcal) içerir. Çok miktarda sarı ve turuncu meyve beta karoteni açısından zengindir. Lif içeriği yüksek olan kavun bağırsakların çalışmasına da yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavunun Zararı Var mı?</span></span><br />
<br />
Şeker içeriği yüksek olan kavunun aşırı tüketimi bazı sorunlara neden olabilir. Şeker hastaları fazla tüketmemeli, en azından ne kadar tüketeceği uzman doktor ve diyetisyenler tarafından belirlenmelidir.  Kavun alerjisi olanlar bu meyveden uzak durmalıdır. Kavuna karşı aşırı seviyede alerjisi olanlarda ‘anafilaksi’ olarak bilinen şiddetli bir reaksiyon ortaya çıkabilmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavun ile İlgili Sık Sorulan Sorular</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavun tüketmek sağlıklı mıdır?</span></span><br />
<br />
Olgun tatlı bir kavunda % 10 oranında şeker vardır. Bu nedenle 100 gram posa başına yaklaşık 55 kilokaloriyle önemli bir enerji kaynağıdır. Yüksek oranda potasyum ve provitaminin yanı sıra A vitamini ile değerli kalsiyum, C, B1 ve B2 vitamini, fosfor ve demir değerleriyle dikkat çeker. Kavunun ana kısmı yaklaşık % 85’i sudan oluşur.<br />
<br />
Özellikle spor aktivitelerinden sonra veya aralarda harika bir susuzluk gidericidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavun alırken nelere dikkat edilmeli?</span></span><br />
<br />
Olgunlaşması uzun süren kavunu alırken bazı kriterler göz önünde bulundurulmalıdır. Öncelikle olgun olanları tercih edilmelidir. Ancak kabuğu nedeniyle olgunluk derecesi belirlenememektedir. Ancak koku ve kabuğu olgunluğu konusunda ipuçları vermektedir. Bu nedenle kavun alırken kabuğu çok sert olmayan, kabuğunda çatlak veya ezik bulunmayan, hoş ve tatlı kokulu olanları tercih edilmelidir. Kabuğa bastırıldığında hissedilen yumuşaklık olgunluk derecesini belirtmektedir. Olgun kavunlar aromatiktir. Bu nedenle satın alırken yoğun bir koku yayanlar belirlenip alınmalıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavun nasıl tüketilmeli?</span></span><br />
<br />
Kabuğu sağlam olarak dilimlenmemiş kavun, serin bir yerde bir hafta saklanabilir. Dilimlenmiş kavunlar yakından incelenmeli ve küf kontrolü yapılmalıdır. Küçük ebatta dilimlenen kavunlar çok çabuk bozulur. İkiye kesilmiş kavun buzdolabında sorunsuz bir şekilde saklanabilir, ancak streç film ile kaplanmalıdır. Çabuk bozulmaması için dilimleme sırasında kavunun çekirdekleri tamamen çıkarılmalıdır. Kavunlar, üretim sırasında ya da sonrasında kötü hijyen koşullarında patojenlerle temas edebilir. Ayrıca, enfekte kişiler, uygun şekilde hijyenik değillerse patojenleri doğrudan kavuna bulaştırabilir.<br />
<br />
Patojenler eller yoluyla veya kontamine mutfak eşyaları (bıçaklar, tahtalar) yoluyla insanlara bulaşabilir. Gıda enfeksiyonu riskini en aza indirmek için, kavun dilimlerken genel mutfak hijyeni kurallarına uyulması önemlidir: Ellerin yıkanması, temiz bıçak ve kesme tahtaları kullanılması çapraz bulaşmayı önleyecektir. Bu kurallar toplu yemek yapan işletmelerde de kesinlikle uygulanmalıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavun hangi öğünlerde yenmeli?</span></span><br />
<br />
Aşırıya kaçmamak şartıyla kavun her öğün tüketilebilir. Kavun kahvaltıda tüketilebileceği gibi yemeklerden sonra ve tokluk hissi vermesi nedeniyle ara öğün olarak tercih edilebilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavun nasıl saklanmalı?</span></span><br />
<br />
Kavun buzdolabında belli bir ısı derecesinde tutulursa uzun süre taze kalır. Kesilen yüzeyleri her zaman bir miktar streç film ile kapatılmalı veya kesilmiş yüzeyi aşağı bakacak şekilde bir tabağa koyulmalıdır. Böylece kavun kurumayacak ve taze kalacaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavun ne kadar süre saklanmalı?</span></span><br />
<br />
Kavunlar bütün halde buzdolabında uzun süre saklanabilir. Kesilmişlerse 2-3 gün içinde tüketilmelidir. Buzdolabı dışında saklanacaksa bütün halde oda sıcaklığında 1-2 haftaya kadar bozulmayacaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavunu çocuklar tüketmeli mi?</span></span><br />
<br />
A ve C vitamini açısından zengin olan kavun, potasyum ve kalsiyum içeriği nedeniyle çocukların kesinlikle tüketmesi gereken bir besindir. Kolay yenebilir olması, tadı ve kokusu nedeniyle çocuklar tarafından da tercih edilmektedir. 8-9 aylık bebeklerde diğer meyveler gibi ezildikten sonra az miktarda verilmelidir. Çocukların kavuna karşı herhangi bir alerjisi yoksa tüketmeleri kesinlikle önerilmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavun Neye İyi Gelir?</span></span><br />
<br />
Yaz aylarında genellikle karpuzdan sonra en çok tercih edilen meyvelerden biri olan kavun, yüksek potasyum içeriğiyle dikkat çeker. Kavundaki vitaminler de bu bol sulu meyvenin tercih edilme nedenlerinden biri olabilir. A ve C vitaminleri yönünden zengin olan kavun, özellikle yaz aylarında ferahlatırken sağlığa pek çok fayda sağlar. Karpuzla aynı aileden gelen kavunun dünyada kantalup (Van veya cep kavunu), ballı, galya, hami, Charentais gibi pek çok türü bulunur. Türkiye’de ise daha çok Hasanbey, Kırkağaç (Altınbaş), yuva, Van, topatan, Mollaköy, ballı, Casaba ve galya türleri yaygındır.<br />
<br />
Kabakgiller ailesine üye bu meyve, türüne göre minik değişikler gösterebilir. Örneğin; bir kase kantalup kavunu, 53 kalori olup iyi bir folat ve potasyum kaynağı olmasının yanı sıra gündelik A vitamini ihtiyacının yüzde 106’sını, gündelik C vitamini ihtiyacının yüzde 95’ini içerir. Aynı miktar ballı kavun ise 60 kalori olup günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 51’ini, günlük potasyum ihtiyacının yüzde 11’ini karşılar. Ayrıca lif, B6 vitamini ve folat içerir. Ballı kavun isminin aksine yüksek miktarda şeker içermez. Bir kasesi yaklaşık 15 gram karbonhidrat içerir. Kavunun faydaları şöyle açıklanabilir:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Su Kaybını Önlemeye Yardımcıdır</span></span><br />
<br />
Bir fincan kavun yaklaşık olarak 155 gram su barındırır. Bu su, kavunun ağırlığının yaklaşık yüzde 90’ı kadardır. Tükettiğiniz suyun yanı sıra yediğiniz meyveler ve sebzelerdeki su da vücutta su ve elektrolit dengesinin sağlanması için yardımcı olur. Özellikle yazın terleme ile kaybedilen suyun yerine konması için kavun iyi bir ara öğün olabilir. Egzersiz sonrası için de sağlıklı bir atıştırmalıktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kalp Sağlığını Destekler</span></span><br />
<br />
Düşük sodyum ve yüksek potasyum içeriği tansiyonun dengelenmesinde faydalı olabilir. Potasyum, kan damarlarını gevşeterek kan akışını düzenlemeye yardım eder. B vitaminleri ve folat kaynağı olan kavunun, vücuttaki inflamasyona işaret eden homosistein düzeylerini düşürmede rol oynayabilir. Yeterli folat tüketimi, felç riskini düşürmeye de yardımcıdır. Ancak yüksek potasyum içeriği nedeniyle böbrek hastalarının doktor kontrolünde kavun tüketmesi önerilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Cildinizi Onarabilir</span></span><br />
<br />
Kavun yemenin faydalarını cildinizde de hissedebilirsiniz. C vitamini içeriği, kavunu cilt dokusunun onarımı için gerekli olan kolajen oluşumunu destekler. Kolajen ayrıca güneşin zararlı ışınları UV’ye karşı cildinizi korumaya yardımcı olur. Vücudunuz tarafından üretilmeyen, sadece meyve ve sebzelerle alınabilecek olan C vitamini, gündelik C vitamini ihtiyacını ciddi oranda karşılar. C vitamini ayrıca sağlık için son derece önemli olan antioksidanlar açısından da güçlüdür.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Canlı Saçlar İçin…</span></span><br />
<br />
A vitamini, saç sağlığı için önemli bir rol oynar. A vitamini, saçların sağlıklı olmasına yardımcı olan yağ bezlerini sebum üretmesi için uyarır. Daha canlı ve parlak saçlar için kavunu beslenmenize ilave edebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Gözleri Savunur</span></span><br />
<br />
Yaşlanma ve güneş ışığına maruziyet, gözlerde katarakt ve yaşa bağlı sarı nokta hastalığına yol açabilir. Zamanla ciddi görme sorunları yaratan bu hastalıklara karşı kavun, beta-karoten lutein ve zeaksantin gibi antioksidanlar içerir. Bu antioksidanlar görmeyi korur ve çevresel hasarlara karşı etkileri azaltır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bağırsaklara İyi Gelir</span></span><br />
<br />
“Kavun neye iyi gelir?” sorusunun cevaplarından biri de bağırsaklardır. Lif içeriği sayesinde kavun, bağırsak hareketlerini düzenlemede önemlidir. Yüksek su içeriği de yine lif içeriği gibi bağırsaklara iyi gelir. Kabızlık gibi sorunları olan kişileri oldukça mutlu eder. C vitamini içeriği tabii ki kavunun faydalarını bağışıklık sistemini yönünden de artırır. Güçlü antioksidan olan C vitamininin yanı sıra bağırsak sağlığı için faydalı olan fitokimyasallar (A vitamini ve beta-karoten) içerir. Güçlü bir bağırsak sağlığı, güçlü bir bağışıklık ile doğrudan ilişkilidir. Bağırsaklarla dost bakteriler, vücudun da sağlıklı olmasına yardımcı olur.  C vitamini vücudun virüs, bakteri gibi çeşitli tehlikelerden korunması için önemli olan beyaz kan hücrelerinin üretilmesi için uyarıcıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kemikleri Güçlendirebilir</span></span><br />
<br />
Dişler de dahil kemikleriniz için kalsiyum önemli bir mineraldir. Kavun kalsiyum zengini bir meyvedir. Anti-inflamatuvar olan bu meyve, artrit gibi iltihaplı hastalıklar ve osteoporoz gibi hastalıklar için başa çıkmada kemikleri güçlendirir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ciğerlerinizi Tazeler</span></span><br />
<br />
Düzenli A vitamini tüketmek, vücudunuzu yeniler. Vücudunuzda zamanla sigara, zararlı maddeler gibi nedenlerle A vitamini azalır. Bu da ciğerlerinizi zayıflatmada bir etkendir. Ciğerlerinizi daima genç tutmak nefes almanızı da iyileştirir. Kavundaki A vitamini, özellikle nefes darlığı çekenler için yardımcı bir besin olabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavun Sakinleştirir</span></span><br />
<br />
Kavunun yine potasyum içeriği, vücutta sakinleştirici bir etki yaratır. Stres giderici bir besin olarak nitelendirilen kavun, odaklamayı kolaylaştırır. Potasyum, kalp atışını normalleştirerek beyne oksijen gidişini kolaylaştırır. Bu da sakinleşmenizi ve odaklanmanızı sağlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Diyabeti Olanlar İçin Porsiyon Kontrolü Şart</span></span><br />
<br />
Diyabet hastalarının kavun tüketirken dikkatli olmasında fayda var. Glisemik indeksi yüksek olan kavunun şeker oranı da yüksektir. Bu yüzden porsiyona dikkat etmek gerekir.<br />
<br />
Kavun genel olarak tek başına alerjik bir meyve değildir. Çapraz bulaşma nedeniyle polen, vb sebeplerle daha basit alerjilere sebep olabilir. Ancak diyabet hastaları mutlaka kavun tüketimi için doktora danışmalıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavun Seçerken Bunlara Dikkat!</span></span><br />
<br />
Mükemmel kavun seçmek istiyorsanız birkaç noktaya dikkat etmelisiniz. Öncelikle herhangi bir yerinde bere olmayan, sert bir kavun seçin. Bütün kavunlar aslında boyutlarına göre ağırdır ve böyle olmalıdır. Bu hoş kokulu, sulu bir kavun alacağınız anlamına gelir. Ballı kavunun bir çeşidi olan Santa Claus, olgunlaştıkça sarıya döner. Yani ne kadar sarı olursa lezzeti o kadar iyi olur. Kavunu aldıktan sonra tüketileceği zaman suyla yıkayın ve ardından kesin. Ağzı sıkı kapalı bir kabın içinde buzdolabında 4 gün kadar saklayabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak</span></span><br />
<br />
memorial.com.tr<br />
acibadem.com.tr<br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145380" target="_blank" title="">Kavun Resimleri V14072024195826-N7.jpg</a> (Dosya Boyutu: 181.74 KB / İndirme Sayısı: 162)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145381" target="_blank" title="">Kavun Resimleri V14072024200246-N4.jpg</a> (Dosya Boyutu: 184.28 KB / İndirme Sayısı: 155)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145382" target="_blank" title="">Kavun Resimleri V14072024200327-N10.jpg</a> (Dosya Boyutu: 178.08 KB / İndirme Sayısı: 157)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145383" target="_blank" title="">Kavun Resimleri V14072024195835-N9.jpg</a> (Dosya Boyutu: 203.11 KB / İndirme Sayısı: 158)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Karpuzun Faydaları Nelerdir?]]></title>
			<link>https://xn--rait-65a.tunca.at/showthread.php?tid=28876</link>
			<pubDate>Sun, 14 Jul 2024 20:19:25 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://xn--rait-65a.tunca.at/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://xn--rait-65a.tunca.at/showthread.php?tid=28876</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPEG Image" border="0" alt=".jpeg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145341" target="_blank" title="">Karpuz Resimleri V14072024195341-N18.jpeg</a> (Dosya Boyutu: 99.97 KB / İndirme Sayısı: 150)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Karpuzun Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Karpuzun Besin Değeri</span></span><br />
<br />
Karpuz, magnezyum, potasyum, A ve C vitaminleri de dahil olmak üzere çeşitli besin maddeleri barındıran bir meyvedir. Aynı zamanda en çok su içeren ve kalorisi düşük besinler arasında yer alır.<br />
<br />
150 gram yani ortalama 1 su bardağı içerisindeki karpuz şu besin değerlerini içerir:<br />
<br />
    Kalori: 46<br />
    Karbonhidrat: 11,5 gram<br />
    Lif: 0,6 gram<br />
    Şeker: 9,4 gram<br />
    Protein: 0,9 gram<br />
    Yağ: 0,2 gram<br />
    Potasyum: GD'nin %4'ü<br />
    Magnezyum: GD'nin %4'ü<br />
    A Vitamini: Günlük Değerin (GD) %5’i<br />
    C Vitamini: Günlük Değerin %14'ü<br />
<br />
Karpuz, karotenoidler, likopen ve cucurbocitrin gibi antioksidan içeriği sayesinde serbest radikallere karşı da savaşır. Karpuz kan basıncını düşürme ve sinir fonksiyonlarını desteklemeyi sağlayan potasyum ve tüketilen proteinleri parçalamada rol alıp, bağışıklığı güçlendiren B6 vitamini açısından zengindir. Biotin, B1 vitamini, bakır, magnezyum içinde iyi bir kaynaktır. Bir porsiyon yani 200 gramlık bir karpuz 60 kalori olmasıyla da iyi bir diyet besinidir. 200 gram karpuz 15 gram karbonhidrat, 0,80 gram lif ve 8 miligram likopen içermektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Karpuzun Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Karpuz, kan basıncını dengeler, A vitamini sayesinde göz ve cilt sağlığını destekler, dehidrasyonu önler, özellikle içerisinde yer alan karotenoidler damarların sertleşmesi, kan pıhtıları, felç ve kalp krizi riskini azaltarak kalp sağlığını korur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 16’sı karşılayabilen karpuzun faydaları şunlardır:</span></span><br />
<br />
    Kan basıncını düzenler, tansiyonu kontrol altına alır<br />
    Diyabet, obezite, kalp ve kanser gibi kronik hastalık riskini azaltır<br />
    Vücutta yağ birikimini engeller<br />
    Oksidatif stresi azaltarak kalbi korur<br />
    Sindirimi düzenleyip, kabızlığı, hazımsızlığı önler<br />
    Dehidrasyonu önler<br />
    İçerdiği kolin sayesinde hafızayı güçlendirir<br />
    Karpuz tüketimi kas ağrılarını azaltır<br />
    Diüretiktir, doğal bir idrar söktürücüdür<br />
    Güçlü bir antioksidan olan likopen içerir<br />
    Kolajen üretimini arttırır, cildi nemlendirir<br />
    Saç hücrelerini destekler<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 16’sı karşılar</span></span><br />
<br />
İçerisinde yer alan C vitamini sayesinde günlük olarak alınması gereken C vitamini ihtiyacı karşılanır. Bunun yanında C vitamini, enfeksiyonlarla savaşmada etkilidir bu da bağışıklık sistemini destekler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kan basıncını düzenleyerek, tansiyonu kontrol altına alır</span></span><br />
<br />
Magnezyum ve potasyum içeren karpuz, kan basıncına etki ederek tansiyonun düşmesini sağlar. Böylelikle kan damarlarındaki gerginlik azaltılarak kan akışı uyarılır. Kalp üzerindeki stres de azaltılmış olur.<br />
Kanser vakalarında yan etkinin azalmasına yardımcı olur<br />
<br />
Antioksidan yapısı ve zengin su içeriği sayesinde kanser hastaları için destekleyici bir meyve görevi görür.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Vücutta yağ birikimini engeller</span></span><br />
<br />
Karpuz, lifli yapısı ve düşük kalorisi sayesinde kilo vermek isteyen kişiler için tüketilen bir meyvedir. Buna bağlı olarak vücutta yağ birikimini engelleyerek sindirim sisteminin desteklenmesine yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Oksidatif stresi azaltarak kalbi korur</span></span><br />
<br />
Antioksidan yapısından dolayı karpuz, vücutta serbest radikallerin neden olduğu oksidatif stresi azaltır bu da hücrelerin korunmasına yardımcı olur. Böylelikle bağışıklık sistemi sağlığını destekler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Sindirimi düzenleyip, kabızlığı ve hazımsızlığı önler</span></span><br />
<br />
En çok su içeren meyveler arasında yer alan karpuz lifli yapısıyla beraber sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Buna bağlı olarak kabızlığı ve hazımsızlığı da önler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Susuzluğa çare olur</span></span><br />
<br />
Yüzde 92’i su olan karpuz tüketildiği zaman susuzluğu giderebilir. Su sağladığından vücut direncinin korunmasını sağlayarak bağışıklık sistemini destekler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">İçerdiği kolin sayesinde hafızayı güçlendirir</span></span><br />
<br />
Vücut içerisinde kolin seviyesini yükselmesi bilişsel işlev ve daha güçlü bir hafızanın oluşmasını sağlar. Karpuz içerisinde yer alan kolin de bu durumların desteklenmesin önemli rol oynar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kas ağrılarının azalmasını sağlar</span></span><br />
<br />
Egzersiz sonrasında tüketilen karpuz, kas ağrılarının azalmasını sağlayarak güçlü kalmaya yardımcı olur. Egzersiz sonrasında toparlanma sürecini desteklemek da karpuzun faydaları arasında sayılır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Cildi nemlendirip, saç hücrelerini geliştirir</span></span><br />
<br />
Karpuzda yer alan ve beta-karoten tarafından üretilen A vitamini, cilt hücrelerinin onarılmasını sağlar. Kuru cildin ve pullanmanın önler. B6 vitamini sivilceyi önlemeye yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Karpuz Çekirdeğinin Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Kötü kolesterolü düşürmek, kan basıncını dengelemek ve böbrek fonksiyonlarının düzenlenmek karpuz çekirdeğinin faydaları arasındadır. Cucurbocitrin adlı maddenin yer aldığı karpuz özellikle kan basıncına etki eder bu da kalp sağlığının korunmasını sağlar. 1 avuç karpuz çekirdeği tüketildiği durumda hafıza güçlendirir, yağ emilimini sağlar, sinir iletimini destekler vücuttaki inflamasyonu azaltır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Karpuzun Faydaları Hakkında Sık Sorulan Sorular</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Böbrek hastaları tüketebilir mi?</span></span><br />
<br />
Birçok araştırma karpuz gibi bitkisel besinlerin tüketilmesini obezite, diyabet, genel ölüm oranlarının azalması, kanser ve kalp hastalıklarının azalması ile ilişkilendirmektedir. Ancak karpuz potasyum içeriği yüksek olan meyvelerden biridir. Bu sebeple potasyum kısıtlaması olanlarda, böbrek hastalarında tüketimi beslenme uzmanları kontrolünde olmalıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Karpuz hangi hastalıklara iyi gelmez?</span></span><br />
<br />
Karpuz, özellikle diyabet, insülin direnci ve hipoglisemisi bulunan kişilerin kontrollü tüketmesi gereken bir besindir. Bunun yanında migreni tetikleyebilecek bir amino asit olan yüksek düzeyde tiramin içerdiğinde migreni bulunanların da doğru oranda tüketmesi gerekir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak</span></span><br />
<br />
memorial.com.tr<br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPEG Image" border="0" alt=".jpeg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145341" target="_blank" title="">Karpuz Resimleri V14072024195341-N18.jpeg</a> (Dosya Boyutu: 99.97 KB / İndirme Sayısı: 150)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPEG Image" border="0" alt=".jpeg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145342" target="_blank" title="">Karpuz Resimleri V14072024195312-N13.jpeg</a> (Dosya Boyutu: 129.04 KB / İndirme Sayısı: 156)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPEG Image" border="0" alt=".jpeg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145343" target="_blank" title="">Karpuz Resimleri V14072024195250-N9.jpeg</a> (Dosya Boyutu: 123.82 KB / İndirme Sayısı: 147)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPEG Image" border="0" alt=".jpeg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145341" target="_blank" title="">Karpuz Resimleri V14072024195341-N18.jpeg</a> (Dosya Boyutu: 99.97 KB / İndirme Sayısı: 150)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Karpuzun Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Karpuzun Besin Değeri</span></span><br />
<br />
Karpuz, magnezyum, potasyum, A ve C vitaminleri de dahil olmak üzere çeşitli besin maddeleri barındıran bir meyvedir. Aynı zamanda en çok su içeren ve kalorisi düşük besinler arasında yer alır.<br />
<br />
150 gram yani ortalama 1 su bardağı içerisindeki karpuz şu besin değerlerini içerir:<br />
<br />
    Kalori: 46<br />
    Karbonhidrat: 11,5 gram<br />
    Lif: 0,6 gram<br />
    Şeker: 9,4 gram<br />
    Protein: 0,9 gram<br />
    Yağ: 0,2 gram<br />
    Potasyum: GD'nin %4'ü<br />
    Magnezyum: GD'nin %4'ü<br />
    A Vitamini: Günlük Değerin (GD) %5’i<br />
    C Vitamini: Günlük Değerin %14'ü<br />
<br />
Karpuz, karotenoidler, likopen ve cucurbocitrin gibi antioksidan içeriği sayesinde serbest radikallere karşı da savaşır. Karpuz kan basıncını düşürme ve sinir fonksiyonlarını desteklemeyi sağlayan potasyum ve tüketilen proteinleri parçalamada rol alıp, bağışıklığı güçlendiren B6 vitamini açısından zengindir. Biotin, B1 vitamini, bakır, magnezyum içinde iyi bir kaynaktır. Bir porsiyon yani 200 gramlık bir karpuz 60 kalori olmasıyla da iyi bir diyet besinidir. 200 gram karpuz 15 gram karbonhidrat, 0,80 gram lif ve 8 miligram likopen içermektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Karpuzun Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Karpuz, kan basıncını dengeler, A vitamini sayesinde göz ve cilt sağlığını destekler, dehidrasyonu önler, özellikle içerisinde yer alan karotenoidler damarların sertleşmesi, kan pıhtıları, felç ve kalp krizi riskini azaltarak kalp sağlığını korur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 16’sı karşılayabilen karpuzun faydaları şunlardır:</span></span><br />
<br />
    Kan basıncını düzenler, tansiyonu kontrol altına alır<br />
    Diyabet, obezite, kalp ve kanser gibi kronik hastalık riskini azaltır<br />
    Vücutta yağ birikimini engeller<br />
    Oksidatif stresi azaltarak kalbi korur<br />
    Sindirimi düzenleyip, kabızlığı, hazımsızlığı önler<br />
    Dehidrasyonu önler<br />
    İçerdiği kolin sayesinde hafızayı güçlendirir<br />
    Karpuz tüketimi kas ağrılarını azaltır<br />
    Diüretiktir, doğal bir idrar söktürücüdür<br />
    Güçlü bir antioksidan olan likopen içerir<br />
    Kolajen üretimini arttırır, cildi nemlendirir<br />
    Saç hücrelerini destekler<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 16’sı karşılar</span></span><br />
<br />
İçerisinde yer alan C vitamini sayesinde günlük olarak alınması gereken C vitamini ihtiyacı karşılanır. Bunun yanında C vitamini, enfeksiyonlarla savaşmada etkilidir bu da bağışıklık sistemini destekler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kan basıncını düzenleyerek, tansiyonu kontrol altına alır</span></span><br />
<br />
Magnezyum ve potasyum içeren karpuz, kan basıncına etki ederek tansiyonun düşmesini sağlar. Böylelikle kan damarlarındaki gerginlik azaltılarak kan akışı uyarılır. Kalp üzerindeki stres de azaltılmış olur.<br />
Kanser vakalarında yan etkinin azalmasına yardımcı olur<br />
<br />
Antioksidan yapısı ve zengin su içeriği sayesinde kanser hastaları için destekleyici bir meyve görevi görür.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Vücutta yağ birikimini engeller</span></span><br />
<br />
Karpuz, lifli yapısı ve düşük kalorisi sayesinde kilo vermek isteyen kişiler için tüketilen bir meyvedir. Buna bağlı olarak vücutta yağ birikimini engelleyerek sindirim sisteminin desteklenmesine yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Oksidatif stresi azaltarak kalbi korur</span></span><br />
<br />
Antioksidan yapısından dolayı karpuz, vücutta serbest radikallerin neden olduğu oksidatif stresi azaltır bu da hücrelerin korunmasına yardımcı olur. Böylelikle bağışıklık sistemi sağlığını destekler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Sindirimi düzenleyip, kabızlığı ve hazımsızlığı önler</span></span><br />
<br />
En çok su içeren meyveler arasında yer alan karpuz lifli yapısıyla beraber sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Buna bağlı olarak kabızlığı ve hazımsızlığı da önler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Susuzluğa çare olur</span></span><br />
<br />
Yüzde 92’i su olan karpuz tüketildiği zaman susuzluğu giderebilir. Su sağladığından vücut direncinin korunmasını sağlayarak bağışıklık sistemini destekler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">İçerdiği kolin sayesinde hafızayı güçlendirir</span></span><br />
<br />
Vücut içerisinde kolin seviyesini yükselmesi bilişsel işlev ve daha güçlü bir hafızanın oluşmasını sağlar. Karpuz içerisinde yer alan kolin de bu durumların desteklenmesin önemli rol oynar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kas ağrılarının azalmasını sağlar</span></span><br />
<br />
Egzersiz sonrasında tüketilen karpuz, kas ağrılarının azalmasını sağlayarak güçlü kalmaya yardımcı olur. Egzersiz sonrasında toparlanma sürecini desteklemek da karpuzun faydaları arasında sayılır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Cildi nemlendirip, saç hücrelerini geliştirir</span></span><br />
<br />
Karpuzda yer alan ve beta-karoten tarafından üretilen A vitamini, cilt hücrelerinin onarılmasını sağlar. Kuru cildin ve pullanmanın önler. B6 vitamini sivilceyi önlemeye yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Karpuz Çekirdeğinin Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Kötü kolesterolü düşürmek, kan basıncını dengelemek ve böbrek fonksiyonlarının düzenlenmek karpuz çekirdeğinin faydaları arasındadır. Cucurbocitrin adlı maddenin yer aldığı karpuz özellikle kan basıncına etki eder bu da kalp sağlığının korunmasını sağlar. 1 avuç karpuz çekirdeği tüketildiği durumda hafıza güçlendirir, yağ emilimini sağlar, sinir iletimini destekler vücuttaki inflamasyonu azaltır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Karpuzun Faydaları Hakkında Sık Sorulan Sorular</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Böbrek hastaları tüketebilir mi?</span></span><br />
<br />
Birçok araştırma karpuz gibi bitkisel besinlerin tüketilmesini obezite, diyabet, genel ölüm oranlarının azalması, kanser ve kalp hastalıklarının azalması ile ilişkilendirmektedir. Ancak karpuz potasyum içeriği yüksek olan meyvelerden biridir. Bu sebeple potasyum kısıtlaması olanlarda, böbrek hastalarında tüketimi beslenme uzmanları kontrolünde olmalıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Karpuz hangi hastalıklara iyi gelmez?</span></span><br />
<br />
Karpuz, özellikle diyabet, insülin direnci ve hipoglisemisi bulunan kişilerin kontrollü tüketmesi gereken bir besindir. Bunun yanında migreni tetikleyebilecek bir amino asit olan yüksek düzeyde tiramin içerdiğinde migreni bulunanların da doğru oranda tüketmesi gerekir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak</span></span><br />
<br />
memorial.com.tr<br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPEG Image" border="0" alt=".jpeg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145341" target="_blank" title="">Karpuz Resimleri V14072024195341-N18.jpeg</a> (Dosya Boyutu: 99.97 KB / İndirme Sayısı: 150)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPEG Image" border="0" alt=".jpeg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145342" target="_blank" title="">Karpuz Resimleri V14072024195312-N13.jpeg</a> (Dosya Boyutu: 129.04 KB / İndirme Sayısı: 156)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPEG Image" border="0" alt=".jpeg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145343" target="_blank" title="">Karpuz Resimleri V14072024195250-N9.jpeg</a> (Dosya Boyutu: 123.82 KB / İndirme Sayısı: 147)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Portakalın Faydaları Nelerdir?]]></title>
			<link>https://xn--rait-65a.tunca.at/showthread.php?tid=28872</link>
			<pubDate>Sun, 14 Jul 2024 19:28:15 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://xn--rait-65a.tunca.at/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://xn--rait-65a.tunca.at/showthread.php?tid=28872</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPEG Image" border="0" alt=".jpeg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145306" target="_blank" title="">Portakal Resimleri V14072024183348-N2.jpeg</a> (Dosya Boyutu: 125.56 KB / İndirme Sayısı: 144)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakalın Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakal Nasıl Bir Meyvedir?</span></span><br />
<br />
Portakal, yaygın olarak Brezilya, ABD, Meksika ve Çin’de üretilen; özellikle C vitamini ve antioksidanlardan zengin bir narenciye türüdür. Tatlı ve ekşi türleri olmakla birlikte özellikle en yaygın kullanılan türleri meyve suyu üretiminde kullanılan türü olan Valencia, Cara Cara, Navel portakalı ve kan portakalıdır.<br />
<br />
İspanya, Türkiye, Hindistan, Mısır ve Yunanistan ise yıllık 1 milyon tonun üzerinde portakal üretirken, Alanya ve Finike portakalı ise yalnızca Türkiye'de yetişen türleridir. Portakal, taze meyve olarak tüketiminin yanı sıra;  taze sıkılmış suyu ve kurutulmuş haliyle de günlük beslenmede oldukça yer tutmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakalın Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Portakal içerdiği C vitamini sayesinde hücre hasarını engeller, kansere neden olan serbest radikaller ile savaşır. Bağışıklık sistemini destekler ve mikroorganizmalara karşı korur. Yaşa bağlı maküler dejenerasyonu yavaşlatarak göz sağlığını destekler. Demir emilimini arttırarak anemiyi iyileştirmeye yardımcı olur.<br />
<br />
    Kan basıncını düzenlemeye yardım eder<br />
    İnflamasyonu azaltır<br />
    Doğumsal defektleri önler<br />
    Böbrek taşı oluşumunu önler<br />
    Hücre hasarını engeller<br />
    Bağışıklık sistemini güçlendirir<br />
    Göz sağlığına iyi gelir<br />
    Kalp sağlığına fayda sağlar<br />
    Demir emilimini arttırarak anem riskini azaltır<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kan basıncını düzenler</span></span><br />
<br />
Portakalın içerdiği C vitamini, stres hormonu olan kortrizolü baskılayarak kan basıncının düzenlenmesine yardımcı olmaktadır.<br />
İnflamasyonu azaltır<br />
<br />
Portakal, diyabet, kalp ve damar hastalıkları, artrit ve Alzheimer gibi hastalıklarda inflamasyonu azaltmayı sağlayabilmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Doğumsal defektleri önler</span></span><br />
<br />
DNA sentezi için önemli bir vitamin olan folik asit de portakalda bulunmaktadır. Bu nedenle özellikle gebelerde portakal tüketimi yeterli folik asit alımını destekleyerek doğumsal defektleri önleyebilmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Böbrek taşı oluşumunu önler</span></span><br />
<br />
Portakal tüketimi böbrek taşına da iyi gelebilmektedir. Portakalın içerdiği sitrat, böbreklerde kalsiyum birikimini önleyerek taş oluşumunun önüne geçebilmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakal Yağı Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Yapılan çalışmalar, portakal yağının bazı bakteri ve mantar türlerinin üremesini durdurduğunu, stres düzeyini azaltarak anksiyete ve depresyonu azaltabildiğini, öğütülmüş zencefil ile birlikte cilde uygulandığında diz ağrılarını azaltmaya yardımcı olduğunu göstermektedir. Ayrıca, bir araştırma portakal yağının solunumu akciğer fonksiyonlarının ve koşu süresinin belirgin derecede arttığını göstermiştir, ancak bu konuda yeterli bilimsel veri yoktur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakal Suyunun Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Portakal suyu, demir eksikliği olan kişilerde demir kaynağı besinlerle birlikte tüketildiğinde anemiyi tedavi etmeye yardımcı olur, 1 su bardağı portakal suyu günlük C vitamini ihtiyacını fazlasıyla karşılar. Kalp sağlığını iyileştirir, böbrek taşı riskini azaltır, melanin pigmentinin üretimini azaltarak cilt lekelerinin oluşumunu önleyebilir. Kemik ve diş sağlığını destekleyen kalsiyum içerir. Anti-inflamatuar özelliklere sahiptir.<br />
<br />
    Kansızlığı önler<br />
    Günlük C vitamini ihtiyacını karşılar<br />
    Kalp sağlığını destekler<br />
    Böbrek taşı riskini azaltır<br />
    Cilt lekesi oluşumunu önleyebilir<br />
    Kemik ve diş sağlığını korur<br />
    Anti-inflamatuardır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kurutulmuş Portakaların Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Kabuğu ile birlikte kurutulmuş portakal iyi bir diyet lifi kaynağıdır. Bu nedenle bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine ve kabızlığın önlenmesine yardımcı olabilmekte; sindirim sistemi sağlığını desteklemektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakalın Zararları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Portakal asitli bir meyve olduğundan özellikle gastrit, reflü veya ülser gibi sindirim sistemi rahatsızlığı olan kişilerde mide yanması, şişkinlik veya gaz gibi şikayetlere neden olabillir. Kumarin grubu kan sulandırıcı ilaç kullanan kişiler günlük portakal tüketimini 1 adet ile sınırlı olmalıdır. Diyabet veya insülin direnci olan kişilerin daha iyi bir kan şekeri kontrolü sağlayabilmek adına portakalı ara öğünlerinde; yanına kavrulmamış kuruyemiş veya süt, yoğurt gibi bir protein kaynağı ile tüketmesi ve porsiyon kontrolüne özen göstermesi önemlidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakal ile İlgili Sık Sorulan Sorular</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakal yağı nedir?</span></span><br />
<br />
Portakal yağı, tatlı portakalın soğuk sıkımı ile elde edilmektedir. Portakal yağı içerisinde portakalın yaprak ve çiçekleri de kullanılabilmektedir. Portakal yağı genellikle sprey formunda, aromaterapide difüzyon yolu ile veya masaj yağı olarak kullanılmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakalda en çok hangi vitamin bulunur?</span></span><br />
<br />
Portakal yüksek miktarda C vitamini ve potasyum içermektedir. 1 orta boy portakal yetişkin bir bireyin günlük C vitamini ihtiyacını karşılamak için yeterlidir. Portakal C vitaminin yanı sıra A vitamini, folik asit ve diyet lifi kaynağıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Günde kaç tane portakal yenilmelidir?</span></span><br />
<br />
Kişinin günlük enerji ihtiyacına göre 1-2 adet portakal tüketmesi yeterli olacaktır. Özellikle sigara kullanan kişilerde günlük C vitamini ihtiyacı 2 kat arttığından bu bireylerin günlük 2 adet portakal tüketmesi, C vitamini alımının yeterli olmasına yardımcı olabilir.  <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakal suyunu kimler içmemelidir?</span></span><br />
<br />
Yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan beta bloker grubuna giren celiprolol içeren ilaçları kullanan kişiler yüksek miktarda portakal suyu tüketiminden kaçınmalıdır. Çünkü yüksek miktarda portakal suyu tüketimi vücutta celiprolol düzeyini arttırabilmektedir. Yine yüksek kolesterolü olan kişilerin kullandığı pravastatin portakal suyu ile etkileşime girebilmektedir. Ayrıca ürtiker gibi alerjik semptomların tedavisinde kullanılan ve etken maddesi fexofenadin olan ilaçlar da portakal suyu ile etkileşim gösterebilmektedir. Portakal suyunun kandaki düzeyini yükselttiği ilaçlardan birisi de parazit tedavisinde kullanılmaktadır. İlaç kullanımı esnasında portakal suyu tüketim miktarına dikkat etmek yararlı olacaktır.<br />
<br />
İlaç kullanımın yanı sıra zayıflama diyeti uygulayan kişilerin porsiyon kontrolünü sağlayabilmek adına portakal suyu yerine taze meyve tüketmesi çok daha faydalıdır. Diyabeti, reaktif hipoglisemisi veya insülin direnci olan bireyler ise portakal suyu yerine meyveyi lifi ile birlikte bütün olarak tüketmelidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakal yemek kilo aldırır mı?</span></span><br />
<br />
Günlük meyve tüketiminin ihtiyacın üzerinde olması kilo artışına sebebiyet verebilmektedir. Yetişkin bireylerde meyve tüketiminin günlük 2-4 meyve ile sınırlandırılması gerekmekte; günlük 1 portakal tüketimi C vitamini ihtiyacının büyük bir kısmını karşılamada yeterli olmaktadır. Ayrıca portakalın suyunu sıkarak içmek yerine taze meyve olarak tüketmek hem daha iyi bir lif alımı sağlayacak hem de porsiyon kontrolünü kolaylaştıracaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakal çekirdeği zararlı mıdır?</span></span><br />
<br />
Portakalın çekirdeğini tüketmek sindirim yolunda tıkanmaya dolayısıyla apandisite neden olabileceğinden zararlıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bebeklere portakal veya portakal suyu verilmeli midir?</span></span><br />
<br />
Bebeklere ilk 6 ay anne sütü veya uygun formül mama dışında başka bir besin önerilmemektedir. Özellikle turunçgiller besin alerjisi yaratma riski olan bir meyve grubudur. Bu nedenle 1 yaşından önce bebeklere portakal ve portakal suyu verilmemesi önerilmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakal demir eksikliğine iyi gelir mi?</span></span><br />
<br />
Demir eksikliği olan kişilerde yumurta, et gibi demirden zengin kaynaklar ile birlikte C vitamini alabilmek adına portakal suyu tüketimi yararlı olabilmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakalın Faydaları Hakkında Sıkça Sorulan Sorular</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakal Kilo Aldırır mı?</span></span><br />
<br />
Gün içerisinde belirli bir miktarda portakal tüketmek kilo alımına neden olmaz. Fakat aşırı miktarda portakal yenmesi halinde, meyvelerin içerisinde yer alan doğal şekere bağlı olarak kilo alımı gözlemlenmesi mümkün hale gelir. Yetişkin kişilerin günde en az iki en fazla ise dört adet meyve tüketmesi uygun görülür. Dört adetten fazla meyve tüketmek kilo aldırır ve şeker problemine yol açabilir. Bu nedenle hangi meyveyi tüketiyor olursanız olun, aşırı miktarda tüketmeniz sizlere fazla kilo olarak geri döner.</span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakal Suyu Faydalı mıdır?</span></span><br />
<br />
Taze sıkılmış olan portakal suları oldukça faydalı içeceklerdir. Fakat hazır olarak satılan portakal suları, evde kendi sıktığınız portakal suyu ile aynı faydaları sağlamaz. Hazır market meyve sularının içerisinde farklı tatlandırıcılar yer alır. Bu tatlandırıcı ek ürünler ise insan sağlığını olumsuz yönde etkileyici bazı özellikleri ile bilinir. Kendinizin evde kolaylıkla hazırlayabileceği birçok meyve suyu vardır. Dalından toplanan meyvelerin suyunu sıkarak hem kendinize hem de çocuklarınıza sağlıklı içecekler hazırlayabilirsiniz. Portakal suyunun insan sağlığı açısından bilinen bazı faydaları şu şekildedir;<br />
<br />
    Portakal suyunun içerisinde bol miktarda demir vardır. Özellikle demir eksikliği olan kişiler için portakal suyu çok faydalıdır<br />
    Günlük C vitamini ihtiyacının karşılanmasını sağlar<br />
    Sıcak yaz aylarında içinizi ferahlatır<br />
    Anemi hastalığının tedavi sürecinde etkilidir<br />
    Günlük meyve ve sebze tüketiminin yeterli olmadığında ek gıda olarak fayda sağlar<br />
    Çocukların meyveleri sevmesini sağlar ve meyve tüketimini arttırır<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakal Suyu İçmemesi Gerekenler</span></span><br />
<br />
Portakal suyu tüketimi bazı kişiler için sakıncalıdır. Bunun nedenlerinin en başında isse portakal suyunun asitli bir yapıya sahip olması yer alır. Portakal suyunun asitli yapısı, mide problemine sahip olan kişiler için sakıncalıdır. Yüksek tansiyon hastalarının portakal suyu tüketmesi pek fazla önerilen bir durum değildir. Yüksek tansiyonu dengelemek adına hastaya verilmiş olan ilaçların, portakal suyu ile etkileşime girme ihtimali yüksektir. Bu nedenle yüksek tansiyon hastalarının doktor onayı olmadan portakal suyu tüketmemesi gerekir.<br />
<br />
Yüksek kolesterol hastalarının kullandığı bazı ilaçlar da yine tansiyon hastalarında olduğu gibi portakal suyu ile etkileşime girmeye müsaittir. Bu nedenle kolesterol ilacı kullanan kişilerin de doktor onayı olmadan portakal suyu içmemesi gerekir. Kilo vermek isteyen ve sağlıklı diyet yapan kişilerinde portakal suyu içmek yerine direkt olarak portakal tüketmeleri önerilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak</span></span><br />
<br />
memorial.com.tr<br />
medicalpark.com.tr<br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPEG Image" border="0" alt=".jpeg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145306" target="_blank" title="">Portakal Resimleri V14072024183348-N2.jpeg</a> (Dosya Boyutu: 125.56 KB / İndirme Sayısı: 144)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPEG Image" border="0" alt=".jpeg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145307" target="_blank" title="">Portakal Resimleri V14072024183442-N12.jpeg</a> (Dosya Boyutu: 121.91 KB / İndirme Sayısı: 151)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPEG Image" border="0" alt=".jpeg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145308" target="_blank" title="">Portakal Resimleri V14072024183503-N16.jpeg</a> (Dosya Boyutu: 128.92 KB / İndirme Sayısı: 144)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPEG Image" border="0" alt=".jpeg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145306" target="_blank" title="">Portakal Resimleri V14072024183348-N2.jpeg</a> (Dosya Boyutu: 125.56 KB / İndirme Sayısı: 144)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakalın Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakal Nasıl Bir Meyvedir?</span></span><br />
<br />
Portakal, yaygın olarak Brezilya, ABD, Meksika ve Çin’de üretilen; özellikle C vitamini ve antioksidanlardan zengin bir narenciye türüdür. Tatlı ve ekşi türleri olmakla birlikte özellikle en yaygın kullanılan türleri meyve suyu üretiminde kullanılan türü olan Valencia, Cara Cara, Navel portakalı ve kan portakalıdır.<br />
<br />
İspanya, Türkiye, Hindistan, Mısır ve Yunanistan ise yıllık 1 milyon tonun üzerinde portakal üretirken, Alanya ve Finike portakalı ise yalnızca Türkiye'de yetişen türleridir. Portakal, taze meyve olarak tüketiminin yanı sıra;  taze sıkılmış suyu ve kurutulmuş haliyle de günlük beslenmede oldukça yer tutmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakalın Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Portakal içerdiği C vitamini sayesinde hücre hasarını engeller, kansere neden olan serbest radikaller ile savaşır. Bağışıklık sistemini destekler ve mikroorganizmalara karşı korur. Yaşa bağlı maküler dejenerasyonu yavaşlatarak göz sağlığını destekler. Demir emilimini arttırarak anemiyi iyileştirmeye yardımcı olur.<br />
<br />
    Kan basıncını düzenlemeye yardım eder<br />
    İnflamasyonu azaltır<br />
    Doğumsal defektleri önler<br />
    Böbrek taşı oluşumunu önler<br />
    Hücre hasarını engeller<br />
    Bağışıklık sistemini güçlendirir<br />
    Göz sağlığına iyi gelir<br />
    Kalp sağlığına fayda sağlar<br />
    Demir emilimini arttırarak anem riskini azaltır<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kan basıncını düzenler</span></span><br />
<br />
Portakalın içerdiği C vitamini, stres hormonu olan kortrizolü baskılayarak kan basıncının düzenlenmesine yardımcı olmaktadır.<br />
İnflamasyonu azaltır<br />
<br />
Portakal, diyabet, kalp ve damar hastalıkları, artrit ve Alzheimer gibi hastalıklarda inflamasyonu azaltmayı sağlayabilmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Doğumsal defektleri önler</span></span><br />
<br />
DNA sentezi için önemli bir vitamin olan folik asit de portakalda bulunmaktadır. Bu nedenle özellikle gebelerde portakal tüketimi yeterli folik asit alımını destekleyerek doğumsal defektleri önleyebilmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Böbrek taşı oluşumunu önler</span></span><br />
<br />
Portakal tüketimi böbrek taşına da iyi gelebilmektedir. Portakalın içerdiği sitrat, böbreklerde kalsiyum birikimini önleyerek taş oluşumunun önüne geçebilmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakal Yağı Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Yapılan çalışmalar, portakal yağının bazı bakteri ve mantar türlerinin üremesini durdurduğunu, stres düzeyini azaltarak anksiyete ve depresyonu azaltabildiğini, öğütülmüş zencefil ile birlikte cilde uygulandığında diz ağrılarını azaltmaya yardımcı olduğunu göstermektedir. Ayrıca, bir araştırma portakal yağının solunumu akciğer fonksiyonlarının ve koşu süresinin belirgin derecede arttığını göstermiştir, ancak bu konuda yeterli bilimsel veri yoktur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakal Suyunun Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Portakal suyu, demir eksikliği olan kişilerde demir kaynağı besinlerle birlikte tüketildiğinde anemiyi tedavi etmeye yardımcı olur, 1 su bardağı portakal suyu günlük C vitamini ihtiyacını fazlasıyla karşılar. Kalp sağlığını iyileştirir, böbrek taşı riskini azaltır, melanin pigmentinin üretimini azaltarak cilt lekelerinin oluşumunu önleyebilir. Kemik ve diş sağlığını destekleyen kalsiyum içerir. Anti-inflamatuar özelliklere sahiptir.<br />
<br />
    Kansızlığı önler<br />
    Günlük C vitamini ihtiyacını karşılar<br />
    Kalp sağlığını destekler<br />
    Böbrek taşı riskini azaltır<br />
    Cilt lekesi oluşumunu önleyebilir<br />
    Kemik ve diş sağlığını korur<br />
    Anti-inflamatuardır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kurutulmuş Portakaların Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Kabuğu ile birlikte kurutulmuş portakal iyi bir diyet lifi kaynağıdır. Bu nedenle bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine ve kabızlığın önlenmesine yardımcı olabilmekte; sindirim sistemi sağlığını desteklemektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakalın Zararları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Portakal asitli bir meyve olduğundan özellikle gastrit, reflü veya ülser gibi sindirim sistemi rahatsızlığı olan kişilerde mide yanması, şişkinlik veya gaz gibi şikayetlere neden olabillir. Kumarin grubu kan sulandırıcı ilaç kullanan kişiler günlük portakal tüketimini 1 adet ile sınırlı olmalıdır. Diyabet veya insülin direnci olan kişilerin daha iyi bir kan şekeri kontrolü sağlayabilmek adına portakalı ara öğünlerinde; yanına kavrulmamış kuruyemiş veya süt, yoğurt gibi bir protein kaynağı ile tüketmesi ve porsiyon kontrolüne özen göstermesi önemlidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakal ile İlgili Sık Sorulan Sorular</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakal yağı nedir?</span></span><br />
<br />
Portakal yağı, tatlı portakalın soğuk sıkımı ile elde edilmektedir. Portakal yağı içerisinde portakalın yaprak ve çiçekleri de kullanılabilmektedir. Portakal yağı genellikle sprey formunda, aromaterapide difüzyon yolu ile veya masaj yağı olarak kullanılmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakalda en çok hangi vitamin bulunur?</span></span><br />
<br />
Portakal yüksek miktarda C vitamini ve potasyum içermektedir. 1 orta boy portakal yetişkin bir bireyin günlük C vitamini ihtiyacını karşılamak için yeterlidir. Portakal C vitaminin yanı sıra A vitamini, folik asit ve diyet lifi kaynağıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Günde kaç tane portakal yenilmelidir?</span></span><br />
<br />
Kişinin günlük enerji ihtiyacına göre 1-2 adet portakal tüketmesi yeterli olacaktır. Özellikle sigara kullanan kişilerde günlük C vitamini ihtiyacı 2 kat arttığından bu bireylerin günlük 2 adet portakal tüketmesi, C vitamini alımının yeterli olmasına yardımcı olabilir.  <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakal suyunu kimler içmemelidir?</span></span><br />
<br />
Yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan beta bloker grubuna giren celiprolol içeren ilaçları kullanan kişiler yüksek miktarda portakal suyu tüketiminden kaçınmalıdır. Çünkü yüksek miktarda portakal suyu tüketimi vücutta celiprolol düzeyini arttırabilmektedir. Yine yüksek kolesterolü olan kişilerin kullandığı pravastatin portakal suyu ile etkileşime girebilmektedir. Ayrıca ürtiker gibi alerjik semptomların tedavisinde kullanılan ve etken maddesi fexofenadin olan ilaçlar da portakal suyu ile etkileşim gösterebilmektedir. Portakal suyunun kandaki düzeyini yükselttiği ilaçlardan birisi de parazit tedavisinde kullanılmaktadır. İlaç kullanımı esnasında portakal suyu tüketim miktarına dikkat etmek yararlı olacaktır.<br />
<br />
İlaç kullanımın yanı sıra zayıflama diyeti uygulayan kişilerin porsiyon kontrolünü sağlayabilmek adına portakal suyu yerine taze meyve tüketmesi çok daha faydalıdır. Diyabeti, reaktif hipoglisemisi veya insülin direnci olan bireyler ise portakal suyu yerine meyveyi lifi ile birlikte bütün olarak tüketmelidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakal yemek kilo aldırır mı?</span></span><br />
<br />
Günlük meyve tüketiminin ihtiyacın üzerinde olması kilo artışına sebebiyet verebilmektedir. Yetişkin bireylerde meyve tüketiminin günlük 2-4 meyve ile sınırlandırılması gerekmekte; günlük 1 portakal tüketimi C vitamini ihtiyacının büyük bir kısmını karşılamada yeterli olmaktadır. Ayrıca portakalın suyunu sıkarak içmek yerine taze meyve olarak tüketmek hem daha iyi bir lif alımı sağlayacak hem de porsiyon kontrolünü kolaylaştıracaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakal çekirdeği zararlı mıdır?</span></span><br />
<br />
Portakalın çekirdeğini tüketmek sindirim yolunda tıkanmaya dolayısıyla apandisite neden olabileceğinden zararlıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bebeklere portakal veya portakal suyu verilmeli midir?</span></span><br />
<br />
Bebeklere ilk 6 ay anne sütü veya uygun formül mama dışında başka bir besin önerilmemektedir. Özellikle turunçgiller besin alerjisi yaratma riski olan bir meyve grubudur. Bu nedenle 1 yaşından önce bebeklere portakal ve portakal suyu verilmemesi önerilmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakal demir eksikliğine iyi gelir mi?</span></span><br />
<br />
Demir eksikliği olan kişilerde yumurta, et gibi demirden zengin kaynaklar ile birlikte C vitamini alabilmek adına portakal suyu tüketimi yararlı olabilmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakalın Faydaları Hakkında Sıkça Sorulan Sorular</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakal Kilo Aldırır mı?</span></span><br />
<br />
Gün içerisinde belirli bir miktarda portakal tüketmek kilo alımına neden olmaz. Fakat aşırı miktarda portakal yenmesi halinde, meyvelerin içerisinde yer alan doğal şekere bağlı olarak kilo alımı gözlemlenmesi mümkün hale gelir. Yetişkin kişilerin günde en az iki en fazla ise dört adet meyve tüketmesi uygun görülür. Dört adetten fazla meyve tüketmek kilo aldırır ve şeker problemine yol açabilir. Bu nedenle hangi meyveyi tüketiyor olursanız olun, aşırı miktarda tüketmeniz sizlere fazla kilo olarak geri döner.</span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakal Suyu Faydalı mıdır?</span></span><br />
<br />
Taze sıkılmış olan portakal suları oldukça faydalı içeceklerdir. Fakat hazır olarak satılan portakal suları, evde kendi sıktığınız portakal suyu ile aynı faydaları sağlamaz. Hazır market meyve sularının içerisinde farklı tatlandırıcılar yer alır. Bu tatlandırıcı ek ürünler ise insan sağlığını olumsuz yönde etkileyici bazı özellikleri ile bilinir. Kendinizin evde kolaylıkla hazırlayabileceği birçok meyve suyu vardır. Dalından toplanan meyvelerin suyunu sıkarak hem kendinize hem de çocuklarınıza sağlıklı içecekler hazırlayabilirsiniz. Portakal suyunun insan sağlığı açısından bilinen bazı faydaları şu şekildedir;<br />
<br />
    Portakal suyunun içerisinde bol miktarda demir vardır. Özellikle demir eksikliği olan kişiler için portakal suyu çok faydalıdır<br />
    Günlük C vitamini ihtiyacının karşılanmasını sağlar<br />
    Sıcak yaz aylarında içinizi ferahlatır<br />
    Anemi hastalığının tedavi sürecinde etkilidir<br />
    Günlük meyve ve sebze tüketiminin yeterli olmadığında ek gıda olarak fayda sağlar<br />
    Çocukların meyveleri sevmesini sağlar ve meyve tüketimini arttırır<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Portakal Suyu İçmemesi Gerekenler</span></span><br />
<br />
Portakal suyu tüketimi bazı kişiler için sakıncalıdır. Bunun nedenlerinin en başında isse portakal suyunun asitli bir yapıya sahip olması yer alır. Portakal suyunun asitli yapısı, mide problemine sahip olan kişiler için sakıncalıdır. Yüksek tansiyon hastalarının portakal suyu tüketmesi pek fazla önerilen bir durum değildir. Yüksek tansiyonu dengelemek adına hastaya verilmiş olan ilaçların, portakal suyu ile etkileşime girme ihtimali yüksektir. Bu nedenle yüksek tansiyon hastalarının doktor onayı olmadan portakal suyu tüketmemesi gerekir.<br />
<br />
Yüksek kolesterol hastalarının kullandığı bazı ilaçlar da yine tansiyon hastalarında olduğu gibi portakal suyu ile etkileşime girmeye müsaittir. Bu nedenle kolesterol ilacı kullanan kişilerin de doktor onayı olmadan portakal suyu içmemesi gerekir. Kilo vermek isteyen ve sağlıklı diyet yapan kişilerinde portakal suyu içmek yerine direkt olarak portakal tüketmeleri önerilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak</span></span><br />
<br />
memorial.com.tr<br />
medicalpark.com.tr<br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPEG Image" border="0" alt=".jpeg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145306" target="_blank" title="">Portakal Resimleri V14072024183348-N2.jpeg</a> (Dosya Boyutu: 125.56 KB / İndirme Sayısı: 144)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPEG Image" border="0" alt=".jpeg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145307" target="_blank" title="">Portakal Resimleri V14072024183442-N12.jpeg</a> (Dosya Boyutu: 121.91 KB / İndirme Sayısı: 151)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPEG Image" border="0" alt=".jpeg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145308" target="_blank" title="">Portakal Resimleri V14072024183503-N16.jpeg</a> (Dosya Boyutu: 128.92 KB / İndirme Sayısı: 144)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Elmanın Faydaları Nelerdir?]]></title>
			<link>https://xn--rait-65a.tunca.at/showthread.php?tid=28869</link>
			<pubDate>Sun, 14 Jul 2024 18:23:44 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://xn--rait-65a.tunca.at/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://xn--rait-65a.tunca.at/showthread.php?tid=28869</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPEG Image" border="0" alt=".jpeg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145272" target="_blank" title="">Elma Resimleri V14072024180450-N23.jpeg</a> (Dosya Boyutu: 89.51 KB / İndirme Sayısı: 141)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Elmanın Besin Değeri Nedir?</span></span><br />
<br />
100 gram ağırlığındaki bir elmanın yaklaşık %85’i sudan oluşur. Elmanın içerisinde yer alan birçok besin değeri farklı hastalıklara ya da sağlık problemlerine karşı koruma sağlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Elmanın besin değeri şu şekildedir:</span></span><br />
<br />
    Kalori: 104<br />
    Karbonhidrat: 11.6 gr<br />
    Lif: 5 gr<br />
    C Vitamini: Günlük Değerin (GD) %10'u<br />
    Bakır: GD'nin %6'sı<br />
    Potasyum: GD'nin %5'i<br />
    K Vitamini: Günlük Değerin %4'ü<br />
<br />
Elmanın glisemik indeksi, protein ve yağ içeriği düşüktür. Elma, lifli bir yapısı olması nedeni ile bağırsak tembelliğine iyi gelen, bununla beraber kolesterol ve karbonhidratların emilimini düzenlemeye yardımcı çözünür bir lif olan pektin içeriği en yüksek meyvelerden biridir.<br />
<br />
Elmada C, A, K, B6 ve E vitaminleri bulunur. C vitamini besinler yoluyla sağlanmalıdır. Yorgunluğu azaltmaya yardımcı olur, sinir sisteminin düzgün çalışması ve bağışıklık savunması için gereklidir, demir emilimini artırır. İçerisinde bulunan polifenoller sayesinde antioksidan özelliklere sahiptir.<br />
<br />
Elma, potasyum, fosfor, kalsiyum, çinko, demir gibi mineraller içermektedir. Potasyum, normal kan basıncını ve kas fonksiyonunu korumaya yardımcı olan bir mineraldir.<br />
<br />
Elmadaki vitaminden en iyi şekilde yararlanmak için elma çiğ olarak, kabuklu veya kabuğu soyulduktan hemen sonra tüketilmeli çünkü C vitamini havadaki ısı ve oksijenin etkisine karşı hassastır. Elma, enerji metabolizmasına katkıda bulunur ve hücreleri oksidatif strese karşı korur.  <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Elmanın Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Düşük protein, yağ ve zengin pektin içeren elma, kolesterolü dengeler, kanı temizler, vücuttan toksin atımını kolaylaştırır, sindirim sistemini düzenler, bulantıyı azaltır ve karbonhidrat emilimini kontrol altında tutar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Elmanın en yaygın olarak bilinen faydaları şöyle sıralanabilir:</span></span><br />
<br />
    Vücuttaki iltihabı hafifletir<br />
    Toksin atılımını kolaylaştırır<br />
    Kanı temizlemeye yardımcı olur<br />
    Sindirim sistemini düzenler ve mide rahatsızlıklarına iyi gelir<br />
    Kalp ve damar hastalıkları, diyabet ve obezite oluşumunu önler<br />
    Bağırsak sağlığını destekler<br />
    Serbest radikallerin etkilerine karşı vücut direncini arttırır<br />
    Yaşlanma karşıtı bir besindir<br />
    Hücre koruyucudur ve enerji verir<br />
    Vücuda gerekli olan suyu sağlar<br />
    Ağız ve diş sağlığına faydalıdır<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Hücre koruyucudur ve enerji verir</span></span><br />
<br />
C, A, K, E ve B vitaminleri açısından zengin olan elma içerdiği mineraller ve eser elementlerle hem enerji verir hem de hücre koruyucudur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Vücuda gerekli olan suyu sağlar</span></span><br />
<br />
Zengin su içeriği ile vücudun düzgün çalışması için gerekli olan hidrasyonu sağlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Vücuttaki iltihabı hafifletir</span></span><br />
<br />
Antioksidan olan lif ve kuersetin gibi anti-inflamatuar maddeler içeren elma, solunum sisteminde yer alan iltihabın azalmasına yardımcı olur. Bunun yanında kanda yer alan c-reaktif proteinleri azaltır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kalp ve damar hastalıkları, diyabet ve obezite oluşumunu önler</span></span><br />
<br />
Elmanın zengin lif ve antioksidan bileşenleri kolesterol düşürücü etkileriyle kalp ve damar hastalıklarına karşı koruma sağlamakta, diyabet ve obezite oluşumunun önlenmesinde yardımcı olmaktadır. Özellikle meyve ve sebzelerden oluşan lif açısından zengin bir beslenme birçok kronik hastalık riskinin azalmasına katkıda bulunur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bağırsak sağlığını destekler ve tok tutar</span></span><br />
<br />
Elma çözünen ve çözünmeyen lif bakımında zengin bir içeriğine sahip olduğu için tok tutar, iştahı keser, bağırsakları çalıştırır, bağırsak sağlığını destekler ve kabızlığı önler. Bağırsak sağlığını koruması bağışıklık sistemini de desteklemektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Serbest radikallerin etkilerine karşı korur</span></span><br />
<br />
Antioksidanlar serbest radikallerin zararlı etkileriyle mücadele etme özelliğine sahiptir. Serbest radikaller hücrelerin erken yaşlanmasına neden olurlar. Tütün veya alkol tüketimi, güneşe maruz kalma, kirlilik vb. durumlarında serbest radikallerin üretimi artar. Serbest radikallerin etkilerine karşı koymak için yeterli miktarda antioksidan tüketmek sağlıklı bir yaşam için gereklidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yaşlanma karşıtı bir besindir</span></span><br />
<br />
Elmanın antioksidanlar ve özellikle polifenollerdeki zenginliği, cilt dahil olmak üzere hücresel yaşlanmayı hızlandıran serbest radikallere karşı savaşarak elmayı yaşlanma karşıtı bir besin haline getirir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kansere yakalanma riskini azaltır</span></span><br />
<br />
Elma polifenollerinin, özellikle kuersetin gibi flavonoidleri, çeşitli kanser ve metastaz türlerinin riskini azaltma potansiyeline sahiptir. Karaciğer,  akciğer ve kolon kanserine yakalanma riskini azaltır. Kuersetinin, antiviral ve antienflamatuar özellikleri de bulunmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ağız ve diş sağlığına faydalıdır</span></span><br />
<br />
Elmayı ısırarak yemek ağız ve diş sağlığı için faydalıdır. Çiğneme periodontal hastalıklara karşı koruma sağlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Elmanın Cilde Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Elma içeriğindeki C, A ve E vitaminleri, antioksidanlar, özellikle polifenoller ile ciltte yaşlanma karşıtı ve nemlendirici etkileri bulunmaktadır. Bu bileşenler cildi, saçları ve tırnakları daha sağlıklı ve güçlü yapmaktadır. Elma sirkesi de yine cilde temizler ve parlaklık vermektedir. Elma sirkesi cilde direkt uygulanmamalıdır. Hassas ciltlerde kızarıklık ve tahrişe neden olabilmektedir. Bitkisel bile olsa bir uzmana danışmadan cilde uygulamamak gerekmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Elmanın Faydaları Hakkında Sık Sorulan Sorular</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Günlük kaç porsiyon elma tüketilmeli?</span></span><br />
<br />
Ergenler ve yetişkinler için 100 ila 150 g elma tüketilmesi önerilmektedir. Elma suyu veya komposto ile karşılaştırıldığında, bütün elma en iyi tokluğu sağlayan formdur. Glisemik indeksi düşük olsa da meyve şekeri içermektedir bu sebeple diyabet hastalarının elmayı ölçülü bir şekilde tüketmesi gerekmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Elma nasıl muhafaza edilmeli?</span></span><br />
<br />
Serin ve karanlık oda ısısında 7-8 gün, buzdolabında 4 ila 6 hafta muhafaza edilebilir. Elma kesildiğinde ya da soyulduğunda havayla temas ettiği için kararan bir meyvedir. Yarım elma yenmek istendiğinde kalan yarısına limon sıkılıp streç film ile kaplanarak muhafaza edilebilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kırmızı Elmanın Faydaları</span></span><br />
<br />
Kırmızı elma, diğer elma çeşitlerine oranla daha yüksek oranda antioksidan bileşen içeriğine sahiptir. Kırmızı elmanın faydaları arasında aşağıdakiler yer alır:<br />
<br />
    Kabuklu halde tüketilen kırmızı elma, pektin adı verilen çözünebilir ve selüloz adı verilen çözünmez lif içeriği sayesinde dışkı hacmini artırır ve bağırsak hareketlerini hızlandırabilir. Elmadaki lifler, bağırsak sağlığının korunmasına yardımcı olan dost bakteriler için besin kaynağıdır.<br />
    Elmada bulunan antioksidan bileşikler beyin hücrelerine zarar veren serbest radikalleri yok ederek beyin sağlığının korunmasına yardımcı olur ve alzheimer, parkinson gibi hastalıklara yakalanma riskini azaltabilir.<br />
    Kırmızı elma, içeriğindeki C vitamini ve antioksidan bileşikler sayesinde bağışıklık sisteminin normal fonksiyonlarını yerine getirmesine yardımcı olur.<br />
    Elmadaki C vitamini ve A vitamini gibi bileşenler, göz sağlığının korunmasında önemli rol oynar. Katarakt ve gece körlüğüne neden olabilen serbest radikallerin ortadan kaldırılmasında etkili olan antioksidan bileşikler açısından zengindir.<br />
    Düzenli olarak kırmızı elma tüketmek, kandaki kolesterol seviyelerinin azalmasına yardımcı olarak damar tıkanıklarının önlenmesini ve kalp hastalıklarına yakalanma riskinin azalmasını destekleyebilir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yeşil Elmanın Faydaları</span></span><br />
<br />
Yeşil elma, diğer elma çeşitlerine oranla daha yüksek oranda lif içerir. Aynı zamanda protein içeriği açısından daha zengindir ve karbonhidrat oranı daha düşüktür. Yeşil elmanın faydaları arasında aşağıdakiler yer alır:<br />
<br />
    Düşük karbonhidrat içeriği ile dikkat çeken yeşil elma kan şekerinin düzenlenmesine yardımcı olabilir. İçerisindeki bazı antioksidan bileşenler ve lif, glikozun sindirimi ve emilimini yavaşlatarak kan şekerinin aniden yükselmesini önleyebilir.<br />
    İçerisindeki antioksidan bileşenlerin serbest radikalleri yok etme etkisi sayesinde kolon ve mide kanser başta olmak üzere kansere yakalanma riskini azaltmak yeşil elmanın faydaları arasında sayılabilir.<br />
    Yeşil elmadaki pektin lifi, bağırsaklardaki dost bakterilerin enerji kaynağıdır. Normal şartlar altında bağırsaklarda dost bakteriler ve hastalık yapıcı bakteriler bir arada uyumlu bir biçimde yaşar. Ancak herhangi bir nedenden dolayı hastalık yapıcı bakteri sayısında artış yaşandığında bağırsak fonksiyonları bozulur: hazımsızlık, şişkinlik, gaz, ishal ya da kabızlık gibi sindirim problemleri gözlenir. Lif açısından zengin olan yeşil elma, sindirim sistemini düzenleyerek hem kabızlığın hem de ishalin önlenmesine yardımcı olabilir.<br />
    Yüksek lif içeriği sayesinde kan şekerinin ve bağırsak sağlığının düzenlenmesine yardımcı olan yeşil elma, düşük kalorili bir besindir. Uzun süre tokluk hissi sağlamasının yanı sıra mide hacmini artırarak daha fazla besin tüketilmesini önleyebilir. Günlük kalori alımının kısıtlanmasını destekleyerek kilo verme sürecine katkıda bulunmak yeşil elma faydaları arasında sayılabilir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yeşil Elma Zararları Neler?</span></span><br />
<br />
Yeşil elmanın herhangi bir zararı bulunmamaktadır ancak günde bir ya da iki taneden fazla elma tüketmek her besinin fazlası tüketildiğinde olduğu gibi mide bulantısı ya da şişkinlik yapabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak</span></span><br />
<br />
memorial.com.tr<br />
medicalpark.com.tr<br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPEG Image" border="0" alt=".jpeg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145272" target="_blank" title="">Elma Resimleri V14072024180450-N23.jpeg</a> (Dosya Boyutu: 89.51 KB / İndirme Sayısı: 141)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPEG Image" border="0" alt=".jpeg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145273" target="_blank" title="">Elma Resimleri V14072024180648-N13.jpeg</a> (Dosya Boyutu: 94.13 KB / İndirme Sayısı: 144)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPEG Image" border="0" alt=".jpeg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145274" target="_blank" title="">Elma Resimleri V14072024180702-N11.jpeg</a> (Dosya Boyutu: 63.9 KB / İndirme Sayısı: 144)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPEG Image" border="0" alt=".jpeg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145275" target="_blank" title="">Elma Resimleri V14072024180630-N14.jpeg</a> (Dosya Boyutu: 61.15 KB / İndirme Sayısı: 146)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPEG Image" border="0" alt=".jpeg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145272" target="_blank" title="">Elma Resimleri V14072024180450-N23.jpeg</a> (Dosya Boyutu: 89.51 KB / İndirme Sayısı: 141)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Elmanın Besin Değeri Nedir?</span></span><br />
<br />
100 gram ağırlığındaki bir elmanın yaklaşık %85’i sudan oluşur. Elmanın içerisinde yer alan birçok besin değeri farklı hastalıklara ya da sağlık problemlerine karşı koruma sağlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Elmanın besin değeri şu şekildedir:</span></span><br />
<br />
    Kalori: 104<br />
    Karbonhidrat: 11.6 gr<br />
    Lif: 5 gr<br />
    C Vitamini: Günlük Değerin (GD) %10'u<br />
    Bakır: GD'nin %6'sı<br />
    Potasyum: GD'nin %5'i<br />
    K Vitamini: Günlük Değerin %4'ü<br />
<br />
Elmanın glisemik indeksi, protein ve yağ içeriği düşüktür. Elma, lifli bir yapısı olması nedeni ile bağırsak tembelliğine iyi gelen, bununla beraber kolesterol ve karbonhidratların emilimini düzenlemeye yardımcı çözünür bir lif olan pektin içeriği en yüksek meyvelerden biridir.<br />
<br />
Elmada C, A, K, B6 ve E vitaminleri bulunur. C vitamini besinler yoluyla sağlanmalıdır. Yorgunluğu azaltmaya yardımcı olur, sinir sisteminin düzgün çalışması ve bağışıklık savunması için gereklidir, demir emilimini artırır. İçerisinde bulunan polifenoller sayesinde antioksidan özelliklere sahiptir.<br />
<br />
Elma, potasyum, fosfor, kalsiyum, çinko, demir gibi mineraller içermektedir. Potasyum, normal kan basıncını ve kas fonksiyonunu korumaya yardımcı olan bir mineraldir.<br />
<br />
Elmadaki vitaminden en iyi şekilde yararlanmak için elma çiğ olarak, kabuklu veya kabuğu soyulduktan hemen sonra tüketilmeli çünkü C vitamini havadaki ısı ve oksijenin etkisine karşı hassastır. Elma, enerji metabolizmasına katkıda bulunur ve hücreleri oksidatif strese karşı korur.  <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Elmanın Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Düşük protein, yağ ve zengin pektin içeren elma, kolesterolü dengeler, kanı temizler, vücuttan toksin atımını kolaylaştırır, sindirim sistemini düzenler, bulantıyı azaltır ve karbonhidrat emilimini kontrol altında tutar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Elmanın en yaygın olarak bilinen faydaları şöyle sıralanabilir:</span></span><br />
<br />
    Vücuttaki iltihabı hafifletir<br />
    Toksin atılımını kolaylaştırır<br />
    Kanı temizlemeye yardımcı olur<br />
    Sindirim sistemini düzenler ve mide rahatsızlıklarına iyi gelir<br />
    Kalp ve damar hastalıkları, diyabet ve obezite oluşumunu önler<br />
    Bağırsak sağlığını destekler<br />
    Serbest radikallerin etkilerine karşı vücut direncini arttırır<br />
    Yaşlanma karşıtı bir besindir<br />
    Hücre koruyucudur ve enerji verir<br />
    Vücuda gerekli olan suyu sağlar<br />
    Ağız ve diş sağlığına faydalıdır<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Hücre koruyucudur ve enerji verir</span></span><br />
<br />
C, A, K, E ve B vitaminleri açısından zengin olan elma içerdiği mineraller ve eser elementlerle hem enerji verir hem de hücre koruyucudur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Vücuda gerekli olan suyu sağlar</span></span><br />
<br />
Zengin su içeriği ile vücudun düzgün çalışması için gerekli olan hidrasyonu sağlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Vücuttaki iltihabı hafifletir</span></span><br />
<br />
Antioksidan olan lif ve kuersetin gibi anti-inflamatuar maddeler içeren elma, solunum sisteminde yer alan iltihabın azalmasına yardımcı olur. Bunun yanında kanda yer alan c-reaktif proteinleri azaltır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kalp ve damar hastalıkları, diyabet ve obezite oluşumunu önler</span></span><br />
<br />
Elmanın zengin lif ve antioksidan bileşenleri kolesterol düşürücü etkileriyle kalp ve damar hastalıklarına karşı koruma sağlamakta, diyabet ve obezite oluşumunun önlenmesinde yardımcı olmaktadır. Özellikle meyve ve sebzelerden oluşan lif açısından zengin bir beslenme birçok kronik hastalık riskinin azalmasına katkıda bulunur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bağırsak sağlığını destekler ve tok tutar</span></span><br />
<br />
Elma çözünen ve çözünmeyen lif bakımında zengin bir içeriğine sahip olduğu için tok tutar, iştahı keser, bağırsakları çalıştırır, bağırsak sağlığını destekler ve kabızlığı önler. Bağırsak sağlığını koruması bağışıklık sistemini de desteklemektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Serbest radikallerin etkilerine karşı korur</span></span><br />
<br />
Antioksidanlar serbest radikallerin zararlı etkileriyle mücadele etme özelliğine sahiptir. Serbest radikaller hücrelerin erken yaşlanmasına neden olurlar. Tütün veya alkol tüketimi, güneşe maruz kalma, kirlilik vb. durumlarında serbest radikallerin üretimi artar. Serbest radikallerin etkilerine karşı koymak için yeterli miktarda antioksidan tüketmek sağlıklı bir yaşam için gereklidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yaşlanma karşıtı bir besindir</span></span><br />
<br />
Elmanın antioksidanlar ve özellikle polifenollerdeki zenginliği, cilt dahil olmak üzere hücresel yaşlanmayı hızlandıran serbest radikallere karşı savaşarak elmayı yaşlanma karşıtı bir besin haline getirir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kansere yakalanma riskini azaltır</span></span><br />
<br />
Elma polifenollerinin, özellikle kuersetin gibi flavonoidleri, çeşitli kanser ve metastaz türlerinin riskini azaltma potansiyeline sahiptir. Karaciğer,  akciğer ve kolon kanserine yakalanma riskini azaltır. Kuersetinin, antiviral ve antienflamatuar özellikleri de bulunmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ağız ve diş sağlığına faydalıdır</span></span><br />
<br />
Elmayı ısırarak yemek ağız ve diş sağlığı için faydalıdır. Çiğneme periodontal hastalıklara karşı koruma sağlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Elmanın Cilde Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Elma içeriğindeki C, A ve E vitaminleri, antioksidanlar, özellikle polifenoller ile ciltte yaşlanma karşıtı ve nemlendirici etkileri bulunmaktadır. Bu bileşenler cildi, saçları ve tırnakları daha sağlıklı ve güçlü yapmaktadır. Elma sirkesi de yine cilde temizler ve parlaklık vermektedir. Elma sirkesi cilde direkt uygulanmamalıdır. Hassas ciltlerde kızarıklık ve tahrişe neden olabilmektedir. Bitkisel bile olsa bir uzmana danışmadan cilde uygulamamak gerekmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Elmanın Faydaları Hakkında Sık Sorulan Sorular</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Günlük kaç porsiyon elma tüketilmeli?</span></span><br />
<br />
Ergenler ve yetişkinler için 100 ila 150 g elma tüketilmesi önerilmektedir. Elma suyu veya komposto ile karşılaştırıldığında, bütün elma en iyi tokluğu sağlayan formdur. Glisemik indeksi düşük olsa da meyve şekeri içermektedir bu sebeple diyabet hastalarının elmayı ölçülü bir şekilde tüketmesi gerekmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Elma nasıl muhafaza edilmeli?</span></span><br />
<br />
Serin ve karanlık oda ısısında 7-8 gün, buzdolabında 4 ila 6 hafta muhafaza edilebilir. Elma kesildiğinde ya da soyulduğunda havayla temas ettiği için kararan bir meyvedir. Yarım elma yenmek istendiğinde kalan yarısına limon sıkılıp streç film ile kaplanarak muhafaza edilebilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kırmızı Elmanın Faydaları</span></span><br />
<br />
Kırmızı elma, diğer elma çeşitlerine oranla daha yüksek oranda antioksidan bileşen içeriğine sahiptir. Kırmızı elmanın faydaları arasında aşağıdakiler yer alır:<br />
<br />
    Kabuklu halde tüketilen kırmızı elma, pektin adı verilen çözünebilir ve selüloz adı verilen çözünmez lif içeriği sayesinde dışkı hacmini artırır ve bağırsak hareketlerini hızlandırabilir. Elmadaki lifler, bağırsak sağlığının korunmasına yardımcı olan dost bakteriler için besin kaynağıdır.<br />
    Elmada bulunan antioksidan bileşikler beyin hücrelerine zarar veren serbest radikalleri yok ederek beyin sağlığının korunmasına yardımcı olur ve alzheimer, parkinson gibi hastalıklara yakalanma riskini azaltabilir.<br />
    Kırmızı elma, içeriğindeki C vitamini ve antioksidan bileşikler sayesinde bağışıklık sisteminin normal fonksiyonlarını yerine getirmesine yardımcı olur.<br />
    Elmadaki C vitamini ve A vitamini gibi bileşenler, göz sağlığının korunmasında önemli rol oynar. Katarakt ve gece körlüğüne neden olabilen serbest radikallerin ortadan kaldırılmasında etkili olan antioksidan bileşikler açısından zengindir.<br />
    Düzenli olarak kırmızı elma tüketmek, kandaki kolesterol seviyelerinin azalmasına yardımcı olarak damar tıkanıklarının önlenmesini ve kalp hastalıklarına yakalanma riskinin azalmasını destekleyebilir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yeşil Elmanın Faydaları</span></span><br />
<br />
Yeşil elma, diğer elma çeşitlerine oranla daha yüksek oranda lif içerir. Aynı zamanda protein içeriği açısından daha zengindir ve karbonhidrat oranı daha düşüktür. Yeşil elmanın faydaları arasında aşağıdakiler yer alır:<br />
<br />
    Düşük karbonhidrat içeriği ile dikkat çeken yeşil elma kan şekerinin düzenlenmesine yardımcı olabilir. İçerisindeki bazı antioksidan bileşenler ve lif, glikozun sindirimi ve emilimini yavaşlatarak kan şekerinin aniden yükselmesini önleyebilir.<br />
    İçerisindeki antioksidan bileşenlerin serbest radikalleri yok etme etkisi sayesinde kolon ve mide kanser başta olmak üzere kansere yakalanma riskini azaltmak yeşil elmanın faydaları arasında sayılabilir.<br />
    Yeşil elmadaki pektin lifi, bağırsaklardaki dost bakterilerin enerji kaynağıdır. Normal şartlar altında bağırsaklarda dost bakteriler ve hastalık yapıcı bakteriler bir arada uyumlu bir biçimde yaşar. Ancak herhangi bir nedenden dolayı hastalık yapıcı bakteri sayısında artış yaşandığında bağırsak fonksiyonları bozulur: hazımsızlık, şişkinlik, gaz, ishal ya da kabızlık gibi sindirim problemleri gözlenir. Lif açısından zengin olan yeşil elma, sindirim sistemini düzenleyerek hem kabızlığın hem de ishalin önlenmesine yardımcı olabilir.<br />
    Yüksek lif içeriği sayesinde kan şekerinin ve bağırsak sağlığının düzenlenmesine yardımcı olan yeşil elma, düşük kalorili bir besindir. Uzun süre tokluk hissi sağlamasının yanı sıra mide hacmini artırarak daha fazla besin tüketilmesini önleyebilir. Günlük kalori alımının kısıtlanmasını destekleyerek kilo verme sürecine katkıda bulunmak yeşil elma faydaları arasında sayılabilir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yeşil Elma Zararları Neler?</span></span><br />
<br />
Yeşil elmanın herhangi bir zararı bulunmamaktadır ancak günde bir ya da iki taneden fazla elma tüketmek her besinin fazlası tüketildiğinde olduğu gibi mide bulantısı ya da şişkinlik yapabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak</span></span><br />
<br />
memorial.com.tr<br />
medicalpark.com.tr<br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPEG Image" border="0" alt=".jpeg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145272" target="_blank" title="">Elma Resimleri V14072024180450-N23.jpeg</a> (Dosya Boyutu: 89.51 KB / İndirme Sayısı: 141)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPEG Image" border="0" alt=".jpeg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145273" target="_blank" title="">Elma Resimleri V14072024180648-N13.jpeg</a> (Dosya Boyutu: 94.13 KB / İndirme Sayısı: 144)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPEG Image" border="0" alt=".jpeg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145274" target="_blank" title="">Elma Resimleri V14072024180702-N11.jpeg</a> (Dosya Boyutu: 63.9 KB / İndirme Sayısı: 144)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPEG Image" border="0" alt=".jpeg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=145275" target="_blank" title="">Elma Resimleri V14072024180630-N14.jpeg</a> (Dosya Boyutu: 61.15 KB / İndirme Sayısı: 146)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Pekmez ve Üzüm Pekmezi Faydaları Nelerdir?]]></title>
			<link>https://xn--rait-65a.tunca.at/showthread.php?tid=28016</link>
			<pubDate>Sat, 22 Jun 2024 14:25:02 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://xn--rait-65a.tunca.at/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://xn--rait-65a.tunca.at/showthread.php?tid=28016</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPEG Image" border="0" alt=".jpeg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=139668" target="_blank" title="">Üzüm Pekmezi-V220620241414-MPN4.jpeg</a> (Dosya Boyutu: 145.64 KB / İndirme Sayısı: 172)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Pekmez ve Üzüm Pekmezi Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Pekmez üzüm, kuşburnu, incir, keçiboynuzu (harnup) veya dut gibi tatlı meyvelerin ya da şeker pancarı, ardıç meyvesi gibi şekere dönüşebilecek tarım ürünlerinin ezilerek kaynatılması ile üretilen, yoğun ve tatlı bir şuruptur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Etimoloji</span></span><br />
<br />
Pekmez etimolojik olarak Oğuz Türkçesi kökenlidir ve geçmişte “bekmes” olarak anılırdı. Kelimenin en eski yazılı anlatımı Kâşgarlı Mahmud tarafından 1073 Dîvânu Lugâti't-Türk sözlüğünde kayıtlıdır.[1][2]<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Tarihçe</span></span><br />
<br />
Meyve pekmezi defrutum, klasik döneme kadar gider.[3]<br />
<br />
Bizans döneminde, Trapezus bölgesinde (bugünkü Trabzon) ipekböcekleri için dut ağaçları yetişirilirdi. Yerli Ermeniler dutları, Farsça “petmez” veya “pekmez” denilen tatlı bir şurup yapmak için kullanırlardı.<br />
<br />
Yunanlar ise siraios (σιραίος) adlı üzüm şurubu yaparlardı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üretimi</span></span><br />
<br />
Pekmezlik üzümler, çiğneme, havan ve pres gibi çeşitli şekillerde sıkılır ve üzümlerin suları elde edilir. Ekşi olan bu şıra 50-60 derecede 10-15 dakika kaynatılıp içine pekmez toprağı eklenir. Beyaz renkli olan bu toprak üzümler daha ezilmeden işleme dahil edilmelidir. Bu işleme kestirme adı verilir. Toprak katma işlemiyle şıranın durulması, çökelti oluşturması ve üzümden gelen ekşiliğin alınması sağlanır. Toprak katılmayan pekmez ekşi ve bulanık görünümlü olur. Tarım ve Orman Bakanlığı 100 kg üzüm şırasına 1–5 kg pekmez toprağı katılmasını öngörmektedir. Pekmez kaynatılırken oluşan köpüklerin alınması berrak görünümlü pekmez elde etmeyi sağlar. Bu şekilde daha lezzetli bir pekmez elde edilmiş olur. Kestirilen şıra dinlendirme kaplarında en az 45-55 saat bekletilir. Bu dinlenme sırasında kabın dibine eklenen toprak ve üzüm şırasının içindeki belli parçacıkların oluşturduğu tortu çöker. Şıranın üstte kalan berrak kısmı tortudan ayrılır, tortu atılır. Ayrılan berrak şıra kaynatma kazanlarına aktarılır.<br />
<br />
Pekmeze koyu rengini ve kıvamını veren işlem kaynatmadır. Kaynatma işlemi sırasında kestirilen şıranın içindeki şekerler karamelize olup kararır. Suyun kaynama süresince azalmasıyla karışım koyu bir kıvam alır. Pekmez kaynatılırken şıra bir seferde kaynatılarak pekmez haline gelmelidir. Şıra kaynatıldığında kaptaki eksilme yeni şıra ile doldurulmamalıdır. Bu pekmezin kalitesini bozar. Karışımın göz göz kaynaması ve pekmez kokusu yayması pekmezin kıvama geldiğinin göstergesidir. Kaynatma üstü açık geniş kaplarda yapıldığı gibi, vakumlu ortamda daha düşük ısılarda açık renkli pekmez üretilebilir.<br />
<br />
Yapımı anlatılan bu ürün türüne "tatlı cıvık pekmez" denir. "Günbalı" denen pekmez türü şıranın geniş kaplarda, güneş altında suyunun uçurulmasıyla elde edilir.<br />
<br />
"Katı pekmez" tatlı cıvık pekmeze maya katılarak, hava emdirilip ağartılmış pekmezdir. Tarım ve Orman Bakanlığı 25 kg pekmez için 5 yumurta akı, 500 g pudra şekeri ve 500 g eski pekmezden oluşan bir maya önermiştir. Maya eklenip sürekli karıştırılan pekmez bir gün bekletilir, ertesi gün tekrar iyice karıştırılır ve paketlenir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Besin değeri</span></span><br />
<br />
Pekmezin besin değerleri, yapıldığı meyveye göre değişkenlik göstermekle birlikte, yüksek şeker, dolayısıyla karbonhidrat içeriği dolayısıyla iyi bir enerji kaynağıdır (1,276kJ / 305 kcal). B1, B2 vitaminleri ve çeşitli mineral maddeler içerir. İçermiş olduğu %80'e yakın karbonhidratın tümünün glikoz ve fruktoz halinde olması sindirim sisteminde parçalanmaya gerek kalmadan kolayca kana geçmesini sağlar.[kaynak belirtilmeli]<br />
<br />
Ayrıca, mineralleri yoğun olarak içermektedir. Pekmez özellikle günlük kalsiyum, potasyum ve magnezyum gereksiniminin büyük bir kısmını karşılamaktadır. Mineral miktarının fazla ve emilim oranlarının yüksek olması nedeniyle hamile ve emziklilerin, veremli hastaların, iyileşme dönemindeki kişilerin beslenmesinde yer alması önerilmektedir. Pekmezin çok iyi kaynak olduğu besin öğelerinden biri de kromdur. Araştırmalar pekmezin thiamin, riboflavin açısından baldan daha zengin olduğunu ortaya koymaktadır.[kaynak belirtilmeli]<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çeşitleri</span></span><br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Üzüm pekmezi</span></span><br />
<br />
Üzümden elde edilen pekmez türüdür. Enerji vermesi, iştah açması belirgin özelliklerindendir. Gebelikte bebek gelişimi ve anne adayları için çok faydalıdır. Ayrıca mide, bağırsak ve böbrekler üzerine olumlu etkileri vardır. Damar sertliğine iyi gelir ve kan dolaşımını kolaylaştırır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yapılışı</span></span><br />
<br />
Üzüm pekmezi olgunlaşan üzümlerden yapılır. Beyaz, siyah fark etmez fakat siyah üzüm pekmezi çok aranan bir pekmez dir.toplanan üzümler sıkılmak için betondan yapılan veya içi oyulan taş salk(üzüm sıkma yeri)denilen yerde de torbalara koyularak ayakta çizme ile sıkılıp veya basınçlı sıkma makinaları ile sıkılıp şırası (suyu) çıkarılır. Çıkarılan şıra süzüldükten sonra kazanlara koyularak kaynatılır. İyice kaynatılan şıra süzülüp dinlenmesi için geniş kaplara konulur ve üzeri güneş alacak şekilde örtülerek güneşte birkaç gün bekletilir ve olgunlaşan pekmez süzülerek kaplara konur ve yenilecek duruma getirilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Dut pekmezi</span></span><br />
<br />
Duttan elde edilen pekmez türüdür. Özellikle mide hastalıkları, ülsere iyi gelir. Astım ve bronşit hastalıklarında, soğuğa karşı vücut direncinin arttırılmasında kullanılır. Sporcular için enerji deposudur. Bebeklerin ve çocukların zeka ve bedensel gelişimine yardımcı olur. Gargara halinde ağız ve boğaz hastalıklarında da etkilidir. Çocuklarda sıklıkla rastlanan pamukçukta da tedavi edici olarak kullanılır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yapılışı</span></span><br />
<br />
Olgunlaşan dutlar dört kişi tarafından köşelerinden tutulan hasavan (bez) üzerine ağaçtan silkelenerek (Ağaçtan Dökülerek) kazanlara konur. Kazana dutları kapatacak kadar su konur ve çekirdeklerinden ayrılıncaya kadar kaynatılr. Kaynayan pekmez süzülüp dinlendirilikten sonra tekrar kazana konup birkaç kaynar gelinceye kadar kaynatılır ve geniş tabanlı kaplara konulur ve birkaç gün güneşte bırakılır. Güneşlendirmenin ardından tekrar süzülerek saklanacağı kaplara alınır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Harnup(Keçiboynuzu) pekmezi</span></span><br />
<br />
Keçiboynuzundan elde edilen pekmez türüdür. Ege ve Akdeniz yöresine has bir pekmez türüdür. En faydalı pekmez türlerinden biridir. Doğal ve katkısız olanını tüketmek gerekir.Glikoz katkılı olanlar fayda yerine zarar vermektedir.<br />
<br />
Nefes darlığına karşı oldukça etkilidir (alerjik nefes darlığı bulunan hastalara keçi boynuzu pekmezi önerilir). Kolestrolün düşürülmesinde, tansiyonun dengelenmesinde yardımcıdır. Kalbe faydalıdır, kalp çarpıntısını önler. Cinsel gücü ve sperm sayısını artırır. Vücudu güçlendirip, yeniler. Ayrıca dişleri ve kemikleri güçlendirici etikisi de vardır. Bağırsakları hareketlendirir. İyi beslenmesi gereken çocuklar ve gebeler için oldukça faydalı bir besin kaynağıdır. Yüksek oranda içerdiği mineraller (potasyum, kalsiyum, fosfor, magnezyum, demir, bakır, çinko vb.) ve vitaminler sayesinde tansiyon, karaciğer ve akciğer üzerine ve daha başka birçok dokuda çok yararlı etkileri bulunmaktadır. Kalsiyum, sodyum ve potasyum içeriği yüksektir. Bu sayede kandaki zehirli maddeleri temizler. Yüksek ham selüloz etkisi ile bağırsak rahatsızlıklarına karşı ve sindirim sistemi üzerine etkilidir. Bağırsak kurdu, tenya, solucan gibi bağırsak parazitlerini temizler. İçerdiği A, B, B2, B3, D vb. vitaminler dolayısıyla doğal güç ve besin kaynağıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Andız (ardıç) pekmezi</span></span><br />
<br />
Andız ağacının meyvelerinden elde edilen pekmez türüdür. Andız kozalaklarından elde edilen "andız özü"yle pekmez yapılır.Harnup pekmezi gibi buda Mersin ve çevresinde sık yapılan bir pekmez türüdür. Bronşit, öksürük, sarılık, kaşıntı, egzama, mide bulantısı, akciğer, karaciğere faydalı bir pekmezdir. Bütün pekmez cinslerinde olduğu gibi kan yapıcıdır ve enerji verir.Tadı değişiktir. biraz acımsıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Pancar Pekmezi</span></span><br />
<br />
Şeker pancarı köklerinden elde edilen pekmez türüdür. Özellikle Kırklareli ilinin Poyralı köyünde ve Amasya'da iyi bilinen bu pekmez çeşidi soyulmuş ve kıyılmış taze beyaz şeker pancarının kaynatılması sonucu elde edilir. 7-8 saat kaynama sonucunda soğuduğunda macun kıvamını alan bu pekmez rumeli kültüründe önemli bir yere sahiptir.<br />
<br />
Zayıflık ve halsizlikten yakınan kişiler için mükemmel bir şifa kaynağı. Kemik erimesinin, öksürüğün, iştahsızlığın organik ilacı. 30-40 dakikada kana karışması nedeniyle en hızlı ve doğal enerji dopinglerinden biri. Anemiden kas yorgunluğuna kadar pek çok sağlık sorununa karşı vücudun direncini arttıran ve çözüm sunan bir besin maddesidir. Yüksek tansiyonu düşürür. Vücut performansını arttırıcı, kuvvet verici ve besleyicidir. Hazmı kolaylaştırır, mide ve bağırsak rahatsızlıklarına iyi gelir. Karaciğer ve böbrekleri çalıştırır. Cilt hastalıklarına karşı şifa sunar. İçeriğindeki yüksek Tiamin oranıyla sinirleri yatıştırır, depresyonu engeller. 1 kaşık pekmez bir insanın günlük demir, kalsiyum, potasyum ve magnezyum ihtiyacını içerir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Tüketimi</span></span><br />
<br />
Pekmez, yoğun tadı dolayısıyla genellikle tek başına tüketilmez. Geleneksel tıbbi uygulamalarda kaşıkla içilebileceği gibi, tahin ile karıştırılarak da sofrada gıda olarak tüketilebilir. Karsambaç da pekmezin üzerine ekilebilecek malzemelerden biridir.<br />
Yörelere Göre Çeşitleri<br />
<br />
Antep pekmezi / Gaziantep pekmezi<br />
<br />
Antep Pekmezi / Gaziantep Pekmezi 24.07.2020 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve coğrafi işaret almıştır.[4]<br />
<br />
Belen Kömürçukuru pekmezi<br />
<br />
Hatay Belen Kömürçukuru Pekmezi 28.07.2021 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve coğrafi işaret almıştır.[5]<br />
<br />
Düzce şeker kamışı pekmezi<br />
<br />
Düzce Şeker Kamışı Pekmezi 24.05.2021 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve coğrafi işaret almıştır.[6]<br />
<br />
Gürün dut pekmezi<br />
<br />
Sivas Gürün Dut Pekmezi 30.09.2021 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve coğrafi işaret almıştır.[7]<br />
Karnavas dut pekmezi<br />
<br />
Erzurum Karnavas Dut Pekmezi 09.06.2009 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve coğrafi işaret almıştır.[8]<br />
<br />
Sivan dut pekmezi<br />
<br />
Bingöl Sivan Dut Pekmezi 27.01.2021 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve coğrafi işaret almıştır.[9]<br />
<br />
Zile pekmezi<br />
<br />
<br />
Tokat Zile Pekmezi 17.11.2009 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve coğrafi işaret almıştır.[10]<br />
<br />
Senirkent üzüm pekmezi<br />
<br />
Senirkent üzüm pekmezi 17.03.2022 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve coğrafi işaret almıştır.[11]<br />
<br />
Şiran kök pekmezi<br />
<br />
Şeker pancarının kökleri kullanılarak yapılır. Şiran kök pekmezi 11.03.2024 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve Gümüşhane adına coğrafi işaret almıştır.[12] <br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e86e04;" class="mycode_color">Üzüm Pekmezi Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Üzüm pekmezi faydaları, pek çok sağlık sorununun giderilmesine yardımcı olur. Depresyondan kemik erimesine, kanserden cilt deformasyonlarına karşı çok sayıda rahatsızlığa karşı etkili olan üzüm pekmezi, içerdiği yüksek besin değerleri sayesinde bağışıklığı da güçlendirir.<br />
<br />
Doktor tavsiyesiyle yediden yetmişe herkesin tüketebildiği üzüm pekmezi, içerdiği zengin vitamin ve minerallerle metabolizmayı da destekler. <br />
<br />
Üzüm pekmezi faydaları, içeriğinde A vitamini, C vitamini, kalsiyum, magnezyum, potasyum, karbonhidrat gibi bileşenlerin etkisinden kaynaklanır.<br />
<br />
Bu sayede metabolizmayı ve bağışıklık sistemini güçlü bir şekilde destekleyen gıda, düzenli olarak kullanılması durumunda çok sayıda hastalığa karşı olumlu etkide bulunur.<br />
<br />
Peki üzüm pekmezi faydaları nelerdir ve bu besleyici gıda, hangi hastalıklara iyi gelir? Bu soruların yanıtı kısaca şöyledir:<br />
<br />
    Üzüm pekmezi, yoğun şekilde magnezyum içermesi sayesinde serotonin salgılanmasını hızlandırarak sinirsel bozuklukların giderilmesini kolaylaştırır. Depresyon, kaygı bozukluğu, tükenmişlik sendromu gibi psikolojik sorunların tedavisine destek veren üzüm pekmezi, bu rahatsızlıkların tedavisinde doktor önerisiyle kullanılabilir. Pekmezin sinirsel hastalık tedavisinde kullanılması, antidepresan zararları ile karşılaşma riskinizi de azaltır.<br />
    Üzümden elde edilen pekmezin kemik ve dişlere de olumlu etkileri bulunur. Güçlü bir kalsiyum kaynağı olan üzüm pekmezi, içerdiği kalsiyumla kemikleri güçlendirir. Kemiklerin daha sağlıklı olmasını sağlayan pekmez, dişlerde çürük oluşumunu da azaltır.<br />
    İçeriğinde önemli oranda lif bulunan üzüm pekmezi, sindirim sisteminin sağlıklı bir şekilde çalışmasına da yardımcı olur. Katı üzüm pekmezi faydaları arasında bulunan sindirimi rahatlatma özelliği, özellikle hamileler için önemli bir avantaj sağlar. Hamile kadınların sindirim sorunlarını gidermek için doktorlar tarafından sıklıkla önerilen pekmez, gebelikte beslenme programlarında değerlendirilebilir.<br />
    Katı üzüm pekmezi faydaları arasında, kanser oluşumunu engelleme özelliği de bulunur. Üzüm pekmezi, yoğun oranda antioksidan içerir. Vücuttaki serbest radikalleri dengeleyen ve bu radikallerin kanserli hücreye dönüşmesinin önüne geçen antioksidan, aynı zamanda kanser tedavisinde de etkilidir. Doktorların kanserden korunmak için önerdiği üzüm pekmezi, beyaz kan düşüklüğü gibi sorunlara karşı da etkili olabilir.<br />
    Cilt sağlığı da üzüm pekmezinin fayda sağladığı konular arasındadır. Üzüm pekmezinin içeriğindeki antioksidanlar, ciltteki serbest radikalleri de düzenler. Bu sayede cildin yaşlanma belirtileri gösterme oranını düşüren üzüm pekmezi, daha genç bir görünüm sergilemenize yardımcı olur.<br />
    Üzüm pekmezi, kalp sağlığını koruma konusunda da faydalıdır. İçerdiği potasyumla vücuttaki sodyum oranını azaltan üzüm pekmezi, bu sayede sizi yüksek tansiyon sorununa ve tansiyona bağlı kalp problemlerine karşı koruyabilir.<br />
    Doğal bir iltihap giderici olan üzüm pekmezi, iltihaplı romatizma ve peritonit üzerinde de etkilidir. Antioksidan içeriği sayesinde vücuttaki iltihapların temizlenmesine yardımcı olan pekmez, iltihaba bağlı olarak gelişen hastalıkların tedavisine destek olabilir.<br />
<br />
Üzüm pekmeziyle sağlığınızı güçlendirmeniz için, mutlaka doktor tavsiyesi almanız gerekir.<br />
<br />
Yoğun bileşenler içeren üzüm pekmezi, bilinçli ve ölçülü bir şekilde kullanılmaması durumunda sağlığınızda olumsuz etki bırakabilir. Bu riskten korunmak için pekmez kullanımı öncesinde doktorunuza danışmanızda yarar bulunur.<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Üzüm Pekmezi Günde Ne Kadar Tüketilmeli?</span></span><br />
<br />
Çok sayıda kişi tarafından merak edilen üzüm pekmezi faydaları, pekmezin ölçülü bir şekilde kullanılmasına bağlıdır.<br />
<br />
Aşırı seviyede tüketilmesi durumunda karaciğerinizi, bağırsaklarınızı ya da kalbinizi yorabilir.<br />
<br />
Yetişkinler, günde 1 ila 2 yemek kaşığı üzüm pekmezi yiyebilir. Çocuklar ise 1 ila 2 tatlı kaşığı üzüm pekmezi tüketebilir. Bu ölçüler, sağlığınızdaki özel koşullara, alerji durumunuza ve çeşitli rahatsızlıklarınıza göre değişiklik gösterebilir. Bu sebeple sizin için ideal pekmez ölçüsünü doktorunuza sormanız önerilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üzüm Pekmezi Ne Zaman İçilmeli?</span></span><br />
<br />
Üzüm pekmezi faydaları, tüketimden kısa bir süre sonra hissedilebilir. Pekmezi içtikten yaklaşık bir saat sonra kendinizi daha enerjik ve güçlü hissetmeye başlayabilirsiniz.<br />
<br />
Bu sebeple pekmezi gece saatlerinde tüketmeniz, uykunuzun açılmasına yol açabilir. Pekmezi sabah saatlerinde tüketerek enerjinizin güne yayılmasını sağlayabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Pekmezin Zararları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Pekmezin sağlığı hızlı bir şekilde etkilemesi, doğru şekilde kullanılmaması durumunda üzüm pekmezi faydaları yerine sağlık sorunlarıyla karşılaşmanıza yol açabilir. Bunlardan ilki, elektrolit dengesizliğidir.<br />
<br />
Vücuttaki sodyum oranını azaltan üzüm pekmezi, aşırı seviyede tüketilmesi durumunda sodyum oranınızın ihtiyaç duyduğunuz seviyenin altına düşmesine yol açarak elektrolit dengesizliği sorunuyla karşılaşmanıza sebep olabilir.<br />
<br />
Yanlış ya da aşırı düzeyde üzüm pekmezi tüketmenin sebep olabileceği bir diğer sağlık sorunu da vücuttaki laktik asit oranının artmasıdır.<br />
<br />
Üzüm pekmezi, vücudu yoracak seviyede tüketilmesi durumunda laksit asit üretimini hızlandırabilir. Vücutta biriken laktik asit ise yorgunluk, halsizlik gibi çeşitli sağlık sorunlarını beraberinde getirebilir.<br />
<br />
Doktorunuzun önerdiğinden daha fazla üzüm pekmezi tüketmeniz, karaciğerinize de yük bindirebilir. Karaciğerinizin gereğinden fazla yorulması ise vücut dengesini olumsuz yönde etkileyerek organlarınızda ve cildinizde çeşitli sorunlar oluşmasını tetikleyebilir.<br />
<br />
Üzüm pekmezi, yoğun seviyede şeker içerir. Bu sebeple de pekmezin yüksek miktarda tüketilmesi risklidir.<br />
<br />
Aşırı pekmez tüketimi, diyabet hastalarının kan şekerini yükseltebilir ve ciddi sağlık risklerini beraberinde getirebilir. Bununla birlikte pekmezin içeriğindeki şeker, kilo alımına ve dişlerin zarar görmesine de yol açabilir.<br />
<br />
Pekmez, hassas bir mideye sahip olan kişiler için sindirimi zor bir gıda olabilir. Midesi hassas olan kişiler, doktor önerisinden daha fazla pekmez tüketmeleri durumunda reflü, mide ekşimesi, ishal, mide ağrısı gibi sağlık problemleriyle karşılaşabilir.<br />
<br />
Pekmezin yoğun seviyede tüketilmesi, aynı zamanda vitamin ve mineral dengenizde de bozulmalara sebep olabilir.<br />
Üzüm Pekmezi Faydaları Hakkında Sıkça Sorulan Sorular<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Hangi Üzüm Pekmezi Daha Faydalıdır?</span></span><br />
<br />
Üzüm pekmezi, yeşil ve kara üzümden elde edilir. Bu sebeple yeşil ve kara üzüm pekmezi faydaları arasındaki farkı pek çok kişi merak eder. Kara üzüm, kan değerlerini düzenleme konusunda yeşil üzüme göre daha etkilidir. Ayrıca kara üzüm, daha güçlü antioksidan bileşenler içererek sağlık üzerinde daha fazla etkide bulunur. Bu sebeple kara üzüm pekmezi faydaları, yeşil üzümden elde edilen pekmezin faydalarından daha yüksek bulunur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Siyah Üzüm Pekmezi Nasıl Tüketilmeli?</span></span><br />
<br />
Siyah üzüm pekmezi de tıpkı yeşil üzüm pekmezi gibi günde bir kez tüketilmesi önerilen bir gıdadır. Siyah üzüm pekmezini sabah saatlerinde bir ya da iki kaşık olacak şekilde tüketebilirsiniz. Bu düzenin size fayda sağlaması için, kara üzüm pekmezinin sağlığınıza herhangi bir zararı olmaması gerekir. Bu sebeple pekmez kullanımından önce doktorunuza danışabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">En İyi Üzüm Pekmezi Nerenin Üzümünden Elde Edilir?</span></span><br />
<br />
Üzüm pekmezi seçerken, üzümlerin yetiştirildiği bölgelerden çok yetiştirilme şekillerine bakmanızda yarar bulunur. Tarım ilacı, GDO gibi maddeler kullanılmadan elde edilmiş üzümler, pekmezin kalitesini de artırır. Zararlı madde içermeyen üzümlerden yapılan pekmez, sağlığınızı korumanıza da yardımcı olur. Pekmezin üretilme koşulları da dikkat etmeniz gereken noktalar arasındadır. Pekmezin de herhangi bir katkı madde içermemesi, sağlığınız açısından önemlidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üzüm Pekmezi mi Dut Pekmezi mi Daha Faydalıdır?</span></span><br />
<br />
Güçlü bir gıda olan dut pekmezi, üzüm pekmezinden daha farklı bir içeriğe sahiptir. Bu sebeple iki pekmez türünün sağlığa olan etkileri de farklıdır. Üzüm ve dut pekmezleri arasında tercihte bulunurken iki pekmezin içeriklerini, etkilerini ve faydalarını incelemeniz ve ihtiyacınızı karşılayan pekmezi seçmeniz gerekir. Vücudunuzun hangi pekmeze daha çok ihtiyaç duyduğunu öğrenmek için doktorunuza da danışabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak</span></span><br />
<br />
Wikipedia<br />
medicalpark<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Resim Kaynak</span></span><br />
<br />
Frepik Pikaso AI<br />
<br />
<br />
<br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPEG Image" border="0" alt=".jpeg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=139668" target="_blank" title="">Üzüm Pekmezi-V220620241414-MPN4.jpeg</a> (Dosya Boyutu: 145.64 KB / İndirme Sayısı: 172)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Pekmez ve Üzüm Pekmezi Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Pekmez üzüm, kuşburnu, incir, keçiboynuzu (harnup) veya dut gibi tatlı meyvelerin ya da şeker pancarı, ardıç meyvesi gibi şekere dönüşebilecek tarım ürünlerinin ezilerek kaynatılması ile üretilen, yoğun ve tatlı bir şuruptur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Etimoloji</span></span><br />
<br />
Pekmez etimolojik olarak Oğuz Türkçesi kökenlidir ve geçmişte “bekmes” olarak anılırdı. Kelimenin en eski yazılı anlatımı Kâşgarlı Mahmud tarafından 1073 Dîvânu Lugâti't-Türk sözlüğünde kayıtlıdır.[1][2]<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Tarihçe</span></span><br />
<br />
Meyve pekmezi defrutum, klasik döneme kadar gider.[3]<br />
<br />
Bizans döneminde, Trapezus bölgesinde (bugünkü Trabzon) ipekböcekleri için dut ağaçları yetişirilirdi. Yerli Ermeniler dutları, Farsça “petmez” veya “pekmez” denilen tatlı bir şurup yapmak için kullanırlardı.<br />
<br />
Yunanlar ise siraios (σιραίος) adlı üzüm şurubu yaparlardı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üretimi</span></span><br />
<br />
Pekmezlik üzümler, çiğneme, havan ve pres gibi çeşitli şekillerde sıkılır ve üzümlerin suları elde edilir. Ekşi olan bu şıra 50-60 derecede 10-15 dakika kaynatılıp içine pekmez toprağı eklenir. Beyaz renkli olan bu toprak üzümler daha ezilmeden işleme dahil edilmelidir. Bu işleme kestirme adı verilir. Toprak katma işlemiyle şıranın durulması, çökelti oluşturması ve üzümden gelen ekşiliğin alınması sağlanır. Toprak katılmayan pekmez ekşi ve bulanık görünümlü olur. Tarım ve Orman Bakanlığı 100 kg üzüm şırasına 1–5 kg pekmez toprağı katılmasını öngörmektedir. Pekmez kaynatılırken oluşan köpüklerin alınması berrak görünümlü pekmez elde etmeyi sağlar. Bu şekilde daha lezzetli bir pekmez elde edilmiş olur. Kestirilen şıra dinlendirme kaplarında en az 45-55 saat bekletilir. Bu dinlenme sırasında kabın dibine eklenen toprak ve üzüm şırasının içindeki belli parçacıkların oluşturduğu tortu çöker. Şıranın üstte kalan berrak kısmı tortudan ayrılır, tortu atılır. Ayrılan berrak şıra kaynatma kazanlarına aktarılır.<br />
<br />
Pekmeze koyu rengini ve kıvamını veren işlem kaynatmadır. Kaynatma işlemi sırasında kestirilen şıranın içindeki şekerler karamelize olup kararır. Suyun kaynama süresince azalmasıyla karışım koyu bir kıvam alır. Pekmez kaynatılırken şıra bir seferde kaynatılarak pekmez haline gelmelidir. Şıra kaynatıldığında kaptaki eksilme yeni şıra ile doldurulmamalıdır. Bu pekmezin kalitesini bozar. Karışımın göz göz kaynaması ve pekmez kokusu yayması pekmezin kıvama geldiğinin göstergesidir. Kaynatma üstü açık geniş kaplarda yapıldığı gibi, vakumlu ortamda daha düşük ısılarda açık renkli pekmez üretilebilir.<br />
<br />
Yapımı anlatılan bu ürün türüne "tatlı cıvık pekmez" denir. "Günbalı" denen pekmez türü şıranın geniş kaplarda, güneş altında suyunun uçurulmasıyla elde edilir.<br />
<br />
"Katı pekmez" tatlı cıvık pekmeze maya katılarak, hava emdirilip ağartılmış pekmezdir. Tarım ve Orman Bakanlığı 25 kg pekmez için 5 yumurta akı, 500 g pudra şekeri ve 500 g eski pekmezden oluşan bir maya önermiştir. Maya eklenip sürekli karıştırılan pekmez bir gün bekletilir, ertesi gün tekrar iyice karıştırılır ve paketlenir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Besin değeri</span></span><br />
<br />
Pekmezin besin değerleri, yapıldığı meyveye göre değişkenlik göstermekle birlikte, yüksek şeker, dolayısıyla karbonhidrat içeriği dolayısıyla iyi bir enerji kaynağıdır (1,276kJ / 305 kcal). B1, B2 vitaminleri ve çeşitli mineral maddeler içerir. İçermiş olduğu %80'e yakın karbonhidratın tümünün glikoz ve fruktoz halinde olması sindirim sisteminde parçalanmaya gerek kalmadan kolayca kana geçmesini sağlar.[kaynak belirtilmeli]<br />
<br />
Ayrıca, mineralleri yoğun olarak içermektedir. Pekmez özellikle günlük kalsiyum, potasyum ve magnezyum gereksiniminin büyük bir kısmını karşılamaktadır. Mineral miktarının fazla ve emilim oranlarının yüksek olması nedeniyle hamile ve emziklilerin, veremli hastaların, iyileşme dönemindeki kişilerin beslenmesinde yer alması önerilmektedir. Pekmezin çok iyi kaynak olduğu besin öğelerinden biri de kromdur. Araştırmalar pekmezin thiamin, riboflavin açısından baldan daha zengin olduğunu ortaya koymaktadır.[kaynak belirtilmeli]<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çeşitleri</span></span><br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Üzüm pekmezi</span></span><br />
<br />
Üzümden elde edilen pekmez türüdür. Enerji vermesi, iştah açması belirgin özelliklerindendir. Gebelikte bebek gelişimi ve anne adayları için çok faydalıdır. Ayrıca mide, bağırsak ve böbrekler üzerine olumlu etkileri vardır. Damar sertliğine iyi gelir ve kan dolaşımını kolaylaştırır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yapılışı</span></span><br />
<br />
Üzüm pekmezi olgunlaşan üzümlerden yapılır. Beyaz, siyah fark etmez fakat siyah üzüm pekmezi çok aranan bir pekmez dir.toplanan üzümler sıkılmak için betondan yapılan veya içi oyulan taş salk(üzüm sıkma yeri)denilen yerde de torbalara koyularak ayakta çizme ile sıkılıp veya basınçlı sıkma makinaları ile sıkılıp şırası (suyu) çıkarılır. Çıkarılan şıra süzüldükten sonra kazanlara koyularak kaynatılır. İyice kaynatılan şıra süzülüp dinlenmesi için geniş kaplara konulur ve üzeri güneş alacak şekilde örtülerek güneşte birkaç gün bekletilir ve olgunlaşan pekmez süzülerek kaplara konur ve yenilecek duruma getirilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Dut pekmezi</span></span><br />
<br />
Duttan elde edilen pekmez türüdür. Özellikle mide hastalıkları, ülsere iyi gelir. Astım ve bronşit hastalıklarında, soğuğa karşı vücut direncinin arttırılmasında kullanılır. Sporcular için enerji deposudur. Bebeklerin ve çocukların zeka ve bedensel gelişimine yardımcı olur. Gargara halinde ağız ve boğaz hastalıklarında da etkilidir. Çocuklarda sıklıkla rastlanan pamukçukta da tedavi edici olarak kullanılır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yapılışı</span></span><br />
<br />
Olgunlaşan dutlar dört kişi tarafından köşelerinden tutulan hasavan (bez) üzerine ağaçtan silkelenerek (Ağaçtan Dökülerek) kazanlara konur. Kazana dutları kapatacak kadar su konur ve çekirdeklerinden ayrılıncaya kadar kaynatılr. Kaynayan pekmez süzülüp dinlendirilikten sonra tekrar kazana konup birkaç kaynar gelinceye kadar kaynatılır ve geniş tabanlı kaplara konulur ve birkaç gün güneşte bırakılır. Güneşlendirmenin ardından tekrar süzülerek saklanacağı kaplara alınır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Harnup(Keçiboynuzu) pekmezi</span></span><br />
<br />
Keçiboynuzundan elde edilen pekmez türüdür. Ege ve Akdeniz yöresine has bir pekmez türüdür. En faydalı pekmez türlerinden biridir. Doğal ve katkısız olanını tüketmek gerekir.Glikoz katkılı olanlar fayda yerine zarar vermektedir.<br />
<br />
Nefes darlığına karşı oldukça etkilidir (alerjik nefes darlığı bulunan hastalara keçi boynuzu pekmezi önerilir). Kolestrolün düşürülmesinde, tansiyonun dengelenmesinde yardımcıdır. Kalbe faydalıdır, kalp çarpıntısını önler. Cinsel gücü ve sperm sayısını artırır. Vücudu güçlendirip, yeniler. Ayrıca dişleri ve kemikleri güçlendirici etikisi de vardır. Bağırsakları hareketlendirir. İyi beslenmesi gereken çocuklar ve gebeler için oldukça faydalı bir besin kaynağıdır. Yüksek oranda içerdiği mineraller (potasyum, kalsiyum, fosfor, magnezyum, demir, bakır, çinko vb.) ve vitaminler sayesinde tansiyon, karaciğer ve akciğer üzerine ve daha başka birçok dokuda çok yararlı etkileri bulunmaktadır. Kalsiyum, sodyum ve potasyum içeriği yüksektir. Bu sayede kandaki zehirli maddeleri temizler. Yüksek ham selüloz etkisi ile bağırsak rahatsızlıklarına karşı ve sindirim sistemi üzerine etkilidir. Bağırsak kurdu, tenya, solucan gibi bağırsak parazitlerini temizler. İçerdiği A, B, B2, B3, D vb. vitaminler dolayısıyla doğal güç ve besin kaynağıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Andız (ardıç) pekmezi</span></span><br />
<br />
Andız ağacının meyvelerinden elde edilen pekmez türüdür. Andız kozalaklarından elde edilen "andız özü"yle pekmez yapılır.Harnup pekmezi gibi buda Mersin ve çevresinde sık yapılan bir pekmez türüdür. Bronşit, öksürük, sarılık, kaşıntı, egzama, mide bulantısı, akciğer, karaciğere faydalı bir pekmezdir. Bütün pekmez cinslerinde olduğu gibi kan yapıcıdır ve enerji verir.Tadı değişiktir. biraz acımsıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Pancar Pekmezi</span></span><br />
<br />
Şeker pancarı köklerinden elde edilen pekmez türüdür. Özellikle Kırklareli ilinin Poyralı köyünde ve Amasya'da iyi bilinen bu pekmez çeşidi soyulmuş ve kıyılmış taze beyaz şeker pancarının kaynatılması sonucu elde edilir. 7-8 saat kaynama sonucunda soğuduğunda macun kıvamını alan bu pekmez rumeli kültüründe önemli bir yere sahiptir.<br />
<br />
Zayıflık ve halsizlikten yakınan kişiler için mükemmel bir şifa kaynağı. Kemik erimesinin, öksürüğün, iştahsızlığın organik ilacı. 30-40 dakikada kana karışması nedeniyle en hızlı ve doğal enerji dopinglerinden biri. Anemiden kas yorgunluğuna kadar pek çok sağlık sorununa karşı vücudun direncini arttıran ve çözüm sunan bir besin maddesidir. Yüksek tansiyonu düşürür. Vücut performansını arttırıcı, kuvvet verici ve besleyicidir. Hazmı kolaylaştırır, mide ve bağırsak rahatsızlıklarına iyi gelir. Karaciğer ve böbrekleri çalıştırır. Cilt hastalıklarına karşı şifa sunar. İçeriğindeki yüksek Tiamin oranıyla sinirleri yatıştırır, depresyonu engeller. 1 kaşık pekmez bir insanın günlük demir, kalsiyum, potasyum ve magnezyum ihtiyacını içerir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Tüketimi</span></span><br />
<br />
Pekmez, yoğun tadı dolayısıyla genellikle tek başına tüketilmez. Geleneksel tıbbi uygulamalarda kaşıkla içilebileceği gibi, tahin ile karıştırılarak da sofrada gıda olarak tüketilebilir. Karsambaç da pekmezin üzerine ekilebilecek malzemelerden biridir.<br />
Yörelere Göre Çeşitleri<br />
<br />
Antep pekmezi / Gaziantep pekmezi<br />
<br />
Antep Pekmezi / Gaziantep Pekmezi 24.07.2020 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve coğrafi işaret almıştır.[4]<br />
<br />
Belen Kömürçukuru pekmezi<br />
<br />
Hatay Belen Kömürçukuru Pekmezi 28.07.2021 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve coğrafi işaret almıştır.[5]<br />
<br />
Düzce şeker kamışı pekmezi<br />
<br />
Düzce Şeker Kamışı Pekmezi 24.05.2021 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve coğrafi işaret almıştır.[6]<br />
<br />
Gürün dut pekmezi<br />
<br />
Sivas Gürün Dut Pekmezi 30.09.2021 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve coğrafi işaret almıştır.[7]<br />
Karnavas dut pekmezi<br />
<br />
Erzurum Karnavas Dut Pekmezi 09.06.2009 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve coğrafi işaret almıştır.[8]<br />
<br />
Sivan dut pekmezi<br />
<br />
Bingöl Sivan Dut Pekmezi 27.01.2021 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve coğrafi işaret almıştır.[9]<br />
<br />
Zile pekmezi<br />
<br />
<br />
Tokat Zile Pekmezi 17.11.2009 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve coğrafi işaret almıştır.[10]<br />
<br />
Senirkent üzüm pekmezi<br />
<br />
Senirkent üzüm pekmezi 17.03.2022 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve coğrafi işaret almıştır.[11]<br />
<br />
Şiran kök pekmezi<br />
<br />
Şeker pancarının kökleri kullanılarak yapılır. Şiran kök pekmezi 11.03.2024 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve Gümüşhane adına coğrafi işaret almıştır.[12] <br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e86e04;" class="mycode_color">Üzüm Pekmezi Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Üzüm pekmezi faydaları, pek çok sağlık sorununun giderilmesine yardımcı olur. Depresyondan kemik erimesine, kanserden cilt deformasyonlarına karşı çok sayıda rahatsızlığa karşı etkili olan üzüm pekmezi, içerdiği yüksek besin değerleri sayesinde bağışıklığı da güçlendirir.<br />
<br />
Doktor tavsiyesiyle yediden yetmişe herkesin tüketebildiği üzüm pekmezi, içerdiği zengin vitamin ve minerallerle metabolizmayı da destekler. <br />
<br />
Üzüm pekmezi faydaları, içeriğinde A vitamini, C vitamini, kalsiyum, magnezyum, potasyum, karbonhidrat gibi bileşenlerin etkisinden kaynaklanır.<br />
<br />
Bu sayede metabolizmayı ve bağışıklık sistemini güçlü bir şekilde destekleyen gıda, düzenli olarak kullanılması durumunda çok sayıda hastalığa karşı olumlu etkide bulunur.<br />
<br />
Peki üzüm pekmezi faydaları nelerdir ve bu besleyici gıda, hangi hastalıklara iyi gelir? Bu soruların yanıtı kısaca şöyledir:<br />
<br />
    Üzüm pekmezi, yoğun şekilde magnezyum içermesi sayesinde serotonin salgılanmasını hızlandırarak sinirsel bozuklukların giderilmesini kolaylaştırır. Depresyon, kaygı bozukluğu, tükenmişlik sendromu gibi psikolojik sorunların tedavisine destek veren üzüm pekmezi, bu rahatsızlıkların tedavisinde doktor önerisiyle kullanılabilir. Pekmezin sinirsel hastalık tedavisinde kullanılması, antidepresan zararları ile karşılaşma riskinizi de azaltır.<br />
    Üzümden elde edilen pekmezin kemik ve dişlere de olumlu etkileri bulunur. Güçlü bir kalsiyum kaynağı olan üzüm pekmezi, içerdiği kalsiyumla kemikleri güçlendirir. Kemiklerin daha sağlıklı olmasını sağlayan pekmez, dişlerde çürük oluşumunu da azaltır.<br />
    İçeriğinde önemli oranda lif bulunan üzüm pekmezi, sindirim sisteminin sağlıklı bir şekilde çalışmasına da yardımcı olur. Katı üzüm pekmezi faydaları arasında bulunan sindirimi rahatlatma özelliği, özellikle hamileler için önemli bir avantaj sağlar. Hamile kadınların sindirim sorunlarını gidermek için doktorlar tarafından sıklıkla önerilen pekmez, gebelikte beslenme programlarında değerlendirilebilir.<br />
    Katı üzüm pekmezi faydaları arasında, kanser oluşumunu engelleme özelliği de bulunur. Üzüm pekmezi, yoğun oranda antioksidan içerir. Vücuttaki serbest radikalleri dengeleyen ve bu radikallerin kanserli hücreye dönüşmesinin önüne geçen antioksidan, aynı zamanda kanser tedavisinde de etkilidir. Doktorların kanserden korunmak için önerdiği üzüm pekmezi, beyaz kan düşüklüğü gibi sorunlara karşı da etkili olabilir.<br />
    Cilt sağlığı da üzüm pekmezinin fayda sağladığı konular arasındadır. Üzüm pekmezinin içeriğindeki antioksidanlar, ciltteki serbest radikalleri de düzenler. Bu sayede cildin yaşlanma belirtileri gösterme oranını düşüren üzüm pekmezi, daha genç bir görünüm sergilemenize yardımcı olur.<br />
    Üzüm pekmezi, kalp sağlığını koruma konusunda da faydalıdır. İçerdiği potasyumla vücuttaki sodyum oranını azaltan üzüm pekmezi, bu sayede sizi yüksek tansiyon sorununa ve tansiyona bağlı kalp problemlerine karşı koruyabilir.<br />
    Doğal bir iltihap giderici olan üzüm pekmezi, iltihaplı romatizma ve peritonit üzerinde de etkilidir. Antioksidan içeriği sayesinde vücuttaki iltihapların temizlenmesine yardımcı olan pekmez, iltihaba bağlı olarak gelişen hastalıkların tedavisine destek olabilir.<br />
<br />
Üzüm pekmeziyle sağlığınızı güçlendirmeniz için, mutlaka doktor tavsiyesi almanız gerekir.<br />
<br />
Yoğun bileşenler içeren üzüm pekmezi, bilinçli ve ölçülü bir şekilde kullanılmaması durumunda sağlığınızda olumsuz etki bırakabilir. Bu riskten korunmak için pekmez kullanımı öncesinde doktorunuza danışmanızda yarar bulunur.<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Üzüm Pekmezi Günde Ne Kadar Tüketilmeli?</span></span><br />
<br />
Çok sayıda kişi tarafından merak edilen üzüm pekmezi faydaları, pekmezin ölçülü bir şekilde kullanılmasına bağlıdır.<br />
<br />
Aşırı seviyede tüketilmesi durumunda karaciğerinizi, bağırsaklarınızı ya da kalbinizi yorabilir.<br />
<br />
Yetişkinler, günde 1 ila 2 yemek kaşığı üzüm pekmezi yiyebilir. Çocuklar ise 1 ila 2 tatlı kaşığı üzüm pekmezi tüketebilir. Bu ölçüler, sağlığınızdaki özel koşullara, alerji durumunuza ve çeşitli rahatsızlıklarınıza göre değişiklik gösterebilir. Bu sebeple sizin için ideal pekmez ölçüsünü doktorunuza sormanız önerilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üzüm Pekmezi Ne Zaman İçilmeli?</span></span><br />
<br />
Üzüm pekmezi faydaları, tüketimden kısa bir süre sonra hissedilebilir. Pekmezi içtikten yaklaşık bir saat sonra kendinizi daha enerjik ve güçlü hissetmeye başlayabilirsiniz.<br />
<br />
Bu sebeple pekmezi gece saatlerinde tüketmeniz, uykunuzun açılmasına yol açabilir. Pekmezi sabah saatlerinde tüketerek enerjinizin güne yayılmasını sağlayabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Pekmezin Zararları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Pekmezin sağlığı hızlı bir şekilde etkilemesi, doğru şekilde kullanılmaması durumunda üzüm pekmezi faydaları yerine sağlık sorunlarıyla karşılaşmanıza yol açabilir. Bunlardan ilki, elektrolit dengesizliğidir.<br />
<br />
Vücuttaki sodyum oranını azaltan üzüm pekmezi, aşırı seviyede tüketilmesi durumunda sodyum oranınızın ihtiyaç duyduğunuz seviyenin altına düşmesine yol açarak elektrolit dengesizliği sorunuyla karşılaşmanıza sebep olabilir.<br />
<br />
Yanlış ya da aşırı düzeyde üzüm pekmezi tüketmenin sebep olabileceği bir diğer sağlık sorunu da vücuttaki laktik asit oranının artmasıdır.<br />
<br />
Üzüm pekmezi, vücudu yoracak seviyede tüketilmesi durumunda laksit asit üretimini hızlandırabilir. Vücutta biriken laktik asit ise yorgunluk, halsizlik gibi çeşitli sağlık sorunlarını beraberinde getirebilir.<br />
<br />
Doktorunuzun önerdiğinden daha fazla üzüm pekmezi tüketmeniz, karaciğerinize de yük bindirebilir. Karaciğerinizin gereğinden fazla yorulması ise vücut dengesini olumsuz yönde etkileyerek organlarınızda ve cildinizde çeşitli sorunlar oluşmasını tetikleyebilir.<br />
<br />
Üzüm pekmezi, yoğun seviyede şeker içerir. Bu sebeple de pekmezin yüksek miktarda tüketilmesi risklidir.<br />
<br />
Aşırı pekmez tüketimi, diyabet hastalarının kan şekerini yükseltebilir ve ciddi sağlık risklerini beraberinde getirebilir. Bununla birlikte pekmezin içeriğindeki şeker, kilo alımına ve dişlerin zarar görmesine de yol açabilir.<br />
<br />
Pekmez, hassas bir mideye sahip olan kişiler için sindirimi zor bir gıda olabilir. Midesi hassas olan kişiler, doktor önerisinden daha fazla pekmez tüketmeleri durumunda reflü, mide ekşimesi, ishal, mide ağrısı gibi sağlık problemleriyle karşılaşabilir.<br />
<br />
Pekmezin yoğun seviyede tüketilmesi, aynı zamanda vitamin ve mineral dengenizde de bozulmalara sebep olabilir.<br />
Üzüm Pekmezi Faydaları Hakkında Sıkça Sorulan Sorular<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Hangi Üzüm Pekmezi Daha Faydalıdır?</span></span><br />
<br />
Üzüm pekmezi, yeşil ve kara üzümden elde edilir. Bu sebeple yeşil ve kara üzüm pekmezi faydaları arasındaki farkı pek çok kişi merak eder. Kara üzüm, kan değerlerini düzenleme konusunda yeşil üzüme göre daha etkilidir. Ayrıca kara üzüm, daha güçlü antioksidan bileşenler içererek sağlık üzerinde daha fazla etkide bulunur. Bu sebeple kara üzüm pekmezi faydaları, yeşil üzümden elde edilen pekmezin faydalarından daha yüksek bulunur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Siyah Üzüm Pekmezi Nasıl Tüketilmeli?</span></span><br />
<br />
Siyah üzüm pekmezi de tıpkı yeşil üzüm pekmezi gibi günde bir kez tüketilmesi önerilen bir gıdadır. Siyah üzüm pekmezini sabah saatlerinde bir ya da iki kaşık olacak şekilde tüketebilirsiniz. Bu düzenin size fayda sağlaması için, kara üzüm pekmezinin sağlığınıza herhangi bir zararı olmaması gerekir. Bu sebeple pekmez kullanımından önce doktorunuza danışabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">En İyi Üzüm Pekmezi Nerenin Üzümünden Elde Edilir?</span></span><br />
<br />
Üzüm pekmezi seçerken, üzümlerin yetiştirildiği bölgelerden çok yetiştirilme şekillerine bakmanızda yarar bulunur. Tarım ilacı, GDO gibi maddeler kullanılmadan elde edilmiş üzümler, pekmezin kalitesini de artırır. Zararlı madde içermeyen üzümlerden yapılan pekmez, sağlığınızı korumanıza da yardımcı olur. Pekmezin üretilme koşulları da dikkat etmeniz gereken noktalar arasındadır. Pekmezin de herhangi bir katkı madde içermemesi, sağlığınız açısından önemlidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üzüm Pekmezi mi Dut Pekmezi mi Daha Faydalıdır?</span></span><br />
<br />
Güçlü bir gıda olan dut pekmezi, üzüm pekmezinden daha farklı bir içeriğe sahiptir. Bu sebeple iki pekmez türünün sağlığa olan etkileri de farklıdır. Üzüm ve dut pekmezleri arasında tercihte bulunurken iki pekmezin içeriklerini, etkilerini ve faydalarını incelemeniz ve ihtiyacınızı karşılayan pekmezi seçmeniz gerekir. Vücudunuzun hangi pekmeze daha çok ihtiyaç duyduğunu öğrenmek için doktorunuza da danışabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak</span></span><br />
<br />
Wikipedia<br />
medicalpark<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Resim Kaynak</span></span><br />
<br />
Frepik Pikaso AI<br />
<br />
<br />
<br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kuru üzüm ve Kuru Üzümün Faydaları Nelerdir?]]></title>
			<link>https://xn--rait-65a.tunca.at/showthread.php?tid=28015</link>
			<pubDate>Sat, 22 Jun 2024 14:01:32 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://xn--rait-65a.tunca.at/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://xn--rait-65a.tunca.at/showthread.php?tid=28015</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=139666" target="_blank" title="">Kuru üzüm ve Kuru Üzümün Faydaları Nelerdir-1.jpg</a> (Dosya Boyutu: 139.6 KB / İndirme Sayısı: 152)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kuru üzüm ve Kuru Üzümün Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Kuru üzüm, bir kurutulmuş meyve türüdür. Üzümün kurusudur ve kuruyemiş olarak kabul edilmese de onun gibi çiğ tüketildiği gibi, üzüm hoşafı olarak ya da üzümlü ekmek ve üzümlü keklerde de kullanılır. Rengine göre beyaz kuru üzüm ve siyah kuru üzüm olmak üzere iki temel gruba ayrılır. Halk dilinde kişmiş de denir.[1]<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Besin değeri</span></span><br />
<br />
Ağırlığına bağlı olarak % 67 ilâ % 72 si fruktoz ve glukoz şekerinden oluşur.[2] Ayrıca, % 3 protein ve % 3.5 diyet lifi bulunur.[3] Diğer kuru meyveler (kuru erik, kuru kayısı) gibi kuru üzüm de antioksidan özelliklere sahip, fakat C vitamini açısından fakirdir. Sodyum oranı düşüktür ve kolesterol içermez.[4]<br />
<br />
Yeni verilere göre, kan basıncında hafif artışlar görülen kimselerde uzun süreli rutin (günde üç kez) kuru üzüm tüketimi kan basıncını düşürebilir.[5] <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üretim</span></span><br />
<br />
Kuru üzüm ticari olarak hasat edilen üzüm tanelerinin kurutulmasıyla üretilir. Bir üzüm tanesinin kuruması için, üzümün içindeki suyun hücrelerin iç kısmından, su damlacıklarının buharlaşabileceği üzüm yüzeyine tamamen çıkarılması gerekir. Ancak bu difüzyon işlemi çok zordur, çünkü üzüm kabuğunun kütikülünde suyun geçmesini engelleyen balmumu bulunur.[6] Ayrıca üzümün dış katmanlarında yer alan fiziksel ve kimyasal mekanizmalar da su kaybını önleyecek şekilde uyarlanmıştır. Ticari kuru üzüm üretiminin üç adımı ön işlem, kurutma ve kurutma sonrası işlemleri içerir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ön arıtma</span></span><br />
<br />
Ön arıtma, kurutma işlemi sırasında artan su çıkarma oranını sağlamak için kuru üzüm üretiminde gerekli bir adımdır. Daha hızlı su çıkarma oranı, esmerleşme oranını azaltır ve daha arzu edilen kuru üzümlerin üretilmesine yardımcı olur. Bu süreci tamamlamanın tarihsel yöntemi Akdeniz ve Küçük Asya bölgelerinde geliştirilmiştir. Potasyum karbonat ve yağ asitlerinin etil esterlerinden yapılmış kuru bir emülsiyon soğuk daldırma kullanıldı. Son zamanlarda üzümleri yağ emülsiyonlarına veya seyreltik alkali çözeltilere maruz bırakmak gibi yeni yöntemler geliştirilmiştir. Bu yöntemler, üzümün dış yüzeyine su transferini teşvik edebilir ve bu da kurutma işleminin verimliliğini artırmaya yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kurutma</span></span><br />
<br />
Üç tür gıda kurutma yöntemi bulunmaktadır: güneşte kurutma, gölgede kurutma ve mekanik kurutma. Güneşte kurutma ucuz bir süreçtir; bununla birlikte, çevresel kirlenme, böcek enfeksiyonları ve mikrobiyal bozulma meydana gelebilir ve sonuçta ortaya çıkan kuru üzümler genellikle düşük kalitededir. Ek olarak, güneşte kurutma çok yavaş bir işlemdir ve en çok arzu edilen kuru üzümleri üretmeyebilir.[7] Mekanik kurutma, hızlı kurumanın garanti edildiği daha güvenli ve daha kontrollü bir ortamda yapılabilir. Bir tür mekanik kurutma, mikrodalga ısıtma kullanmaktır. Üzümdeki su molekülleri, mikrodalga enerjisini emerek hızlı buharlaşmaya neden olur. Mikrodalga ısıtma genellikle kabarık kuru üzüm üretir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kurutma sonrası işlemler</span></span><br />
<br />
Kurutma işlemi tamamlandıktan sonra kuru üzümler, kurutma işlemi sırasında gömülmüş olabilecek yabancı cisimleri gidermek için su ile temizlendiği işleme tesislerine gönderilir. Saplar ve kalitesiz kuru üzümler de çıkarılır. Yıkama işlemi rehidrasyona neden olabilir, bu nedenle eklenen nemin giderildiğinden emin olmak için yıkamadan sonra başka bir kurutma aşaması tamamlanır. Kuru üzüm üretimindeki tüm aşamalar, kuru üzümün kalitesinin belirlenmesinde oldukça önemlidir.[8] Bazen, polifenol oksidaz ve fenolik bileşikler arasındaki reaksiyonun neden olduğu esmerleşme oranını azaltmak için ön işlem aşamasından sonra ve kurutmadan önce kuru üzümlere kükürt dioksit uygulanır. Kükürt dioksit ayrıca lezzetin korunmasına ve kurutma işlemi sırasında bazı vitaminlerin kaybolmasının önlenmesine yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">İhracat</span></span><br />
<br />
Dünyada yılda 1,2 milyon tona yakın kuru üzüm üretilmektedir. En fazla çekirdeksiz kuru üzüm üretiminde bazı yıllar Türkiye bazı yıllar da Amerika Birleşik Devletleri birincidir ve bunları üçüncü olarak İran takip eder. Diğer üretici ülkeler arasında Yunanistan, Şili, Arjantin, Avustralya ve Güney Afrika Cumhuriyeti sayılır.[9][10]<br />
<br />
Türkiye’nin kuru üzüm ihracatının hemen hemen tamamını çekirdeksiz kuru üzümler oluşturmaktadır. 2010 yılı kuru üzüm ihracatı 417 milyon dolar olarak gerçekleşmiş olup, 2011 yılında ise bir önceki yıla oranla % 21’lik artış ile bu rakam 506 milyon dolara yükselmiştir. Türkiye'den kuru üzüm ithal eden ülkeler İngiltere, Almanya, Hollanda ve İtalya başta olmak üzere Avrupa Birliği ülkelerdir.[9]<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">İthalat</span></span><br />
<br />
En çok ithalat yapan ülkeler arasında ilk sırayı Büyük Britanya (% 24,5) alır ve bunu Almanya (% 9,5), Rusya (% 8) ve Hollanda (% 6,5) takip eder. bu dört ülkenin itahalatı dünya ithalatının yaklaşık yarısını oluşturur.[9]<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Köpeklerde zehirlenme</span></span><br />
<br />
Kuru üzüm köpeklerde böbrek yetmezliğine yol açar. Bunun sebebi bilinmiyor[11] <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kuru Üzüm Kaç Kalori?</span></span><br />
<br />
Üzümün kurutulmuş hali olan kuru üzüm, besin değerleri, faydaları ve aynı zamanda kalorisiyle dikkat çeken bir besindir. Genellikle diyetlerde ara öğün olarak önerilen 1 avuç kuru üzümün kalorisi yaklaşık 120 gr olarak kabul edilir. Ancak fazla tüketilirse kalorisi dikkate alındığında kilo alımına sebep olabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kuru Üzüm Besin Değeri Nedir?</span></span><br />
<br />
Kansızlığa iyi gelen, kişiye enerji veren, vücudun serbest radikallerle mücadelesine destek olan antioksidanlar içeren kuru üzüm aynı zamanda birçok vitamin ve minerali bünyesinde barındırır. Bunların başında potasyum, bakır ve manganez gelir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kuru üzüm, genel olarak şu besin değerleriyle açıklanır:</span></span><br />
<br />
    Kalori: 120<br />
    Protein: 1 gram<br />
    Yağ: -<br />
    Karbonhidratlar: 32 gram<br />
    Lif: 2 gram<br />
    Şeker: 26 gram<br />
    Kalsiyum: 25 miligram<br />
    Demir: 1 miligram<br />
<br />
Yukarıda yer alan değerler, kuru üzümün miktarı arttıkça aynı oranda artar. Belirtilen değerler yaklaşık 1 avuç kuru üzümün besin değerleridir.<br />
<br />
Aynı zamanda kuru üzümde üzümden daha fazla kalori, şeker ve karbonhidrat bulunur ancak diğer yandan daha fazla lif, potasyum ve demir de yer alır. Yüksek şeker seviyelerine rağmen kuru üzümün orta seviyeye yakın bir glisemik indeksi söz konusudur. Özetle kan şekerinizi diğer tatlı ve şekerli gıdalar kadar yükseltmezler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kuru Üzüm Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Sağlıklı bir atıştırmalık ve ara öğün olarak kabul edilen kuru üzüm, kansızlığa iyi gelir, enerji seviyesini yükseltir, kalp sağlığını destekler, serbest radikallerle mücadele eder, sindirime yardımcı olur ve diş çürümelerine karşı etkili bir besindir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Potasyum kaynağı olan kuru üzümün faydaları şunlardır:</span></span><br />
<br />
    Kuru üzüm vücut için demir kaynağıdır<br />
    Kemik sağlığını destekler<br />
    Kansızlığa iyi gelir<br />
    Enerji seviyesini artırır<br />
    Kuru üzüm kalp sağlığını destekler<br />
    Serbest radikallerle mücadele eder, hücre hasarını önler<br />
    Sindirime yardımcı olur<br />
    Bağırsak sağlığını destekleyecek düzeyde lif içerir<br />
    Cildin genç, esnek ve yumuşak görünmesini sağlayan E vitamini içerir<br />
    Kuru üzüm aynı zamanda diş çürümelerine karşı etkilidir<br />
    Vitamin ve mineral açısından zengindir<br />
    Kronik hastalık riskini azaltır<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kuru üzümün vücuda sağladığı faydalar detaylı olarak şu şekilde açıklanabilir:</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kuru üzüm kansızlığa iyi gelir</span></span><br />
<br />
Güçlü bir demir kaynağı olan kuru üzüm, bu sayede sağlıklı kırmızı kan üretimine destek olarak kansızlığa iyi gelir, demir seviyesini yükseltir ve kansızlığın meydana getirdiği yorgunluğu giderir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Enerji seviyesini artırır</span></span><br />
<br />
Kuru üzüm aynı zamanda yorgunluk, halsizlik ve enerji düşüklüğüne karşı da güçlü bir kaynaktır. Günlük bir avuç kuru üzüm tükettiğinizde enerji seviyenizin yükseldiğini fark edebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kuru üzüm kalp sağlığını destekler</span></span><br />
<br />
Kan basıncını, kan şekerini ve kötü kolesterol olarak bilinen LDL seviyelerini düşürücü etki yapan kuru üzüm, kalpteki gerilimi azaltarak kalp sağlığını destekler ve kalp hastalıklarını riskini düşürür.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Serbest radikallerle mücadele eder</span></span><br />
<br />
Kuru üzüm, içerdiği antioksidan özelliğiyle vücudun serbest radikallerle mücadele etmesine destek olur. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Sindirime yardımcı olur</span></span><br />
<br />
Gastrointestinal sağlığın korunması noktasında da önemli bir besin olan kuru üzüm,  sindirime yardımcı olan ve mide problemlerini azaltan iyi bir çözünür lif kaynağı olarak öne çıkar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bağırsak sağlığını destekleyecek düzeyde lif içerir</span></span><br />
<br />
Kuru üzümün içeriğinde yer alan lif, bağırsak sağlığını olumlu yönde etkiler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kuru üzüm aynı zamanda diş çürümelerine karşı etkilidir</span></span><br />
<br />
Kuru üzümde bulunan oleanolik ve linoleik asidin antibakteriyel bir güce sahip olduğu değerlendirilir. Bu da dişte meydana gelen çürümelere karşı güçlü bir destekçidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Vitamin ve mineral açısından zengindir</span></span><br />
<br />
Demir, potasyum, kalsiyum, bakır ve manganez açısından zengin bir besin olan kuru üzüm aynı zamanda güçlü de bir lif kaynağıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kronik hastalık riskini azaltır</span></span><br />
<br />
Antioksidan özelliğiyle dikkat çeken kuru üzüm, bu doğrultuda vücutta meydana gelebilecek kronik hastalık risklerini olabildiğince azaltır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kemik sağlığını güçlendirir</span></span><br />
<br />
Kas sisteminin fonksiyonlarında önemli bir oynayan kalsiyum içeriğine sahip olan kuru üzüm, kemiklerin güçlenmesine yardımcı olan bir besindir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kuru Üzümün Zararları Var mı?</span></span><br />
<br />
Sağlık faydalarıyla öne çıkan kuru üzüm fazla tüketildiğinde olası yan etkilere yol açabilir. Bunların başında da kilo alımı gelir. Kuru üzüm, tüketilmesi gereken miktarın üstüne çıktığında şeker oranı dikkate alındığında kilo aldırabilir. Ayrıca kuru üzüm, irritabl bağırsak sendromu olan bazı kişilerde gaz oluşumuna da yol açabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kuru Üzüm Hakkında Sık Sorulan Sorular</span></span><br />
<br />
Kuru üzüm nasıl yenir?<br />
<br />
Güçlü bir besin kaynağı olan kuru üzüm genellikle ara öğünlerde atıştırmalık olarak tercih edilir. Kuru üzümün diğer kullanım alanları arasında ise tatlıların ve salataların içine karıştırılması yer alır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kuru üzüm ne kadar tüketilmelidir?</span></span><br />
<br />
Kuru üzümün genellikle günde 1 avuç yenmesi tavsiye edilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Her gün kuru üzüm yersek ne olur?</span></span><br />
<br />
Her gün kuru üzüm tüketimi dozuna bağlı olarak kilo alımına sebebiyet verebilir. Ayrıca hassas mideye sahip olanlarda sindirim problemleri ve ishale yol açabildiği de görülmüştür.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kuru üzüm kilo aldırır mı?</span></span><br />
<br />
Kuru üzüm, önerildiği gibi bir avuçtan daha fazla tüketildiği takdirde kilo aldırabilir. Bunun için diğer birçok besinde olduğu gibi kuru üzümü de dikkatli tüketmek önemlidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Aç karnına kuru üzüm yemenin faydaları nelerdir?</span></span><br />
<br />
Aç karnına kuru üzüm yemek, sindirim sistemini desteklemekle birlikte bağırsak sağlığına iyi gelir ve gün içinde daha enerjik olmanızı sağlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kuru üzüm kilo verdirir mi?</span></span><br />
<br />
Kuru üzümün kilo verdirdiğine dair bir bilgi söz konusu değildir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak</span></span><br />
<br />
Wikipedia<br />
memorial<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Resim Kaynak</span></span><br />
<br />
Microsoft AI<br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=139666" target="_blank" title="">Kuru üzüm ve Kuru Üzümün Faydaları Nelerdir-1.jpg</a> (Dosya Boyutu: 139.6 KB / İndirme Sayısı: 152)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=139667" target="_blank" title="">Kuru üzüm ve Kuru Üzümün Faydaları Nelerdir-2.jpg</a> (Dosya Boyutu: 131.96 KB / İndirme Sayısı: 155)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=139666" target="_blank" title="">Kuru üzüm ve Kuru Üzümün Faydaları Nelerdir-1.jpg</a> (Dosya Boyutu: 139.6 KB / İndirme Sayısı: 152)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kuru üzüm ve Kuru Üzümün Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Kuru üzüm, bir kurutulmuş meyve türüdür. Üzümün kurusudur ve kuruyemiş olarak kabul edilmese de onun gibi çiğ tüketildiği gibi, üzüm hoşafı olarak ya da üzümlü ekmek ve üzümlü keklerde de kullanılır. Rengine göre beyaz kuru üzüm ve siyah kuru üzüm olmak üzere iki temel gruba ayrılır. Halk dilinde kişmiş de denir.[1]<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Besin değeri</span></span><br />
<br />
Ağırlığına bağlı olarak % 67 ilâ % 72 si fruktoz ve glukoz şekerinden oluşur.[2] Ayrıca, % 3 protein ve % 3.5 diyet lifi bulunur.[3] Diğer kuru meyveler (kuru erik, kuru kayısı) gibi kuru üzüm de antioksidan özelliklere sahip, fakat C vitamini açısından fakirdir. Sodyum oranı düşüktür ve kolesterol içermez.[4]<br />
<br />
Yeni verilere göre, kan basıncında hafif artışlar görülen kimselerde uzun süreli rutin (günde üç kez) kuru üzüm tüketimi kan basıncını düşürebilir.[5] <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üretim</span></span><br />
<br />
Kuru üzüm ticari olarak hasat edilen üzüm tanelerinin kurutulmasıyla üretilir. Bir üzüm tanesinin kuruması için, üzümün içindeki suyun hücrelerin iç kısmından, su damlacıklarının buharlaşabileceği üzüm yüzeyine tamamen çıkarılması gerekir. Ancak bu difüzyon işlemi çok zordur, çünkü üzüm kabuğunun kütikülünde suyun geçmesini engelleyen balmumu bulunur.[6] Ayrıca üzümün dış katmanlarında yer alan fiziksel ve kimyasal mekanizmalar da su kaybını önleyecek şekilde uyarlanmıştır. Ticari kuru üzüm üretiminin üç adımı ön işlem, kurutma ve kurutma sonrası işlemleri içerir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ön arıtma</span></span><br />
<br />
Ön arıtma, kurutma işlemi sırasında artan su çıkarma oranını sağlamak için kuru üzüm üretiminde gerekli bir adımdır. Daha hızlı su çıkarma oranı, esmerleşme oranını azaltır ve daha arzu edilen kuru üzümlerin üretilmesine yardımcı olur. Bu süreci tamamlamanın tarihsel yöntemi Akdeniz ve Küçük Asya bölgelerinde geliştirilmiştir. Potasyum karbonat ve yağ asitlerinin etil esterlerinden yapılmış kuru bir emülsiyon soğuk daldırma kullanıldı. Son zamanlarda üzümleri yağ emülsiyonlarına veya seyreltik alkali çözeltilere maruz bırakmak gibi yeni yöntemler geliştirilmiştir. Bu yöntemler, üzümün dış yüzeyine su transferini teşvik edebilir ve bu da kurutma işleminin verimliliğini artırmaya yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kurutma</span></span><br />
<br />
Üç tür gıda kurutma yöntemi bulunmaktadır: güneşte kurutma, gölgede kurutma ve mekanik kurutma. Güneşte kurutma ucuz bir süreçtir; bununla birlikte, çevresel kirlenme, böcek enfeksiyonları ve mikrobiyal bozulma meydana gelebilir ve sonuçta ortaya çıkan kuru üzümler genellikle düşük kalitededir. Ek olarak, güneşte kurutma çok yavaş bir işlemdir ve en çok arzu edilen kuru üzümleri üretmeyebilir.[7] Mekanik kurutma, hızlı kurumanın garanti edildiği daha güvenli ve daha kontrollü bir ortamda yapılabilir. Bir tür mekanik kurutma, mikrodalga ısıtma kullanmaktır. Üzümdeki su molekülleri, mikrodalga enerjisini emerek hızlı buharlaşmaya neden olur. Mikrodalga ısıtma genellikle kabarık kuru üzüm üretir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kurutma sonrası işlemler</span></span><br />
<br />
Kurutma işlemi tamamlandıktan sonra kuru üzümler, kurutma işlemi sırasında gömülmüş olabilecek yabancı cisimleri gidermek için su ile temizlendiği işleme tesislerine gönderilir. Saplar ve kalitesiz kuru üzümler de çıkarılır. Yıkama işlemi rehidrasyona neden olabilir, bu nedenle eklenen nemin giderildiğinden emin olmak için yıkamadan sonra başka bir kurutma aşaması tamamlanır. Kuru üzüm üretimindeki tüm aşamalar, kuru üzümün kalitesinin belirlenmesinde oldukça önemlidir.[8] Bazen, polifenol oksidaz ve fenolik bileşikler arasındaki reaksiyonun neden olduğu esmerleşme oranını azaltmak için ön işlem aşamasından sonra ve kurutmadan önce kuru üzümlere kükürt dioksit uygulanır. Kükürt dioksit ayrıca lezzetin korunmasına ve kurutma işlemi sırasında bazı vitaminlerin kaybolmasının önlenmesine yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">İhracat</span></span><br />
<br />
Dünyada yılda 1,2 milyon tona yakın kuru üzüm üretilmektedir. En fazla çekirdeksiz kuru üzüm üretiminde bazı yıllar Türkiye bazı yıllar da Amerika Birleşik Devletleri birincidir ve bunları üçüncü olarak İran takip eder. Diğer üretici ülkeler arasında Yunanistan, Şili, Arjantin, Avustralya ve Güney Afrika Cumhuriyeti sayılır.[9][10]<br />
<br />
Türkiye’nin kuru üzüm ihracatının hemen hemen tamamını çekirdeksiz kuru üzümler oluşturmaktadır. 2010 yılı kuru üzüm ihracatı 417 milyon dolar olarak gerçekleşmiş olup, 2011 yılında ise bir önceki yıla oranla % 21’lik artış ile bu rakam 506 milyon dolara yükselmiştir. Türkiye'den kuru üzüm ithal eden ülkeler İngiltere, Almanya, Hollanda ve İtalya başta olmak üzere Avrupa Birliği ülkelerdir.[9]<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">İthalat</span></span><br />
<br />
En çok ithalat yapan ülkeler arasında ilk sırayı Büyük Britanya (% 24,5) alır ve bunu Almanya (% 9,5), Rusya (% 8) ve Hollanda (% 6,5) takip eder. bu dört ülkenin itahalatı dünya ithalatının yaklaşık yarısını oluşturur.[9]<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Köpeklerde zehirlenme</span></span><br />
<br />
Kuru üzüm köpeklerde böbrek yetmezliğine yol açar. Bunun sebebi bilinmiyor[11] <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kuru Üzüm Kaç Kalori?</span></span><br />
<br />
Üzümün kurutulmuş hali olan kuru üzüm, besin değerleri, faydaları ve aynı zamanda kalorisiyle dikkat çeken bir besindir. Genellikle diyetlerde ara öğün olarak önerilen 1 avuç kuru üzümün kalorisi yaklaşık 120 gr olarak kabul edilir. Ancak fazla tüketilirse kalorisi dikkate alındığında kilo alımına sebep olabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kuru Üzüm Besin Değeri Nedir?</span></span><br />
<br />
Kansızlığa iyi gelen, kişiye enerji veren, vücudun serbest radikallerle mücadelesine destek olan antioksidanlar içeren kuru üzüm aynı zamanda birçok vitamin ve minerali bünyesinde barındırır. Bunların başında potasyum, bakır ve manganez gelir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kuru üzüm, genel olarak şu besin değerleriyle açıklanır:</span></span><br />
<br />
    Kalori: 120<br />
    Protein: 1 gram<br />
    Yağ: -<br />
    Karbonhidratlar: 32 gram<br />
    Lif: 2 gram<br />
    Şeker: 26 gram<br />
    Kalsiyum: 25 miligram<br />
    Demir: 1 miligram<br />
<br />
Yukarıda yer alan değerler, kuru üzümün miktarı arttıkça aynı oranda artar. Belirtilen değerler yaklaşık 1 avuç kuru üzümün besin değerleridir.<br />
<br />
Aynı zamanda kuru üzümde üzümden daha fazla kalori, şeker ve karbonhidrat bulunur ancak diğer yandan daha fazla lif, potasyum ve demir de yer alır. Yüksek şeker seviyelerine rağmen kuru üzümün orta seviyeye yakın bir glisemik indeksi söz konusudur. Özetle kan şekerinizi diğer tatlı ve şekerli gıdalar kadar yükseltmezler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kuru Üzüm Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Sağlıklı bir atıştırmalık ve ara öğün olarak kabul edilen kuru üzüm, kansızlığa iyi gelir, enerji seviyesini yükseltir, kalp sağlığını destekler, serbest radikallerle mücadele eder, sindirime yardımcı olur ve diş çürümelerine karşı etkili bir besindir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Potasyum kaynağı olan kuru üzümün faydaları şunlardır:</span></span><br />
<br />
    Kuru üzüm vücut için demir kaynağıdır<br />
    Kemik sağlığını destekler<br />
    Kansızlığa iyi gelir<br />
    Enerji seviyesini artırır<br />
    Kuru üzüm kalp sağlığını destekler<br />
    Serbest radikallerle mücadele eder, hücre hasarını önler<br />
    Sindirime yardımcı olur<br />
    Bağırsak sağlığını destekleyecek düzeyde lif içerir<br />
    Cildin genç, esnek ve yumuşak görünmesini sağlayan E vitamini içerir<br />
    Kuru üzüm aynı zamanda diş çürümelerine karşı etkilidir<br />
    Vitamin ve mineral açısından zengindir<br />
    Kronik hastalık riskini azaltır<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kuru üzümün vücuda sağladığı faydalar detaylı olarak şu şekilde açıklanabilir:</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kuru üzüm kansızlığa iyi gelir</span></span><br />
<br />
Güçlü bir demir kaynağı olan kuru üzüm, bu sayede sağlıklı kırmızı kan üretimine destek olarak kansızlığa iyi gelir, demir seviyesini yükseltir ve kansızlığın meydana getirdiği yorgunluğu giderir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Enerji seviyesini artırır</span></span><br />
<br />
Kuru üzüm aynı zamanda yorgunluk, halsizlik ve enerji düşüklüğüne karşı da güçlü bir kaynaktır. Günlük bir avuç kuru üzüm tükettiğinizde enerji seviyenizin yükseldiğini fark edebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kuru üzüm kalp sağlığını destekler</span></span><br />
<br />
Kan basıncını, kan şekerini ve kötü kolesterol olarak bilinen LDL seviyelerini düşürücü etki yapan kuru üzüm, kalpteki gerilimi azaltarak kalp sağlığını destekler ve kalp hastalıklarını riskini düşürür.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Serbest radikallerle mücadele eder</span></span><br />
<br />
Kuru üzüm, içerdiği antioksidan özelliğiyle vücudun serbest radikallerle mücadele etmesine destek olur. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Sindirime yardımcı olur</span></span><br />
<br />
Gastrointestinal sağlığın korunması noktasında da önemli bir besin olan kuru üzüm,  sindirime yardımcı olan ve mide problemlerini azaltan iyi bir çözünür lif kaynağı olarak öne çıkar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bağırsak sağlığını destekleyecek düzeyde lif içerir</span></span><br />
<br />
Kuru üzümün içeriğinde yer alan lif, bağırsak sağlığını olumlu yönde etkiler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kuru üzüm aynı zamanda diş çürümelerine karşı etkilidir</span></span><br />
<br />
Kuru üzümde bulunan oleanolik ve linoleik asidin antibakteriyel bir güce sahip olduğu değerlendirilir. Bu da dişte meydana gelen çürümelere karşı güçlü bir destekçidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Vitamin ve mineral açısından zengindir</span></span><br />
<br />
Demir, potasyum, kalsiyum, bakır ve manganez açısından zengin bir besin olan kuru üzüm aynı zamanda güçlü de bir lif kaynağıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kronik hastalık riskini azaltır</span></span><br />
<br />
Antioksidan özelliğiyle dikkat çeken kuru üzüm, bu doğrultuda vücutta meydana gelebilecek kronik hastalık risklerini olabildiğince azaltır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kemik sağlığını güçlendirir</span></span><br />
<br />
Kas sisteminin fonksiyonlarında önemli bir oynayan kalsiyum içeriğine sahip olan kuru üzüm, kemiklerin güçlenmesine yardımcı olan bir besindir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kuru Üzümün Zararları Var mı?</span></span><br />
<br />
Sağlık faydalarıyla öne çıkan kuru üzüm fazla tüketildiğinde olası yan etkilere yol açabilir. Bunların başında da kilo alımı gelir. Kuru üzüm, tüketilmesi gereken miktarın üstüne çıktığında şeker oranı dikkate alındığında kilo aldırabilir. Ayrıca kuru üzüm, irritabl bağırsak sendromu olan bazı kişilerde gaz oluşumuna da yol açabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kuru Üzüm Hakkında Sık Sorulan Sorular</span></span><br />
<br />
Kuru üzüm nasıl yenir?<br />
<br />
Güçlü bir besin kaynağı olan kuru üzüm genellikle ara öğünlerde atıştırmalık olarak tercih edilir. Kuru üzümün diğer kullanım alanları arasında ise tatlıların ve salataların içine karıştırılması yer alır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kuru üzüm ne kadar tüketilmelidir?</span></span><br />
<br />
Kuru üzümün genellikle günde 1 avuç yenmesi tavsiye edilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Her gün kuru üzüm yersek ne olur?</span></span><br />
<br />
Her gün kuru üzüm tüketimi dozuna bağlı olarak kilo alımına sebebiyet verebilir. Ayrıca hassas mideye sahip olanlarda sindirim problemleri ve ishale yol açabildiği de görülmüştür.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kuru üzüm kilo aldırır mı?</span></span><br />
<br />
Kuru üzüm, önerildiği gibi bir avuçtan daha fazla tüketildiği takdirde kilo aldırabilir. Bunun için diğer birçok besinde olduğu gibi kuru üzümü de dikkatli tüketmek önemlidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Aç karnına kuru üzüm yemenin faydaları nelerdir?</span></span><br />
<br />
Aç karnına kuru üzüm yemek, sindirim sistemini desteklemekle birlikte bağırsak sağlığına iyi gelir ve gün içinde daha enerjik olmanızı sağlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kuru üzüm kilo verdirir mi?</span></span><br />
<br />
Kuru üzümün kilo verdirdiğine dair bir bilgi söz konusu değildir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak</span></span><br />
<br />
Wikipedia<br />
memorial<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Resim Kaynak</span></span><br />
<br />
Microsoft AI<br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=139666" target="_blank" title="">Kuru üzüm ve Kuru Üzümün Faydaları Nelerdir-1.jpg</a> (Dosya Boyutu: 139.6 KB / İndirme Sayısı: 152)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=139667" target="_blank" title="">Kuru üzüm ve Kuru Üzümün Faydaları Nelerdir-2.jpg</a> (Dosya Boyutu: 131.96 KB / İndirme Sayısı: 155)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Üzüm ve Üzümün Faydaları Nelerdir]]></title>
			<link>https://xn--rait-65a.tunca.at/showthread.php?tid=28014</link>
			<pubDate>Sat, 22 Jun 2024 13:49:34 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://xn--rait-65a.tunca.at/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://xn--rait-65a.tunca.at/showthread.php?tid=28014</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=139665" target="_blank" title="">Üzüm ve Üzümün Faydaları Nelerdir.jpg</a> (Dosya Boyutu: 191.32 KB / İndirme Sayısı: 164)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üzüm ve Üzümün Faydaları Nelerdir</span></span><br />
<br />
Üzüm, yaprak döken odunsu asmaların (asmagiller (Vitaceae) familyasının) vitis cinsinden çiçekli bitki meyvesinin adıdır.<br />
<br />
Üzüm dünyada kültürü yapılan en eski meyve türlerinden biridir.<br />
<br />
Üzümler sofralık üzüm olarak taze yenebilir veya şarap, reçel, üzüm suyu, jöle, üzüm çekirdeği özü, kuru üzümler, sirke ve üzüm çekirdeği yağı yapımında kullanılabilir. Üzüm, genellikle salkımlar halinde oluşan, klimakterik olmayan bir meyve türüdür. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Tarihçe</span></span><br />
<br />
Orta Doğu genel olarak üzümün anavatanı olarak tanımlanır ve bu bitkinin ekimi 6.000-8.000 yıl önce burada başlamıştır..[1][2]<br />
<br />
En eski evcilleştirilmiş mikroorganizmalardan biri olan maya, üzümlerin kabuklarında doğal olarak oluşur ve şarap gibi alkollü içeceklerin keşfedilmesine yol açar. İnsan kültüründe şarap yapımının baskın konumuna ilişkin en eski arkeolojik kanıt, Gürcistan'da 8.000 yıl öncesine dayanmaktadır.[3][4][5]<br />
<br />
Anavatanı Anadolu'yu da içine alan Küçük Asya, Kafkasya'yı da kapsayan bölgedir.<br />
<br />
Diğer meyvelerle kıyaslandığında en fazla çeşide sahip olan türlerden biri olan üzümün 15.000'nin üzerinde çeşidi bulunduğu tahmin edilmektedir. Anavatanı Anadolu olan üzüm çeşitlerinin sayısı 1.200'den fazladır. Bu çeşitlerden oluşturulmuş Millî Koleksiyon Bağı, Tekirdağ Bağcılık Araştırma Enstitüsünde bulunmaktadır. Bunların 50-60 kadarının ekonomik üretimi yapılmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Tanımı</span></span><br />
<br />
Üzüm 15 ila 300'lük gruplar halinde büyüyen ve kıpkırmızı, siyah, lacivert, sarı, yeşil, turuncu ve pembe renkli olabilen bir meyve türüdür. "Beyaz" üzümler aslında yeşil renklidir ve evrimsel olarak mor üzümden gelir. Beyaz üzümün iki düzenleyici genindeki mutasyon mor üzümlere rengini veren antosiyanin üretimini durdurur.[6] Mor üzümlerin büyük polifenoller familyasının antosiyaninleri ve diğer pigment kimyasalları, kırmızı şaraptaki morun değişik renk tonlarından sorumludur.[7][8] Üzüm genellikle prolate sferoide benzeyen elipsoid şekillidir.<br />
Beslenme Değerleri<br />
Üzümün %81 su, %18’i karbonhidrat, %1’i protein ve ihmal edilebilir miktarı da yağdır. 100-gram (3+1⁄2-ons) üzüm, başka mikro besin içermeyen 288 kilojul (69 kilokalori) gıda enerjisi ve orta miktarda da K vitamini (Günlük değerin %14'ü kadar) kaynağıdır. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Edebiyatta Üzüm</span></span><br />
<br />
Üzüm bazı inançlarda insanlığa verilmiş kutsal bir armağandır. Hatta Yunan mitolojisinde üzüm ve şarap için ayrı bir tanrının dahi olduğu gözlemlenmektedir. Üzümün anavatanının Ortadoğu olduğu kabul edilmektedir ve bu bölgede yaşamış pek çok kadim toplum üzüme ayrı bir önem atfetmiştir. Üzüm eski Arap kültüründe de önemli bir yere sahiptir. İslam öncesinde Arapların üzüm ziraatıyla uğraştıkları bilinmektedir. Hadramut mıntıkasında, üzüm ziraatı yapıldığı anlaşılmaktadır.[9] Kadim Araplar üzüm motifini şiirlerinde genellikle hamriyyatta kullanmışlardır. Bu durum, eski Arapların şarabı beğeniyle tüketmeleriyle paralellik göstermektedir. Şairler bu minvaldeki şiirlerinde hem üzümden bahsetmekte hem de üzüm ziraatının çeşitli merhalelerinden ve terminolojisinden bahis açmaktadır. Mutasavvıf şairlerin şiirlerinde de bu durumun örneklerine rastlamak mümkündür. Bu hususa İbn Farid örnek gösterilebilir.[9] <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üzüm asmaları</span></span><br />
<br />
Evcilleştirilmiş üzümlerin çoğu Akdeniz ve Orta Asya'ya özgü bir üzüm asması olan "Vitis vinifera" çeşitlerinden gelir. Az miktarda sofralık ve şaraplık üzüm ise aşağıda yazılı Amerikan ve Asya türlerinden gelir:<br />
<br />
    Vitis amurensis en önemli Asya türüdür<br />
    Manisa, Kendirlik, Ahmetli Mahallesindeki üzüm bağları<br />
    Vitis labrusca Kuzey Amerika sofralık ve üzüm suyu üzümü (bazen şarap için kullanılan Concord çeşidi dahil) Doğu Amerika Birleşik Devletleri’ne ve Kanada’ya özgüdür.<br />
    Vitis mustangensis (mustang üzümü), Mississippi, Alabama, Louisiana, Texas ve Oklahoma'da bulunur<br />
    Vitis riparia Kuzey Amerika'nın yabani bir asmasıdır, bazen şarap ve reçel yapımında kullanılır. Tüm Doğu Amerika Birleşik Devletleri'ne ve kuzey Quebec 'e özgüdür.<br />
    Reçel ve şarap yapımında kullanılan Vitis rotundifolia (muscadine), Delaware 'den Meksika Körfezi'ne kadar Güneydoğu Amerika Birleşik Devletleri'ne özgüdür.<br />
<br />
<br />
Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) 'ya göre, dünyanın 75,866 kilometrekaresi üzümlere ayrılmıştır. Dünya üzüm üretiminin yaklaşık %71'i şarap, %27'si sofralık ve %2'si kurutulmuş meyve olarak kullanılır. Üzüm üretiminin bir kısmı, "ilave şeker içermeyen ve "%100 doğal" konserve meyveler için yeniden yapılandırılacak üzüm suyu üretimine gider.<br />
<br />
Üzüm bağlarına ayrılan alan yılda yaklaşık %2 artmaktadır.<br />
<br />
Üzüm üretimini çeşitlere göre ayıran güvenilir istatistikler yoktur. En çok ekilen çeşidin kendisine ayrılmış en az 3,600 km 2 (880,000 dönüm) ile Çekirdeksiz Thompson olarak da bilinen Sultaniye üzümü olduğuna inanılır. En yaygın ikinci tür Airén 'dir. Cabernet Sauvignon, Sauvignon blanc, Cabernet Franc, Merlot, Grenache, Tempranillo, Riesling ve Chardonnay diğer popüler çeşitler arasındadır.[11] <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Çeşit Tanenin rengi Biçimi Kullanım şekli</span></span><br />
<br />
Adakarası Siyah Yuvarlak Şaraplık<br />
Aküzüm Kırmızımsı Yuvarlak Sofralık<br />
Bornova misketi Sarımtrak Beyzi Şaraplık<br />
Çavuş Yeşil-sarımsı Yuvarlak-beyzi Sofralık<br />
Çekirdeksiz Açık sarı Yuvarlak-beyzi Sofralık, kurutmalık<br />
Doruktar Siyahımsı Yuvarlak-beyzi Pekmezlik<br />
Emir Açık sarı Yuvarlak Şaraplık<br />
Gülüzümü Pembe Orta büyüklük Sofralık<br />
Hamburg misketi Siyah-morumsu Büyük-beyzi Sofralık<br />
Horozkarası Koyu mor İrice Sofralık<br />
İrikara Siyah İrice Sofralık<br />
Kadınparmağı Sarı-yeşil Çok iri-beyzi Sofralık, kurutmalık<br />
Kişmiş Kırmızı Çok küçük-yuvarlak Sofralık<br />
Kozak Yeşilimsi İri-yuvarlak Sofralık<br />
Merlot Lacivert yuvarlak Şaraplık<br />
Misket Beyaz yuvarlak, orta büyüklük Şaraplık, sofralık<br />
Müşküle Beyaz-kehribar Beyzi Sofralık<br />
Narince Kirli yeşil İri beyzi Sofralık, kurutmalık<br />
Razakı Sarımsı yeşil İri beyzi Sofralık, kurutmalık<br />
Yapıncak Sarımsı yeşil Yuvarlak Sofralık, şaraplık<br />
Yediveren Siyah-kırmızı Çok iri-yuvarlak Sofralık<br />
Kalecik Karası Siyahımsı kırmızı Şaraplık<br />
Narince Siyah Orta yuvarlak Şaraplık<br />
Öküzgözü Siyah Şaraplık<br />
Boğazkere Siyah Şaraplık<br />
Red Globe Siyah Sofralık Karalahna Siyah Şaraplık<br />
Vasilaki Sarı-yeşil Şaraplık<br />
<br />
Üzümün; anti-oksidan, anti-aging, kan yapımına yardımcı ve kanserden koruyucu etkileri bilinmektedir. Siyah üzüm kabuğundaki 'Resveratrol' maddesi, anti-kanserojen ve anti-oksidan olma özelliklerini taşımakta ve beyin hücrelerini korumaktadır. Üzümün çekirdeğindeki 'Quersetin' ise, kan yapımına yardımcı olmaktadır. Bu yolla damar sağlığını da yararlıdır.<br />
<br />
Üzümün güçlü anti-oksidan özelliği, E vitamininden 50 kat, C vitamininden ise 30 kat daha fazladır. Üzüm şırasında; su (%70-80), karbonhidratlar (%15-25), organik asitler (%0,3-1,5), tanenler (%0,01-0,10), azotlu bileşikler (%0,03-0,17), mineral bileşikler (%0,3-0,5) bulunur. <br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sofralık ve şaraplık üzümler</span></span><br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Asma üzerinde şaraplık üzümler</span></span><br />
<br />
Ticari olarak yetiştirilen üzümler, amaçlanan tüketim yöntemlerine bağlı olarak genellikle sofralık veya şaraplık üzüm olarak sınıflandırılabilir: çiğ yenen (sofralık üzüm) veya şarap yapmak için şaraplık üzüm kullanılır. Hemen hemen hepsi aynı türe ait olsa da sofralık ve şaraplık üzümler, yapay seçilim yoluyla ortaya çıkan önemli farklılıklara sahiptir.<br />
<br />
Sofralık üzüm çeşitleri nispeten ince kabuklu, büyük, çekirdeksiz meyvelere sahip olma eğilimindedir.<br />
<br />
Şaraplık üzümler daha küçüktür, genellikle çekirdekli ve nispeten kalın kabukludur (şaraptaki aromanın çoğu kabuğundan geldiği için şarap yapımında arzu edilen bir özelliktir). Şaraplık üzümler de çok tatlı olma eğilimindedir: meyve suyunun ağırlıkça yaklaşık %24 şeker olduğunda hasat edilirler.<br />
<br />
Karşılaştırıldığında ticari olarak üretilen "%100 üzüm suyu" genellikle sofralık üzümlerden yapılır ve ağırlığının yaklaşık %15‘i şekerdir.[14]<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Çekirdeksiz üzüm</span></span><br />
<br />
Çekirdeksiz üzüm çeşitleri, sofralık üzüm asma ekiminin çoğunluğudur. Asmalar çelik yoluyla vejetatif olarak çoğaltılır olduğundan tohum eksikliği üretim için sorun olmaz. Bu, dişi ebeveyn olarak tohumlu çeşidi kullanması veya gelişimin erken dönemlerinde bitki doku kültür tekniklerini kullanarak embriyoları kurtarması gereken yetiştiriciler için sorundur.<br />
<br />
Çekirdeksizlik özelliğinin birkaç kaynağı vardır ve esasen tüm ticari yetiştiriciler bunu üç kaynaktan birinden alır: Sultaniye üzümü, Rus Çekirdeksiz ve siyah Monukka, hepsi Vitis vinifera’nın çeşitleridir. Halen bir düzineden fazla çekirdeksiz üzüm çeşidi vardır. Einset Çekirdeksiz, Benjamin Gunnels'in Prime çekirdeksiz üzümleri, Reliance ve Venus gibi birkaçı kuzeydoğu Amerika Birleşik Devletleri'nin ve güney Ontario’ nun nispeten soğuk iklimlerinde dayanıklılık ve kalite için özel olarak yetiştirilmiştir.[15]<br />
<br />
Çekirdeksiz üzümün iyileştirilmiş yeme kalitesinin dengelenmesi, üzüm çekirdeklerinin zengin fitokimyasal içeriğinin sağladığı sağlığa faydalı kısmın kaybıdır (bkz. Aşağıdaki Sağlık iddiaları).[16][17]<br />
Kuru üzüm, kuş üzümü ve çekirdeksiz kuru üzüm<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kuru üzümler</span></span><br />
<br />
Avrupa ve Kuzey Amerika'nın çoğunda, kuru üzümlere "kuru üzüm" veya yerel eşdeğeri denir. İngiltere'de üç farklı çeşidin tanınması AB'yi resmi belgelerde "kuru asma meyvesi" terimini kullanmaya zorlar.<br />
<br />
Kuru üzüm herhangi bir kurutulmuş üzümdür. Kuru üzüm Fransızca ödünç kelime iken, Fransızca kelime taze meyveyi ifade eder; "grappe" (İngilizce "grape" kelimesinden türetilmiştir) demeti ifade eder ("une grappe de raisins"te olduğu gibi).<br />
<br />
Currant kuru Zante Kara Corinth üzümüdür, adı Fransız "raisin de Corinthe"nin (Corinth) bozulmuş halidir. "Frenk üzümü" aynı zamanda üzümle ilgisi olmayan iki meyve olan siyah frenk üzümü ve kırmızı frenk üzümü anlamına gelir.<br />
<br />
Sultana aslen Türk kökenli Sultaniye üzümlerinden (Amerika Birleşik Devletleri'nde Thompson Seedless olarak bilinir) yapılan kuru üzümdü, ancak bu kelime artık beyaz üzümlerden yapılan kuru üzümlere veya geleneksel Sultana’ya benzemesi için ağartılan kırmızı üzümlere kullanılır.<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Üzüm suyu</span></span><br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Üzüm suyu</span></span><br />
<br />
Üzüm suyu, üzümleri ezerek ve karıştırıp sıvılaştırarak yapılır. Üzüm suyu genellikle mağazalarda veya fermente edilmiş olarak satılır ve şarap, brendi veya sirke haline getirilir.<br />
<br />
Pastörize edilmiş, doğal olarak oluşan mayaları uzaklaştıran üzüm suyu, steril tutulursa mayalanmaz ve bu nedenle alkolsüzdür.<br />
<br />
Şarap endüstrisinde, %7-23 küspe, kabuk, gövde ve tohum içeren üzüm suyuna genellikle "şıra" (İngilizce: "must") denir.<br />
<br />
Kuzey Amerika'da üzüm suyu çoğunlukla mordur ve Avrupa şaraplık üzümlerinden farklı tür olan Concord üzümleri'nden yapılırken beyaz üzüm suyu Niagara üzümleri'nden yapılır. Kaliforniya'da Sultaniye (orada Thompson Çekirdeksiz olarak bilinir) üzümleri bazen beyaz üzüm suyu yapmak için kuru üzüm veya sofralık üzüm pazarından yönlendirilir.[18<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Üzümün Besin Değeri Nedir?</span></span><br />
<br />
Yüksek oranda antioksidan içeren üzümün içinde aynı zamanda C ve K vitamini de bulunur. B6 vitamini, potasyum ve manganez açısından da zengin bir meyve olan üzümün porsiyon özelinde besin değerleri de söz konusudur.<br />
<br />
Yaklaşık 100 gram üzümün besin değeri şu şekildedir:<br />
<br />
    Kalori: 52<br />
    Yağ: 0 gram<br />
    Kolesterol: 0 miligram<br />
    Sodyum: 2 miligram<br />
    Karbonhidratlar: 14 gram<br />
    Diyet Lifi: 1 gram<br />
    Şeker: 7,75 gram<br />
    Protein: 1 gramdan az<br />
<br />
Dikkat edilmesi gereken nokta üzüm yüksek fruktozlu bir besin olduğudur. Bu durum özellikle tip 2 diyabet hastaları veya fruktoz intoleransı olan kişilerin kan şekerini yükseltebileceği anlamına gelir.<br />
<br />
Ancak üzümdeki bu yüksek früktoz, üzümden tamamen uzak durulması sonucunu çıkarmaz. Tip 2 diyabetli kişiler bile sağlıklı beslenmenin bir parçası olarak üzüm yiyebilir. Önemli olan üzümün porsiyon boyutlarına dikkat etmek ve şekeri yükseltmemek adına üzüm tüketimini sınırlamaktır. Eğer üzüm gibi yüksek fruktozlu meyveleri tüketiyorsanız muz gibi düşük fruktozlu meyveler de yiyerek bu durumu dengelemeye çalışın.<br />
Üzümün Faydaları Nelerdir?<br />
<br />
Üzüm, yüksek antioksidan içeriğiyle bağışıklığı güçlendiren bir meyvedir. Aynı zamanda üzüm diyabeti kontrol eder, kalp sağlığını destekler, gözlere iyi gelir, kaliteli bir uyku sağlar, hafızayı güçlendirir, hazımsızlığı giderir, antikanser etki sunar ve kemikleri güçlendirir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Antioksidan zengini bir meyve olan üzümün faydaları genel olarak şöyledir:</span></span><br />
<br />
    Bağışıklığı güçlendirir<br />
    Kan şekerini düzenler, diyabeti kontrol eder<br />
    Kalp sağlığını destekler<br />
    Göz sağlığına iyi gelir<br />
    Kaliteli bir uyku sağlar<br />
    Hafızayı, dikkati ve ruh halini iyileştirir<br />
    Hazımsızlığa ve kabızlığa iyi gelir<br />
    Yaşlanma belirtilerini geciktirebilir<br />
    Antikanser bir etki sunabilir<br />
    Vücudun su ihtiyacına destek olur<br />
    Kemikleri güçlendirir<br />
    Bakteri ve mantarlara karşı koruyucudur<br />
    Vücuttaki inflamasyonu azaltabilir<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Antioksidan sayesinde bağışıklığı güçlendirir</span></span><br />
<br />
Yüksek antioksidan içeriğiyle öne çıkan üzüm, bu sayede bağışıklık sistemini güçlendirerek kişiyi hastalıklara karşı daha dirençli hale getirir. Yaz mevsiminde düzenli olarak üzüm tüketerek bağışıklık sisteminin güçlenmesine katkı sağlayabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kan şekerini düzenler, diyabeti kontrol eder</span></span><br />
<br />
Özünde şekerli bir meyve olan üzüm, dozunda tüketildiğinde özellikle tip 2 diyabetli hastaların kan şekerini düzenleyici bir etki yapabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kalp sağlığını destekler</span></span><br />
<br />
Üzümde yer alan resveratrol bileşiği antioksidan ve antiinflamatuar özellikler barındırdığı için kalp sağlığını destekler ve kardiyovasküler hastalıkların riskini azaltır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Göz sağlığına iyi geli</span></span>r<br />
<br />
Üzümün içinde bulunan lutein ve zeaksantin isimli iki pigment göz sağlığını koruyucu etki yapmasıyla bilinir. Göz sağlığını koruyan üzüm bu sayede makula dejenerasyonu ve katarakt riskini de azaltabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaliteli bir uyku sağlar</span></span><br />
<br />
Özellikle üzümün kabuğu, uyku kalitesini artıran bir hormon olan doğal bir melatonin kaynağıdır. Üzüm tüketerek melatonin hormonu üretimini teşvik edebilir ve kaliteli bir uykuya destek olabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Hafızayı güçlendirir</span></span><br />
<br />
Üzümde yer alan resveratrol isimli bileşiğin beyinde iltihabı azalttığı düşünülür. Bu etki, olası hafıza kayıplarını önleyebileceği gibi ruh hali üzerinde de olumlu etkiler yaratabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Hazımsızlığa ve kabızlığa iyi gelir</span></span><br />
<br />
İçindeki su ve lif miktarı yüksek olan muz, mide ve bağırsak rahatsızlıklarının başında gelen hem hazımsızlık hem de kabızlığı giderme noktasına fayda sağlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Antikanser bir etki sunabilir</span></span><br />
<br />
Antioksidan zengini olan üzüm, hücrelere zarar verebilecek ve kansere yol açabilecek moleküller olan serbest radikallerle savaşmaya yardımcı eder ve oksidatif stresin azalmasına destek olur. Üzüm ayrıca vücuttaki iltihaplanmayı azaltıp kanser hücrelerinin büyümesini engelleyerek kansere karşı koruma sağlayabilen resveratrol adı verilen antioksidanı da bünyesinde barındırır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Vücudun su ihtiyacına destek olur</span></span><br />
<br />
Üzüm zengin bir su kaynağıdır. Yüksek miktarda su bulunan üzüm aynı zamanda vücudun su ihtiyacını karşılamasına destek olarak dehidrasyon riskine karşı da potansiyel bir güçtür.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kemikleri güçlendirir</span></span><br />
<br />
Kemik özellikle kemik sağlığını korumaya yardım eden mineraller olan potasyum ve magnezyum içerir. Bunlarla birlikte üzümün içinde K vitamini ve kalsiyum da bulunur. Tüm bunların ışığında üzümün kemik sağlığını desteklediği değerlendirilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Siyah Üzümün Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Antioksidan bakımından zengin bir üzüm çeşidi olan siyah üzüm, vücudun serbest radikallerle savaşmasına yardım ederek vücudu hücresel hasara karşı korur. Aynı zamanda C vitamini kaynağı olan siyah üzüm vücudun demir emilimini artırmaya, kolajen üretmesine ve bağışıklık sistemini güçlendirmesine yardım eder.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Siyah üzümün vücuda sağladığı faydalar şunlardır:</span></span><br />
<br />
    Antioksidan bakımından zengindir<br />
    Siyah üzüm bağışıklık sistemini güçlendirir<br />
    Kalp sağlığını destekler<br />
    Siyah üzüm demir emilimini artırarak kansızlığa iyi gelir<br />
    Kolajen üretimine destek olur<br />
    Siyah üzüm hafızayı güçlendirici etki yapar<br />
    Kemik gelişimine katkı sağlar<br />
    Bağırsakları temizler ve çalıştırır<br />
    Cildi genç tutar<br />
    Saç köklerini besler<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yeşil Üzüm Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Potasyum ve lif zengini olan yeşil üzüm yüksek tansiyonu düşürmeye yardım ederek kardiyovasküler hastalıkların riskini azaltır. Yine siyah üzümde olduğu gibi güçlü antioksidan içeriğiyle bağışıklığı güçlendiren yeşil üzümün içinde C ve K vitamini de bulunur. <br />
<br />
Yeşil üzümün faydaları ise şu şekildedir:<br />
<br />
    Kardiyovasküler hastalıkların riskini azaltır<br />
    Yeşil üzüm antioksidan etkisiyle bağışıklığı güçlendirir<br />
    C ve K vitamini bakımından güçlüdür<br />
    Yeşil üzüm bağırsak dostudur<br />
    Vücudun su ihtiyacına katkı sağlar<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üzüm Çekirdeğinin Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Üzüm çekirdeğinin başta kalp hastalıkları olmak üzere diyabet ve kanser de dahil olmak üzere serbest radikal hasarına bağlı birtakım sağlık sorunlarına iyi geldiği değerlendirilir. Üzüm çekirdeği ayrıca  staphylococcus aureus gibi bakteriyel enfeksiyonlara karşı da koruma sağlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üzüm çekirdeği şu faydalarıyla öne çıkar:</span></span><br />
<br />
    Kalp hastalıkları riskini azaltır<br />
    Üzüm çekirdeği vücudu serbest radikallerden korur<br />
    Bakteriyel enfeksiyonları karşı etkilidir<br />
    Üzüm çekirdeği kan şekerini düzenleyebilir<br />
    Kan basıncını düşürmeye yardımcı olabilir<br />
    Üzüm çekirdeği kemik gücünü artırabilir<br />
    Beyin sağlığını destekler<br />
    Böbrek fonksiyonlarını iyileştirebilir<br />
    Karaciğeri korur<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üzümün Faydaları Hakkında Sık Sorulan Sorular</span></span><br />
<br />
Üzüm hangi hastalıklara iyi gelir?<br />
<br />
Üzüm temelde kalp hastalıklarını azaltma potansiyeli olan bir meyvedir. Bununla birlikte antikanser bir etki sunar üzüm diyabeti kontrol eder ve göz hastalıkları riskini düşürür.<br />
Günde ne kadar üzüm yenmelidir?<br />
<br />
Günde ortalama bir kase üzün yemek üzümün potansiyel faydalarını görmek açısından etkili olabilir. Ancak üzümün miktarı özellikle şeker hastaları tarafından dikkat edilmesi gereken bir konudur.<br />
Üzüm suyu faydaları nelerdir?<br />
<br />
Üzüm suyu antioksidan etkisiyle bağışıklığı güçlendirir, vücuttaki mikropları temizler, kalp sağlığını korur, kilo kaybına destek olur, kemik sağlığını destekler ve hem viral hem de bakteriyel hastalıklara karşı koruyucudur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak</span></span><br />
<br />
Wikipedia<br />
memorial<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Resim Kaynak</span></span><br />
<br />
Microsoft AI</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=139665" target="_blank" title="">Üzüm ve Üzümün Faydaları Nelerdir.jpg</a> (Dosya Boyutu: 191.32 KB / İndirme Sayısı: 164)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üzüm ve Üzümün Faydaları Nelerdir</span></span><br />
<br />
Üzüm, yaprak döken odunsu asmaların (asmagiller (Vitaceae) familyasının) vitis cinsinden çiçekli bitki meyvesinin adıdır.<br />
<br />
Üzüm dünyada kültürü yapılan en eski meyve türlerinden biridir.<br />
<br />
Üzümler sofralık üzüm olarak taze yenebilir veya şarap, reçel, üzüm suyu, jöle, üzüm çekirdeği özü, kuru üzümler, sirke ve üzüm çekirdeği yağı yapımında kullanılabilir. Üzüm, genellikle salkımlar halinde oluşan, klimakterik olmayan bir meyve türüdür. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Tarihçe</span></span><br />
<br />
Orta Doğu genel olarak üzümün anavatanı olarak tanımlanır ve bu bitkinin ekimi 6.000-8.000 yıl önce burada başlamıştır..[1][2]<br />
<br />
En eski evcilleştirilmiş mikroorganizmalardan biri olan maya, üzümlerin kabuklarında doğal olarak oluşur ve şarap gibi alkollü içeceklerin keşfedilmesine yol açar. İnsan kültüründe şarap yapımının baskın konumuna ilişkin en eski arkeolojik kanıt, Gürcistan'da 8.000 yıl öncesine dayanmaktadır.[3][4][5]<br />
<br />
Anavatanı Anadolu'yu da içine alan Küçük Asya, Kafkasya'yı da kapsayan bölgedir.<br />
<br />
Diğer meyvelerle kıyaslandığında en fazla çeşide sahip olan türlerden biri olan üzümün 15.000'nin üzerinde çeşidi bulunduğu tahmin edilmektedir. Anavatanı Anadolu olan üzüm çeşitlerinin sayısı 1.200'den fazladır. Bu çeşitlerden oluşturulmuş Millî Koleksiyon Bağı, Tekirdağ Bağcılık Araştırma Enstitüsünde bulunmaktadır. Bunların 50-60 kadarının ekonomik üretimi yapılmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Tanımı</span></span><br />
<br />
Üzüm 15 ila 300'lük gruplar halinde büyüyen ve kıpkırmızı, siyah, lacivert, sarı, yeşil, turuncu ve pembe renkli olabilen bir meyve türüdür. "Beyaz" üzümler aslında yeşil renklidir ve evrimsel olarak mor üzümden gelir. Beyaz üzümün iki düzenleyici genindeki mutasyon mor üzümlere rengini veren antosiyanin üretimini durdurur.[6] Mor üzümlerin büyük polifenoller familyasının antosiyaninleri ve diğer pigment kimyasalları, kırmızı şaraptaki morun değişik renk tonlarından sorumludur.[7][8] Üzüm genellikle prolate sferoide benzeyen elipsoid şekillidir.<br />
Beslenme Değerleri<br />
Üzümün %81 su, %18’i karbonhidrat, %1’i protein ve ihmal edilebilir miktarı da yağdır. 100-gram (3+1⁄2-ons) üzüm, başka mikro besin içermeyen 288 kilojul (69 kilokalori) gıda enerjisi ve orta miktarda da K vitamini (Günlük değerin %14'ü kadar) kaynağıdır. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Edebiyatta Üzüm</span></span><br />
<br />
Üzüm bazı inançlarda insanlığa verilmiş kutsal bir armağandır. Hatta Yunan mitolojisinde üzüm ve şarap için ayrı bir tanrının dahi olduğu gözlemlenmektedir. Üzümün anavatanının Ortadoğu olduğu kabul edilmektedir ve bu bölgede yaşamış pek çok kadim toplum üzüme ayrı bir önem atfetmiştir. Üzüm eski Arap kültüründe de önemli bir yere sahiptir. İslam öncesinde Arapların üzüm ziraatıyla uğraştıkları bilinmektedir. Hadramut mıntıkasında, üzüm ziraatı yapıldığı anlaşılmaktadır.[9] Kadim Araplar üzüm motifini şiirlerinde genellikle hamriyyatta kullanmışlardır. Bu durum, eski Arapların şarabı beğeniyle tüketmeleriyle paralellik göstermektedir. Şairler bu minvaldeki şiirlerinde hem üzümden bahsetmekte hem de üzüm ziraatının çeşitli merhalelerinden ve terminolojisinden bahis açmaktadır. Mutasavvıf şairlerin şiirlerinde de bu durumun örneklerine rastlamak mümkündür. Bu hususa İbn Farid örnek gösterilebilir.[9] <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üzüm asmaları</span></span><br />
<br />
Evcilleştirilmiş üzümlerin çoğu Akdeniz ve Orta Asya'ya özgü bir üzüm asması olan "Vitis vinifera" çeşitlerinden gelir. Az miktarda sofralık ve şaraplık üzüm ise aşağıda yazılı Amerikan ve Asya türlerinden gelir:<br />
<br />
    Vitis amurensis en önemli Asya türüdür<br />
    Manisa, Kendirlik, Ahmetli Mahallesindeki üzüm bağları<br />
    Vitis labrusca Kuzey Amerika sofralık ve üzüm suyu üzümü (bazen şarap için kullanılan Concord çeşidi dahil) Doğu Amerika Birleşik Devletleri’ne ve Kanada’ya özgüdür.<br />
    Vitis mustangensis (mustang üzümü), Mississippi, Alabama, Louisiana, Texas ve Oklahoma'da bulunur<br />
    Vitis riparia Kuzey Amerika'nın yabani bir asmasıdır, bazen şarap ve reçel yapımında kullanılır. Tüm Doğu Amerika Birleşik Devletleri'ne ve kuzey Quebec 'e özgüdür.<br />
    Reçel ve şarap yapımında kullanılan Vitis rotundifolia (muscadine), Delaware 'den Meksika Körfezi'ne kadar Güneydoğu Amerika Birleşik Devletleri'ne özgüdür.<br />
<br />
<br />
Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) 'ya göre, dünyanın 75,866 kilometrekaresi üzümlere ayrılmıştır. Dünya üzüm üretiminin yaklaşık %71'i şarap, %27'si sofralık ve %2'si kurutulmuş meyve olarak kullanılır. Üzüm üretiminin bir kısmı, "ilave şeker içermeyen ve "%100 doğal" konserve meyveler için yeniden yapılandırılacak üzüm suyu üretimine gider.<br />
<br />
Üzüm bağlarına ayrılan alan yılda yaklaşık %2 artmaktadır.<br />
<br />
Üzüm üretimini çeşitlere göre ayıran güvenilir istatistikler yoktur. En çok ekilen çeşidin kendisine ayrılmış en az 3,600 km 2 (880,000 dönüm) ile Çekirdeksiz Thompson olarak da bilinen Sultaniye üzümü olduğuna inanılır. En yaygın ikinci tür Airén 'dir. Cabernet Sauvignon, Sauvignon blanc, Cabernet Franc, Merlot, Grenache, Tempranillo, Riesling ve Chardonnay diğer popüler çeşitler arasındadır.[11] <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Çeşit Tanenin rengi Biçimi Kullanım şekli</span></span><br />
<br />
Adakarası Siyah Yuvarlak Şaraplık<br />
Aküzüm Kırmızımsı Yuvarlak Sofralık<br />
Bornova misketi Sarımtrak Beyzi Şaraplık<br />
Çavuş Yeşil-sarımsı Yuvarlak-beyzi Sofralık<br />
Çekirdeksiz Açık sarı Yuvarlak-beyzi Sofralık, kurutmalık<br />
Doruktar Siyahımsı Yuvarlak-beyzi Pekmezlik<br />
Emir Açık sarı Yuvarlak Şaraplık<br />
Gülüzümü Pembe Orta büyüklük Sofralık<br />
Hamburg misketi Siyah-morumsu Büyük-beyzi Sofralık<br />
Horozkarası Koyu mor İrice Sofralık<br />
İrikara Siyah İrice Sofralık<br />
Kadınparmağı Sarı-yeşil Çok iri-beyzi Sofralık, kurutmalık<br />
Kişmiş Kırmızı Çok küçük-yuvarlak Sofralık<br />
Kozak Yeşilimsi İri-yuvarlak Sofralık<br />
Merlot Lacivert yuvarlak Şaraplık<br />
Misket Beyaz yuvarlak, orta büyüklük Şaraplık, sofralık<br />
Müşküle Beyaz-kehribar Beyzi Sofralık<br />
Narince Kirli yeşil İri beyzi Sofralık, kurutmalık<br />
Razakı Sarımsı yeşil İri beyzi Sofralık, kurutmalık<br />
Yapıncak Sarımsı yeşil Yuvarlak Sofralık, şaraplık<br />
Yediveren Siyah-kırmızı Çok iri-yuvarlak Sofralık<br />
Kalecik Karası Siyahımsı kırmızı Şaraplık<br />
Narince Siyah Orta yuvarlak Şaraplık<br />
Öküzgözü Siyah Şaraplık<br />
Boğazkere Siyah Şaraplık<br />
Red Globe Siyah Sofralık Karalahna Siyah Şaraplık<br />
Vasilaki Sarı-yeşil Şaraplık<br />
<br />
Üzümün; anti-oksidan, anti-aging, kan yapımına yardımcı ve kanserden koruyucu etkileri bilinmektedir. Siyah üzüm kabuğundaki 'Resveratrol' maddesi, anti-kanserojen ve anti-oksidan olma özelliklerini taşımakta ve beyin hücrelerini korumaktadır. Üzümün çekirdeğindeki 'Quersetin' ise, kan yapımına yardımcı olmaktadır. Bu yolla damar sağlığını da yararlıdır.<br />
<br />
Üzümün güçlü anti-oksidan özelliği, E vitamininden 50 kat, C vitamininden ise 30 kat daha fazladır. Üzüm şırasında; su (%70-80), karbonhidratlar (%15-25), organik asitler (%0,3-1,5), tanenler (%0,01-0,10), azotlu bileşikler (%0,03-0,17), mineral bileşikler (%0,3-0,5) bulunur. <br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sofralık ve şaraplık üzümler</span></span><br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Asma üzerinde şaraplık üzümler</span></span><br />
<br />
Ticari olarak yetiştirilen üzümler, amaçlanan tüketim yöntemlerine bağlı olarak genellikle sofralık veya şaraplık üzüm olarak sınıflandırılabilir: çiğ yenen (sofralık üzüm) veya şarap yapmak için şaraplık üzüm kullanılır. Hemen hemen hepsi aynı türe ait olsa da sofralık ve şaraplık üzümler, yapay seçilim yoluyla ortaya çıkan önemli farklılıklara sahiptir.<br />
<br />
Sofralık üzüm çeşitleri nispeten ince kabuklu, büyük, çekirdeksiz meyvelere sahip olma eğilimindedir.<br />
<br />
Şaraplık üzümler daha küçüktür, genellikle çekirdekli ve nispeten kalın kabukludur (şaraptaki aromanın çoğu kabuğundan geldiği için şarap yapımında arzu edilen bir özelliktir). Şaraplık üzümler de çok tatlı olma eğilimindedir: meyve suyunun ağırlıkça yaklaşık %24 şeker olduğunda hasat edilirler.<br />
<br />
Karşılaştırıldığında ticari olarak üretilen "%100 üzüm suyu" genellikle sofralık üzümlerden yapılır ve ağırlığının yaklaşık %15‘i şekerdir.[14]<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Çekirdeksiz üzüm</span></span><br />
<br />
Çekirdeksiz üzüm çeşitleri, sofralık üzüm asma ekiminin çoğunluğudur. Asmalar çelik yoluyla vejetatif olarak çoğaltılır olduğundan tohum eksikliği üretim için sorun olmaz. Bu, dişi ebeveyn olarak tohumlu çeşidi kullanması veya gelişimin erken dönemlerinde bitki doku kültür tekniklerini kullanarak embriyoları kurtarması gereken yetiştiriciler için sorundur.<br />
<br />
Çekirdeksizlik özelliğinin birkaç kaynağı vardır ve esasen tüm ticari yetiştiriciler bunu üç kaynaktan birinden alır: Sultaniye üzümü, Rus Çekirdeksiz ve siyah Monukka, hepsi Vitis vinifera’nın çeşitleridir. Halen bir düzineden fazla çekirdeksiz üzüm çeşidi vardır. Einset Çekirdeksiz, Benjamin Gunnels'in Prime çekirdeksiz üzümleri, Reliance ve Venus gibi birkaçı kuzeydoğu Amerika Birleşik Devletleri'nin ve güney Ontario’ nun nispeten soğuk iklimlerinde dayanıklılık ve kalite için özel olarak yetiştirilmiştir.[15]<br />
<br />
Çekirdeksiz üzümün iyileştirilmiş yeme kalitesinin dengelenmesi, üzüm çekirdeklerinin zengin fitokimyasal içeriğinin sağladığı sağlığa faydalı kısmın kaybıdır (bkz. Aşağıdaki Sağlık iddiaları).[16][17]<br />
Kuru üzüm, kuş üzümü ve çekirdeksiz kuru üzüm<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kuru üzümler</span></span><br />
<br />
Avrupa ve Kuzey Amerika'nın çoğunda, kuru üzümlere "kuru üzüm" veya yerel eşdeğeri denir. İngiltere'de üç farklı çeşidin tanınması AB'yi resmi belgelerde "kuru asma meyvesi" terimini kullanmaya zorlar.<br />
<br />
Kuru üzüm herhangi bir kurutulmuş üzümdür. Kuru üzüm Fransızca ödünç kelime iken, Fransızca kelime taze meyveyi ifade eder; "grappe" (İngilizce "grape" kelimesinden türetilmiştir) demeti ifade eder ("une grappe de raisins"te olduğu gibi).<br />
<br />
Currant kuru Zante Kara Corinth üzümüdür, adı Fransız "raisin de Corinthe"nin (Corinth) bozulmuş halidir. "Frenk üzümü" aynı zamanda üzümle ilgisi olmayan iki meyve olan siyah frenk üzümü ve kırmızı frenk üzümü anlamına gelir.<br />
<br />
Sultana aslen Türk kökenli Sultaniye üzümlerinden (Amerika Birleşik Devletleri'nde Thompson Seedless olarak bilinir) yapılan kuru üzümdü, ancak bu kelime artık beyaz üzümlerden yapılan kuru üzümlere veya geleneksel Sultana’ya benzemesi için ağartılan kırmızı üzümlere kullanılır.<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Üzüm suyu</span></span><br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Üzüm suyu</span></span><br />
<br />
Üzüm suyu, üzümleri ezerek ve karıştırıp sıvılaştırarak yapılır. Üzüm suyu genellikle mağazalarda veya fermente edilmiş olarak satılır ve şarap, brendi veya sirke haline getirilir.<br />
<br />
Pastörize edilmiş, doğal olarak oluşan mayaları uzaklaştıran üzüm suyu, steril tutulursa mayalanmaz ve bu nedenle alkolsüzdür.<br />
<br />
Şarap endüstrisinde, %7-23 küspe, kabuk, gövde ve tohum içeren üzüm suyuna genellikle "şıra" (İngilizce: "must") denir.<br />
<br />
Kuzey Amerika'da üzüm suyu çoğunlukla mordur ve Avrupa şaraplık üzümlerinden farklı tür olan Concord üzümleri'nden yapılırken beyaz üzüm suyu Niagara üzümleri'nden yapılır. Kaliforniya'da Sultaniye (orada Thompson Çekirdeksiz olarak bilinir) üzümleri bazen beyaz üzüm suyu yapmak için kuru üzüm veya sofralık üzüm pazarından yönlendirilir.[18<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Üzümün Besin Değeri Nedir?</span></span><br />
<br />
Yüksek oranda antioksidan içeren üzümün içinde aynı zamanda C ve K vitamini de bulunur. B6 vitamini, potasyum ve manganez açısından da zengin bir meyve olan üzümün porsiyon özelinde besin değerleri de söz konusudur.<br />
<br />
Yaklaşık 100 gram üzümün besin değeri şu şekildedir:<br />
<br />
    Kalori: 52<br />
    Yağ: 0 gram<br />
    Kolesterol: 0 miligram<br />
    Sodyum: 2 miligram<br />
    Karbonhidratlar: 14 gram<br />
    Diyet Lifi: 1 gram<br />
    Şeker: 7,75 gram<br />
    Protein: 1 gramdan az<br />
<br />
Dikkat edilmesi gereken nokta üzüm yüksek fruktozlu bir besin olduğudur. Bu durum özellikle tip 2 diyabet hastaları veya fruktoz intoleransı olan kişilerin kan şekerini yükseltebileceği anlamına gelir.<br />
<br />
Ancak üzümdeki bu yüksek früktoz, üzümden tamamen uzak durulması sonucunu çıkarmaz. Tip 2 diyabetli kişiler bile sağlıklı beslenmenin bir parçası olarak üzüm yiyebilir. Önemli olan üzümün porsiyon boyutlarına dikkat etmek ve şekeri yükseltmemek adına üzüm tüketimini sınırlamaktır. Eğer üzüm gibi yüksek fruktozlu meyveleri tüketiyorsanız muz gibi düşük fruktozlu meyveler de yiyerek bu durumu dengelemeye çalışın.<br />
Üzümün Faydaları Nelerdir?<br />
<br />
Üzüm, yüksek antioksidan içeriğiyle bağışıklığı güçlendiren bir meyvedir. Aynı zamanda üzüm diyabeti kontrol eder, kalp sağlığını destekler, gözlere iyi gelir, kaliteli bir uyku sağlar, hafızayı güçlendirir, hazımsızlığı giderir, antikanser etki sunar ve kemikleri güçlendirir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Antioksidan zengini bir meyve olan üzümün faydaları genel olarak şöyledir:</span></span><br />
<br />
    Bağışıklığı güçlendirir<br />
    Kan şekerini düzenler, diyabeti kontrol eder<br />
    Kalp sağlığını destekler<br />
    Göz sağlığına iyi gelir<br />
    Kaliteli bir uyku sağlar<br />
    Hafızayı, dikkati ve ruh halini iyileştirir<br />
    Hazımsızlığa ve kabızlığa iyi gelir<br />
    Yaşlanma belirtilerini geciktirebilir<br />
    Antikanser bir etki sunabilir<br />
    Vücudun su ihtiyacına destek olur<br />
    Kemikleri güçlendirir<br />
    Bakteri ve mantarlara karşı koruyucudur<br />
    Vücuttaki inflamasyonu azaltabilir<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Antioksidan sayesinde bağışıklığı güçlendirir</span></span><br />
<br />
Yüksek antioksidan içeriğiyle öne çıkan üzüm, bu sayede bağışıklık sistemini güçlendirerek kişiyi hastalıklara karşı daha dirençli hale getirir. Yaz mevsiminde düzenli olarak üzüm tüketerek bağışıklık sisteminin güçlenmesine katkı sağlayabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kan şekerini düzenler, diyabeti kontrol eder</span></span><br />
<br />
Özünde şekerli bir meyve olan üzüm, dozunda tüketildiğinde özellikle tip 2 diyabetli hastaların kan şekerini düzenleyici bir etki yapabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kalp sağlığını destekler</span></span><br />
<br />
Üzümde yer alan resveratrol bileşiği antioksidan ve antiinflamatuar özellikler barındırdığı için kalp sağlığını destekler ve kardiyovasküler hastalıkların riskini azaltır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Göz sağlığına iyi geli</span></span>r<br />
<br />
Üzümün içinde bulunan lutein ve zeaksantin isimli iki pigment göz sağlığını koruyucu etki yapmasıyla bilinir. Göz sağlığını koruyan üzüm bu sayede makula dejenerasyonu ve katarakt riskini de azaltabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaliteli bir uyku sağlar</span></span><br />
<br />
Özellikle üzümün kabuğu, uyku kalitesini artıran bir hormon olan doğal bir melatonin kaynağıdır. Üzüm tüketerek melatonin hormonu üretimini teşvik edebilir ve kaliteli bir uykuya destek olabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Hafızayı güçlendirir</span></span><br />
<br />
Üzümde yer alan resveratrol isimli bileşiğin beyinde iltihabı azalttığı düşünülür. Bu etki, olası hafıza kayıplarını önleyebileceği gibi ruh hali üzerinde de olumlu etkiler yaratabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Hazımsızlığa ve kabızlığa iyi gelir</span></span><br />
<br />
İçindeki su ve lif miktarı yüksek olan muz, mide ve bağırsak rahatsızlıklarının başında gelen hem hazımsızlık hem de kabızlığı giderme noktasına fayda sağlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Antikanser bir etki sunabilir</span></span><br />
<br />
Antioksidan zengini olan üzüm, hücrelere zarar verebilecek ve kansere yol açabilecek moleküller olan serbest radikallerle savaşmaya yardımcı eder ve oksidatif stresin azalmasına destek olur. Üzüm ayrıca vücuttaki iltihaplanmayı azaltıp kanser hücrelerinin büyümesini engelleyerek kansere karşı koruma sağlayabilen resveratrol adı verilen antioksidanı da bünyesinde barındırır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Vücudun su ihtiyacına destek olur</span></span><br />
<br />
Üzüm zengin bir su kaynağıdır. Yüksek miktarda su bulunan üzüm aynı zamanda vücudun su ihtiyacını karşılamasına destek olarak dehidrasyon riskine karşı da potansiyel bir güçtür.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kemikleri güçlendirir</span></span><br />
<br />
Kemik özellikle kemik sağlığını korumaya yardım eden mineraller olan potasyum ve magnezyum içerir. Bunlarla birlikte üzümün içinde K vitamini ve kalsiyum da bulunur. Tüm bunların ışığında üzümün kemik sağlığını desteklediği değerlendirilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Siyah Üzümün Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Antioksidan bakımından zengin bir üzüm çeşidi olan siyah üzüm, vücudun serbest radikallerle savaşmasına yardım ederek vücudu hücresel hasara karşı korur. Aynı zamanda C vitamini kaynağı olan siyah üzüm vücudun demir emilimini artırmaya, kolajen üretmesine ve bağışıklık sistemini güçlendirmesine yardım eder.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Siyah üzümün vücuda sağladığı faydalar şunlardır:</span></span><br />
<br />
    Antioksidan bakımından zengindir<br />
    Siyah üzüm bağışıklık sistemini güçlendirir<br />
    Kalp sağlığını destekler<br />
    Siyah üzüm demir emilimini artırarak kansızlığa iyi gelir<br />
    Kolajen üretimine destek olur<br />
    Siyah üzüm hafızayı güçlendirici etki yapar<br />
    Kemik gelişimine katkı sağlar<br />
    Bağırsakları temizler ve çalıştırır<br />
    Cildi genç tutar<br />
    Saç köklerini besler<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yeşil Üzüm Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Potasyum ve lif zengini olan yeşil üzüm yüksek tansiyonu düşürmeye yardım ederek kardiyovasküler hastalıkların riskini azaltır. Yine siyah üzümde olduğu gibi güçlü antioksidan içeriğiyle bağışıklığı güçlendiren yeşil üzümün içinde C ve K vitamini de bulunur. <br />
<br />
Yeşil üzümün faydaları ise şu şekildedir:<br />
<br />
    Kardiyovasküler hastalıkların riskini azaltır<br />
    Yeşil üzüm antioksidan etkisiyle bağışıklığı güçlendirir<br />
    C ve K vitamini bakımından güçlüdür<br />
    Yeşil üzüm bağırsak dostudur<br />
    Vücudun su ihtiyacına katkı sağlar<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üzüm Çekirdeğinin Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Üzüm çekirdeğinin başta kalp hastalıkları olmak üzere diyabet ve kanser de dahil olmak üzere serbest radikal hasarına bağlı birtakım sağlık sorunlarına iyi geldiği değerlendirilir. Üzüm çekirdeği ayrıca  staphylococcus aureus gibi bakteriyel enfeksiyonlara karşı da koruma sağlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üzüm çekirdeği şu faydalarıyla öne çıkar:</span></span><br />
<br />
    Kalp hastalıkları riskini azaltır<br />
    Üzüm çekirdeği vücudu serbest radikallerden korur<br />
    Bakteriyel enfeksiyonları karşı etkilidir<br />
    Üzüm çekirdeği kan şekerini düzenleyebilir<br />
    Kan basıncını düşürmeye yardımcı olabilir<br />
    Üzüm çekirdeği kemik gücünü artırabilir<br />
    Beyin sağlığını destekler<br />
    Böbrek fonksiyonlarını iyileştirebilir<br />
    Karaciğeri korur<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üzümün Faydaları Hakkında Sık Sorulan Sorular</span></span><br />
<br />
Üzüm hangi hastalıklara iyi gelir?<br />
<br />
Üzüm temelde kalp hastalıklarını azaltma potansiyeli olan bir meyvedir. Bununla birlikte antikanser bir etki sunar üzüm diyabeti kontrol eder ve göz hastalıkları riskini düşürür.<br />
Günde ne kadar üzüm yenmelidir?<br />
<br />
Günde ortalama bir kase üzün yemek üzümün potansiyel faydalarını görmek açısından etkili olabilir. Ancak üzümün miktarı özellikle şeker hastaları tarafından dikkat edilmesi gereken bir konudur.<br />
Üzüm suyu faydaları nelerdir?<br />
<br />
Üzüm suyu antioksidan etkisiyle bağışıklığı güçlendirir, vücuttaki mikropları temizler, kalp sağlığını korur, kilo kaybına destek olur, kemik sağlığını destekler ve hem viral hem de bakteriyel hastalıklara karşı koruyucudur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak</span></span><br />
<br />
Wikipedia<br />
memorial<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Resim Kaynak</span></span><br />
<br />
Microsoft AI</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ceviz ve Cevizin Faydaları Nelerdir?]]></title>
			<link>https://xn--rait-65a.tunca.at/showthread.php?tid=28013</link>
			<pubDate>Sat, 22 Jun 2024 12:29:44 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://xn--rait-65a.tunca.at/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://xn--rait-65a.tunca.at/showthread.php?tid=28013</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=139664" target="_blank" title="">Ceviz ve Cevizin Faydaları Nelerdir.jpg</a> (Dosya Boyutu: 189.52 KB / İndirme Sayısı: 146)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ceviz ve Cevizin Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Ceviz, Juglandaceae (cevizgiller) familyasının Juglans cinsinden, tek tüysü yaprakları karşılıklı dizilmiş ve aromatik kokulu ağaç türlerinin ve bu ağaçların meyvelerinin ortak adı.<br />
<br />
Kışın yaprağını döken ağaçlardır. Genç sürgünlerin özü bölmelidir. Tomurcuklar az sayıda pullarla örtülmüştür. Yaprakçıkların kenarları bazı türlerde ince dişli, bazıları ise düzdür (tam kenarlı). Yaprakçık sayısı türlere göre (3) 5-23 arasında değişir.<br />
<br />
Çiçekler bir evciklidir. Erkek çiçekler bir önceki yılın sürgünlerinde yan durumlu, aşağıya sarkan kedicik halinde kurul oluşturur. Kurullar dallanmamıştır. Her bir erkek çiçeğin 1 brahte, 2 brahtecik ile 3-4 loplu bir çevre yaprağı (çanak) vardır. Etamin sayısı 7-105'tir. Dişi çiçekler ise yeni sürgünlerin ucunda terminal (tepede) durumlu dik duran 2-8 çiçekli fakir kurullar oluşturur. Dişi çiçeğinde 1 brahte, 2 brahtecik, 4 loplu çevre yaprağı vardır. Bunlar ovaryumla kaynaşmıştır, yalnız uçları serbesttir. Ovaryum alt durumludur; etli kalın 2 stigması oldukça gelişmiştir.<br />
<br />
Sonbaharda olgunlaşan büyük çekirdekli sulu meyvenin iç kısmı 2 bölmeye ayrılmıştır. Tohum 2 loplu ve yağlıdır.<br />
<br />
Odununun özü koyu, dış kısmı açık renkli, ağır ve güzel cila kabul eden odunları vardır. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ekolojik Özellikleri</span></span><br />
<br />
Ceviz ağacı pH değeri 5 ile 8 arasında olan ve süzek topraklarda yetişir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Türler</span></span><br />
<br />
    Seksiyon Juglans. Yapraklar büyük (20–45 cm) ile 5-9 geniş yaprakçıklı, saçsız, kenarları tamdır. Odunu serttir. Güneydoğu Avrupa ile Asya.<br />
        Adi ceviz (Juglans regia) (J. duclouxiana, J. fallax, J. orientis) Türkiye.<br />
    Seksiyon Rhysocaryon. Yapraklar büyük (20–50 cm) ile 11-23 ince yaprakçıklı, ince tüylü, kenarı dişlidir. Odunu serttir. Kuzey Amerika, Güney Amerika.<br />
        Arjantin cevizi (Juglans australis) (J. boliviana)<br />
        Brezilya cevizi (Juglans brasiliensis)<br />
        Kaliforniya cevizi (Juglans californica)<br />
        Hinds cevizi (Juglans hindsii)<br />
        Nuevo Leon cevizi (Juglans hirsuta)<br />
        Jamaika cevizi (Juglans jamaicensis) (J. insularis)<br />
        Arizona cevizi (Juglans major) (J. arizonica, J. elaeopyron, J. torreyi)<br />
            Juglans major var. glabrata<br />
        Teksas cevizi (Juglans microcarpa) (J. rupestris)<br />
            Juglans microcarpa var. stewartii<br />
        Meksika cevizi (Juglans mollis)<br />
        And Dağları cevizi (Juglans neotropica) (J. honorei)<br />
        Kara ceviz (Juglans nigra)<br />
        Juglans olanchana<br />
        Peru cevizi (Juglans peruviana)<br />
        Juglans soratensis<br />
        Guatemala cevizi (Juglans steyermarkii)<br />
        Venezuela cevizi (Juglans venezuelensis)<br />
    Seksiyon Cardiocaryon. Yapraklar çok büyük (40–90 cm) ile 11-19 geniş yaprakçıklı, yumuşak tüylü, kenarları dişlidir. Odunu yumuşaktır. Kuzeydoğu Asya, doğu Kuzey Amerika.<br />
        Japon cevizi (Juglans ailantifolia) (J. cordiformis, J. sieboldiana)<br />
        Boz ceviz (Juglans cinerea)<br />
        Çin cevizi veya Mançurya cevizi (Juglans mandschurica) J. cathayensis, J. formosana, J. hopeiensis, J. stenocarpa)<br />
<br />
Bir seyyar satıcının tezgâhında taze ceviz<br />
<br />
Hibridler (melezler)<br />
<br />
    Juglans × bixbyi J. ailantifolia × J. cinerea<br />
    Juglans × intermedia J. nigra × J. regia<br />
    Juglans × J. ailantifolia × J. regia<br />
    Juglans × quadrangulata J. cinerea × J. regia<br />
    Juglans × sinensis J. mandschurica × J. regia<br />
    Juglans × paradox J. hindsii × J. regia<br />
    Juglans × royal J. hindsii × J. nigra<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üretim</span></span><br />
<br />
Ceviz (kabuklu) üretimi – 2017<br />
Ülke (ton)<br />
Çin<br />
<br />
1,925,403<br />
ABD<br />
<br />
571,526<br />
İran<br />
<br />
349,192<br />
Türkiye<br />
<br />
210,000<br />
Meksika<br />
<br />
147,198<br />
Ukrayna<br />
<br />
108,660<br />
Dünya<br />
<br />
3,829,626<br />
Kaynak: Birleşmiş Milletler FAOSTAT[1]<br />
<br />
2017 yılında dünya ceviz üretimi (kabuklu) 3,8 milyon ton idi ve dünya toplamının yarısını (tablo) üreten Çin liderdi. Diğer büyük üreticiler ABD (%15) ve İran (%9) idi.<br />
Besin bilgisi<br />
<br />
Yenilebilir ham ceviz tohumu %4 su, %14 karbonhidrat, %15 protein ve %65 yağ içerir.[2] 100 gramı 654 kalori sağlar ve protein, lif, B vitaminleri, niyasin, vitamin B6, folik asit ve bazı mineraller açısından zengindir.[2]<br />
<br />
Ceviz yağı çoğunlukla çoklu doymamış yağ asitlerinden özellikle alfa-linolenik asitten ve linoleik asitten oluşur, oleik asit, tekli doymamış yağ içermesine rağmen toplam yağın %31'i doymuş yağdır.[2]<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Türkiye'de çeşitleri</span></span><br />
<br />
    Bahçesaray cevizi 08.03.2022 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve Van için coğrafi işaret almıştır.[3]<br />
    Hekimhan cevizi 27.05.2019 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve Malatya için coğrafi işaret almıştır.[4]<br />
    Kaman cevizi 09.12.2020 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve Kırşehir için coğrafi işaret almıştır.[5]<br />
    Karamanlı cevizi 28.08.2020 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve Burdur için coğrafi işaret almıştır.[6]<br />
    Kavaklıdere cevizi 28.08.2020 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve Muğla için coğrafi işaret almıştır.[7]<br />
    Niksar cevizi 17.12.2013 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve Tokat için coğrafi işaret almıştır.[8]<br />
    Oğuzlar cevizi 13.03.2020 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve Çorum için coğrafi işaret almıştır.[9]<br />
    Çatak cevizi 06.08.2021 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve Van için coğrafi işaret almıştır.[10]<br />
    Çağlayancerit cevizi 30.07.2013 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve Kahramanmaraş için coğrafi işaret almıştır.[11]<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Cevizin Besin Değeri Nedir?</span></span><br />
<br />
Yaklaşık 7-8 adet olarak kabul edilen bir porsiyon cevizin besin değeri şöyledir:<br />
<br />
    185 kalori<br />
    18 gram yağ (çoğunlukla sağlıklı, doymamış yağ )<br />
    2 gram lif<br />
    4 gram karbonhidrat<br />
    4 gram protein<br />
    0.7 gram şeker<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Cevizin Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Cevizin en çok fayda sağladığı organlardan biri beyindir. Beyin sağlığını koruyarak hafızayı güçlendirici etkisi bulunan ceviz diğer yandan kalp sağlığını korumasıyla da bilinir. Yüksek oranda antioksidan içeren ceviz, vücuda vitamin ve mineral katkısında bulunur. Diyabetle mücadelede etkili olan ceviz aynı zamanda kanser hücrelere savaşmasıyla da bilinir. Cevizin kilo kontrolü üstünde de olumlu etkisi vardır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Genel olarak cevizin faydaları şunları içerir:</span></span><br />
<br />
    Beyin sağlığını korur, hafızayı güçlendirir<br />
    Omega-3 yağ asitleri ve antioksidan açısından zengindir<br />
    Kalp sağlığını korumaya yardımcı olur<br />
    Bağırsak sağlığını destekler<br />
    Kanser riskini azaltabilir<br />
    Sperm kalitesini artırabilir<br />
    Yüksek vitamin ve mineral desteği sağlar<br />
    Depresyona karşı etkilidir<br />
    Uykuyu düzenlemeye yardım eder<br />
    Vücuttaki inflamasyonu azaltır<br />
    Diyabet riskini düşürür<br />
    Kilo kontrolünü sağlamaya yardımcı olur<br />
    Kan basıncını düşürür<br />
    Sağlıklı bir şekilde yaşlanmayı destekler<br />
    Cilt sağlığını korur<br />
<br />
Beyin sağlığını korur, hafızayı güçlendirir<br />
<br />
Cevizdeki omega-3 yağ aistleri ve yüksek antioksidanlar beynin daha işlevsel bir şekilde çalışması için olumlu katkı sağlar. Sağlıklı yağ asitleri, antioksidanlar, polifenoller ve E vitamini beyindeki inflamasyonu ve oksidatif hasarı azaltıp önleyerek özellikle hafıza problemlerini gidermede etkilidir ve Alzheimer hastalığına yakalanma riskini azaltır.<br />
<br />
Omega-3 yağ asitleri ve antioksidan açısından zengindir<br />
<br />
Antioksidan ve omega-3 gibi sağlıklı yağlar da dahil olmak üzere birçok besin maddesine sahip olan ceviz, bu sebeple yüksek oranda vitamin ve mineral desteği sağlayarak daha sağlıklı bir vücut yapısına ulaşılmasını destekler.<br />
<br />
Kalp sağlığını korumaya yardımcı olur<br />
<br />
Ceviz ve ceviz yağındaki yağların birçoğu, alfa-linolenik asit adı verilen omega-3 yağ asidi içerir. Bu yağ grubu, günlük beslenmenin bir parçası olarak tüketildiğinde kalp hastalığı riskini azalttığı görülmüştür. Yapılan çalışmalar, omega-3'lerin kolesterol seviyelerini düşürerek atardamarların temiz kalmasına ve düzgün çalışmasına yardımcı olduğunu ortaya koymuştur.<br />
<br />
Bağırsak sağlığını destekler<br />
<br />
Ceviz, sindirim sistemindeki mikroorganizmalardan oluşan bağırsak mikrobiyomunu olumlu etkileyerek bağırsak sağlığına katkı sunar. Yaklaşık sekiz hafta boyunca her gün ceviz yemek, bağırsak sağlığında önemli bileşenler olan probiyotik ve bütirik asit üreten bakteri türlerini önemli ölçüde artırabilir.<br />
<br />
Kanser riskini azaltabilir<br />
<br />
Güçlü antioksidanlar olan polifenol içermesi sebebiyle ceviz tüketmek özellikle meme kanseri, kolon kanseri ve prostat kanseri riskini azaltabilir.<br />
<br />
Sperm canlılığını artırıcı etkisi vardır<br />
<br />
Ceviz, sperm zarlarındaki oksidatif hasarı azaltarak sperm kalitesinin artmasına katkı sağlayabilir ve erkek doğurganlığını artırıcı etkisi bulunur.<br />
<br />
Depresyona karşı etkilidir<br />
<br />
Yetersiz miktarda omega-3 yağ asitlerinin (ceviz ve diğer bazı yiyeceklerde bulunan) hiperaktivite, sinirlilik ve öfke nöbetlerine neden olabileceği düşünülür. Ceviz tüketerek vücuda alınacak yüksek oradan omega-3 yağ asitleriyle birlikte depresyonun etkilerini azaltabileceği kabul edilir.<br />
<br />
Uykuları iyileştirir<br />
<br />
Ceviz, uykuları düzenlemeye ve tetiklemeye destek olan ve melatonin olarak bilinen hormonu üretir. Ceviz tüketerek melatonin hormonu üretimine katkı sağlar ve uykusuzluk şikayetlerini azaltabilirsiniz.<br />
<br />
Vücuttaki inflamasyonu azaltır<br />
<br />
Cevizde bulunan polifenolik bileşikler ve fitokimyasal maddeler vücuttaki iltihaplanmanın etkilerini azaltarak kardiyovasküler ve kanser hastalıkları dahil olmak üzere birçok hastalık riskini azaltıcı etkisi bulunur.<br />
<br />
Diyabet riskini düşürür<br />
<br />
Cevizdeki karbonhidrat oranı düşüktür ve çoklu doymamış yağ, lif ve protein içerir. Bu üç besin, kişideki tokluk hissini artırarak kan şekerinin çok hızlı yükselmesini önler. Cevizi diyetinize dahil ederek diyabete yakalanma riskini azaltabilirsiniz.<br />
<br />
Kilo kontrolü yapar<br />
<br />
Tokluk hissini artırıcı etkisi bulunan ceviz, zengin protein ve lif kaynağıyla sağlıklı bir atıştırmalık olarak kabul edilir. Tokluk hissini artırıcı özelliği sayesinde de kilo alımını sınırlar ve kilo kontrolü yapar ancak aşırı tüketimi kilo artışına sebebiyet verebilir.<br />
<br />
Kan basıncını düşürücü etki yapar<br />
<br />
Sağlıklı bir atıştırmalık olarak bilinen ceviz, yüksek tansiyonu olan kişilerde kan basıncını düşürücü etki yapabilir.<br />
<br />
Cilt sağlığını koruyucu etkisi vardır<br />
<br />
Cevizdeki E ve F vitamini, cildin zararlı serbest radikallerden korunmasına yardımcı olur ve kırışıklıklarla birlikte kuru cildin önlenmesine de yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ceviz Nasıl Tüketilmeli?</span></span><br />
<br />
Çiğ ve kavrulmuş cevizde neredeyse aynı miktarda kalori, protein, yağ, karbonhidrat ve lif içerir. Çiğ ve uygun koşullarda kurutulmuş kuruyemiş arasındaki besin değeri farkları minimum düzeydedir. Ancak cevizi çiğ olarak tüketmek her zaman daha sağlıklıdır.<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cevizin Yan Etkileri Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Aşırı ceviz tüketimi kilo alımına neden olmasıyla birlikte bazı kişilerde böbrek taşına da sebebiyet verebilir. Bununla birlikte kimi bireylerde alerjik reaksiyonlara sebep olabilen kuruyemişler arasında yer alan ceviz tüketimi için doktorunuza danışmanız gerekebilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Cevizin Faydaları Hakkında Sık Sorulan Sorular</span></span><br />
<br />
Ceviz kaç kaloridir?<br />
<br />
Yapılan araştırmalarda cevizin açlık hissini azalttığı ve iştahı önlemeye yardımcı olduğu belirlenmiştir. Sağlıklı yağ oranının yüksek olması nedeniyle cevizin 100 gramında yaklaşık 674 kalori vardır. Sağlıklı bir şekilde kilo kaybetmek ve öncelikle kaloriye odaklanmak için ceviz tüketirken son derece dikkatli olunmalıdır. Günde 8 tam cevizden fazlası tüketilmemelidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Günde en fazla kaç ceviz yemeli?</span></span><br />
<br />
Özellikle sağlıklı bir kalp ve beyin sağlığı günde 7-10 adet arası ceviz tüketilebilir.<br />
<br />
Ceviz hangi organa iyi gelir?<br />
<br />
Ceviz en başta beyin ve kalp sağlığı için etkilidir. Hafızayı güçlendirmesiyle birlikte kalp sağlığını koruma konusunda destek olur.<br />
<br />
Cevizi şeker hastaları ne kadar tüketmeli?<br />
<br />
Yüksek oranda protein ve yağ içeren ceviz, vücuda bol miktarda enerji sağlar ve uzun süreli tokluk hissi oluşturur. Cevizin düşük karbonhidrat yüzdesi nedeniyle kan şekeri seviyelerini kontrol altında tutması şeker hastaları için ilginç bir detaydır. Az miktarda ceviz tüketiminin bile diyabet gelişme riskini azalttığı belirlenmiştir. Araştırmalar, haftada sadece bir avuç cevizin şeker hastalığına yakalanma riskini dörtte bir oranında azaltabileceğini göstermiştir.<br />
<br />
Ceviz suyu yararlı mı?<br />
<br />
Ceviz yapraklarının yüksek ‘tanen’ içeriği vardır. Kaynatılarak elde edilen ceviz suyu; akne, egzama veya ülserler gibi cilt rahatsızlıklarının yanı sıra yüzeysel olarak iltihaplanan cilt, ağız ve boğazdaki mukoza zarının tedavisinde kullanılabilmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Cevizin kabuğu tüketilir mi?</span></span><br />
<br />
Cevizin kabukları yüzyıllardır Anadolu’da kök boya olarak kullanılmaktadır. Ancak ceviz kabuğunun tüketilmesi önerilmemektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Hamileler ceviz tüketmeli mi?</span></span><br />
<br />
Ceviz, yüksek oranda folik asit ve demir içeriği nedeniyle düzenli olarak tüketildiğinde büyüyen bebeğin gelişimi üzerinde olumlu etkileri olmaktadır. Ancak gebeler tüketmeden önce uzman hekim görüşü almalıdır.<br />
<br />
Ceviz tüketmek kasların gelişmesini sağlar mı?<br />
<br />
Ceviz aynı zamanda bol miktarda protein içermektedir. Protein kas inşa etmek için önemlidir. 100 gram ceviz 15 gram protein içerir. Ceviz, çok önemli bir bitkisel protein kaynağıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Cevizin Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Ceviz binlerce yıldır tüketilen sağlıklı bir atıştırmalıktır. Kabuklu yemişler arasında en çok övgüyü alan besinlerden de biridir. Eski Roma’da Latince ismiyle “Juglansregia” ismiyle bilinen ceviz, beyin şeklindeki ilginç yapısıyla da dikkat çeker. Lif, karbonhidrat, vitaminler, protein ve demir açısından zengin olan cevizin faydaları doğru miktarda tüketildiğinde çoktur.<br />
<br />
Yüksek yağ ve kalori içeriği nedeniyle korkulan ceviz, aslında kolesterol içermez ve tekli doymamış yağlar yerine çoklu doymuş yağlar içermesi bakımından da eşsizdir. Ceviz, diğer kabuklu yemişlere göre bu nedenle daha sağlıklı kabul edilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ceviz Neye İyi Gelir?</span></span><br />
<br />
Ceviz, hem omega 3 hem de E vitamini içerdiği için çift etkisi ile bağışıklık sistemini güçlendirir. Sonbahar aylarında bol bol tüketilmesi gereken taze ceviz, balık yemeyen kişiler ve vejetaryenler için iyi bir omega 3 ve protein kaynağıdır.<br />
<br />
Cevizde bulunan polifenolik bileşikler ve fitokimyasal maddeler vücuttaki iltihaplanmanın etkilerini azaltır. Bu kardiyovasküler rahatsızlıklar ve kansere karşı güçlü bir önlemdir.<br />
<br />
Cevizin kabuğunun faydaları, cevizin iç kabuğunun faydaları gibi cevizin tüm parçalarının faydaları merak konusu olmakla birlikte taze cevizin faydaları ya da kuru cevizin faydaları da merak edilir. Yaş ceviz de olsa kuru ceviz de olsa bu lezzetli yemiş tahmin edilenden daha çok faydalıdır. Yaklaşık 7 ceviz; günlük tüketilmesi önerilen kalsiyum miktarının yüzde 3’ü, demirin yüzde 10’u, potasyumun yüzde 5’i, magnezyumun yüzde 14’ü, folatın yüzde 7’sini içerir.<br />
<br />
Manganez, bakır, fosfor, magnezyum, B6 vitamini ve demir içeren cevizin faydaları şöyle sıralanabilir:<br />
<br />
Hafızayı Güçlendirir<br />
<br />
Omega 3 ve omega 6 yağ asitleri, cevizi kaliteli yağ asitleri açısından güçlü kılar. Bunlar hafızayı ve bilişsel işlevi geliştirmeye yardımcı olabilir. Ceviz şekliyle beyini hatırlarken bunun hakkını verir. Beyin sağlığını korumada etkilidir. Omega 3 yağ asitleri, motor işlevini geliştirmek için faydalı olabilir.<br />
<br />
Depresyona Karşı Koruyabilir<br />
<br />
Sağlıklı bir diyet, depresyona karşı koruma görevi görebilir. Düşük omega 3 tüketimi her zaman depresyona karşı kişiyi savunmasız bırakacağından ceviz, bu gücüyle koruma kalkanı olabilir.<br />
<br />
Sperm Kalitesini Artırabilir<br />
<br />
Sperm canlılığını ve hareketliliğini artıran ceviz, çocuk sahibi olmayı düşünen çiftler için de önemli bir yere sahiptir. Ayrıca sperm yapısındaki anormal değişikliklerin önüne geçebilir.<br />
<br />
Kansere Karşı Etkili<br />
<br />
Ceviz, kabuklular arasında en yüksek antioksidana sahip yemiştir. Bu özelliği sayesinde cevizin meme ve prostat kanserlerinin ilerlemesinin önüne geçebileceği düşünülür.<br />
<br />
Kilo Kontrolü Sağlar<br />
<br />
Ceviz, uzun süre tok tutmayı sağlayan lif, protein ve yağ içeren bir besindir. Elbette bu da cevizi, sağlıklı bir atıştırmalık yapar. Özellikle çoğu düşük kalorili atıştırmalıktan ya da paketli diğer ürünlerden üstün kılar. ‘Tatlı krizi’ yaşadığınız durumlarda da şeker ihtiyacı yerine enerjinizi yükseltecek B grubu vitaminleri barındıran cevizi tüketebilirsiniz. ABD’de yürütülen ulusal bir araştırmada, ceviz v.b. kuru yemişlerin tüketiminde günlük yarım porsiyonluk artışın düşük obezite riski ile ilişkili, kilo koruma ve kilo verme ile de pozitif ilişkili olduğu görülmüştür. Sağlıklı bir ara öğün için yoğurt ve cevizi birlikte tüketebilirsiniz. Bir avuç ceviz günlük enerji ihtiyacınızın yüzde 10’unu karşılar. Bu nedenle de sağlıklı yağ olmasına rağmen dikkatli tüketilmelidir.<br />
<br />
Kemik Sağlığını Korur<br />
<br />
Ciddi bakır eksikliği, düşük kemik mineral yoğunluğu ve kemikleri kırılmalara karşı dayanıksız hale getiren osteoporoz (kemik erimesi) riskinin artmasıyla ilişkilidir. Ceviz iyi bir bakır kaynağıdır. Bakır, ayrıca vücuttaki kolajen ve özellikle bağ dokusu için önemli olan elastinin korunmasında önemli bir rol oynar. Böylece vücut, hasarlı bağ dokusu ve kemiğin yapı taşı olan kolajeni üretebilir. Cevizdeki manganezin yine kalsiyum ve bakır mineraliyle birlikte osteoporoza karşı faydalı olduğu bilinir. Magnezyum ise kalsiyumun kemik tarafından emilmesine yardımcı olarak kemik oluşumunu destekler.<br />
<br />
Uykuyu Düzenler<br />
<br />
Ceviz, uykuyu düzene koyan melatonin hormonu salgılanmasına yardımcı olur. Hatta cevizde biyolojik olarak kullanılabilir şekilde melatonin mevcuttur. İyi ve kaliteli bir uyku uyuyabilmek için akşam yemeklerinizde ceviz tüketebilirsiniz.<br />
<br />
Cilt Sağlığına Faydalı<br />
<br />
Cevizin cilde faydaları en çok merak edilen konulardan biri. Ceviz aslında hem tırnakları hem de saçları güçlendirici bir özelliğe sahiptir. Ceviz, saçların ve tırnakların daha güçlü büyümesinde biyotin veya B7 vitamini içeriğiyle etkili olurken saç kaybının önlenmesinde de görev alır. E vitamini içeriği ise yine saçların ve tırnakların parlamasına yardımcı olur. Ayrıca antioksidan ve E vitamini cildin daha genç ve sağlıklı görünmesinde destekçi olabilir. Kuru cilde sahip kişiler, doktor onayıyla ceviz yağını direkt olarak ciltlerine de uygulayabilirler.<br />
<br />
Gebelikte Cevizin Faydaları<br />
<br />
Tuzsuz olarak kavrulmuş cevizde bulunan B vitaminleri gebelikte fetal büyüme için faydalıdır. Avrupa Epidemoloji Dergisi’nde yayınlanan bir araştırmaya göre, hamile kadınların ilk 3 ayında ceviz dahil kuru yemişleri çokça tüketmesi, çocuğun nörogelişminde iyi etki ettiği görüldü. Konuyla ilgili araştırmalar sürüyor. Gebelikte ceviz tüketiminin doktor kontrolünde belirtilen miktarda olması önemlidir.<br />
<br />
Cevizin Kolesterol Açısından Önemi Nedir?<br />
<br />
ABD, Avustralya, Yeni Zelanda ve İspanya’da yapılan araştırmalarla, günde 2-3 cevizin kolesterolü düşürerek koroner kalp hastalığı riskini düşürebileceği kanıtlandı. Çoklu doymamış yağ içeren ceviz, kan lipidleri için olumlu bir etki yaratırken kan damarları için sağlıklı olan ve anti-inflamatuar etkiden uzak tutmayı sağlayan alfa-linolenik ve linoik asit içerir. Ailenizde bir kalp hastalığı hikayesi varsa ve şu ana kadar tüketmiyorsanız cevizi, beslenmenize eklemeyi düşünmeye başlayın. Cevizin kötü kolesterol (LDL), trigliserid ve kolesterolü düşürmesi kardiyovasküler hastalıkların yanı sıra kalp krizi ve felç gibi risklerinin de önüne geçilmesine yardımcı olur.<br />
<br />
Ceviz Satın Alınırken Nelere Dikkat Edilmelidir?<br />
<br />
Kaliteli ve lezzetli ceviz genellikle ince kabuğundan anlaşılır. Kabuklu ceviz alıyorsanız kabuğunun kırılmamış olmasına dikkat edin. Cevizin küflü olmamasına ve rengine dikkatli bakın. İçini açtığınızda eski bir yağ kokusu alıyorsanız, bu cevizin taze olmadığının göstergesidir. Cevizin kuru olmasına, nemli olmamasına özen gösterin. Paketli ceviz alıyorsanız da paketin açık olmadığına, üretim ve son kullanma tarihlerinin olduğuna bakın.<br />
<br />
Ceviz Hangi Koşullarda Saklanmalıdır?<br />
<br />
Cevizin kabuğunu kırmadan serin, karanlık, kuru yerde ve ağzı hava almayacak kapalı bir kapta saklamanız ömrünü uzatır. 4-5 santigrat derece buzdolabında ya da 0 santigrat derecenin altında buzlukta 1 yıl saklanabilirler. Oda sıcaklığında saklamak istiyorsanız, 48 saat boyunca -18 derecede öncelikle dondurursanız mikroorganizmaların ölmesi sağlanabilir. Uzun süre sıcağa maruz kalan ceviz sertleşebilir. Bu da cevizin acı bir tada sahip olmasına neden olur. Ayrıca ceviz kokuyu kolay çeken bir gıdadır. Bu nedenle kokulu yiyeceklerle birlikte aynı yerde tutulmaması önerilir. Fazla buruşuk görünümlü ise ceviz bozulmuş demektir.<br />
<br />
Cevizde Bakteri Oluşur mu?<br />
<br />
Yaş ceviz ağzı kapalı bir kapta tutulduğunda küflenme görülür. Bu da çeşitli mikroorganizmaların vücuda alınmasına neden olur. Bu nedenle taze ceviz hızlı tüketilmelidir. Kuru ceviz ise ağzı sıkı kapalı bir kapta tutulmalıdır. Yine ceviz doğru şekilde kurutulmadıysa küflenebilir. Bu nedenle cevizde bakteri oluşabilir.<br />
<br />
Ceviz Nasıl Tüketilmelidir?<br />
<br />
Cevizi tüketeceğiniz zaman kırmanız, daha taze yemenizi sağlar. Ayrıca üzerinde bakteri oluşması da bu sayede engellenmiş olur. Cevizi tek başına tüketebileceğiniz gibi salatalarınızla, humus gibi yiyeceklerde, sağlıklı yaptığınız ekmeklerinizle, pesto gibi soslarınızla, smoothie ve çorbalarınızla yiyebilirsiniz. Cevizi yağda kavurmak yerine çiğ ya da yağsız kavurarak tüketin. Geceden 2 cevizi bir bardak suya koyun ve sabah bu cevizleri yiyin. Islak cevizin sindirimi hem daha kolaydır hem de fitik asit azalacağından daha kolay emilir. Suda cevizin faydaları da normal ceviz gibidir.<br />
<br />
Cevizin Suyu Yararlı mı?<br />
<br />
Ceviz suyunun faydaları merak ediliyor. Ancak ceviz suyunun faydalı olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış değil. Uzmanlar ceviz suyu yerine cevizin kendisinin tüketilmesini uygun buluyor.<br />
<br />
Cevizin Zararları<br />
<br />
Cevizin faydaları olduğu kadar zararları da olabilir. Aşırı ceviz tüketimi, oksalat içeriği nedeniyle böbrek taşına neden olabilir. Ayrıca ceviz, alerjik bünyeler için de riskli olabilir. Kabuklu yemişlere alerjiniz varsa mutlaka ceviz yerken dikkatli olun. Kaşıntılı bir ağız, yutkunma güçlüğü cevize alerjinizin göstergeleri olabilir. Anafilaktik şok ile birlikte ölüme götürebilir.<br />
<br />
Aşırı ceviz tüketimi ishale ve mide bulantısına sebep olabilir. Bu özellikle irritabl bağırsak sendromu (İBS) olarak kişilerde daha dikkatli olunması gereken bir konudur.<br />
<br />
Çocuklar için boğaza kaçması nedeniyle bu tür besinleri tüketmek tehlikeli olabilir.<br />
<br />
Yine ceviz yüksek kalorisi nedeniyle aşırı tüketildiğinde kilo alımına neden olabilir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynaklar</span></span><br />
<br />
Wikipedia<br />
memorial<br />
acibadem<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Resim Kaynak</span></span><br />
<br />
Microsoft AI</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://xn--rait-65a.tunca.at/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=139664" target="_blank" title="">Ceviz ve Cevizin Faydaları Nelerdir.jpg</a> (Dosya Boyutu: 189.52 KB / İndirme Sayısı: 146)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ceviz ve Cevizin Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Ceviz, Juglandaceae (cevizgiller) familyasının Juglans cinsinden, tek tüysü yaprakları karşılıklı dizilmiş ve aromatik kokulu ağaç türlerinin ve bu ağaçların meyvelerinin ortak adı.<br />
<br />
Kışın yaprağını döken ağaçlardır. Genç sürgünlerin özü bölmelidir. Tomurcuklar az sayıda pullarla örtülmüştür. Yaprakçıkların kenarları bazı türlerde ince dişli, bazıları ise düzdür (tam kenarlı). Yaprakçık sayısı türlere göre (3) 5-23 arasında değişir.<br />
<br />
Çiçekler bir evciklidir. Erkek çiçekler bir önceki yılın sürgünlerinde yan durumlu, aşağıya sarkan kedicik halinde kurul oluşturur. Kurullar dallanmamıştır. Her bir erkek çiçeğin 1 brahte, 2 brahtecik ile 3-4 loplu bir çevre yaprağı (çanak) vardır. Etamin sayısı 7-105'tir. Dişi çiçekler ise yeni sürgünlerin ucunda terminal (tepede) durumlu dik duran 2-8 çiçekli fakir kurullar oluşturur. Dişi çiçeğinde 1 brahte, 2 brahtecik, 4 loplu çevre yaprağı vardır. Bunlar ovaryumla kaynaşmıştır, yalnız uçları serbesttir. Ovaryum alt durumludur; etli kalın 2 stigması oldukça gelişmiştir.<br />
<br />
Sonbaharda olgunlaşan büyük çekirdekli sulu meyvenin iç kısmı 2 bölmeye ayrılmıştır. Tohum 2 loplu ve yağlıdır.<br />
<br />
Odununun özü koyu, dış kısmı açık renkli, ağır ve güzel cila kabul eden odunları vardır. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ekolojik Özellikleri</span></span><br />
<br />
Ceviz ağacı pH değeri 5 ile 8 arasında olan ve süzek topraklarda yetişir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Türler</span></span><br />
<br />
    Seksiyon Juglans. Yapraklar büyük (20–45 cm) ile 5-9 geniş yaprakçıklı, saçsız, kenarları tamdır. Odunu serttir. Güneydoğu Avrupa ile Asya.<br />
        Adi ceviz (Juglans regia) (J. duclouxiana, J. fallax, J. orientis) Türkiye.<br />
    Seksiyon Rhysocaryon. Yapraklar büyük (20–50 cm) ile 11-23 ince yaprakçıklı, ince tüylü, kenarı dişlidir. Odunu serttir. Kuzey Amerika, Güney Amerika.<br />
        Arjantin cevizi (Juglans australis) (J. boliviana)<br />
        Brezilya cevizi (Juglans brasiliensis)<br />
        Kaliforniya cevizi (Juglans californica)<br />
        Hinds cevizi (Juglans hindsii)<br />
        Nuevo Leon cevizi (Juglans hirsuta)<br />
        Jamaika cevizi (Juglans jamaicensis) (J. insularis)<br />
        Arizona cevizi (Juglans major) (J. arizonica, J. elaeopyron, J. torreyi)<br />
            Juglans major var. glabrata<br />
        Teksas cevizi (Juglans microcarpa) (J. rupestris)<br />
            Juglans microcarpa var. stewartii<br />
        Meksika cevizi (Juglans mollis)<br />
        And Dağları cevizi (Juglans neotropica) (J. honorei)<br />
        Kara ceviz (Juglans nigra)<br />
        Juglans olanchana<br />
        Peru cevizi (Juglans peruviana)<br />
        Juglans soratensis<br />
        Guatemala cevizi (Juglans steyermarkii)<br />
        Venezuela cevizi (Juglans venezuelensis)<br />
    Seksiyon Cardiocaryon. Yapraklar çok büyük (40–90 cm) ile 11-19 geniş yaprakçıklı, yumuşak tüylü, kenarları dişlidir. Odunu yumuşaktır. Kuzeydoğu Asya, doğu Kuzey Amerika.<br />
        Japon cevizi (Juglans ailantifolia) (J. cordiformis, J. sieboldiana)<br />
        Boz ceviz (Juglans cinerea)<br />
        Çin cevizi veya Mançurya cevizi (Juglans mandschurica) J. cathayensis, J. formosana, J. hopeiensis, J. stenocarpa)<br />
<br />
Bir seyyar satıcının tezgâhında taze ceviz<br />
<br />
Hibridler (melezler)<br />
<br />
    Juglans × bixbyi J. ailantifolia × J. cinerea<br />
    Juglans × intermedia J. nigra × J. regia<br />
    Juglans × J. ailantifolia × J. regia<br />
    Juglans × quadrangulata J. cinerea × J. regia<br />
    Juglans × sinensis J. mandschurica × J. regia<br />
    Juglans × paradox J. hindsii × J. regia<br />
    Juglans × royal J. hindsii × J. nigra<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üretim</span></span><br />
<br />
Ceviz (kabuklu) üretimi – 2017<br />
Ülke (ton)<br />
Çin<br />
<br />
1,925,403<br />
ABD<br />
<br />
571,526<br />
İran<br />
<br />
349,192<br />
Türkiye<br />
<br />
210,000<br />
Meksika<br />
<br />
147,198<br />
Ukrayna<br />
<br />
108,660<br />
Dünya<br />
<br />
3,829,626<br />
Kaynak: Birleşmiş Milletler FAOSTAT[1]<br />
<br />
2017 yılında dünya ceviz üretimi (kabuklu) 3,8 milyon ton idi ve dünya toplamının yarısını (tablo) üreten Çin liderdi. Diğer büyük üreticiler ABD (%15) ve İran (%9) idi.<br />
Besin bilgisi<br />
<br />
Yenilebilir ham ceviz tohumu %4 su, %14 karbonhidrat, %15 protein ve %65 yağ içerir.[2] 100 gramı 654 kalori sağlar ve protein, lif, B vitaminleri, niyasin, vitamin B6, folik asit ve bazı mineraller açısından zengindir.[2]<br />
<br />
Ceviz yağı çoğunlukla çoklu doymamış yağ asitlerinden özellikle alfa-linolenik asitten ve linoleik asitten oluşur, oleik asit, tekli doymamış yağ içermesine rağmen toplam yağın %31'i doymuş yağdır.[2]<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Türkiye'de çeşitleri</span></span><br />
<br />
    Bahçesaray cevizi 08.03.2022 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve Van için coğrafi işaret almıştır.[3]<br />
    Hekimhan cevizi 27.05.2019 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve Malatya için coğrafi işaret almıştır.[4]<br />
    Kaman cevizi 09.12.2020 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve Kırşehir için coğrafi işaret almıştır.[5]<br />
    Karamanlı cevizi 28.08.2020 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve Burdur için coğrafi işaret almıştır.[6]<br />
    Kavaklıdere cevizi 28.08.2020 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve Muğla için coğrafi işaret almıştır.[7]<br />
    Niksar cevizi 17.12.2013 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve Tokat için coğrafi işaret almıştır.[8]<br />
    Oğuzlar cevizi 13.03.2020 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve Çorum için coğrafi işaret almıştır.[9]<br />
    Çatak cevizi 06.08.2021 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve Van için coğrafi işaret almıştır.[10]<br />
    Çağlayancerit cevizi 30.07.2013 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve Kahramanmaraş için coğrafi işaret almıştır.[11]<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Cevizin Besin Değeri Nedir?</span></span><br />
<br />
Yaklaşık 7-8 adet olarak kabul edilen bir porsiyon cevizin besin değeri şöyledir:<br />
<br />
    185 kalori<br />
    18 gram yağ (çoğunlukla sağlıklı, doymamış yağ )<br />
    2 gram lif<br />
    4 gram karbonhidrat<br />
    4 gram protein<br />
    0.7 gram şeker<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Cevizin Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Cevizin en çok fayda sağladığı organlardan biri beyindir. Beyin sağlığını koruyarak hafızayı güçlendirici etkisi bulunan ceviz diğer yandan kalp sağlığını korumasıyla da bilinir. Yüksek oranda antioksidan içeren ceviz, vücuda vitamin ve mineral katkısında bulunur. Diyabetle mücadelede etkili olan ceviz aynı zamanda kanser hücrelere savaşmasıyla da bilinir. Cevizin kilo kontrolü üstünde de olumlu etkisi vardır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Genel olarak cevizin faydaları şunları içerir:</span></span><br />
<br />
    Beyin sağlığını korur, hafızayı güçlendirir<br />
    Omega-3 yağ asitleri ve antioksidan açısından zengindir<br />
    Kalp sağlığını korumaya yardımcı olur<br />
    Bağırsak sağlığını destekler<br />
    Kanser riskini azaltabilir<br />
    Sperm kalitesini artırabilir<br />
    Yüksek vitamin ve mineral desteği sağlar<br />
    Depresyona karşı etkilidir<br />
    Uykuyu düzenlemeye yardım eder<br />
    Vücuttaki inflamasyonu azaltır<br />
    Diyabet riskini düşürür<br />
    Kilo kontrolünü sağlamaya yardımcı olur<br />
    Kan basıncını düşürür<br />
    Sağlıklı bir şekilde yaşlanmayı destekler<br />
    Cilt sağlığını korur<br />
<br />
Beyin sağlığını korur, hafızayı güçlendirir<br />
<br />
Cevizdeki omega-3 yağ aistleri ve yüksek antioksidanlar beynin daha işlevsel bir şekilde çalışması için olumlu katkı sağlar. Sağlıklı yağ asitleri, antioksidanlar, polifenoller ve E vitamini beyindeki inflamasyonu ve oksidatif hasarı azaltıp önleyerek özellikle hafıza problemlerini gidermede etkilidir ve Alzheimer hastalığına yakalanma riskini azaltır.<br />
<br />
Omega-3 yağ asitleri ve antioksidan açısından zengindir<br />
<br />
Antioksidan ve omega-3 gibi sağlıklı yağlar da dahil olmak üzere birçok besin maddesine sahip olan ceviz, bu sebeple yüksek oranda vitamin ve mineral desteği sağlayarak daha sağlıklı bir vücut yapısına ulaşılmasını destekler.<br />
<br />
Kalp sağlığını korumaya yardımcı olur<br />
<br />
Ceviz ve ceviz yağındaki yağların birçoğu, alfa-linolenik asit adı verilen omega-3 yağ asidi içerir. Bu yağ grubu, günlük beslenmenin bir parçası olarak tüketildiğinde kalp hastalığı riskini azalttığı görülmüştür. Yapılan çalışmalar, omega-3'lerin kolesterol seviyelerini düşürerek atardamarların temiz kalmasına ve düzgün çalışmasına yardımcı olduğunu ortaya koymuştur.<br />
<br />
Bağırsak sağlığını destekler<br />
<br />
Ceviz, sindirim sistemindeki mikroorganizmalardan oluşan bağırsak mikrobiyomunu olumlu etkileyerek bağırsak sağlığına katkı sunar. Yaklaşık sekiz hafta boyunca her gün ceviz yemek, bağırsak sağlığında önemli bileşenler olan probiyotik ve bütirik asit üreten bakteri türlerini önemli ölçüde artırabilir.<br />
<br />
Kanser riskini azaltabilir<br />
<br />
Güçlü antioksidanlar olan polifenol içermesi sebebiyle ceviz tüketmek özellikle meme kanseri, kolon kanseri ve prostat kanseri riskini azaltabilir.<br />
<br />
Sperm canlılığını artırıcı etkisi vardır<br />
<br />
Ceviz, sperm zarlarındaki oksidatif hasarı azaltarak sperm kalitesinin artmasına katkı sağlayabilir ve erkek doğurganlığını artırıcı etkisi bulunur.<br />
<br />
Depresyona karşı etkilidir<br />
<br />
Yetersiz miktarda omega-3 yağ asitlerinin (ceviz ve diğer bazı yiyeceklerde bulunan) hiperaktivite, sinirlilik ve öfke nöbetlerine neden olabileceği düşünülür. Ceviz tüketerek vücuda alınacak yüksek oradan omega-3 yağ asitleriyle birlikte depresyonun etkilerini azaltabileceği kabul edilir.<br />
<br />
Uykuları iyileştirir<br />
<br />
Ceviz, uykuları düzenlemeye ve tetiklemeye destek olan ve melatonin olarak bilinen hormonu üretir. Ceviz tüketerek melatonin hormonu üretimine katkı sağlar ve uykusuzluk şikayetlerini azaltabilirsiniz.<br />
<br />
Vücuttaki inflamasyonu azaltır<br />
<br />
Cevizde bulunan polifenolik bileşikler ve fitokimyasal maddeler vücuttaki iltihaplanmanın etkilerini azaltarak kardiyovasküler ve kanser hastalıkları dahil olmak üzere birçok hastalık riskini azaltıcı etkisi bulunur.<br />
<br />
Diyabet riskini düşürür<br />
<br />
Cevizdeki karbonhidrat oranı düşüktür ve çoklu doymamış yağ, lif ve protein içerir. Bu üç besin, kişideki tokluk hissini artırarak kan şekerinin çok hızlı yükselmesini önler. Cevizi diyetinize dahil ederek diyabete yakalanma riskini azaltabilirsiniz.<br />
<br />
Kilo kontrolü yapar<br />
<br />
Tokluk hissini artırıcı etkisi bulunan ceviz, zengin protein ve lif kaynağıyla sağlıklı bir atıştırmalık olarak kabul edilir. Tokluk hissini artırıcı özelliği sayesinde de kilo alımını sınırlar ve kilo kontrolü yapar ancak aşırı tüketimi kilo artışına sebebiyet verebilir.<br />
<br />
Kan basıncını düşürücü etki yapar<br />
<br />
Sağlıklı bir atıştırmalık olarak bilinen ceviz, yüksek tansiyonu olan kişilerde kan basıncını düşürücü etki yapabilir.<br />
<br />
Cilt sağlığını koruyucu etkisi vardır<br />
<br />
Cevizdeki E ve F vitamini, cildin zararlı serbest radikallerden korunmasına yardımcı olur ve kırışıklıklarla birlikte kuru cildin önlenmesine de yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ceviz Nasıl Tüketilmeli?</span></span><br />
<br />
Çiğ ve kavrulmuş cevizde neredeyse aynı miktarda kalori, protein, yağ, karbonhidrat ve lif içerir. Çiğ ve uygun koşullarda kurutulmuş kuruyemiş arasındaki besin değeri farkları minimum düzeydedir. Ancak cevizi çiğ olarak tüketmek her zaman daha sağlıklıdır.<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cevizin Yan Etkileri Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Aşırı ceviz tüketimi kilo alımına neden olmasıyla birlikte bazı kişilerde böbrek taşına da sebebiyet verebilir. Bununla birlikte kimi bireylerde alerjik reaksiyonlara sebep olabilen kuruyemişler arasında yer alan ceviz tüketimi için doktorunuza danışmanız gerekebilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Cevizin Faydaları Hakkında Sık Sorulan Sorular</span></span><br />
<br />
Ceviz kaç kaloridir?<br />
<br />
Yapılan araştırmalarda cevizin açlık hissini azalttığı ve iştahı önlemeye yardımcı olduğu belirlenmiştir. Sağlıklı yağ oranının yüksek olması nedeniyle cevizin 100 gramında yaklaşık 674 kalori vardır. Sağlıklı bir şekilde kilo kaybetmek ve öncelikle kaloriye odaklanmak için ceviz tüketirken son derece dikkatli olunmalıdır. Günde 8 tam cevizden fazlası tüketilmemelidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Günde en fazla kaç ceviz yemeli?</span></span><br />
<br />
Özellikle sağlıklı bir kalp ve beyin sağlığı günde 7-10 adet arası ceviz tüketilebilir.<br />
<br />
Ceviz hangi organa iyi gelir?<br />
<br />
Ceviz en başta beyin ve kalp sağlığı için etkilidir. Hafızayı güçlendirmesiyle birlikte kalp sağlığını koruma konusunda destek olur.<br />
<br />
Cevizi şeker hastaları ne kadar tüketmeli?<br />
<br />
Yüksek oranda protein ve yağ içeren ceviz, vücuda bol miktarda enerji sağlar ve uzun süreli tokluk hissi oluşturur. Cevizin düşük karbonhidrat yüzdesi nedeniyle kan şekeri seviyelerini kontrol altında tutması şeker hastaları için ilginç bir detaydır. Az miktarda ceviz tüketiminin bile diyabet gelişme riskini azalttığı belirlenmiştir. Araştırmalar, haftada sadece bir avuç cevizin şeker hastalığına yakalanma riskini dörtte bir oranında azaltabileceğini göstermiştir.<br />
<br />
Ceviz suyu yararlı mı?<br />
<br />
Ceviz yapraklarının yüksek ‘tanen’ içeriği vardır. Kaynatılarak elde edilen ceviz suyu; akne, egzama veya ülserler gibi cilt rahatsızlıklarının yanı sıra yüzeysel olarak iltihaplanan cilt, ağız ve boğazdaki mukoza zarının tedavisinde kullanılabilmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Cevizin kabuğu tüketilir mi?</span></span><br />
<br />
Cevizin kabukları yüzyıllardır Anadolu’da kök boya olarak kullanılmaktadır. Ancak ceviz kabuğunun tüketilmesi önerilmemektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Hamileler ceviz tüketmeli mi?</span></span><br />
<br />
Ceviz, yüksek oranda folik asit ve demir içeriği nedeniyle düzenli olarak tüketildiğinde büyüyen bebeğin gelişimi üzerinde olumlu etkileri olmaktadır. Ancak gebeler tüketmeden önce uzman hekim görüşü almalıdır.<br />
<br />
Ceviz tüketmek kasların gelişmesini sağlar mı?<br />
<br />
Ceviz aynı zamanda bol miktarda protein içermektedir. Protein kas inşa etmek için önemlidir. 100 gram ceviz 15 gram protein içerir. Ceviz, çok önemli bir bitkisel protein kaynağıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Cevizin Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Ceviz binlerce yıldır tüketilen sağlıklı bir atıştırmalıktır. Kabuklu yemişler arasında en çok övgüyü alan besinlerden de biridir. Eski Roma’da Latince ismiyle “Juglansregia” ismiyle bilinen ceviz, beyin şeklindeki ilginç yapısıyla da dikkat çeker. Lif, karbonhidrat, vitaminler, protein ve demir açısından zengin olan cevizin faydaları doğru miktarda tüketildiğinde çoktur.<br />
<br />
Yüksek yağ ve kalori içeriği nedeniyle korkulan ceviz, aslında kolesterol içermez ve tekli doymamış yağlar yerine çoklu doymuş yağlar içermesi bakımından da eşsizdir. Ceviz, diğer kabuklu yemişlere göre bu nedenle daha sağlıklı kabul edilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ceviz Neye İyi Gelir?</span></span><br />
<br />
Ceviz, hem omega 3 hem de E vitamini içerdiği için çift etkisi ile bağışıklık sistemini güçlendirir. Sonbahar aylarında bol bol tüketilmesi gereken taze ceviz, balık yemeyen kişiler ve vejetaryenler için iyi bir omega 3 ve protein kaynağıdır.<br />
<br />
Cevizde bulunan polifenolik bileşikler ve fitokimyasal maddeler vücuttaki iltihaplanmanın etkilerini azaltır. Bu kardiyovasküler rahatsızlıklar ve kansere karşı güçlü bir önlemdir.<br />
<br />
Cevizin kabuğunun faydaları, cevizin iç kabuğunun faydaları gibi cevizin tüm parçalarının faydaları merak konusu olmakla birlikte taze cevizin faydaları ya da kuru cevizin faydaları da merak edilir. Yaş ceviz de olsa kuru ceviz de olsa bu lezzetli yemiş tahmin edilenden daha çok faydalıdır. Yaklaşık 7 ceviz; günlük tüketilmesi önerilen kalsiyum miktarının yüzde 3’ü, demirin yüzde 10’u, potasyumun yüzde 5’i, magnezyumun yüzde 14’ü, folatın yüzde 7’sini içerir.<br />
<br />
Manganez, bakır, fosfor, magnezyum, B6 vitamini ve demir içeren cevizin faydaları şöyle sıralanabilir:<br />
<br />
Hafızayı Güçlendirir<br />
<br />
Omega 3 ve omega 6 yağ asitleri, cevizi kaliteli yağ asitleri açısından güçlü kılar. Bunlar hafızayı ve bilişsel işlevi geliştirmeye yardımcı olabilir. Ceviz şekliyle beyini hatırlarken bunun hakkını verir. Beyin sağlığını korumada etkilidir. Omega 3 yağ asitleri, motor işlevini geliştirmek için faydalı olabilir.<br />
<br />
Depresyona Karşı Koruyabilir<br />
<br />
Sağlıklı bir diyet, depresyona karşı koruma görevi görebilir. Düşük omega 3 tüketimi her zaman depresyona karşı kişiyi savunmasız bırakacağından ceviz, bu gücüyle koruma kalkanı olabilir.<br />
<br />
Sperm Kalitesini Artırabilir<br />
<br />
Sperm canlılığını ve hareketliliğini artıran ceviz, çocuk sahibi olmayı düşünen çiftler için de önemli bir yere sahiptir. Ayrıca sperm yapısındaki anormal değişikliklerin önüne geçebilir.<br />
<br />
Kansere Karşı Etkili<br />
<br />
Ceviz, kabuklular arasında en yüksek antioksidana sahip yemiştir. Bu özelliği sayesinde cevizin meme ve prostat kanserlerinin ilerlemesinin önüne geçebileceği düşünülür.<br />
<br />
Kilo Kontrolü Sağlar<br />
<br />
Ceviz, uzun süre tok tutmayı sağlayan lif, protein ve yağ içeren bir besindir. Elbette bu da cevizi, sağlıklı bir atıştırmalık yapar. Özellikle çoğu düşük kalorili atıştırmalıktan ya da paketli diğer ürünlerden üstün kılar. ‘Tatlı krizi’ yaşadığınız durumlarda da şeker ihtiyacı yerine enerjinizi yükseltecek B grubu vitaminleri barındıran cevizi tüketebilirsiniz. ABD’de yürütülen ulusal bir araştırmada, ceviz v.b. kuru yemişlerin tüketiminde günlük yarım porsiyonluk artışın düşük obezite riski ile ilişkili, kilo koruma ve kilo verme ile de pozitif ilişkili olduğu görülmüştür. Sağlıklı bir ara öğün için yoğurt ve cevizi birlikte tüketebilirsiniz. Bir avuç ceviz günlük enerji ihtiyacınızın yüzde 10’unu karşılar. Bu nedenle de sağlıklı yağ olmasına rağmen dikkatli tüketilmelidir.<br />
<br />
Kemik Sağlığını Korur<br />
<br />
Ciddi bakır eksikliği, düşük kemik mineral yoğunluğu ve kemikleri kırılmalara karşı dayanıksız hale getiren osteoporoz (kemik erimesi) riskinin artmasıyla ilişkilidir. Ceviz iyi bir bakır kaynağıdır. Bakır, ayrıca vücuttaki kolajen ve özellikle bağ dokusu için önemli olan elastinin korunmasında önemli bir rol oynar. Böylece vücut, hasarlı bağ dokusu ve kemiğin yapı taşı olan kolajeni üretebilir. Cevizdeki manganezin yine kalsiyum ve bakır mineraliyle birlikte osteoporoza karşı faydalı olduğu bilinir. Magnezyum ise kalsiyumun kemik tarafından emilmesine yardımcı olarak kemik oluşumunu destekler.<br />
<br />
Uykuyu Düzenler<br />
<br />
Ceviz, uykuyu düzene koyan melatonin hormonu salgılanmasına yardımcı olur. Hatta cevizde biyolojik olarak kullanılabilir şekilde melatonin mevcuttur. İyi ve kaliteli bir uyku uyuyabilmek için akşam yemeklerinizde ceviz tüketebilirsiniz.<br />
<br />
Cilt Sağlığına Faydalı<br />
<br />
Cevizin cilde faydaları en çok merak edilen konulardan biri. Ceviz aslında hem tırnakları hem de saçları güçlendirici bir özelliğe sahiptir. Ceviz, saçların ve tırnakların daha güçlü büyümesinde biyotin veya B7 vitamini içeriğiyle etkili olurken saç kaybının önlenmesinde de görev alır. E vitamini içeriği ise yine saçların ve tırnakların parlamasına yardımcı olur. Ayrıca antioksidan ve E vitamini cildin daha genç ve sağlıklı görünmesinde destekçi olabilir. Kuru cilde sahip kişiler, doktor onayıyla ceviz yağını direkt olarak ciltlerine de uygulayabilirler.<br />
<br />
Gebelikte Cevizin Faydaları<br />
<br />
Tuzsuz olarak kavrulmuş cevizde bulunan B vitaminleri gebelikte fetal büyüme için faydalıdır. Avrupa Epidemoloji Dergisi’nde yayınlanan bir araştırmaya göre, hamile kadınların ilk 3 ayında ceviz dahil kuru yemişleri çokça tüketmesi, çocuğun nörogelişminde iyi etki ettiği görüldü. Konuyla ilgili araştırmalar sürüyor. Gebelikte ceviz tüketiminin doktor kontrolünde belirtilen miktarda olması önemlidir.<br />
<br />
Cevizin Kolesterol Açısından Önemi Nedir?<br />
<br />
ABD, Avustralya, Yeni Zelanda ve İspanya’da yapılan araştırmalarla, günde 2-3 cevizin kolesterolü düşürerek koroner kalp hastalığı riskini düşürebileceği kanıtlandı. Çoklu doymamış yağ içeren ceviz, kan lipidleri için olumlu bir etki yaratırken kan damarları için sağlıklı olan ve anti-inflamatuar etkiden uzak tutmayı sağlayan alfa-linolenik ve linoik asit içerir. Ailenizde bir kalp hastalığı hikayesi varsa ve şu ana kadar tüketmiyorsanız cevizi, beslenmenize eklemeyi düşünmeye başlayın. Cevizin kötü kolesterol (LDL), trigliserid ve kolesterolü düşürmesi kardiyovasküler hastalıkların yanı sıra kalp krizi ve felç gibi risklerinin de önüne geçilmesine yardımcı olur.<br />
<br />
Ceviz Satın Alınırken Nelere Dikkat Edilmelidir?<br />
<br />
Kaliteli ve lezzetli ceviz genellikle ince kabuğundan anlaşılır. Kabuklu ceviz alıyorsanız kabuğunun kırılmamış olmasına dikkat edin. Cevizin küflü olmamasına ve rengine dikkatli bakın. İçini açtığınızda eski bir yağ kokusu alıyorsanız, bu cevizin taze olmadığının göstergesidir. Cevizin kuru olmasına, nemli olmamasına özen gösterin. Paketli ceviz alıyorsanız da paketin açık olmadığına, üretim ve son kullanma tarihlerinin olduğuna bakın.<br />
<br />
Ceviz Hangi Koşullarda Saklanmalıdır?<br />
<br />
Cevizin kabuğunu kırmadan serin, karanlık, kuru yerde ve ağzı hava almayacak kapalı bir kapta saklamanız ömrünü uzatır. 4-5 santigrat derece buzdolabında ya da 0 santigrat derecenin altında buzlukta 1 yıl saklanabilirler. Oda sıcaklığında saklamak istiyorsanız, 48 saat boyunca -18 derecede öncelikle dondurursanız mikroorganizmaların ölmesi sağlanabilir. Uzun süre sıcağa maruz kalan ceviz sertleşebilir. Bu da cevizin acı bir tada sahip olmasına neden olur. Ayrıca ceviz kokuyu kolay çeken bir gıdadır. Bu nedenle kokulu yiyeceklerle birlikte aynı yerde tutulmaması önerilir. Fazla buruşuk görünümlü ise ceviz bozulmuş demektir.<br />
<br />
Cevizde Bakteri Oluşur mu?<br />
<br />
Yaş ceviz ağzı kapalı bir kapta tutulduğunda küflenme görülür. Bu da çeşitli mikroorganizmaların vücuda alınmasına neden olur. Bu nedenle taze ceviz hızlı tüketilmelidir. Kuru ceviz ise ağzı sıkı kapalı bir kapta tutulmalıdır. Yine ceviz doğru şekilde kurutulmadıysa küflenebilir. Bu nedenle cevizde bakteri oluşabilir.<br />
<br />
Ceviz Nasıl Tüketilmelidir?<br />
<br />
Cevizi tüketeceğiniz zaman kırmanız, daha taze yemenizi sağlar. Ayrıca üzerinde bakteri oluşması da bu sayede engellenmiş olur. Cevizi tek başına tüketebileceğiniz gibi salatalarınızla, humus gibi yiyeceklerde, sağlıklı yaptığınız ekmeklerinizle, pesto gibi soslarınızla, smoothie ve çorbalarınızla yiyebilirsiniz. Cevizi yağda kavurmak yerine çiğ ya da yağsız kavurarak tüketin. Geceden 2 cevizi bir bardak suya koyun ve sabah bu cevizleri yiyin. Islak cevizin sindirimi hem daha kolaydır hem de fitik asit azalacağından daha kolay emilir. Suda cevizin faydaları da normal ceviz gibidir.<br />
<br />
Cevizin Suyu Yararlı mı?<br />
<br />
Ceviz suyunun faydaları merak ediliyor. Ancak ceviz suyunun faydalı olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış değil. Uzmanlar ceviz suyu yerine cevizin kendisinin tüketilmesini uygun buluyor.<br />
<br />
Cevizin Zararları<br />
<br />
Cevizin faydaları olduğu kadar zararları da olabilir. Aşırı ceviz tüketimi, oksalat içeriği nedeniyle böbrek taşına neden olabilir. Ayrıca ceviz, alerjik bünyeler için de riskli olabilir. Kabuklu yemişlere alerjiniz varsa mutlaka ceviz yerken dikkatli olun. Kaşıntılı bir ağız, yutkunma güçlüğü cevize alerjinizin göstergeleri olabilir. Anafilaktik şok ile birlikte ölüme götürebilir.<br />
<br />
Aşırı ceviz tüketimi ishale ve mide bulantısına sebep olabilir. Bu özellikle irritabl bağırsak sendromu (İBS) olarak kişilerde daha dikkatli olunması gereken bir konudur.<br />
<br />
Çocuklar için boğaza kaçması nedeniyle bu tür besinleri tüketmek tehlikeli olabilir.<br />
<br />
Yine ceviz yüksek kalorisi nedeniyle aşırı tüketildiğinde kilo alımına neden olabilir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynaklar</span></span><br />
<br />
Wikipedia<br />
memorial<br />
acibadem<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Resim Kaynak</span></span><br />
<br />
Microsoft AI</span>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>